ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'nın başkenti Caracas'a düzenlenen saldırıların ardından alıkonarak ABD'ye götürülen Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun "USS Iwo Jima" gemisinden ilk fotoğrafını yayımladı.

Trump, ABD merkezli Truth Social sosyal medya platformundan, Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun alıkonarak ülke dışına çıkarılmasına ilişkin bir paylaşım yaptı.

ABD Başkanı Trump: Maduro'ya sadık kalanların geleceği kötü - Resim : 1

Maduro'nun ülke dışına çıkarıldığı "USS Iwo Jima" gemisinden fotoğrafını paylaşan Trump, konuya ilişkin bir yorumda bulunmadı.

Fotoğrafta ise Maduro, gözleri bağlı bir şekilde elinde su şişesi tutarken görülüyor.

Nicolas Maduro kimdir?

Venezuela'nın başkenti Caracas'ta 23 Kasım 1962'de dünyaya gelen Nicolas Maduro, lise yıllarında sosyalist siyasi oluşum olan Sosyalist Lig'e üye oldu.

Genç yaşında otobüs şoförlüğü de yapan, Caracas Metrosu'nda vatman olarak çalışmaya başlayan Maduro, şirketin yönetim kurulu üyeliğine yükseldi ve sendika başkanı seçildi.

Eski Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez'in kurduğu Bolivarcı Devrimci Hareket 200'ün (MBR-200) mensubu olan Maduro, Chavez'in 1992'de darbe sonucu hapse atılmasının ardından özgür kalması için önde gelen aktivistlerden biriydi.

Siyasi hayatına Ağustos 1999'da Venezuela Kurucu Ulusal Meclis üyesi olarak atılan Maduro, çeşitli komisyonlarda görev aldı.

Venezuela Ulusal Meclis Başkanlığı'nı Ocak 2006'da üstlenen Maduro, aynı yılın ağustos ayında ise Dışişleri Bakanlığı görevine getirildi. 10 Ekim 2012'de Devlet Başkan Yardımcılığı görevine gelen Maduro, 8 Mart 2013'te Chavez'in ölümünden birkaç gün sonra anayasayla Venezuela Devlet Başkanlığını üstlendi.

Maduro, 14 Nisan 2013'te düzenlenen devlet başkanlığı seçimlerini kazandı ve Chavezci yönetimin işçi sınıfından gelen ilk devlet başkanı oldu.

Görevi boyunca ABD ile gergin ilişkilere sahip olan Maduro, yaptırımların hedefi oldu ve hatta ABD, Maduro'nun tutuklanmasına yardım edene "50 milyon dolar" ödül vereceğini duyurdu.

Venezuela'da 2017'deki öğrenci protestoları ve 2018'de Maduro hükümetinin kazandığı seçimlerin muhalefet tarafından kabul görmemesi, hükümet ile muhalefet arasındaki tansiyonu yükseltti.

Maduro hükümeti, başta ABD tarafından olmak üzere çeşitli yaptırımlar ve "dünyada en yüksek enflasyon oranına sahip ülkeler" arasında yer almasıyla artan ekonomik sıkıntılar arasında siyasi krizlerle de karşı karşıya kaldı.

Bir etkinlikte yaptığı konuşma sırasında 2018'de suikast girişimine de maruz kalan Maduro, ülkesinde 2019'da ABD destekli muhalefetin kalkışmasını bastırmayı başardı.

Uzun süre uluslararası alanda tanınırlığını kaybeden Maduro, zaman zaman muhalifleriyle yaptığı müzakereler ve ılımlı açıklamalarıyla uluslararası alandaki yerini yeniden kazandı.

Maduro, yakın çevresi ve Venezuelalı petrol şirketlerinin, ABD tarafından uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlanması, Washington yönetiminin terör listesine aldığı İran Devrim Muhafızları ve Hizbullah ile işbirliği yapmakla itham edilmesi artan gerilimin göstergeleriydi.

Venezuela’da 2024’te düzenlenen ve Maduro’nun kazandığı seçimlerin ardından, muhalefetin sonuçları reddetmesi, kazandıklarını iddia ettikleri tutanakları açıklaması ve hükümet kanadının resmi seçim tutanaklarını paylaşmaması, Chavezci hükümete yönelik baskıyı artırdı.

Avrupa ülkeleri ile ılımlı irtibatını son zamanda kaybeden hatta daha önce kendisine yakın duran Latin Amerika’daki sol iktidarların bulunduğu bölge ülkelerinin de eski desteğini kaybeden Maduro, Washington yönetiminin ciddi tehditleri ve önlemleriyle karşılaştı.

ABD'nin, Maduro ve Venezuelalı üst düzey askeri yetkililerin yönettiğini iddia ettiği "Cartel de los Soles"i terör örgütleri listesine alması, Washington'un Venezuela'ya müdahalesinin bahanesi olarak yorumlandı.

Buna karşın Maduro hükümeti ise ABD'nin başta petrol olmak üzere Venezuela'nın kaynaklarını kontrol etmek için sosyalist hükümeti hedef aldığını birçok kez ifade etti.

Şarkı söyleyip dans eden renkli kişiliği ve Filistin davasına yönelik tam desteğiyle sık sık gündem olan Maduro, Türkiye'yi en son 8 Haziran 2022'de ziyaret etti.

Maduro, Temmuz 2018'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yemin törenine, Haziran 2023'te de Erdoğan'ın yeniden seçilmesinin ardından düzenlenen göreve başlama törenine katılmak için Türkiye'ye geldi.

Trump-Maduro telefon görüşmesi

Aralık 2025'te ABD basınına yansıyan haberlerde Başkan Trump ile Maduro'nun telefonda görüştüğü, Trump'ın Maduro'dan ülkeyi terk etmesini istediği ifade edildi.

