<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>TV Nota | Güncel Haberler, Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.tvnota.com</link>
    <description>TV Nota, güncel ve doğru haberler ile en son dakika gelişmeleri aktarır. Ankara trafik kazası, Ankara son dakika, Ankara okullar tatil mi!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tvnota.com/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>TMB GROUP FİNANSAL DANIŞMANLIK MEDYA VE KOZMETİK  A.Ş. TÜM HAKLARI SAKLIDIR</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 20 Aug 2026 08:15:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli: Bölgenin anahtarı ‘Türk Barışı’]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/mhp-lideri-devlet-bahceli-bolgenin-anahtari-turk-barisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/mhp-lideri-devlet-bahceli-bolgenin-anahtari-turk-barisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP lideri Devlet Bahçeli, ‘Terörsüz Türkiye’ ile yeşeren ‘Terörsüz Bölge’nin emperyalizmin sinsi planlarını bozduğunu belirterek, bölgeyi de içine alacak şekilde Türk barışını inşa etmek istediklerini söyledi. Bahçeli, "Düzen, adalet ve istikrara dayanan Türk barışı, Türkiye ve bölgemizin ahlaki ve manevi yükseliş hamlesi, adil ve paylaşımcı huzur ve refah modelinin teminatıdır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024 tarihindeki tarihi çağrısıyla başlayan, terör örgütü PKK’nın kendini feshetmesi ve silah bırakma kararı almasıyla devam eden ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde tarihi nitelikte bir dönüm noktasına gelindi. Sürecin yasal alt yapısını oluşturan yasa TBMM’de rekor bir oyla kabul edilerek, milli birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesinde önemli bir adım atıldı. MHP lideri Bahçeli, gelinen bu önemli aşamayı MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir’e değerlendirdi.</strong></p>

<p><strong>Soru: Bölgemizdeki gelişmelere bakınca ‘Terörsüz Türkiye’nin önemi herkes tarafından daha net anlaşılmıştır. MHP Politiği, ‘Terörsüz Türkiye’ ile bölgesel gelişmeler ve uluslararası ilişkiler arasında nasıl bir bağlantı kurmaktadır?</strong></p>

<p></p>

<p>‘Terörsüz Türkiye’nin birinci aşaması, terör örgütüne silah bıraktırma ve bölgenin terör unsurlarından temizlenmesi olsa da Türkiye’nin dış politikada daha bağımsız hareket edebilmesi, yakın coğrafyasında barış ve istikrarın güçlenmesi, Doğu Akdeniz'den Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Avrupa'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada etkinliğinin artması, ‘Terörsüz Türkiye’nin hedefleri arasında yer almaktadır.<br />
Esasında, bölgemizde ‘Şark Meselesi’nde ikinci perdenin sahnelenmek istendiği görülmektedir. Hedef; parçalanmış ve bölünmüş egemen devletlerdir. Ancak Türkiye, yeni Sykes-Picot düzenini, Balfour’daki sinsi planları ‘Terörsüz Türkiye’ hedefiyle bozmuş, terörsüz bölgenin yeşermesiyle emperyalizmin bu coğrafyadaki emellerine darbe vurmuştur.<br />
Devlet altı etnik, dini ve mezhepsel grupların yönetilebilir otonom bölgelere bölünmeleri ve bu bölgelerde vekalet savaşlarını yürüten illegal/terör örgütleri Türkiye’nin ontolojik güvenliğini tehdit edegelmiştir. Lübnan, Irak, Suriye gibi ülkelerdeki politik istikrarsızlıklar ve bölgemizdeki yönlendirilebilir parçalı yapılar, Türkiye’nin sınır güvenliğinin yanı sıra egemenliğini, toplumsal ve kurumsal yapısını da etkilemektedir.<br />
19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ‘Düvel-i Muazzama’ olarak adlandırılan büyük devletlerin, Türk toprakları üzerindeki bölücü, yıkıcı ve işgalci politikaları Şark meselesinin temellerini oluşturmuştur. Şark meselesi, Osmanlı Devleti’nin bölünme ve parçalanma hedefine müstenit paylaşılma sorunu olarak ortaya çıkmıştır. Nitekim, Osmanlı Devleti içerisinde gayrimüslim unsurların ayrılıkçı/bölücü hareketleri, 1878 Berlin Antlaşması ile ivme kazanmış; Osmanlı Devleti 1911’de Kuzey Afrika’daki son toprağını, 1912’de ise Balkanları kaybetmiş; 1920’de Sevr dayatması ile tarih sahnesinden silinmenin eşiğine gelmiştir.</p>

