Rize İl Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Akmeşe göreve geldiği ilk günden bugüne geçen 1 yılın özetini çıkardığı bir program gerçekleştirerek basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Rize Öğretmen Evi'nde gerçekleşen programda konuşan Akmeşe Rize'nin Türkiye'yi bilim, sanat ve sporda gururla temsil edebilecek gençlere sahip olduğuna dikkat çekerek 'Bugün itibariyle ilimiz genelinde 58 bin 937 öğrencimiz bulunmaktadır. 5 bin 106 öğretmenimiz öğrencilerimize hizmet vermektedir ve bununla birlikte 336 eğitim kurumumuz vardır. Bu tablo bize Rize'nin ne kadar geniş bir alana yayıldığını güçlü bir altyapıya sahip olduğunu da zaten gösteriyor. Teknoloji ve mesleki eğitim alanında gurur verici bir başarı imza atan bir okulumuz var. Tevfik İleri Meslek Lisesi. Burada öğrencilerimiz MEB Robot yarışması Türkiye birincisi oldu. Rize'de yetişen öğrencilerimiz bilimde, sporda, sanatta ülkemizde en iyi şekilde temsil edecek donanıma sahiptir' dedi.

'Doğrudan doğruya eğitim ve istihdam arasındaki bağ güçlendirmeyi hedefleyen stratejik bir çalışma olacak'

Çağın değiştiğine ve meslek liselerinin bazı bölümlerinin çağa ayak uyduramadığını dile getiren Milli Eğitim Müdürü Akmeşe 'İlimizde 26 tane meslek lisesi var. Meslek liseleri yıllardır konuşulan bir konudur. Bu konuda memnun olduğumuz durumlar olduğu gibi memnun olmadığınız durumlarda var. Şimdi çağ değişiyor, dönem değişiyor, bazı meslek liselerinin güncellenmesi gerektiği aşikar. Bazı meslek liselerinin içerisindeki alanlar artık çağın gerektirmiş olduğu ihtiyaçlara cevap veremez hale geliyor. Yani meslek lisesi dendiği zaman içinde üretim olması gerekiyor ve istihdama yönelik olması gerekiyor, beceri kazandırması gerekiyor. Eğer bunlardan bir tanesi eksik kalıyorsa orada bir problem var demektir. Bunu güncellemek gerekiyor. Her şey değiştiğine göre bunlarla ilgili de bizim planlama yapmamız kadar daha doğal bir şey söz konusu değil. Biz de il genelinde Mesleki ve Teknik eğitimin niteliğini arttırmaya yönelik kapsamlı bir güncelleme çalışması yürütüyoruz. Bu tabi 2026-2027 eğitim öğretim yılından itibaren hayata geçecek bir konu. Bu çalışma doğrudan doğruya eğitim ve istihdam arasındaki bağ güçlendirmeyi hedefleyen stratejik bir çalışma olacak. Yani rastgele bir çalışma değil. Yapılar, analizler gösteriyor ki bazı alan dalları içerisinde güncelliğini yitirmiş, sektör karşılığı zayıflamış ve mezunlarına sürdürülebilir bir istihdam imkanı sunamaz hale gelen bölümler var' ifadelerini kullandı.

'En önemli israf da insan kaynağıdır'

Sektörün ihtiyaçlarını araştırarak çalışmayı kapsamlı olarak yürüttüklerini altını çizen Akmeşe 'Yeni teknolojiler, üretim modelleri, hizmet sektöründeki dönüşüm farklı niteliklere sahip insan kaynağı ihtiyacını hiç şüphesiz ortaya çıkarıyor. İş gücü piyasasının güncel ihtiyaçlarını araştırdık. İşveren bizden ne istiyor, sektör bizden ne istiyor, sanayi bizden ne istiyor? Sanayinin beklentisi olmayan bir alanda eğitim vermenin de çok da bir kıymeti harbiyesi yok. Türkiye'nin kalkınma planlarında öncelikli sektörler neler bunları araştırıp, bunları inceledik. İstihdam raporları bizden ne istiyor? Sektör temsilcileri ve meslek odalarının görüşlerini aldık. Öğrenci ve veli taleplerini dinledik. Yöneticiler veya sorumlu kişiler madde ve insan kaynağını israf etmemekle yükümlüdür. En önemli israf da insan kaynağıdır. Biz şimdi lise çağındaki bir çocuğun 4 yılını boş yere geçilmesini sağlayacak bir mekanizmada ısrar edersek esasında burada gençlerimizi heba etmiş oluruz toplumu heba etmiş oluruz' şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA