29 Mayıs 1453, sadece bir şehrin değil, bir çağın kaderini değiştiren tarihî bir dönüm noktasıdır.

Tarih, bazı günleri yalnızca bir olayın değil, bütün bir çağın dönüm noktası olarak kaydeder.
29 Mayıs 1453, İstanbul'un fethiyle Orta Çağ'ı kapatıp Yeni Çağ'ı açan işte böyle bir gündür.

Genç bir hükümdarın, Sultan II. Mehmed'in azmi ve vizyonu, o güne kadar aşılamaz sanılan surları aşmıştır.
Gemilerin karadan yürütülmesi gibi akıllara durgunluk veren stratejiler, bu zaferin yalnızca kaba kuvvetle değil, akıl ve cesaretle kazanıldığını gösterir.
Fetih, bir hedefe inanmanın ve o uğurda yılmadan çalışmanın en görkemli örneklerinden biridir.

İstanbul, fetihten sonra farklı inançların, kültürlerin ve halkların bir arada yaşadığı bir medeniyet başkentine dönüşmüştür.
Bu yönüyle fetih, yalnızca bir askerî zafer değil; aynı zamanda bir hoşgörü ve birlikte yaşama kültürünün de başlangıcıdır.

Tarihini bilen bir millet, geleceğine daha sağlam adımlarla yürür.
Geçmişten aldığımız ilham, bugünü anlamlandırmanın ve yarını inşa etmenin pusulasıdır.

Bu anlamlı zaferi ve onu yazan tüm kahramanları saygıyla anıyorum.