<blockquote>
<p>Türkiye’nin yakın coğrafyasında barış ve istikrarın güçlenmesi, Doğu Akdeniz'den Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Avrupa'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada etkinliğinin artması, ‘Terörsüz Türkiye’nin hedefleri arasındadır.</p>
</blockquote>

<h2>MHP, devletin teminatı</h2>

<p>Şark meselesinin yeni perdesinde, Türkiye’nin ontolojik güvenliğine yönelik tehditleri bertaraf edebilecek kurumsal hafızaya sahip yegâne müessese, Milliyetçi Hareket Partisi’dir. ‘Terörsüz Türkiye’, MHP politiğinin ve kurumsallığının bu riskleri gören bölgesel ve küresel barış misyonudur. Zira MHP politiği ve kurumsallığı, Türkiye’deki darbelerle sınanan, ideolojik çatışmalarla çelikleşen, etnik/mezhepsel ayrıştırma hamlelerini boşa çıkaran; ulus-devlet kurumsallığının teminatı ve Cumhuriyetin hafızasıdır. Bu husus MHP’yi, Türk milliyetçiliğiyle beraber Türk siyasetinin de merkezine taşımaktadır.<br />
Türkiye doğu ile batının, kuzey ile güneyin ortasında hem jeo kültürel hem de jeo ekonomik olarak bir kavşak noktasındadır. Tarihi ve kültürel müktesebatı, devlet tecrübesiyle öne çıkan ülkemiz, siyasi ve ekonomik gücüyle bir kutup başı, merkez ülke olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.<br />
Milliyetçi Hareket Partisi, Türk tarihinden, köklü devlet kurumsallığından ve kadim medeniyet birikiminden aldığı ilhamla bölgesini de içine alacak şekilde Türk barışını inşa etmek arzusundadır. Türk barışı, Türk milletinin tarihi misyonu çerçevesinde düzen, adalet ve istikrar unsurlarına dayanan, Türkiye’nin medeniyet birikimlerini dış politika yapımında etkin ve rasyonel bir şekilde denklemin içinde tutan reel politikaya dayanmaktadır. Bu yönüyle Türk barışı, hem Türkiye’nin hem de bölgemizin ahlaki ve manevi yükseliş hamlesi, adil ve paylaşımcı huzur ve refah modelinin teminatıdır. Bunun için öncelikle ülkemizde ve bölgemizde istikrarın tesis edilmesi, etnik, dini ve mezhepsel ayrışmanın sona erdirilmesi elzemdir. Türk barışı, başta Suriye olmak üzere Irak, Lübnan gibi bölge ülkelerinde merkezi otoritelerin güçlendirilmesini, milli birliklerinin ve toprak bütünlüklerinin muhafaza edilmesini, demokratik hukuk devleti sisteminin tesis edilmesini hedeflemektedir. Bunun için de öncelikli olarak illegal silahlı yapıların ve terör örgütlerinin mutlaka ortadan kaldırılması gerekmektedir.</p>

<p><a href="https://www.turkgun.com/roportaj/mhp-lideri-devlet-bahceli-terorsuz-turkiye-milletin-eseri-olacak/392725" rel="nofollow"><img loading="lazy" src="https://www.turkgun.com/cropImages/405x228/uploads/haberler/2026/08/jFUf-mhp-lideri-devlet-bahceli-terorsuz-turkiye-milletin-eseri-olacak.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://www.turkgun.com/roportaj/mhp-lideri-devlet-bahceli-terorsuz-turkiye-milletin-eseri-olacak/392725" rel="nofollow">MHP Lideri Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye, milletin eseri olacak</a></p>

<h2>Bölgenin en büyük sorunu güvenlik</h2>

<p>21. yüzyılın ikinci çeyreğine girdiğimiz bir süreçte bölgemizin en büyük sorunu şüphesiz istikrar ve güvenliktir. Bölge ülkeleri, radikalleşmiş ve terörize olmuş örgütler münasebetiyle istikrarlı bir politik sistem inşa edememişler, bu sebepten emperyalist güçlerin dış müdahalesine ve politik mühendisliğine açık hale gelmişlerdir. Bölgemizdeki istikrarsızlık ABD/İsrail ile İran savaşıyla yeni bir kaotik sürece girmiştir. Petrol ve silah ticaretinin öne çıktığı kirli savaş bölge halkının huzurunu, küresel ekonomiyi, aynı zamanda hem ekonomik hem insani olarak ülkemizi yakından etkilemiştir. İslam coğrafyasında devam eden savaşlar, İslam ümmetinin/Ümmet-i Muhammed’in bir parçası olan milletimizi derinden üzmüştür. İsrail’in Gazze’de yaptığı katliam, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’ya yönelik Siyonist saldırılar bizim açımızdan kabul edilemezdir. Diğer yandan Suriye uzun yıllara dayalı baskıcı Baas rejiminden kurtularak istikrarlı bir ülke olma yolundadır. Bu gelişmeler karşısında Türkiye, uyguladığı akılcı politikalarla, barışı salık veren diplomatik çabalarıyla güvenilen, itibar edilen ve dostluğu aranan bir ülkedir.<br />
Bu nedenle ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin başarısı ile Türkiye'nin dış politika konsepti, birbirini besleyen ve doğrudan etkileyen iki temel unsur üzerinden şekillenmektedir. Bu doğrultuda iç cephede milli birlik ve beraberliğimiz ile egemenlik haklarımız güçlendirilirken, dış politikada da millî menfaatlerimiz doğrultusunda kararlı, çok boyutlu, proaktif ve barışçıl bir yaklaşım sürdürülmelidir.<br />
Emperyalizmin etnik, dini, mezhep temelli ayrıştırıcılığa ve kaosu süreklileştirmeye dayalı çabası yeni değildir. Vekâlet savaşları ve terör yoluyla siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarsızlık ürettikleri bilinmektedir. Ülkemiz üzerinde de araç, yöntem ve aktörleri değişse de amaç ve hedefleri değişmeyen benzer oyunlar oynanmıştır. Darbelerle, Alevi-Sünni, Türk-Kürt gibi söylemlerle milletimiz ayrıştırılmak, bir çatışma iklimi oluşturulmak istenmiştir. Bu durum Türkiye’de istikrarsızlığa sebebiyet verse de Türk milleti bu oyunlara gelmemiş, kardeşliğinden taviz vermemiştir. Terörsüz Türkiye ile farklılıklarımızın aramızda tefrikaya yol açmasına müsaade edilmeyecek; ortak değerlerimizi besleyen ve zenginleştiren milli bütünleşme ülkümüz tahkim edilecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>Terörsüz Türkiye, bölgemizdeki tahrik ve çatışmalara karşı da birlik ve dayanışma modeli olarak bölgesel istikrar ve barışı hedeflemekte. Binlerce kilometre uzaktan gelerek bölge halklarının kaderiyle oynama dönemi artık geride kalmalı.</p>
</blockquote>

<figure><img height="914" src="https://www.turkgun.com/uploads/upload-image/2026/8/1786970840414-image.jpg" width="1280" />
<figcaption>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında yapılacak "çerçeve yasa" teklifine imza vermişti.</figcaption>
</figure>

<h2>Uykuları kaçıran gerçek</h2>

<p>Terörsüz Türkiye, bölgemizdeki benzer tahriklere ve çatışmalara karşı da birlik ve dayanışma modeli olarak bölgesel istikrar ve barışı hedeflemektedir. Türk barışı, ülkelerin iç işlerine ve toprak bütünlüğüne saygılı, bölge kaynaklarının güven ortamı içerisinde ülkelerin ve toplumlarının kalkınmasına katkı sağlayacak şekilde kullanılmasını hedeflemektedir. Binlerce kilometre uzaktan gelerek bölge halklarının kaderiyle oynama dönemi artık geride kalmalıdır. Terörsüz Türkiye’ye karşı çıkanların uykularını kaçıran gerçeği de burada aramak gerekir.<br />
Belirtmek gerekir ki Türkiye, Asya ile Avrupa arasında enerji, ulaştırma ve ticaret koridorlarının kesişim noktasında bulunmaktadır. Orta Koridor, Kalkınma Yolu Projesi, Turan Koridoru (Yolu) ve enerji nakil hatları gibi stratejik projelerin başarıya ulaşması, büyük ölçüde güvenlik ve istikrar iklimine bağlıdır. Terörsüz Türkiye, bu projelerin daha etkin şekilde hayata geçirilmesine katkı sağlayacaktır.<br />
Türkiye, terörle mücadelede elde ettiği tecrübeyi bölgesel istikrarın inşasında diplomatik bir avantaja dönüştürebilecektir. Suriye, Irak ve diğer komşu ülkelerin toprak bütünlüğünü esas alan, terör örgütlerine alan bırakmayan ve bölgesel iş birliğini önceleyen bir yaklaşım, Türkiye’nin uluslararası etkinliğini daha da artıracaktır. Aynı zamanda savunma sanayii, lojistik, turizm, tarım ve sınır ticareti gibi birçok sektörde yeni fırsatlar doğacaktır. Güvenlik için ayrılan kaynakların önemli bir bölümünün eğitim, teknoloji, üretim, altyapı ve sosyal kalkınmaya yönlendirilmesi, Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ivme kazandıracaktır.<br />
Netice itibarıyla ‘Terörsüz Türkiye’; yalnızca güvenlik politikalarının başarısı değil, ekonomik refahın, diplomatik etkinliğin ve bölgesel istikrarın da stratejik anahtarı olarak değerlendirilmelidir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında güçlü devlet, güçlü ekonomi ve etkin dış politika hedefleri, güven ve istikrar iklimiyle daha sağlam bir zemine oturacaktır. Terörsüz Türkiye gelecek Türk asırlarının müjdesidir. Aynı zamanda da kaos ve kargaşa ile anılan bölgemizde barış ve huzurun, kardeşlik ve dayanışmanın, istikrar ve kalkınmanın anahtarı olacaktır.</p>

<p><strong>Soru: Milli birlik, demokrasi ve hukuk devleti gibi önemli vurgularınızın yanında temel hak ve özgürlükler ile ‘Terörsüz Türkiye’ arasındaki bağı da sormak isterim. Terörsüz Türkiye ile hak ve özgürlüklerin mahiyeti nasıl olacaktır?</strong></p>

<p>Türkiye temel hak ve hürriyetlerin anayasal güvence altında olduğu, insan haklarına saygılı, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Aynı zamanda bireysel hak ve özgürlükleri daha da geliştirme arzusundadır. Bireysel hak ve özgürlükler, doğal hukuk doktrininden doğmuş, modern devlet düşüncesinde anayasa ile teminat altına alınmıştır. Bu bağlamda kişiye sıkı sıkıya bağlı, vazgeçilmez, devredilmez, paylaşılmaz çekirdek haklar üzerinde devletin keyfiyetini ve etki alanını sınırlamıştır.<br />
Bir gruba, sadece o gruba ait olduğu için tanınan kategorik/kolektif haklar ise bireysel iradeyi yok eden, demokrasiyi tıkayan ve milli egemenliği aşındıran, ayrıştırıcı bir mahiyete sahiptir. Etnik köken, cinsiyet ya da dini/mezhepsel grupları referans alarak şekillendirilen kolektif/kategorik haklar, özellikle ulus devletlerin bünyesinde yaşayan farklı etnik ve dini grupları, vatandaşlık kimliğinin ve hukukunun temel dinamiğinden ayırarak, parçalayıcı, ayrıştırıcı kimlik, etnik ya da mezhep/dini grup siyasetini doğurmakta; bu yönüyle de arkaik, ilkel ve tahakkümcü bir nitelik taşımaktadır.</p>

<figure><img height="854" src="https://www.turkgun.com/uploads/upload-image/2026/8/178697077438-image.jpg" width="1280" />
<figcaption>MHP Genel Devlet Bahçeli, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin komisyon aşamasında görev alan MHP TBMM Adalet ve Anayasa Komisyonu üyeleri, Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül, Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk ile Tokat Milletvekili Yücel Bulut ile bir araya gelmiş, heyet, Genel Başkan Bahçeli'ye komisyon çalışmalarına ilişkin detayları aktarmıştı.</figcaption>
</figure>

<h2>Sorumlu bireycilik</h2>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak sağlıklı bir demokrasinin tesis edilebilmesinin, bireysel hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılması ve bu hakların en geniş anlamda kullanımının temini ile mümkün olabileceğini değerlendiriyoruz. Bununla birlikte bireysel hak ve özgürlüklerin yüksek ahlakî normlara ve olgun demokratik kültüre dayanan, toplum olma müşteriğine haiz sorumlu bireycilik anlayışında irade bulmasını hedefliyoruz.<br />
Bireysel hak ve özgürlüklerin en temel niteliği, devletin farklılıklara körleşerek hak, özgürlük ve ödevleri birey merkezli uygulamasıdır. Dolayısıyla Anayasalar tarafından teminat altına alınan bireysel hak ve özgürlükler, dil, din, ırk, cinsiyet, renk, mezhep, etnik köken, servet ve benzeri farklılıklar gözetilmeksizin insanın insan olmasından kaynaklı ‘verili’ ve ‘doğal’ haklardır. Sosyal ve ekonomik aynı zamanda siyasal haklar da bu bağlamdan yola çıkılarak devletin vatandaşları arasında hiçbir farklılık gözetmeksizin teminat altına aldığı evrensel kriterlere dayanmaktadır.<br />
Bireysel hak ve özgürlüklerin anayasada belirtilen istisnai durumlar dışında kısıtlanması söz konusu değildir. Bu yönüyle devlet-birey ilişkisini düzenleyen ve bireyi devlet gücüne karşı koruyan bireysel hak ve özgürlüklerin kategorik/kolektif haklar çerçevesinde mahiyetinin değişmesi, vatandaşlık kimliğinin içini boşaltan, devletin üniter ve milli yapısını zedeleyen, etnik ve mezhepsel siyasetin ayrıştırıcı diline hukuki bir koruma isteyen talepler demetine haiz olacaktır.<br />
Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında bireysel hak ve özgürlüklerin kapsamı daha da genişletilebilecek, uygulama sahasındaki aksaklıkların telafi edilebilmesi için birçok alanda mevzuatî ve kurumsal düzenlemeler yapılabilecek, güçlü bir kapasite inşa edilebilecektir. Terörsüz Türkiye, hak ve özgürlüklerin, demokratik gelişimin aynı zamanda da üniter milli yapımızın ve Cumhuriyetimizin temel niteliklerinin teminat altında olduğu bir mutabakatı, milli birlik ve dayanışmayı mümkün kılan iklimi tesis edecektir.<br />
Bu bağlamda tüm vatandaşlarımızı eşit hak ve sorumluluklar temelinde ortak bir zeminde buluşturmayı savunuyoruz. Bu ortak zemin Türk milletinin tarihî ve siyasî mutabakatıyla oluşmuş, anayasamızda ifade bulmuş Türk vatandaşlığıdır. Hep birlikte Türkiye olmanın yolu, devletin üniter ve milli çatısı altında milli birlik ve beraberlik ruhuyla, toplumsal dayanışma ve kaynaşma arzusuyla bir arada yaşama iradesidir.</p>

<blockquote>
<p>Türk barışı, başta Suriye olmak üzere Irak, Lübnan gibi bölge ülkelerinde merkezi otoritelerin güçlendirilmesini, milli birliklerinin ve toprak bütünlüklerinin muhafaza edilmesini, demokratik hukuk devleti sisteminin tesisini hedeflemekte.</p>
</blockquote>

<p><strong>Soru: Terörsüz Türkiye sürecinin öne çıkan en önemli vurgularından birisi de iç cephe oldu. İç cephenin tahkim edilmesinde temel enstrümanlar nelerdir?</strong></p>

<p>Türkiye, iki asra yaklaşan demokratikleşme ve yenileşme tecrübesi ışığında Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında muasır medeniyet ülküsünün en önemli gereklerinden olan demokratik hukuk devleti ilkesini daha da güçlendirme aşamasındadır. Toplumsal barış ve huzurun temini için daha demokratik ve şiddetin her türlüsünü reddeden bir anlayışla millî birlik ve toplumsal uzlaşmanın tesis edilmesi iç cephenin güçlendirilmesi bakımından da temel bir ihtiyaç olarak öne çıkmaktadır.</p>

