“Dünyada her şey kadının eseridir.”
— Mustafa Kemal Atatürk
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözü, kadının toplumdaki yerini ve önemini en yalın ve en güçlü şekilde ifade etmektedir. Çünkü kadın; hayatın taşıyıcısı, toplumun vicdanı ve medeniyetin en güçlü kurucu unsurudur.
Türk kadını tarih boyunca yalnızca bir ailenin değil, bir milletin geleceğini şekillendiren en önemli güçlerden biri olmuştur. Bu topraklarda anneler; yetiştirdikleri evlatlarla, verdikleri değerlerle ve gösterdikleri fedakârlıkla milletimizin kaderine yön vermiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü yetiştiren Zübeyde Hanım da bu güçlü iradenin ve fedakârlığın en anlamlı sembollerinden biridir.
Cumhuriyet ile birlikte Türk kadınına tanınan haklar, çağdaş dünyanın pek çok ülkesinden önce hayata geçirilmiş; kadınlarımız eğitimden bilime, sanattan siyasete kadar hayatın her alanında önemli başarılara imza atmıştır. Üniversitelerde bilgi üreten, laboratuvarlarda insanlığa katkı sağlayan, teknolojinin ve bilimin sınırlarını zorlayan kadınlarımız bugün de ülkemizin geleceğine yön vermeye devam etmektedir.
Ancak kadın emeği yalnızca kürsülerde, akademilerde ya da kamusal alanlarda görünür değildir. Evini ayakta tutan, ailesi için emek veren, çocuklarını sevgi ve değerlerle yetiştiren kadınlarımız da toplumumuzun en güçlü temelini oluşturmaktadır. Sessiz ama derin bir emekle nesiller yetiştiren, bir yuvayı sevgiyle var eden tüm kadınlarımızın emeği de en az diğerleri kadar kıymetlidir.
Türk kadını; üretimiyle, bilgeliğiyle, merhametiyle ve cesaretiyle toplumumuzun en güçlü ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.
Kadınların emeğinin, bilgisinin ve varlığının her alanda hak ettiği değeri gördüğü bir gelecek, daha güçlü ve daha adil bir Türkiye’nin de teminatıdır.
Bu düşüncelerle; bilimde, üretimde, kamusal hayatta ve evlerinde büyük bir özveriyle emek veren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü saygı ve minnetle kutluyorum.





