Anadolu Üniversitesi 60+ Tazelenme Üniversitesi'nde en büyüğü 78 yaşında olan 48 öğrenci mezuniyet sevinci yaşadı.

Anadolu Üniversitesi 60+ Tazelenme Üniversitesi'nin üçüncü mezuniyet töreni Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu'nda gerçekleştirildi. En büyüğü 78 en küçüğü 60 yaşında olan 48 öğrencinin mezuniyet heyecanına yakınları da ortak oldu. Programa Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel de katıldı.

Doktorların dahi yaşlı vatandaşların reçetelerine üniversitelerini yazdıklarını söyleyen Anadolu Kampüsü Kurucu Koordinatörü ve Anadolu Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Birimi Müdürü Doç. Dr. Emre Birinci, 'Çok heyecanlı ve gururluyuz aslında. 2019 yılında başladığımız süreçte bugün, üçüncü mezunlarımızı veriyoruz. O yüzden çok büyük mutluluk ve gurur içerisindeyiz. En büyük öğrencimiz 78 yaşında, bugün daha küçükleri 60-61 yaşlarında öğrencilerimiz var. Onları mezun etmenin gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. O yüzden çok mutluyuz. Aslında ilk başta yola çıktığımızda ön yargılar vardı. '60 yaşın üzerindeki kişilerin üniversitede ne işi var?' diye bir aslında ön yargı vardı. Ama o ön yargıları yıktığımızı düşünüyorum. Yaşlı ve yaşlılık algısı değişmeye başladı. Biliyorsunuz bizim kayıtlarımız 1 dakika 51 saniyede doluyor. Kayıtlarımızı online olarak alıyoruz. Ve artık hani geldiğimiz noktada şu anda Eskişehir'deki doktorların hastalarına reçetelerine 'Anadolu Tazelenme Üniversitesi'ne kayıt olması faydalı olur.' şeklinde reçetelerle bize öğrencilerimiz geliyor. Bu da bizim aslında ne kadar yaptığımız işin doğru olduğunu bize gösteriyor' dedi.

'Hayatımız burada bence yeniden canlandı'

60+ Tazelenme Üniversitesi'nden 6 yılda mezun olan 73 yaşındaki avukat Hanife İmadoğlu, 'Okul olarak altı senedir burada okuyorum ve en eski öğrenci benim. İlk açıldığında iki senelik bir kaydım vardı ama tam altı senedir bu okulda okuyorum. Ben hayatımda pek çok okulda okudum ama hiç bu kadar uzun süren ve bu kadar güzel olan bir okul görmedim. Açıkçası okulu hiç bitirmek istemiyorum; zaten hiç kimse bitirmek istemiyor, herkes doktora yapmak istiyor. Öylesine güzel, sevgi dolu yıllar geçirdik ki. Ben altı senemi burada çok güzel geçirdim. Dışarıda kime rastlasam bana, 'Ya sen bunca seneden sonra orada ne okuyorsun, bu kadar senedir ne yapıyorsun?' diyorlar. Ne okumadık ki biz, ne okumadık. Dağları taşları gezdik, arkeolog olduk; fitoterapi yaptık, eczacılık okuduk; ilaçları, güzelliği, estetiği öğrendik; her gün spor yaptık. Melek hocamız var, onunla 'Ela' şarkısı eşliğinde bir sirtaki yaptık, Akdeniz sahillerinde meşhur olduk. Keje'yle, Ahmet hocayla çok güzel halaylar çektik. Yani hayatımız burada bence yeniden canlandı, adı gibi tazelendik. Burası gerçekten bir 'Tazelenme Üniversitesi'. Herkese tavsiye ediyorum ama girmek çok zor; buraya kaydolmak büyük mesele. Kayıtlar başladığında ancak bir dakika içinde kayıt olunabiliyor. Herkesin böyle bir okulda okumasını, bu projenin inşallah hep devam etmesini istiyorum; bütün Eskişehir okusun, bütün Eskişehir. Aslında Ankara Hukuk Fakültesi mezunuyum, yani bu cübbelere alışığım; bu giydiğim ikinci cübbe. Arada başka yerlerde de okudum, kurslara gittim, çok şey öğrendim ama hayatımda okuduğum en güzel yer Tazelenme Üniversitesi oldu' diye konuştu.

