MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı konuşmada memur ve emeklilerin gelirlerinin iyileştirilmesi için kapsamlı düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu. Birinci dereceye yükselen memurlara 3600 ek gösterge verilmesini, ocak ayında memur ve memur emeklilerine ilave refah payı sağlanmasını isteyen Kalaycı, emekli aylıklarında adaletin tesis edilmesi, Bağ-Kur prim gün sayısının 7 bin 200'e düşürülmesi ve asgari ücretin açlık sınırının üzerine çıkarılması gerektiğini vurguladı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçesi üzerine yaptığı konuşmada, milyonlarca kamu çalışanı, emekli, esnaf ve asgari ücretliyi ilgilendiren önemli değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'de çalışma hayatının yapısal sorunlarının çözülmesi ve sosyal güvenlik sisteminde adaletin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çeken Kalaycı, kamu personel rejiminden emeklilik sistemine, ücret politikalarından sosyal güvenlik primlerine kadar çeşitli alanlarda reform ihtiyacını gündeme taşıdı.

Kalaycı, özellikle sabit gelirli vatandaşların alım gücünün korunması, emeklilik sistemindeki gelir farklılıklarının azaltılması ve kamu çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi yönündeki taleplerini dile getirdi.

MEMURLARA 3600 EK GÖSTERGE DÜZENLEMESİ

Kamu çalışanlarının uzun süredir beklentileri arasında yer alan 3600 ek gösterge düzenlemesine değinen Kalaycı, birinci dereceye yükselen memurların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

MHP'nin sosyal güvenlik alanındaki düzenlemelere ilişkin yaklaşımını ortaya koyan Kalaycı, birinci dereceye gelen memurların 3600 ek göstergeden yararlanmasını sağlayacak yasal adımların atılacağına inandıklarını ifade etti.

Ek gösterge düzenlemesinin memurların emeklilik hakları bakımından önem taşıdığına işaret edilirken, kamu personeli arasındaki mevcut farklılıkların giderilmesi gerektiği vurgulandı.

OCAK AYINDA İLAVE REFAH PAYI ÇAĞRISI

Memur ve memur emeklilerinin maaş artışlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kalaycı, 2027 yılı ocak ayında yapılacak artışlarda ilave refah payı verilmesini gündeme getirdi.

Mevcut toplu sözleşme hükümlerine göre memur ve memur emeklilerinin aylıklarında 2027 yılının ilk altı ayında yüzde 5, ikinci altı ayında ise yüzde 4 oranında artış ve oluşması hâlinde enflasyon farkı uygulanacağını hatırlatan Kalaycı, söz konusu artışların refah payıyla desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Kalaycı, MHP'nin bütçe imkânları çerçevesinde memur ve memur emeklilerine ocak ayında ilave refah payı verilmesini uygun gördüğünü kaydetti.

EMEKLİ AYLIKLARINDA ADALET VURGUSU

Emeklilerin yaşam koşullarına ve gelir düzeylerine de değinen Kalaycı, emekli aylıklarının vatandaşların insanca yaşayabileceği bir seviyeye ulaştırılmasının önemine işaret etti.

Türkiye'de 17 milyonun üzerinde kişinin emekli aylığıyla geçimini sürdürdüğünü, yaklaşık 5,1 milyon kişinin ise en düşük emekli aylığını aldığını belirten Kalaycı, emeklilerin önemli bir bölümünün geçim sıkıntısıyla karşı karşıya bulunduğunu söyledi.

Emeklilik sisteminde prim ödeme gün sayısı ve ödenen prim tutarı ile bağlanan aylıklar arasında daha adil bir ilişkinin kurulması gerektiğini ifade eden Kalaycı, mevcut farklılıkların giderilmesi amacıyla kademeli intibak düzenlemesi yapılmasını önerdi.

Kalaycı, aylık bağlama oranlarının ve güncelleme katsayılarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getirerek, daha fazla prim ödeyen sigortalıların emeklilik haklarının bu doğrultuda korunmasının önemine dikkati çekti.

BAĞ-KUR'DA 7 BİN 200 PRİM GÜNÜ TALEBİ

Sosyal güvenlik sistemine ilişkin düzenleme beklentilerinin bir diğer başlığını Bağ-Kur kapsamında emeklilik koşulları oluşturdu.

Kalaycı, Bağ-Kur sigortalılarının emekliliği için aranan 9 bin prim gününün 7 bin 200'e indirilmesini sağlayacak düzenlemenin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Küçük esnaf ve çiftçilerin sosyal güvenlik prim yüklerinin hafifletilmesine yönelik tedbirlerin alınmasını isteyen Kalaycı, prim oranlarında indirim yapılması ve birikmiş prim borçlarının uygun koşullarda yapılandırılması önerilerini de gündeme getirdi.

ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ ÜZERİNE ÇIKARILMALI

Konuşmasında asgari ücret politikalarına da yer veren Kalaycı, çalışanların geçim koşullarının ücret belirleme süreçlerinde esas alınması gerektiğini ifade etti.

MHP'nin 2027 yılı asgari ücretine ilişkin yaklaşımını açıklayan Kalaycı, net asgari ücretin açlık sınırının üzerine çıkarılması gerektiğini belirtti.

Kalaycı ayrıca büyükşehirlerde yaşayan çalışanların yüksek barınma ve ulaşım maliyetleri karşısında desteklenmesi amacıyla kira ve ulaşım yardımı sağlanmasını önerdi.

KAMU PERSONEL REJİMİNDE REFORM ÇAĞRISI

Kamuda ücret adaletinin sağlanması ve farklı istihdam statülerinden kaynaklanan sorunların giderilmesi gerektiğini belirten Kalaycı, kamu personel sisteminin liyakat ve görev sorumluluğu esas alınarak yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.

Kamu çalışanlarına farklı adlar altında yapılan ek ödemelerin emeklilik hesabına dahil edilmesini isteyen Kalaycı, bu ödemelerin prim matrahına yansıtılarak emekli aylıklarının artırılmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi.

Yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılmasını da gündeme getiren Kalaycı, bu sınıfta görev yapan personelin genel idari hizmetler kadrolarına alınmasını önerdi.

EV KADINLARINA EMEKLİLİK HAKKI

Kalaycı, sosyal güvenlik sisteminin daha kapsayıcı hâle getirilmesi kapsamında ev kadınlarının emeklilik hakkına erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini ifade etti.

Ev kadınlarına devletin prim desteğiyle emeklilik hakkı tanınmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılacağına inandığını belirten Kalaycı, sosyal güvenlik sisteminde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesinin önemine işaret etti.

ÇALIŞMA HAYATINDA KÖKLÜ REFORM İHTİYACI

Türkiye'de iş gücü piyasasının değişen ekonomik ve teknolojik koşullara uyum sağlaması gerektiğini belirten Kalaycı, kadınların istihdama katılımının artırılması, kayıt dışı istihdamın azaltılması ve mesleki eğitimin güçlendirilmesi yönünde çalışmalar yapılmasını istedi.

Yapay zekâ, dijital dönüşüm ve iklim değişikliğinin çalışma hayatında ortaya çıkardığı yeni ihtiyaçlara dikkati çeken Kalaycı, nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine yönelik eğitim ve istihdam politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Çıraklık ve staj sürelerinin sigortalılık bakımından anlamlı hâle getirilmesi, sendikal hakların güçlendirilmesi ve çalışanların kazanılmış haklarını güvence altına alan bir kıdem tazminatı sisteminin oluşturulması da Kalaycı'nın değerlendirmeleri arasında yer aldı.

SOSYAL GÜVENLİKTE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE ADALET

Sosyal güvenlik sisteminin mali yapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kalaycı, kayıt dışı istihdamın ve düşük prime esas kazanç bildirimlerinin sistemin gelirlerini olumsuz etkilediğini ifade etti.

Nüfusun yaşlanmasının gelecek yıllarda emeklilik ve sağlık harcamaları üzerinde baskı oluşturacağına dikkati çeken Kalaycı, sosyal güvenlik sisteminin hem mali açıdan sürdürülebilir hem de sosyal adalet ilkeleriyle uyumlu bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirtti.

MHP'nin çalışma hayatı ve sosyal güvenlik sistemine yönelik yaklaşımında üretim, istihdam, adil gelir dağılımı ve toplumsal refahın güçlendirilmesinin temel öncelikler arasında bulunduğunu kaydeden Kalaycı, çalışanlar ve emekliler için gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısını yineledi.

Kalaycı'nın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda dile getirdiği öneriler, milyonlarca memur, emekli ve sosyal güvenlik sistemi kapsamındaki vatandaşın gelir ve özlük haklarına ilişkin beklentilerini yeniden gündeme taşıdı.

Kaynak: Haber Merkezi