Dermatoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı, cilt gençleştirme uygulamaları hakkında bilgi verdi. Pınarbaşılı, 'Erken dönemde yapılan medikal uygulamalar, ilerleyen yaşlarda oluşabilecek derin deformasyonların önlenmesine katkı sağlamaktadır' dedi.

Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı, cilt yaşlanmasının yalnızca zamanın doğal bir sonucu olmadığını belirterek ameliyatsız gençleşme yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

'Cilt yaşlanması 30'lu yaşlarda başlıyor'

Cilt yaşlanmasının birçok çevresel faktöre bağlı olarak hızlandığını ifade eden Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı, 'Güneş ışınları, hava kirliliği, stres, sigara kullanımı ve düzensiz yaşam alışkanlıkları; ciltte kolajen ve elastin kaybını hızlandırarak daha erken yaşta yorgun ve sarkmış bir görünüm oluşmasına neden olur. Cilt yaşlanması 30'lu yaşlarda biyolojik olarak başlamakta; 40'lı yaşlarda ise gözle görülür hale gelmektedir' dedi. Erken müdahalenin önemine dikkat çeken Pınarbaşılı, 'Erken dönemde yapılan medikal uygulamalar, ilerleyen yaşlarda oluşabilecek derin deformasyonların önlenmesine katkı sağlamaktadır' ifadelerini kullandı.

'Doğru hasta, doğru planlama esastır'

Medikal estetik uygulamalar öncesinde detaylı bir dermatolojik değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulayan Pınarbaşılı, 'Yaş, cilt tipi, mevcut deformasyon derecesi ve hastanın beklentileri doğrultusunda kişiye özel tedavi planı oluşturulması esastır. Uygun hasta seçimi ve bilimsel protokoller çerçevesinde uygulanan tedaviler güvenilir sonuçlar sağlamaktadır' diye konuştu.

Mat ve yorgun ciltler için mezoterapi

Mezoterapinin içeriğine değinen Pınarbaşılı, 'Mezoterapi; vitamin, mineral, aminoasit ve antioksidan içeriklerin mikro enjeksiyon yöntemiyle doğrudan cilt altına verilmesini içeren bir medikal uygulamadır. Ciltte parlaklık artışı, nem dengesinin sağlanması ve genel cilt kalitesinin iyileştirilmesi hedeflenir' dedi. Mezoterapinin daha çok önleyici ve destekleyici bir uygulama olduğuna dikkat çeken Pınarbaşılı, 'Cilt tonu mat ve solgun görünen bireyler, yoğun iş temposuna bağlı cilt kalitesi düşen kişiler, sigara kullanımına bağlı cilt hasarı bulunan hastalar ve 25 yaş sonrası cilt sağlığını korumak isteyen kişiler için uygundur' ifadelerini kullandı.

İnce kırışıklıklar için gençlik aşısı

Halk arasında 'gençlik aşısı' olarak bilinen uygulamalara da değinen Pınarbaşılı, 'Yoğun hyaluronik asit içerikleri sayesinde cildin nem kapasitesi artırılır. İnce kırışıklıklarda azalma ve daha homojen bir cilt görünümü sağlanması hedeflenir. Cilt daha dolgun ve sağlıklı bir görünüm kazanır' dedi. Bu uygulamanın özellikle belirli yaş grubuna önerildiğini belirten Pınarbaşılı, 'Ciltte belirgin kuruluk ve nem kaybı olan, ince kırışıklık başlangıcı bulunan hastalar, güneş hasarına bağlı elastikiyet kaybı yaşayan kişiler ve 30-45 yaş aralığında cilt kalitesini artırmak isteyen hastalar için önerilmektedir' diye konuştu.

Ameliyatsız tedavilerde lifting aşısı

Lifting aşısının kolajen üretimini uyaran bir uygulama olduğunu ifade eden Pınarbaşılı, 'Cerrahi müdahale istemeyen ancak yüz konturunda toparlanma talep eden hastalar için planlanmaktadır. Kolajen üretiminin desteklenmesiyle ciltte sıkılaşma, yüz ovalinde belirginleşme ve daha dinamik bir görünüm elde edilmesi hedeflenir' dedi. Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı, 'Yanak ve çene hattında hafif sarkma başlayan, 40 yaş ve üzeri hastalar ile elastikiyet kaybı belirginleşmiş kişiler ameliyatsız gençleşme yöntemlerinden fayda görebilir' ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA