Yaz ayları, orman yangınları riskinin en yüksek olduğu dönem. Yeşili korumak, hepimizin ortak nöbeti olmalı.
Yaz sıcaklarıyla birlikte, her yıl aynı acı haberle sarsılıyoruz: Ormanlar yanıyor.
Yıllarca büyüyen bir ağacın küle dönmesi için çoğu zaman bir anlık dikkatsizlik yetiyor.
Ormanlar, gezegenimizin ciğerleridir.
Soluduğumuz oksijeni üreten, sayısız canlıya yuva olan ve iklimi dengeleyen bu yeşil örtü, bir kez yok olduğunda yerine gelmesi onlarca yıl alır.
Bir ormanı kaybetmek, sadece ağaçları değil; bir ekosistemi, bir geçmişi ve bir geleceği kaybetmektir.
Yangınların büyük bölümü ne yazık ki insan kaynaklı.
Söndürülmeden atılan bir izmarit, anız yakmak ya da ormana yakın yerlerde yakılan bir ateş, binlerce hektarı yutan bir felakete dönüşebiliyor.
Bu yüzden en güçlü önlem, tedbir ve bilinçtir.
Yeşili korumak, bir mevsimlik değil, ömür boyu sürecek bir nöbettir.
Ormana saygı göstermek, ateşe karşı dikkatli olmak ve bir dumanı gördüğümüzde vakit kaybetmeden haber vermek, hepimizin insani görevidir.
Yanan her ormanla birlikte geleceğimizden bir parça daha eksildiğini unutmayalım.