Ağustos sıcaklarında artan enerji ve su tüketimi, hem bütçemizi hem de kaynaklarımızı korumak için biraz dikkat gerektiriyor.

Ağustos, İzmir'de sıcaklığın zirveye ulaştığı aydır.
Klimalar sonuna kadar çalışır, su tüketimi artar ve doğal olarak faturalar da kabarır.

Sıcakla mücadele ederken, hem bütçemizi hem de ortak kaynaklarımızı zorladığımızı çoğu zaman fark etmeyiz.
Oysa küçük alışkanlıklar, hem cebimize hem de şehrimize büyük katkı sağlar.
Klimayı gereğinden fazla düşürmemek, gündüz perdeleri kapatarak evi serin tutmak ve kullanılmayan cihazları fişten çekmek, enerji faturasını hissedilir ölçüde azaltır.

Aynı dikkat, su için de geçerli.
Kuraklığın giderek arttığı bir dönemde, bahçe sulamasını akşam saatlerine bırakmak ve suyu bilinçli kullanmak, bu değerli kaynağı korumanın en basit yollarıdır.
Bugün savurgan davrandığımız her kaynak, yarın çok daha pahalıya mal olabilir.

Serinlemek herkesin hakkı; ancak bunu kaynaklarımızı tüketmeden yapmak, hepimizin görevidir.
Bilinçli tüketim, sıcak günlerde gösterebileceğimiz en olgun davranıştır.

Sağlıklı, serin ve bereketli günler dileğiyle.