Son birkaç yıldır dilimizden ve elimizden düşürmediğimiz yapay zeka, artık sadece karşısına geçip sohbet ettiğimiz bir "akıllı asistan" olmaktan çok fazlasını yapabiliyor. Türkiye gibi savunma sanayiinde vites yükselten, hem donanımsal hem de yazılımsal olarak zirveyi hedefleyen bir ülkede, mesele artık sadece "cevap almak" değil, bu bilgiyi nasıl kullanabildiğimizdir.. Bugün asıl konuşmamız gereken, tek başına devasa ama hantal büyük dil modelleri değil; birer uzman gibi çalışan, birbirini denetleyen ve tamamen kendi ekosistemimizde koşan "kolektif ajan sistemleri."

Tek Bir Deha Değil, Bir Kurmay Heyeti

Peki, yapay zeka ajanları nedir? Şöyle düşünelim: Elinizde her şeyi bilen ama bazen hayal gören bir yapay zeka yerine; her biri kendi işinde uzmanlaşmış, disiplinli bir ekip olduğunu hayal edin. Bir ajan sadece veriyi inceliyor, diğeri stratejik risk analizi yapıyor, bir diğeri ise hazırlanan raporu yetkili kişilere hiçbir komuta ihtiyaç duymadan düzenli şekilde raporluyor. Bu sistem, devasa bir veri yığınını tek bir sorumluya yüklemek yerine, işi parçalara bölüp bir "akıl birliği" oluşturuyor.

Savunma sanayiinde veya kritik bir kamu biriminde hata payı lükstür. Bir büyük dil modelinin bazen kendinden çok emin bir şekilde yanlış bilgi üretmesi (halüsinasyon), bu sektörlerde kabul edilemez. İşte bu noktada bu kolektif yapı devreye giriyor. Ajanlar birbirinin çıktısını kontrol ettiği için, sistem kendi içinde bir kontrol mekanizması kuruyor. Yani sistem kendi içinde kendini denetliyor.
"Mutlak Veri güvenlği ve Dijital Egemenlik"

Asıl kritik nokta ise güvenlik. Bulut tabanlı büyük dil modelleri ne kadar "güvenli" denirse densin, verinizi başka bir merkeze gönderdiğiniz an kontrolü önemli ölçüde kaybedersiniz. Savunma sanayii, kamu ve stratejik kurumlar için bu, göze alınamayacak, kabul edilemeyecek bir risk. Ancak değişen ve gelişen yapay zekadan geri kaldığınız her an da rakipleriniz ile aranızda büyük farklar oluşturuyor.

İşte bu yüzden, bu ajanların ve büyük dil modellerinin tamamen yerel ağlarda çalışması şart. İnternetle bağı kesilmiş, kendi sunucularımızda çalışan "dijital kurmay heyeti", verinin güvenliğini sağlarken, en yüksek performansı verebilir. Düşünün; bir strateji belgesi veya gizli bir operasyon planı analiz edilirken hiçbir veri kurumun fiziksel sınırlarının dışına çıkmıyor. Bu, gerçek anlamda dijital egemenliktir.

Sürü Zekâsından Dijital Karargaha

Biz sahada İHA’larımızın sürü zekasıyla neler yapabildiğini dünyaya kanıtladık. Şimdi aynı mantığı dijital karargahlarımıza, veri merkezlerimize taşıma vakti. Tek bir dev modele bağımlı kalmak yerine, yerelde koşan, uzmanlaşmış ve koordine edilmiş küçük ajan birimleriyle çok daha esnek, çok daha güvenli bir yapı kurabiliriz. Aslında bu kurumsal yapının da dijital bir taklidi.

Gelecek, en büyük modele sahip olanın değil, kendi güvenli limanında en iyi organize edilmiş "akıllı ekipleri" yönetenin olacak. Bu teknolojiyi yerelleştirmek, kamuda ve savunma sanayiinde örnek projeler başlatmak, sadece bir verimlilik artışı değil; Türkiye’nin veri sınırlarını korumak için çekilmiş dijital bir settir.