18 Mart Çanakkale Zaferi'nin ruhu ile baharın gelişi, aynı duyguyu fısıldar: en zor kıştan sonra bile diriliş mümkündür.
Mart ayı, bu topraklar için hem hüznün hem de umudun mevsimidir.
Bir yanda 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin destanı, bir yanda tabiatın uzun kıştan sonra yeniden canlanışı...
Çanakkale, bir savaşın adından çok daha fazlasıdır.
Orada, henüz hayatının baharındaki bir neslin, vatanı için nasıl fedakârlık yapabileceğinin en çarpıcı örneği yazıldı.
"Çanakkale geçilmez" sözü, sadece bir zaferin değil; birlik olmuş bir milletin nelere kadir olduğunun ilanıdır.
İlginçtir ki bu zafer, doğanın da yeniden dirildiği bir mevsime denk gelir.
Toprağın altında sabreden tohumun bahara filiz vermesi gibi, bir millet de en karanlık günlerin ardından yeniden ayağa kalkabilir.
Çanakkale ruhu, işte bu diriliş inancının ta kendisidir.
Bugün o toprakları vatan kılan şehitlerimize borcumuz büyük.
Onlara olan vefamızı, bu ülkeyi daha ileriye taşıyarak, birlik ve kardeşliğimizi koruyarak ödeyebiliriz.
Baharın müjdelediği umutla, Çanakkale şehitlerimizi minnet ve rahmetle anıyorum.