Maduro'nun kendisi ve yakın çevresi için de "işledikleri iddia edilen suçlara" karşı "küresel af" talep ettiği, Trump’ın ise bunları reddederek, Maduro’ya "kendisi, eşi Cilia Flores ve oğluna (ülkeden) güvenli çıkış imkanı sağlanabileceği" mesajını ilettiği aktarıldı.

Maduro da 1 Aralık'ta Trump ile telefon görüşmesi yaptığını doğrulayarak, "görüşmenin saygı çerçevesinde geçtiğini" söyledi.

ABD, Çinli yetkilinin ziyaretinden "saatler sonra" Venezuela'ya müdahale etti

Venezuela’yı uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlayan, Karayip Denizi’ne ve bazı bölge ülkelerine askeri yığınak yaparak kara ve deniz kuşatması uygulayan ABD’nin hava saldırıları ve müdahalesinin, Çinli yetkilinin Caracas ziyaretinden saatler sonra gerçekleşmesi dikkati çekti.

Dün, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in Latin Amerika ve Karayipler Özel Temsilcisi Çiu Şiaoçi, Caracas'a yaptığı ziyarette Maduro da dahil Venezuelalı yetkililerle "iki ülke arasındaki işbirliğini" görüşmüştü.

YouTube platformundaki hesabı tek taraflı kapatılan, Amerikan X şirketinin sosyal medya hesabını ABD ile gerilimin ardından kullanmayı bırakan Maduro'nun Telegram hesabındaki son paylaşımı ise Çiu'nun ziyaretinden son görüntüleri içeriyor.

Ne olmuştu?

Venezuela'nın başkenti Caracas'ta bugün yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyuldu.

Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçladı.

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurdu.

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro'ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıkladı.

Venezuela yönetimi, ABD'nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulundu. Bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD'ye destek verenler de oldu.

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalayan ABD güçlerinde bazı yaralanmalar yaşandığını ancak hiçbir askerin hayatını kaybetmediğini açıkladı.

Trump, Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşinin yakalanmasına ilişkin, Fox News'e konuştu.

Trump, "Operasyon için 4 gün hava koşullarının düzelmesini bekledik. Maduro kale gibi çok korunaklı bir yerdeydi. Yani, bunu adeta bir televizyon şovu izliyormuş gibi izledim. Hızını, şiddetini görseydiniz inanılmaz bir şeydi." dedi.

Trump, "Venezuela yönetiminin geleceği hakkında şimdi karar veriyoruz. Bir hafta önce Maduro ile görüştüm. Maduro sonlarında pazarlık yapmaya çalışmıştı. Başka birinin Maduro’nun bıraktığı yerden devam etmesine izin veremeyiz. Maduro'ya sadık kalanların geleceği kötü. Venezuela’nın yeniden kötüye gitmediğinden emin olacağız" şeklinde konuştu.

Trump, Maduro'nun nerede olduğu sorusuna, "Şu an bir gemideler, New York'a götürülüyorlar" yanıtını verdi.

ABD, Venezuela'ya sınır dışı edilen kişilerin uçuşlarını durdurdu

ABD'nin Venezuela'daki son gelişmelerin ardından bu ülkeye sınır dışı edilen kişilerin uçuşlarını durdurduğu belirtildi.

CNN'in bir ABD hükümeti yetkilisine dayandırdığı haberine göre, Venezuela'daki son gelişmelerin ardından ABD yönetimi yeni bir karar aldı.

ABD yönetimi, Venezuela'ya sınır dışı edilen kişilerin uçuşlarını durdurdu

Fransa: Maduro'nun yakalanmasına yol açan askeri operasyon uluslararası hukukun ihlalidir

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD merkezli X hesabından yaptığı paylaşımda, Maduro'nun "Venezuela halkının gücünü elinden alarak ve (halkı) temel özgürlüklerinden mahrum bırakarak" halkın kendi kaderini tayin hakkını zedelediğini belirtti.

Fransa'nın "Venezuela halkının egemenliğini sürekli olarak savunduğunu" kaydeden Barrot, ABD'nin Maduro'ya yönelik müdahaleye ilişkin, "Nicolas Maduro'nun yakalanmasına yol açan askeri operasyon, uluslararası hukukun temelini oluşturan güç kullanmama ilkesini ihlal etmektedir. Fransa kalıcı siyasi çözümün dışarıdan dayatılamayacağını ve egemen halkların kendi geleceklerine kendilerinin karar verdiğini hatırlatır." ifadelerini kullandı.

Barrot, ABD'yi işaret ederek "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) daimi üyesi olarak öncül sorumluluğu olanların (güç kulanmama) ilkesini sürekli ihlalinin, dünya güvenliği açısından, hiçkimseyi dışlamayacak şekilde ağır sonuçları olacağını" vurguladı.

"Tarihten ders çıkaran bir ülke olarak Fransa’nın buna hazırlandığını" belirten Barrot, "Fransa, devletlerin her zaman ve her yerde uluslararası eylemlerine rehberlik etmesi gereken Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'ne bağlılığını vurguluyor." dedi.

BFMTV'nin Elysee'ye yakın kaynaklara dayandırdığı haberde, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Venezuela'daki gelişmeleri "sabah saatlerinden bu yana yakından" takip ettiği ve ortakları ile görüşmelerde bulunduğu aktarıldı.

Öte yandan yetkililer, Venezuela'nın başkenti Caracas'ta Fransız vatandaşlarına evlerinde kalmaları ve temkinli olmaları çağrısı yaptı.

Kaynak: Haber Global