<h2>Ya terör ya demokrasi</h2>

<p>Toplumun tüm kesimlerinin kendisini eşit, saygın ve güvende hissettiği bir yapı, terörün haksız ve temelsiz propaganda unsurlarını ortadan kaldıracak ve aynı zamanda demokrasinin gelişmesine de önemli katkı sağlayacaktır. Huzur ve refah artışıyla birlikte Türkiye’nin kalkınma hedeflerine ulaşması kolaylaşacaktır. Bu hedeflerin önündeki en önemli engellerden biri olan bölücü terörün ortadan kalkması ile birlikte Türkiye’nin daha güçlü bir demokrasiye ulaşması ve muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkması mümkün olabilecektir.<br />
Demokrasi, milli kimliğimizin ve milliyetçilik anlayışımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Terörsüz Türkiye’de demokratik hukuk devleti tahkim edilecektir. Zira terörün ve şiddetin olduğu yerde insanların hür iradesinden, insan haklarından ve demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. Terör ve şiddetin gölgesinde demokratik siyaset daralır, alternatif çözüm yolları tıkanır ve siyasi katılım süreçleri sağlıklı bir zeminde ilerlemez. O sebeple ‘ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset’ dedik ve herkesi Türkiye için bir olmaya davet ettik.<br />
Dolayısıyla, PKK terörünün sona ermesi, demokrasinin güçlenmesi için bir fırsat olacaktır. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda PKK’nın fesih ve silah bırakma kararına yönelik açıklamalarda ayrı bir devlet, federasyon, özerklik ya da kültüralist taleplerin yer almaması Türkiye’de yeni bir başlangıç için önemli bir adım olmuştur.<br />
Bu husus Türkiye’de etnikçi, mezhepçi ve Türk milli kimliğini aşındıran sair kimlikçi siyasetin de tasfiye edilmesini sağlayan bir gelişmedir. Esasen millet olma gerçeğimiz ve demokrasi kültürümüz dikkate alındığında kimlikçi siyaset, birleştirici değil ayrıştırıcı; kapsayıcı değil ötekileştirici, temel hak ve hürriyetleri, bireysel özgürlükleri değil kolektif/arkaik hak arayışını temsil eden bir politik zemine dayanmaktadır.</p>

<blockquote>
<p>Bölgenin en büyük sorunu istikrar ve güvenlik. Bölge ülkeleri, radikalleşmiş ve terörize olmuş örgütler yüzünden istikrarlı bir sistem inşa edemedikleri için emperyalist güçlerin müdahalesine açık hâle gelmişlerdir.</p>
</blockquote>

<h2>Devlet kurumsallığı şart</h2>

<p>Oysa yaşadığımız coğrafyanın tarih boyunca bize öğrettiği hakikat, Türk milletinin devlet kurumsallığıyla var olduğudur. Dolayısıyla güçlü bir devlet kurumsallığı, hukukun üstünlüğünün tesis edildiği ve demokratik kültürün olgunlaştığı bir siyasi atmosfere dayanmaktadır. Terörün, şiddetin ve vandalizmin olduğu bir yerde demokratik kültür gelişemeyeceği gibi devlet kurumsallığı da zayıflar. O sebeple sürecin tam olarak başarıya ulaşması, terör örgütünün silah bırakmasının da ötesinde, herhangi bir şekilde terörü olumlayan, sırtını teröre ya da vandalizme dayandıran siyaset anlayışının ve bölücü zihniyetin de tarihe karışması ile mümkün olabilecektir. Bu kapsamda, ‘Terörsüz Türkiye’ ile yalnızca dağdaki terörist unsurların değil, radikalleşmiş ve marjinalleşmiş yapıların da tasfiyesi, bütünüyle şiddetin bitirilmesi hedeflenmiştir.<br />
Bu noktada Türk vatandaşlığı, Türkiye’de nesep asabiyetine dayanan etnik unsurları Türk siyasal aidiyetine bağlayan ve Türk kimliğini siyasal şemsiye formuna dönüştüren bir işleve sahiptir. Türk vatandaşlığı, milli kimliğimizi siyasal ve kurumsal bir istikamete yönlendiren, Türk milletinin milli ve manevi değerlerinin tüzel kişilik kazanmış formu; Orhun Abidelerinden mülhem devletli ve töreli olmanın, düzen ve sulh içerisinde yaşamanın adresidir. Bu yönüyle vatandaşlık, ‘verili’ değil ‘iradî’ olup; her bir vatandaşın aidiyetini tahkim eden demokratik siyasetin birleştirici unsudur.</p>

