MHP’li Erbaş, Kütahya’nın kültürel mirasını Meclis gündemine taşıdı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonunda gerçekleştirilen Kültür ve Turizm Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde söz aldı.
Konuşmasına Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesinde meydana gelen ve 8 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıyı kınayarak başlayan Erbaş, yaşamını yitiren vatandaşlara Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diledi.
Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçesinin yalnızca ekonomik kaynakların değerlendirilmesi anlamına gelmediğini belirten Erbaş, kültürel mirasın korunmasının gelecek nesillere karşı önemli bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
“Bir usta çırak yetiştiremiyorsa kültürel mirasın geleceği tehlikeye girer”
Kütahya'nın köklü çini sanatına özel bir yer ayıran Erbaş, geleneksel el sanatlarının yaşatılmasında usta-çırak ilişkisinin önemine dikkati çekti.
Türk kültürünün yalnızca tarihî yapılarda ve arkeolojik eserlerde değil, sanatkârların emeğinde ve üretiminde de yaşadığını belirten Erbaş, çini sanatının kuşaktan kuşağa aktarılmasının millî kültürün devamlılığı açısından önem taşıdığını söyledi.
Erbaş, “Bir ustamız yetiştirecek bir çırak bulamıyorsa yalnızca bir mesleği değil kültürel mirasın da geleceği tehlikeye girer” ifadelerini kullandı.
Aizanoi Antik Kenti’nde ziyaretçi sayısı 100 binlere ulaştı
Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesinde bulunan Aizanoi Antik Kenti'ndeki arkeolojik çalışmalara değinen Erbaş, 2018-2019 yıllarında kazı heyetinde yapılan değişikliklerin ardından çalışmaların önemli ölçüde ilerlediğini belirtti.
Kazıların Dumlupınar Üniversitesinden akademisyenler tarafından yürütülmeye başlanmasının ardından daha önce yıllık 10 bini geçmeyen ziyaretçi sayısının 100 binlere ulaştığını ifade eden Erbaş, antik kentte her yıl ulusal düzeyde haber değeri taşıyan çok sayıda eserin gün yüzüne çıkarıldığını söyledi.
Aizanoi'nin tarihî önemine dikkati çeken Erbaş, çalışmalar dolayısıyla Kültür ve Turizm Bakanlığına, Kütahya Ticaret Odasına, Valiliğe ve İl Özel İdaresine teşekkür etti.
Tavşanlı Höyük’te 4 bin yıllık izler, Seyitömer’de 5 bin yıllık ekmek kalıntıları
Kütahya'da sürdürülen arkeolojik kazıların Anadolu medeniyetleri tarihine ilişkin önemli bulgular ortaya çıkardığını belirten Erbaş, Tavşanlı Höyük ve Seyitömer Höyüğü'ndeki çalışmaları değerlendirdi.
Tavşanlı Höyük'te 2021 yılından bu yana devam eden kazılarda yaklaşık 2 bin eserin gün yüzüne çıkarıldığını aktaran Erbaş, 4 bin yıllık bir kerpiç üzerinde köpek pati izlerinin tespit edildiğini söyledi.
Seyitömer Höyüğü'nde ise yaklaşık 5 bin yıllık 8 ekmek kalıntısına ulaşıldığını belirten Erbaş, bu buluntuların Kütahya'nın Anadolu'nun tarihî ve kültürel birikimindeki yerini ortaya koyduğunu ifade etti.
62 bin eserin bulunduğu Kütahya Müzesi için kapsamlı açılış talebi
Kütahya'nın 1936 yılında başlayan müzecilik geçmişine değinen Erbaş, 2026 yılında tamamlandığını belirttiği yeni müzenin kentin kültürel birikiminin tanıtılması açısından önemli olduğunu söyledi.
Yaklaşık 16 bin metrekarelik inşaat alanına ve 62 bin esere sahip olduğunu ifade ettiği müzenin tanıtımının yeterli düzeyde yapılmadığını belirten Erbaş, Kültür ve Turizm Bakanı'nı ve Bakanlık heyetini Kütahya'ya davet etti.
