Hepimiz, bir yerlerde gizli bir sihirli değnek olduğuna inanarak büyütüldük.
Bir gün biri gelecek…
Bir söz söyleyecek…
Bir kapı açacak…
Ve hayat bir anda değişecek.
Ama gerçek şu ki:
Kimse, elinde sihirli bir değnekle hayatımıza gelmez.
Ne bir insan,
ne bir kitap,
ne bir eğitim,
ne de bir öğretmen…
Onların hepsi yalnızca aynadır.
Asıl dönüşüm, aynaya bakmayı göze aldığımız anda başlar.
Biz çoğu zaman gücümüzü dışarıya teslim ederiz.
“Beni biri motive etsin.”
“Beni biri kurtarsın.”
“Beni biri değiştirsin.”
Oysa kimse bizim yerimize düşünemez.
Kimse bizim zihnimizin içine girip kodları değiştiremez.
Hayat dediğimiz şey, yaşadıklarımızdan çok onları nasıl anlamlandırdığımızdır.
Zihnimizde tekrar eden cümlelerdir.
Çocukluktan beri bilinçaltımıza yerleşmiş inançlardır.
“Ben yapamam.”
“Benim şansım yok.”
“Finansal konularda şanssızım.”
“İşlerim hep yarım kalır.”
İşte asıl sihir, bu cümleleri fark ettiğimiz anda başlar.
Zihin kodlanabilir.
Düşünce değiştirilebilir.
Alışkanlık dönüştürülebilir.
Ama bunu dışarıdan kimse yapamaz.
Bunu ancak biz yapabiliriz.
Gerçek değişim, “Beni kim kurtaracak?” sorusunu bırakıp
“Ben kendimi nasıl dönüştürürüm?” sorusunu sorduğumuzda olur.
Kimse gelip hayatımızı kurtarmayacak.
Ama biz istersek, kendi hayatımızın mimarı olabiliriz.
Ve işin en güzel tarafı şu:
Sihirli değnek zaten elimizde.
Adı da çok net: Zihnimiz…