“Devlet çok yaşa” deriz. Çünkü biliriz ki devlet yaşarsa millet de yaşar. Ama bir gerçeği de unutmamak gerekir: Millet nefes alamazsa devlet de güçlü kalamaz.
Bugün özellikle esnaf kesimi ağır bir ekonomik yükün altında ayakta kalmaya çalışıyor. Rakamlar artık herkesin bildiği ama yüksek sesle konuşulmayan bir gerçeği gösteriyor. En düşük seviyede bile bir işçinin işverene maliyeti yaklaşık 50 bin lirayı bulmuş durumda. On işçi çalıştıran bir işletmenin sadece personel gideri yarım milyon lirayı geçiyor. Buna kira, elektrik, hammadde ve diğer masraflar eklendiğinde aylık gider 1 milyon – 1,5 milyon lirayı rahatlıkla buluyor.
Buna rağmen esnaf mücadele ediyor. İşyerini kapatmamak için, çalışanını mağdur etmemek için, devlete olan borcunu ödemek için çabalıyor.
Fakat işler bazen planlandığı gibi gitmeyebiliyor.
İşte tam o noktada devlet devreye giriyor. Vergi veya sigorta borcu geciktiğinde işletmenin hesaplarına bloke konuluyor, araçlarına icra geliyor. Üstelik çoğu zaman borç kadar değil, işletmenin bütün hareket alanını kapatacak şekilde…
Şimdi soralım:
Hesabı bloke edilen bir esnaf nasıl tahsilat yapacak?
Aracı bağlanan bir işletme nasıl çalışacak?
Hareket kabiliyeti tamamen biten bir işletme borcunu nasıl ödeyecek?
Devlet elbette alacağını tahsil etmelidir. Bu tartışılmaz. Ancak alacağını tahsil etmek ile işletmenin damarlarını tamamen kesmek arasında büyük bir fark vardır.
Bütün araçları bağlamak, bütün hesapları kilitlemek çoğu zaman tahsilatı hızlandırmaz; tam tersine işletmeyi durdurur. Çalışamayan işletme borcunu ödeyemez. Ayakta kalamayan esnaf vergi de üretemez, istihdam da sağlayamaz.
Bu yüzden mesele sadece bir tahsilat meselesi değildir. Bu mesele üretimin, ticaretin ve esnafın ayakta kalma meselesidir.
Devlet alacağını elbette almalıdır. Ama bunu yaparken işletmenin çalışmasına da imkân tanımalıdır. Borç kadar teminat konulabilir, faaliyet alanı tamamen kapatılmadan çözüm üretilebilir.
Aksi halde yapılan şey, halk arasında çok iyi bilinen o sözü hatırlatır:
“Yumurtlayan tavuğu kesmek.”
Oysa bu ülkenin esnafı kaçmak değil, çalışmak ve borcunu ödemek ister.
Devletin yapması gereken ise onların elini kolunu bağlamak değil, ayağa kalkabilmeleri için alan bırakmaktır.
Çünkü güçlü devletin temeli, ayakta duran millettir.