Eskişehir'de yaşayan mimar çift Emre ve Elvan Karagöz, 10 yıl önce özel ihtiyaçlı çocukların eğitimi için hobi olarak başladıkları 3D yazıcı serüveninde mimarlık mesleklerini bırakarak, nişasta bazlı doğal termoplastiklerle çocukların hayal dünyasını geliştiren ve parmak kaslarını güçlendiren sağlığa zararsız oyuncaklar üretiyor.

Eskişehir'in Odunpazarı ilçesinde girişimci Emre Karagöz ve eşi Elvan Karagöz, kurdukları atölyede çocuk sağlığını tehlikeye atmayan yeni nesil teknolojileri kullanarak tamamen doğal menşeli termoplastiklerden oyuncak, hediyelik eşya ve anahtarlık üretimi gerçekleştiriyor. ?Yaklaşık 10 yıl önce özel çocukların eğitimi için bir hobi olarak başladıkları bu serüvende, bugün üç boyutlu yazıcılar kullanarak üretim yapan mimar çift, petrol bazlı olmayan ve mısır nişastasından elde edilen PLA malzemesiyle çocukların hem hayal dünyalarını geliştiren hem de okul öncesi dönemde parmak kaslarını güçlendiren sağlıklı materyaller tasarlıyor. Sektörün tanıtımına da büyük katkı sağlayan girişimci çiftin ürettiği zengin renk çeşitliliğine sahip, gıdaya uygun ve güvenli ürünler, yurt içinden ve yurt dışından yoğun ilgi görüyor. Tasarım olgusunu binalardan oyuncaklara aktaran girişimci çift, 6 aylık bebeklerden 50 yaş grubuna kadar oldukça geniş bir kitleye hitap eden güvenli ürünleriyle beğeni topluyor.

?'Mimarlığı tamamen bıraktık diyemem; sadece kullandığımız malzemeyi değiştirdik'

?Yürüttükleri çalışmaları ve üretim süreçlerini aktaran Elvan Karagöz, 'Yurt içinde ve yurt dışındaki mimarlık serüvenlerimiz devam etti. Sonrasında, yaklaşık on sene önce 3D tasarıma bir hobi olarak başladık. Bu alanda belki de ilklerden biriyiz. Aslında eşim bu tarz konulara çok meraklıdır. Çok yeni bir teknoloji olduğu için ilk etapta sadece keşif amacıyla başladık. Cihazı ilk aldığımızda, süreç ve diğer aşamaları bizim için adeta bir sihir gibiydi' dedi.

?'Mimarlık sadece bina yapmak anlamına gelmiyor'

Kullandıkları teknolojinin yeniliğinden bahseden Karagöz, 'Aslında bu, bizim için oldukça keyifli bir süreçti. Bir şeyler üretmek çok zevkliydi. Kullanılan malzeme çok güzeldi, teknoloji ise oldukça yeniydi. Bir şeyler üretmek, bunları insanlara sunmak ve onların beğenisini kazanmak harika bir duyguydu. Ürettiklerimizi birtakım projelerde de kullandık. Örneğin, okulumuzda bununla ilgili çeşitli projeler geliştirdik. Mimarlık mesleğimizden dolayı sabahlara kadar çalışmaya o kadar alışkınız ki, bu durum bizim açımızdan çok güzel bir sürece dönüştü. Evet, eşim de ben de mimarız. Ancak mimarlık öyle bir meslek ki, barındırdığı tasarım olgusu sadece bina yapmak anlamına gelmiyor' şeklinde konuştu.

'Malzemeyi değiştirerek bu yöne doğru evrildik'

Yaptıkları işin kendilerini çok mutlu ettiğini söyleyen Elvan, 'Bir şeyler üretmek bizim için her zaman çok keyifli olmuştur. Bu yüzden mimarlığı tamamen bıraktık diyemem; sadece bir şeyler üretme sürecinde kullandığımız malzemeyi değiştirdik ve yavaş yavaş bu yöne doğru evrildik diyebilirim. Kullandığımız materyal PLA denilen yeni nesil bir malzeme. Nişasta bazlı bir yapısı var. Bu nedenle aslında bastığımız ürünler plastik değil. Hatta baskı işlemi sırasında eve hafif bir şeker kokusu yayıldığını söyleebilirim. Dolayısıyla, plastiğe kıyasla daha az zararlı bir malzeme olduğunu belirtebilirim' diye belirtti.

'6 aylık bebeklerden 50 yaşına kadar geniş bir kitleye hitap ediyoruz'

Elvan Karagöz son olarak şunları söyledi:

'Hitap ettiğimiz o kadar geniş bir yaş grubumuz var ki; 6 aylık bebekleri için ebeveynleri alışveriş yaparken, 40-50 yaş grubundaki insanlar da birebir aynı ürünü kendileri için alıp bir şekilde kullanabiliyorlar.'

Kaynak: İHA