Zonguldak'ta çocuk yaşta öğrenmeye başladığı ayakkabı imalatçılığını 26 yıllık atölyesinde sürdüren 54 yaşındaki Engin Bir, teknolojiyle yarışıyor. Kendisinden başka imalat ustası bulunmayan kentte mesleğini yaşatmaya çalışan Bir, 'Teknolojiyi takip ettik, hiç geri kalmadık. Bu şekilde ayakta kalmayı başardık' dedi.
Zonguldak'ta 11 yaşında ayakkabı imalatçılığına başlayan 54 yaşındaki Engin Bir, Dilaver Mahallesi'ndeki bir atölyede çalışmaya başladı. Burada mesleğini öğrenerek geliştiren Bir, yıllar sonra Asma Mahallesi'nde ustasından devraldığı atölyesinde 26 yıldır ayakkabı imalatçılığı yapıyor. Bir, il genelinde ayakkabı imalatı yapan son usta olarak zamana direniyor.
Meslek hayatına çocuk yaşta adım attığını anlatan Bir, işine duyduğu tutkunun başarısındaki temel etken olduğunu vurguladı. Sürekli gelişen teknolojiye de ayak uydurduğunu belirten deneyimli usta, süreci şu sözlerle anlattı:
'Bu mesleğe 11 yaşımda başladım, çocuk yaşlarında ve 42 yılı aşkın devam etmekteyim. Severek yapıyorum. Bir işi severek yaparsanız başarı kaçınılmaz olur, her zaman peşinden gelir. Biz de severek yaptık. Teknolojiyi takip ettik, hiç geri kalmadık. Bu şekilde ayakta kalmayı başardık. Ustamdan devraldım, 26 yıl oldu. 26 yıldır da kendi iş yerim olarak devam ediyorum.'
'Bizden sonra bu işi yapan yok'
Eski yıllardaki iş yoğunluğunu özlemle yad eden zanaatkar, çıraklık dönemlerindeki hareketliliğin zamanla kaybolduğuna değindi:
'80'li yıllarda, 90'lı yıllarda iş daha fazlaydı çıraklık yıllarımızda. Daha sonra 2000'li yıllarda yine iyiydi, gün geçtikçe meslekte pek talep olmadı. Öğrenen anlamında talep olmadı. Şu an son temsilcileri biz diyebiliriz. İmalat olarak Zonguldak'ta yok. İlçelerde de bildiğim kadarıyla yok. Bir tek imalatçı olarak ben varım. 26 yıldır imalat yapıyorum. Başka da bu işi yapan yok. Tamirci arkadaşlarımız var ama imalatçı olarak yok.'
'Ham maddeyi İstanbul'dan bulabiliyoruz'
Şehirdeki ham madde sıkıntısının üretimi zorlaştırdığına dikkat çeken Bir, tedarik sürecinde yaşadıkları değişimi şu ifadelerle aktardı:
'Ham maddeye biz İstanbul piyasasından erişiyoruz. Öyle Zonguldak şartlarında bu işi yapmak zor. 'Hadi' dediğinizde her malzemeye ulaşma şansınız yok. İstediğiniz deriyi bazen bulamayabiliyorsunuz. Onun için Zonguldak şartlarında zor bu işi yapmak. Ham maddeyi satan malzemeciler önceden Zonguldak'ta vardı ama onlar da bıraktı. Artık biz sadece İstanbul'a kaldık. Düzenli olarak şu an hep İstanbul piyasasından alışveriş yapıyoruz. Deri de olsun, tabanı olsun, yan malzemesi olsun tamamen İstanbul piyasasından alıyoruz.'
'İstanbul'dan bile gelen müşterimiz var'
Seri üretim yerine butik ve özenli çalışmayı tercih ettiğini belirten usta, modayı ve fuarları yakından takip ederek ayakta kaldıklarını ifade etti:
'Bizimkisi seri değil. Bir günde benim hiçbir işe bakmasam yapacağım 8 çift ayakkabı. Tabii biz bunun daha azını yapıyoruz, daha özen gösteriyoruz. Talep görüyor, görmese zaten başaramayız, bu şekilde yürütemeyiz. Sürekli ben gündemi takip ettiğim için müşteri de bunu biliyor. Gelip sorabiliyor 'Abi yeni bir şey var mı, ne çıkarttın?' o şekilde sorabiliyor. Sürekli fuarları takip ediyoruz. Yan sanayi fuarlarını, modelistleri takip ediyoruz. Yoksa bu işi başarmanız zor. Özel imalat yaptıran, Zonguldak il dışından gelen, bazen yeri oluyor ki İstanbul'dan bile gelen müşterimiz var.'
Orijinal kalıplarla kusursuz tamir
İmalatın yanı sıra mesaisinin büyük bölümünü ayakkabı tamirine ayırdığını da sözlerine ekleyen Engin Bir, kalıpları ellerinde bulundurmanın avantajını müşterilerine yansıttığını söyledi:
'Tamir için de sık müşterimiz var. Yarı yarıya işimiz de tamirden. Tamirde de sürekli yeniliği takip ettiğimiz için, imalatçı olduğumuz için, taban değişecekse yeni model ayakkabıların kalıbı da bizde olduğu için orijinal bir şekilde tabana değişip verebiliyoruz. Bundan da müşterimiz memnun kalıyor. 26 yıldır kendi iş yerim olarak buradayım ve yapabildiğim kadar bu mesleği yapmayı düşünüyorum, götürmeyi düşünüyorum. Sağlık sıhhat ne gösterir bilemeyiz. Sağlığımız elverdiği sürece mesleğimi yapmayı düşünüyorum.'