'Bize verilen her gün, yeni bir şey öğrenmek için bizim için bir fırsattır'

Kürsüye çıkan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel de 'Karşımızda üniversiteyi henüz yeni bitirmiş, akademik veya iş hayatının başında olan, belki gelecek kaygıları, yaşam kaygıları taşıyan ve hayatının baharında olan bir genç topluluk yok. Ancak en az o gençler kadar yaşam arzusu, öğrenme arzusu ve tazelenme arzusu olan, ruhu genç bir topluluk var bugün karşımızda. Bu topluluk herhangi bir gelecek ya da iş kaygısı taşımadan, sadece öğrenmeyi ve hayatına yeni şeyler katmayı hedefliyor; biz buna kısaca 'tazelenme' diyoruz. Tazelenmeyi hedefleyen, gerçekten ruhları genç ve öğrenme aşkıyla dolu bir topluluğun mezuniyet töreninde bugün bir aradayız. İnsan çalışma hayatından emekli olabilir. Ancak düşünün ki dostluktan emeklilik var mıdır? Annelikten emeklilik var mıdır? Ya da yeni bir alanda bir şey öğrenmenin emekliliği olabilir mi? Çalışma azmiyle, aşkıyla; çocuklarımız, komşularımız ve dostlarımızla hayatın içinde yer alan insanlar olarak her gün yeni şeyler öğrenmek üzere, her gün yeniden 'Bismillah' diyerek güne başlıyoruz. Bize verilen her gün, yeni bir şey öğrenmek için bizim için bir fırsattır. Aslında her gün yeniden başlıyoruz, her gün yeniden başlıyoruz. Dolayısıyla kampüsümüzde sizlerdeki bu enerjiyi görmüş olmak, gençlere de gerçekten büyük bir ilham veriyor. Hele hele Emre hocamızın da söylediği gibi, derslerdeki coşkunuz, heyecanınız, devamlılığınız, sürekliliğiniz ve o öğrenme arzunuz gerçekten gençlere büyük bir örnek oluyor. Derslere devam konusunda biz gençlerin yoklamasını alıp kim geldi, kim gelmedi diye bakarken; Tazelenme Üniversitesi'nde bir kişi bile gelmese diğer arkadaşları hemen arayıp soruyor: 'Bugün dostumuz, arkadaşımız niye gelmedi acaba?' diye. Çünkü herkes buraya büyük bir aşk ve şevkle geliyor. Yani zorunluluktan dolayı okula gitme kaygısıyla gelen öğrenciler gibi değilsiniz; gerçekten öğrenme arzusuyla buradasınız. Tabii burada sadece bir eğitim almış olmadınız. Yeni dostluklar, yeni arkadaşlıklar ve belki de bu mezuniyetten sonra da devam edecek yeni ilişkileri hayata geçirmek adına çok şey paylaştınız. Bizim gayemiz de biraz bu aslında; size illa bir diploma vermek değil, zaten hepinizin diploması var. Biz, 'Yeni bir yol arkadaşlığı kurabilir miyiz? Hayatımıza anlam katabileceğimiz yeni bir mesleki bilgi ya da el becerisi kazanabilir miyiz? Daha iyi bir hikayeyi nasıl anlatabiliriz veya hayatımızda yeni bir sayfa açarak anlatabileceğimiz güzel hikayeler biriktirebilir miyiz?' sorularının cevaplarını bulmak için bugün buradayız. Bu anlamlı ve yenilikçi eğitim yolculuğunu büyük bir başarıyla tamamlayan siz değerli öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum. Ve sizleri her sabah Anadolu Üniversitesi Tazelenme Üniversitesi'ne uğurlayan ailelerinizi de tebrik ediyorum tabii ki. Biz normalde gençleri mezun ederken, arkalarında dağ gibi duran anne babalarını unutmamalarını, onları her zaman sevgi ve saygıyla anmalarını tavsiye ederek gençlerimizi uğurluyoruz. Ama burada da siz bilge büyüklerimizi mezun ederken; sizi buraya destekleyerek gönderen evlatlarınızı, torunlarınızı ve daha da önemlisi eşlerinizi tebrik etmek istiyoruz. Çünkü herkesin karı-koca olarak eşiyle birlikte buraya gelme şansı olmuyor. Aslında hayat yolculuğunun nihayetinde öğrenebileceğimiz tek şey, belki de kendimizi daha iyi tanıyor olmaktır. Eminim buradaki mezun öğrencilerimizin birçoğunun 'Ben bu işte kendimi buldum', 'Ben burada kendimi keşfettim', 'Ben bu derste kendimi buldum' dediği mutlaka anlar ve anılar vardır. Evet, sizlere yepyeni bilgilerle aynı zamanda insanın her yaşta kendini yeniden keşfedebileceğini, hayatta her an yeniden başlanabileceğini bize gösteren bir topluluk olarak buradan veda ediyoruz. Yine Hazreti Mevlana'nın bir sözüyle sizlere veda etmek istiyorum. Hazreti Mevlana şöyle der: 'Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanırsa'' dedi.

Tören mezun öğrencilerin kep atmasıyla son buldu.

Kaynak: İHA