Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Bilgehan Poyrazoğlu, gelişmiş teknoloji sayesinde kanser tedavisinde ileri görüntüleme yöntemleri eşliğinde gerçekleştirilen laparoskopik ve minimal invaziv cerrahilerle, büyük kesiler yerine milimetrik girişlerle operasyonların tamamlandığını söyledi.

Büyük Anadolu Hastanesi, her yıl binlerce kişinin hayatını etkileyen kansere karşı farkındalık çağrısında bulundu. Günümüzde görülme sıklığı artan bu hastalıkla mücadelede en güçlü silahın 'bilinçli birey ve erken teşhis' olduğu vurgulanırken, tıbbın sunduğu yeni nesil teknolojilerin tedavi başarısını yüzde 90'ların üzerine çıkardığı ifade edildi. Kanserle mücadelede zamanın en kritik faktör olduğunu belirten hastane uzmanları, vücuttaki olağan dışı değişikliklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlatıyor. Uzun süreli ses kısıklığı, iyileşmeyen yaralar, açıklanamayan kilo kaybı veya vücuttaki şişlikler gibi belirtilerin erken dönemde yakalanması, hastalığın yayılmadan kontrol altına alınmasını sağlıyor. Bu noktada düzenli sağlık taramaları ve kişiye özel hazırlanan check-up programları, henüz belirti vermeyen riskleri dahi gün yüzüne çıkararak hayati bir koruma kalkanı oluşturuyor.

Cerrahi müdahaledeki teknolojik dönüşüme dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Bilgehan Poyrazoğlu, gelişen yöntemlerin hasta konforunu en üst seviyeye taşıdığını ifade ederek, 'Kanser cerrahisinde artık sadece tümörü temizlemeyi değil, hastanın yaşam kalitesini korumayı da hedefliyoruz. Gelişmiş görüntüleme eşliğinde gerçekleştirdiğimiz laparoskopik ve minimal invaziv cerrahiler sayesinde büyük kesiler yerine milimetrik girişlerle operasyonlarımızı tamamlıyoruz. Bu durum enfeksiyon riskini minimize ederken hastalarımızın sosyal hayata çok daha hızlı dönmesine imkan tanıyor. Doğru tedavi ancak kusursuz bir teşhisle mümkündür. Hastanemizde kanser hastaları onkoloji konseyinde branş hekimleri tarafından multidisipliner şekilde değerlendirilerek en doğru tedaviye karar veriliyor. Bu önemli bir konu. Ayrıca hastane bünyesinde kullandığımız yüksek çözünürlüklü radyolojik cihazlar ve patolojik inceleme teknikleri ile kanserin haritasını henüz başlangıç aşamasında çıkarabiliyoruz. Özellikle cerrahi sınırların belirlenmesinde ve tümörün temizlenmesinde kullanılan sistemler sayesinde operasyonel başarımız uluslararası standartlara taşınıyor' dedi.

Kanserin bir yazgı olmadığını, yönetilebilir bir süreç olduğunu hatırlatan Poyrazoğlu, toplumun her kesimini tarama programlarına dahil olmaya davet etti. Genetik yatkınlığı olan veya belirli bir yaş sınırını aşmış bireylerin hiçbir şikâyeti olmasa dahi uzman kontrolünden geçmesinin önemine değindi. Kanserle mücadelede multidisipliner bir yaklaşımın esas olduğunu vurgulayan Poyrazoğlu, onkoloji, cerrahi ve radyoloji birimlerinin koordineli çalışmasıyla pek çok hastanın sağlığına kavuştuğunu ifade etti.

Kaynak: İHA