Gün içinde kaç kez durup gerçekten ne hissettiğini sordun kendine?
Yorgun musun… kırgın mı… yoksa sadece anlaşılmaya mı ihtiyacın var?
Çoğu zaman zihnimiz çok konuşur, ama kalbimiz hisseder.
ve biz… en çok o hissi duymayı erteleriz.
Oysa hisler, ruhunun sana gönderdiği mesajlardır.
Bir ortamda sebepsiz huzursuz oluyorsan,
Bir insanın yanında içinin daraldığını hissediyorsan,
Ya da tam tersine — biriyle konuşurken içini sıcak bir güven kaplıyorsa…
Bil ki bedenin yalan söylemez.
Çünkü bilinçaltı, kelimelerden çok önce gerçeği fark eder.
Sana da oluyor mu?
“İçime doğmuştu ama mantığımla bastırdım.”
İşte tam da burada kendimize sormamız gereken güçlü bir soru var:
Mantığını sustur demiyorum… ama kalbini neden susturuyorsun?
Pozitif zihin kodlama çalışmalarında sıkça vurguladığım bir gerçek var:
İnsan zihni öğrenir, ama insanın özü hisseder.
Ve bastırılan her duygu, bir süre sonra ya bedende yük olur
ya da hayatında tekrar eden döngüler olarak karşına çıkar.
Bu yüzden bugün sana küçük ama dönüştürücü bir davetim var:
Bugün en az bir kez dur…
Derin bir nefes al…
Ve kendine şunu sor:
“Şu an gerçekten ne hissediyorum?”
Cevap hemen gelmeyebilir.
Ama sen sormaya devam ettikçe, iç sesin güçlenecek.
Unutma…
Hislerini yok saymak güçlü olmak değildir.
Hislerini fark edip yönetebilmek, gerçek güçtür.
Ve bazen hayatındaki en doğru yol,
mantığının değil — kalbinin gösterdiği yoldur…