Erbaş, müzenin daha geniş katılımlı ve kapsamlı bir organizasyonla kamuoyuna tanıtılması gerektiğini vurgulayarak, “Böyle güzel bir müzeye sahibiz ama bu müze yeterli derecede tanıtılarak açıldı mı? Yok. Kütahya'nın haberi var mı? Yok” dedi.
Müzenin tamamlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Erbaş, gerçekleştirilecek yeni bir açılış organizasyonunun Kütahya'nın kültür turizmine katkı sağlayacağını ifade etti.
Tarihî Ulu Cami için Vakıflar Genel Müdürlüğüne çağrı
Kütahya'nın önemli tarihî yapılarından Ulu Cami'nin korunması gerektiğini belirten Erbaş, 600 yılı aşkın geçmişe sahip yapının zaman içerisinde yıprandığına dikkati çekti.
Yıldırım Bayezid döneminde inşa edilen caminin hem ibadet hem de kent kültürü açısından önemli bir merkez olduğunu ifade eden Erbaş, Vakıflar Genel Müdürlüğünün yapının mevcut durumunu incelemek üzere bir heyet görevlendirmesini talep etti.
Erbaş, “Bir an önce Vakıflar Genel Müdürlüğünün bir heyet göndererek bu camimize sahip çıkmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Saman Pazarı ve Pekmez Pazarı’nda 96 iş yerini kapsayan restorasyon
Kütahya'nın tarihî ticaret alanlarına yönelik restorasyon çalışmalarını da değerlendiren Erbaş, Saman Pazarı ve Pekmez Pazarı bölgelerinde ilk etapta 96 iş yerini kapsayan bir çalışma yürütüldüğünü belirtti.
Söz konusu bölgelerin kentin ticari ve kültürel yaşamında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erbaş, Vakıflar ve Valilik aracılığıyla sürdürülen restorasyon çalışmalarını takdirle karşıladığını ifade etti.
Kütahya’nın kültürel mirasının korunması ve tanıtılması vurgusu
MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş'ın komisyondaki konuşmasında, arkeolojik kazıların desteklenmesi, tarihî yapıların korunması, müzecilik faaliyetlerinin geliştirilmesi ve geleneksel el sanatlarının yaşatılması konuları öne çıktı.
Erbaş, kültürel mirasın yalnızca ortaya çıkarılmasının yeterli olmadığını, bu değerlerin korunarak gelecek nesillere aktarılmasının da önem taşıdığını vurguladı.
MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş’ın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu konuşmasının tamamı
Aşağıdaki konuşma, paylaşılan metindeki ifadeler ve sıralama korunarak aktarılmıştır.
Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Sayın Bakanım, değerli Komisyon üyeleri ve bürokratlar; dün Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesinde yaşanan menfur saldırıyı şiddetle kınıyorum. Hayatını kaybeden ve bugün toprağa verilen 8 vatandaşımıza Allah'tan rahmet diliyor, ailelerine başsağlığı, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum.
Kültür ve Turizm Bakanlığımızın 2027 yılı bütçesinin ülkemize, milletimize hayırlı uğurlu olmasını dilerim.
Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçesini görüşürken aslında çocuklarımıza nasıl bir miras bırakacağımızı da konuşuyoruz. Türk milletinin asırlardır yaşattığı kültür yalnızca tarihî eserlerle değil insanımızın emeğinde ve alın terinde hayat bulmaktadır. Bunun Kütahya'daki en güzel örneği çini sanatımızdır. Bir düşünün, yıllardır bu sanata değer vermiş bir ustamız tezgâhının başında genç bir çırağa bildiklerini öğretiyor. O genç yalnızca çini yapmayı değil sabrı, emeği ve asırlık bir geleneği öğreniyor. İşte, bizim korumakla sorumlu olduğumuz millî kültür tam da burada yaşıyor. Bir ustamız yetiştirecek bir çırak bulamıyorsa yalnızca bir mesleği değil kültürel mirasın da geleceği tehlikeye girer çünkü Türk milleti geleceğini kendi kültürünün kökleri üzerine kuracaktır.
Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri; Kütahya'mızda Çavdarhisar Aizanoi Antik Kenti var. Dünyanın en büyük Zeus tapınağına sahip, dünyanın en iyi korunmuş tapınaklardan biridir. 2018 yılına kadar tabiri caizse kör topal bir kazı zihniyeti vardı. 2018-2019 yılında öncelikle Sayın Bakanım, kazı heyetini değiştirdiniz, Dumlupınar Üniversitemizdeki değerli hocalarımıza teslim ettiniz. O günden sonra da yılda 10 bini geçmeyen ziyaretçi sayımız 100 binleri buldu ve dünyada ve Türkiye'de her yıl en az 70 veya 100 arasında ulusal haber olacak değerde eserler bulunuyor. Ben Aizanoi Antik Kenti'ne hak ettiği değeri verdiğiniz için Bakanlığınıza, Kütahya Ticaret Odamıza ve Valiliğimize, özel idareye teşekkür ediyorumçünkü gerçekten görülmesi gereken bir yer antik kentimiz.
Yine, Tavşanlı Höyük'te 2021 yılından bu yana bir kazı yapıyoruz. Şimdiye kadar 2 bine yakın eser çıkarıldı. Daha geçenlerde, 4000 yıllık bir kerpiç üzerinde köpek patileri bulundu. Binlerce yıl önceki yaşamın izlerini günümüze aktarıyorsunuz. Seyitömer Höyüğü'nde yaklaşık 5000 yıllık 8 ekmek kalıntısına ulaşılmıştır, o bölgede bulunan en eski kalıntılarıdır bunlar. Bu keşifler Kütahya'mızın Anadolu medeniyetler tarihindeki yerini bir keza göstermektedir.
Elbette, bu eserleri gün yüzüne çıkartmak kadar, korumak ve gelecek nesillerle buluşturmak da önemlidir. Kütahya'mızın 1936'da başlayan müzecilik serüveni 2026 yılında bittiğini bildiğimiz müzeyle bir noktaya gelmiştir. 16 bin metrekarelik inşaatı ve içinde 62 bin eser bulunan bu müze, Sayın Bakanım, biraz önce sayın vekilimin de söylediği gibi, herhâlde, bir parti ziyaretinizde, kısa bir ziyaretiniz birden açılış gibi bir şeye dönmüş. Biz, tekrar, böyle bir müzenin... Ki 6 vilayetin içindeki en büyük bir müzedir bu müze, çok büyük bir emeğiniz var. Yerin seçimiyle ilgili, sizinle ilgili hiçbir şey yok, daha önce seçilmiş bir yerdir. Tarım alanı üzerine yapılıyor, doğrudur ama siz 2018-2019'da, biz de vekil olduğumuzda binanın üçte 2'si bitmişti zaten. Bitmeden müteahhit kaçmıştı. Sonra da müteahhitler bulundu. Böyle güzel bir müzeye sahibiz ama bu müze yeterli derecede tanıtılarak açıldı mı? Yok. Kütahya'nın haberi var mı? Yok. Biz buradan siz Değerli Sayın Bakanımızı ve Bakanlık heyetinizi Kütahya'ya bir kere daha davet ediyoruz. "Emeğinize sağlık." demek için, bu yaptığınız eseri bütün Türkiye'ye gösterebilmek için daha gösterişli, daha büyük bir açılış yapalım Sayın Bakanım.
Sayın Bakanım, Kütahya'da 600 yılı aşkın geçmişe sahip olan Ulu Cami'miz var; Kütahya'ya geldiği zaman herkesin ziyaret ettiği, mutlaka ibadet ettiği ve etrafındaki esnafta alışveriş yaptığı Ulu Cami'miz. Maalesef, son zamanlarda, zamana karşı direnmekte zorlanıyor. Bu, bizim için olmazsa olmaz bir kültürel değerimizdir, çok kıymetli bir yapıdır. Yıldırım Beyazıt zamanında yapılmış bir yapıdır. Bir an önce Vakıflar Genel Müdürlüğünün bir heyet göndererek bu camimize sahip çıkmasını bekliyoruz.
Yine, Vakıflar ve Valilik aracılığıyla Saman Pazarı ve Pekmez Pazarı bölgesi dediğimiz, ilk etapta 96 iş yerini kapsayan bir restorasyon çalışmamız var. Çok önemli bir çalışma çünkü tam Kütahya'nın kalbî, yerel esnafın yaşadığı bir yer. Buradaki çalışmalarınızı takdirle karşılıyoruz.





