“COP31, Türkiye’nin Küresel Konumunu Güçlendirecek”
TBMM Genel Kurulu’nda konuşan MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, uluslararası kuruluşlar bünyesinde üstlenilen görev ve ev sahipliklerinin ülkelerin küresel etkinliğini ortaya koyan önemli göstergeler arasında yer aldığını söyledi.
Türkiye’nin son yıllarda uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yaparak küresel ölçekte etkinliğini artırdığına dikkat çeken Aydın, Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’nin de bu vizyonun önemli bir parçası olduğunu ifade etti.
197 Ülkeden 100 Binin Üzerinde Katılım Bekleniyor
Aydın, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 kapsamında yaklaşık 197 ülkeden 100 bini aşkın katılımcının beklendiğini belirtti.
Konferansın ilk haftasında liderler zirvesinin düzenleneceğini, yaklaşık 100 devlet ve hükümet başkanının Antalya’da ağırlanmasının öngörüldüğünü ifade eden Aydın, ikinci haftada ise bakanlar düzeyinde toplantılar ve teknik müzakerelerin gerçekleştirileceğini söyledi.
“Türkiye Küresel İklim Gündeminin Merkezi Olacak”
Anlaşma kapsamında Türkiye’nin konferans öncesi hazırlık süreçleri için gerekli altyapı, tesis ve teknik imkânları sağlayacağını belirten Aydın, organizasyonun çevre yönetimi standartları ve sürdürülebilirlik ilkelerine uygun şekilde gerçekleştirileceğini ifade etti.
Türkiye’nin bu organizasyon kapsamında herhangi bir mali taahhütte bulunmadığını kaydeden Aydın, iki hafta boyunca dünyanın en büyük iklim müzakerelerine ev sahipliği yapacak Türkiye’nin küresel iklim diplomasisinin merkezi hâline geleceğini dile getirdi.
“COP31 Sadece Çevre Değil, Kalkınma Platformudur”
Konuşmasında iklim değişikliğinin ekonomik ve stratejik boyutlarına da değinen Aydın, COP31’in yalnızca çevre politikalarının ele alındığı bir zirve olmadığını söyledi.
İklim finansmanı, karbon ticareti, teknoloji yönetimi, uluslararası finans akışları ve adil geçiş politikalarının konferansın temel başlıkları arasında yer aldığını belirten Aydın, Türkiye'nin bu alanlarda önemli kazanımlar elde etmeyi hedeflediğini ifade etti.
MHP’den Anlaşmaya Destek
Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına konuşan Aydın, “önce ülkem ve milletim” anlayışı doğrultusunda COP31’e ev sahipliği yapılmasını öngören anlaşmayı desteklediklerini belirterek, düzenlemenin Türkiye’nin uluslararası konumuna önemli katkılar sağlayacağını söyledi.
Kamil Aydın’ın Genel Kurul Konuşması
“Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kısaca ‘Taraflar Konferansı’ olarak adlandırdığımız COP31 İklim Zirvesi'nin tarihi, kültürü, iklimi ve doğasıyla müsemma mavi vatanımızın incisi Antalya'da düzenlenmesine ilişkin anlaşmanın onaylanmasına yönelik konuşmak üzere Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, uluslararası bağlamda bir ülkenin etkin ve yetkin olmasının birçok açık ve örtülü kriter ve göstergesi bulunmaktadır. Bunlardan biri de söz konusu ülkenin farklı kurumlar, kurallar ve yapılar yoluyla küresel amaç ve hedeflere odaklı kurumsal üstyapılar içerisindeki varlığı, işlevi ve katkılarıyla bağlantılıdır.
Somutlaştırmak gerekirse, Birleşmiş Milletler, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, NATO, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve bu yapıların doğal uzantıları olan parlamentolar ayağında düzenlenen organizasyonlarda üstlenilen görev, sorumluluk ve hizmetlerde katkı sağlayan ülkelerin bu katkıları aynı zamanda uluslararası saygınlıklarının önemini belirleyici açık ve net bir göstergesidir.
21'inci yüzyıl lider ülke Türkiye yüksek vizyonuna paralel olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başta Türk dünyası ve İslam ülkeleri nezdinde olmak üzere uluslararası üstyapıların birçoğuna kurumsal merkez olma veya onların üst düzey küresel organizasyonlarına ev sahipliği yapmak suretiyle önemli katkılar sunduğuna tanıklık etmekteyiz.
Bunun en somut örneklerinden biri Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi olmuştur. Benzer şekilde, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 Taraflar Konferansı da ülkemizin uluslararası alandaki etkinliğini güçlendirecek önemli organizasyonlardan biridir.
Anlaşma, ülkemiz adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası İcra Sekreteri Simon Stiell tarafından 9 Haziran 2026 tarihinde Bonn’da imzalanmış, Dışişleri Komisyonunda görüşülmüş ve bugün Genel Kurulun takdirine sunulmuştur.
Konferans öncesinde gerçekleştirilecek hazırlık toplantıları için gerekli mekân, tesis, ekipman, altyapı ve hizmetlerin Türkiye tarafından sağlanması, katılımcılara gerekli kolaylıkların sunulması ve organizasyonun sürdürülebilirlik ilkelerine uygun şekilde gerçekleştirilmesi öngörülmektedir.
COP31 yalnızca bir konferans değil, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğunun önemli bir göstergesidir. 17 Kasım 2026 tarihinde düzenlenmesi planlanan parlamenterler toplantısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi de bu tarihî sürecin doğrudan paydaşı olacaktır.
Antalya’da yapılacak konferansa 197 ülkeden 100 binin üzerinde katılım beklenmektedir. İlk hafta liderler zirvesi gerçekleştirilecek ve yaklaşık 100 lider ağırlanacaktır. İkinci hafta ise bakanlar düzeyinde toplantılar ve teknik müzakereler yapılacaktır.
Türkiye'nin bu organizasyon kapsamında herhangi bir mali taahhüdü bulunmamaktadır. Buna karşılık ülkemiz, iki hafta boyunca dünyanın en büyük iklim müzakerelerine ev sahipliği yaparak küresel iklim gündeminin merkezi olacaktır.
Türkiye’nin COP adaylık süreci yalnızca çevresel değil aynı zamanda kalkınma açısından da stratejik öneme sahiptir. Bu platform; finans yönetimi, teknoloji yönetimi, uluslararası finans akışları, iklim finansmanı, karbon ticareti ve adil geçiş politikaları gibi birçok önemli başlığı bünyesinde barındırmaktadır.
İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği günümüzde yatırımların, finans mekanizmalarının ve küresel süreçlerin bu doğrultuda şekillendiğini görmekteyiz.
Dolayısıyla, ‘önce ülkem ve milletim’ şiarını her şartta temel ilke olarak benimseyen Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına bu önemli anlaşmayı desteklediğimizi ifade ediyor, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.”




