Özdemir’den Kaşif Kozinoğlu soruşturmasına ilişkin açıklama

MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturmanın, FETÖ bağlantılarının araştırılması bakımından yeni imkânlar sunduğunu savundu.

Özdemir, geçmişteki tahkikatlarda FETÖ’den hükümlü Enver Altaylı hakkında bulunduğunu belirttiği bazı kayıtlara dikkati çekerek, bunların ve Altaylı’nın yakın akrabalık ilişkilerinin adli makamlar tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“FETÖ bağlantılarının üzerine yoğunlaşılmalı”

Açıklamasında İYİ Parti’ye yönelik çeşitli iddialarda bulunan Özdemir, “Terörsüz Türkiye” sürecine yönelik eleştiriler ile FETÖ arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürdü.

Özdemir, siyaset kurumunda tartışılan “arınma ve durulma” gündeminin önemli başlıklarından birinin FETÖ bağlantı ve iltisaklarının araştırılması olması gerektiğini savundu.

Soruşturma 15 yıl sonra yeniden açıldı

Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’ndeki ölümüne ilişkin daha önce verilen takipsizlik kararı 26 Ağustos 2026’da kaldırılarak dosya yeniden açıldı. Soruşturma kapsamında cezaevi personeli ve sağlık çalışanlarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında işlemler gerçekleştirildi; 13 Eylül itibarıyla bir gazeteci ile iki acil tıp teknisyeninin tutuklandığı bildirildi.

17 Eylül’de ise soruşturma kapsamında emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur ile dönemin bazı adli görevlilerinin de aralarında bulunduğu dört kişi hakkında gözaltı kararı verildiği haberleştirildi.

İsmail Özdemir’in açıklamasının tamamı

“Kaşif Kozinoğlu cinayeti ile ilgili olarak başlatılan yeni soruşturma, Türkiye’nin mevcut siyasi yapısı içerisindeki FETÖ bağlantısını ortaya çıkarabilmek için yeni imkanlar getirmiştir.

FETÖ ‘den hükümlü olan Enver Altaylı’da, geçmişte yapılan tahkikatlarda ‘Kaşif Kozinoğlu’nun öldürülmesi gerektiği’ yönünde çıkan kayıtlarla, aynı şahsın yakın akrabalık bağlarının tek bir siyasi partiye uzanması ve bu partinin FETÖ’nün en bilindik tutumu olan MHP düşmanlığı ile birleşmesi adli mercilerin dikkatinden kaçmamalıdır.

Terörsüz Türkiye çabalarını yalan ve dezenformasyonla dolu provokasyonlarla zehirleme gayreti taşıyan İP’in içerisindeki FETÖ uzantılarının üzerine yoğunlaşılması adalet müessesesi nazarında milli güvenliğimiz açısından büyük değer taşıyor.

2018 yılından beri girilen her seçimde HDP/DEM ile ittifak ve işbirliği yapmış olan İP’in, MHP ve Cumhur İttifakı karşıtlığı, FETÖ ruhunun İP bünyesinde vücut bulmuş halidir. FETÖ, Türkiye’nin milli güvenliği için en büyük risk ve tehditken, bu zamana kadar PKK ile verilen her mücadelenin de karşısında olmuştur. İP ise aynı anlayış ve yaklaşımla hareket etmiştir.

Enver Altaylı gibi azılı bir FETÖ’cünün yeğeni İP’tedir. 15 Temmuz gecesi büyükşehir belediye reisliği yaparken darbenin gerçekleşmesini gece saat 3’e kadar bekleyip; netice başka istikamete kayınca ‘ekibi’ dağıtan isim İP’te milletvekilidir. ‘Hakkınızda FETÖ soruşturması var’ sözünü duyup korkudan kilolarca altını dolandırıcıların eline bizzat teslim eden İP’in tanınmış simalarındandır. ‘Ayağının tozuyla, Türkçe olimpiyatlarına katılan’ figürler İP’in kullanışlı elemanıdır. Kız kardeşi ve eniştesi ABD’de FETÖ’den kaçak halde bulunurken, kendi ailesini ABD ziyaretlerinde aynı FETÖ’cü kız kardeşinin evinde ağırlatan İP’in diğer milletvekilleridir.

Bu örnekleri daha da fazla artırmak mümkündür. Ama özellikle ‘cinayetten, kandan, vahşetten’ bahsedenlerin, bugün İP’in en tepe sorumlusu olarak gerçekte maddi menfaat karşılığında işlenen kimi cinayetler sebebiyle vicdanlarda hala lekeli oldukları da malumdur.

Ne hazindir ki İP, terörle mücadelede Türkiye’nin şimdiye kadar gerçekleştirdiği başta sınırötesi askeri harekatlar olmak üzere tamamına karşı çıkmış, anayasanın ilk dört maddesini değiştirmek üzere yapılan toplantılara katılmış, Kandil dağına örgüt yöneticileri ile görüşmek üzere gitmeye dair planlar yapmış ve hatta şehit ailelerine dahi en galiz küfürleri eden halini açıkça yansıtmaktan geri durmamıştır.

Türkiye’de her siyasi parti FETÖ temizliği konusunda kararlı ve net bir duruş sergilerken, İP’in tepeden tırnağa FETÖ bağlantı ve iltisakına batmış vaziyeti kamuoyunun da bildiği yaygın bir gerçektir.

Siyaset müessesesi ‘arınma ve durulma’ gündemini tartışırken, bahse konu olan temizliğin en önemli ayağının FETÖ bağlantı ve iltisakı olduğu gözardı edilmemelidir. Türkiye bu kirlerden mutlaka temizlenmelidir.”

Kaynak: Haber Merkezi