Yaşar Üniversitesi koordinasyonunda hayata geçirilen sağlıkta düşük karbon dönüşümünü hedefleyen DE-CARE Projesi başladı. Projenin, sağlıkta yeşil dönüşüm alanında bir kıvılcım olması hedefleniyor.
Avrupa Birliği-Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı (EU-TR CCGP) kapsamında desteklenen DE-CARE (Decarbonizing Healthcare) Projesi, Yaşar Üniversitesi koordinasyonunda ve İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ile İzmir Proje Ajansı Derneği ortaklığında gerçekleştiriliyor. İki yıl sürecek proje ilk olarak Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde uygulanmaya başlayacak.
DE-CARE Projesi, sağlık sektöründe karbon ayak izini azaltarak; hastaneleri sürdürülebilir ve düşük karbonlu sistemlere dönüştürmeyi hedefliyor. Avrupa Birliği destekli proje, enerji verimliliğinden atık yönetimine uzanan kapsamlı uygulamalarla Türkiye'nin 2053 Net-Sıfır hedefine katkı sunacak. Projenin koordinatörlüğünü Yaşar Üniversitesi Araştırma ve Yenilikçilikten Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu yürütüyor.
Örnek proje
Projenin açış etkinliğinde konuşan Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, pilot uygulaması Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleştirilecek projenin başarılı bir model olarak tüm Türkiye'ye dalga dalga yayılacağını ifade etti. Prof. Dr. Kandiller, 'Üniversite-sektör iş birliğiyle bir kamu fonunu alıp, yine kamunun faydasına sunmaktan gurur duyuyoruz. Enerji verimliliği alanındaki deneyimlerimizi sağlıkta karbon dönüşümü ve Türkiye'nin 2053 Net Sıfır karbon hedeflerine katkı sunacak şekilde kullanacağız' dedi.
2053 net-sıfır hedefi
İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, projenin stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, 'Sağlık kurumları 7 gün 24 saat hizmet veren ve karbon ayak izinin en yoğun olduğu alanların başındadır. Türkiye'nin 2053 Net-Sıfır hedefi doğrultusunda hastanelerimizi düşük karbonlu yapılara dönüştürmek artık bir tercih değil, kurumsal bir sorumluluk hatta stratejik bir hedeftir. Hem ulusal hem de uluslararası alanda örnek olacak bu projeyi kentimizde başlatmaktan mutluyuz' diye konuştu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Proje Uygulama Dairesi Sözleşme Yöneticisi Ayşegül Umutlu da toplam 15 milyon Avro bütçeli İklim Değişikliği Hibe Programı kapsamında, DE-CARE ile birlikte 25 adet projenin desteklendiğini anlattı.
Kıvılcım olacak
Projenin koordinatörlüğünü yürüten Yaşar Üniversitesi Araştırma ve Yenilikçilikten Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu da 'Yeşil hastaneden sürdürülebilir sağlığa' bakış açısıyla yola çıktıklarını belirterek, döngüsel ekonomi ve karbon emisyonunun azaltılması hedefinde hastanelerin dönüşümünün çok önemli olduğunu vurguladı.
Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Kamil Yamak, günde ortalama 10 bin hastaya hizmet verdiklerini belirterek bu projede pilot hastane olmaktan mutluluk duyduklarını dile getirdi.
İzmir Proje Ajansı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali Galip Ayvat projenin sağlıkta yeşil dönüşüm için bir kıvılcım olacağını ve diğer kamu hastanelerine de örnek teşkil edeceğini söyledi.
Proje ekibinde yer alan Yaşar Üniversitesi Enerji Sitemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, gençlere seslenerek, enerji verimliliği ve yeşil dönüşümün gelecek kuşaklar için hayatı önemde olduğunu ve bu alanlara yoğunlaşmaları gerektiğini vurguladı. Yaşar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurdan Yıldırım ve bu alanda çalışmalar yürüten Onur Enerji CEO'su Onur Günduru da tanıtım etkinliğinde sunum yaptı.
Sağlık personeline eğitim
Projenin uygulama sürecinde Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi de aktif rol alarak, geliştirilen teknik ve operasyonel yaklaşımların sahada hayata geçirilmesine katkı sağlayacak. DE-CARE kapsamında ayrıca 500 sağlık profesyoneline yönelik sürdürülebilirlik eğitimleri düzenlenecek, 5 bin kişiye ulaşacak farkındalık artırma çalışmaları gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra sağlık hizmetlerine yönelik ölçeklenebilir bir karbon azaltım planı da geliştirilecek. Projenin tanıtım etkinliğinde; sağlık tesislerinin yalnızca hasta tedavi hizmeti sunan yapılar olarak görülmemesi gerektiği vurgulandı. Yataklı hizmetlerden ameliyathanelere kadar çok sayıda farklı hizmeti barındıran bu yapıların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilirken, bu kapsamın enerji verimliliğini daha da kritik hale getirdiği ifade edildi. Konuşmalarda ayrıca, hastanelerde önemli ölçüde enerji tasarrufu potansiyeli bulunduğu belirtildi.