<article id="news-392900"></article></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>TÜRKGÜN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/mhp-lideri-devlet-bahceli-bolgenin-anahtari-turk-barisi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/08/ekip-kapak-1270-x-720-piksel-1270-x-720-piksel-2026-08-18t130317488.png" type="image/jpeg" length="78948"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli’den Terörsüz Türkiye Mesajı: “Kaybedecek Vaktimiz Yok”]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/mhp-lideri-devlet-bahceliden-terorsuz-turkiye-mesaji-kaybedecek-vaktimiz-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/mhp-lideri-devlet-bahceliden-terorsuz-turkiye-mesaji-kaybedecek-vaktimiz-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM tarafından kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”a ilişkin yazılı basın açıklaması yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>“Terörsüz Türkiye çok katmanlı bir milli güvenlik meselesidir”</strong></h2>

<p>Bahçeli, Türkiye’nin terörden tamamen arındırılmasının yalnızca silahlı unsurların etkisiz hale getirilmesiyle sınırlı değerlendirilemeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Terörün yeniden ortaya çıkabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin de ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, etnik ve mezhebi farklılıklar üzerinden oluşturulmak istenen ayrışmaların önüne geçilmesini ve devletin egemenlik hukukunun ülkenin tamamında tartışmasız şekilde hakim kılınmasını önemli bir milli güvenlik başlığı olarak değerlendirdi.</p>

<h2><strong>22 Ekim 2024 çağrısına dikkat çekti</strong></h2>

<p>Terörsüz Türkiye iradesini ilk kez 22 Ekim 2024 tarihli MHP Grup Toplantısı’nda ortaya koyduklarını hatırlatan Bahçeli, bölgesel gelişmelerin bu politikanın önemini daha da belirgin hale getirdiğini söyledi.</p>

<p>Bahçeli, Türkiye’nin çevresindeki çatışma ortamı ve vekalet unsurlarının bölgede kullanılması karşısında, terör meselesinin milli irade içerisinde kalıcı biçimde çözüme kavuşturulmasının bir beka zorunluluğu haline geldiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Yeni safhanın kutup yıldızı terörün bütünüyle tasfiyesi olacaktır”</strong></h2>

<p>Bahçeli, TBMM’nin iradesiyle hukuki zemine kavuşan sürecin bundan sonraki aşamasında temel hedefin, terörü gelecek nesillere yük bırakmadan devlet ve toplum hayatından tamamen çıkarmak olduğunu kaydetti.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı, milli egemenlik anlayışı, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü ile Türk milletinin ortak tarih ve gelecek tasavvurunun hiçbir müzakerenin konusu yapılamayacağını vurguladı.</p>

<h2><strong>Şehit ve gazilere vurgu</strong></h2>

<p>Açıklamasında şehitler ve gazilere özel vurgu yapan Bahçeli, Türkiye’nin terörü tarihe havale edebilecek bir kudrete ulaşmasında güvenlik güçlerinin, şehitlerin, gazilerin ve milletin yıllara yayılan mücadelesinin belirleyici olduğunu belirtti.</p>

<p>Bahçeli, terörün bütünüyle tasfiye edilmesinin, verilen mücadelenin boşa gitmediğinin en açık göstergesi olacağını ifade etti.</p>

<h2><strong>“Kaybedecek vaktimiz yok”</strong></h2>

<p>Kanunun kabulünün sürecin sonu olmadığını belirten Bahçeli, hukuki ve idari mekanizmaların hızlı şekilde işletilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kurumlar arasında herhangi bir yetki veya koordinasyon boşluğu oluşmaması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, tarihi fırsatın farklı siyasi ve gayri milli çevreler tarafından istismar edilmesine izin verilmemesi çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>“Terörsüz Türkiye büyük yürüyüşün başlangıç şartlarından biridir”</strong></h2>

<p>Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefinin Türkiye’nin gelecekteki büyük kalkınma yürüyüşünün temel şartlarından biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Terör nedeniyle ekonomik ve sosyal potansiyelini yeterince kullanamayan bölgelerin yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam imkanlarıyla buluşturulmasının sürecin en önemli sonuçlarından biri olacağını belirtti.</p>

<p><img alt="H Ph7M W T Xc A E K2 T E" class="detail-photo img-fluid" height="1638" src="https://tvnotacom.teimg.com/tvnota-com/uploads/2026/08/h-ph7m-w-t-xc-a-e-k2-t-e.jpeg" width="4096" /></p>

<h2><strong>Devlet Bahçeli’nin açıklamasının tamamı</strong></h2>

<blockquote>
<p>“Gazi Meclisimiz tarafından ve milli iradeyle kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terörle mücadele müktesebatının; milletimizin tahammül sınırlarını senelerce zorlayan çetin zamanların; yiğit vatan evlatlarımızın kanıyla ve canıyla ödenen ağır bedellerin; milli teknoloji hamleleriyle gücüne güç katan, etkin, caydırıcı, saygın, yerli ve milli savunma sanayii birikiminin ve nihayet terörü sınırlarımızın ötesinden olduğu kadar ülkemiz içinden de besleyen siyasi, sosyolojik ve silahlı mahfilleriyle beraber kökünden tasfiye etme mecburiyetinin hukuk sahasındaki mütemmim ve müessir neticesidir.</p>

<p>Türkiye’nin terörden bütünüyle arındırılması; yalnızca dağdaki silahlı unsurun etkisizleştirilmesi ve örgütsel kapasitenin zayıflatılmasıyla mahdut bir güvenlik meselesi olmayıp; terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulmasını, milletimizin arasına etnik veya mezhebi mülahazalarla sokulmak istenen ihtilaf ve husumet damarlarının kesilmesini ve devletimizin egemenlik hukukunun hiçbir gayrimeşru odağın, vekalet unsurunun yahut harici hesap sahiplerinin müdahalesine açık bırakılmaksızın ülkenin tamamında tartışmasız biçimde hakim kılınmasını ihtiva eden çok katmanlı bir milli güvenlik meselesidir.</p>

<p>22 Ekim 2024 tarihinde Milliyetçi Hareket Partisi Grup Toplantımızda ilk defa dile getirdiğimiz Terörsüz Türkiye iradesinin fikri, siyasi ve stratejik membaı da tam olarak bu hakikatin özünde aranmalıdır.</p>

<p>Nitekim zaman bizi haklı çıkarmıştır. Türkiye’nin mücavir coğrafyasında terör örgütlerinin ve vekalet unsurlarının jeopolitik nüfuz mücadelelerinde araçsallaştırıldığı; etnik ve mezhebi farklılıkların bölgesel hesapların manivelasına dönüştürüldüğü bir süreçte, Türkiye’nin terör meselesini kendi milli iradesi içerisinde nihai surette çözüme kavuşturması ertelenemez bir milli beka zarureti haline gelmiştir.</p>

<p>İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayarak İran’ın bölgedeki üçüncü ülkeleri ve askeri hedefleri de içine alan mukabeleleriyle genişleyen çatışma sarmalı; bölgesel bir ihtilafın ne kadar kısa sürede sınırları aşan ve birbirine eklemlenen krizler silsilesine dönüşebileceğini göstermiştir.</p>

<p>Söz konusu çatışma, enerji arzından küresel ticarete kadar geniş bir sahada bölgenin geleceğiyle beraber küresel istikrarı da tehdit eden bir mahiyet kazanmıştır.</p>

<p>Gerek terör şebekesi İsrail’in Gazze’de akıttığı kan henüz durmamışken Lübnan ve İran’a kadar genişlettiği saldırganlık ve çatışma siyaseti; gerekse İran’ın üçüncü ülkeleri de hedef alan mukabeleleri, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüseferi sekteye uğratan hamleleri ve Körfez’e yayılan tehditleri; bölgemizde harlanan ateşin yeni devletleri, yeni cepheleri ve yeni çatışma sahalarını içine çekebilecek tehlikeli bir yayılma istidadı taşıdığını açıkça göstermiştir.</p>

<p>İşte bu şartlar altında Türkiye’nin kendi iç cephesinde terörün açtığı bütün gedikleri kapatması, hayati bir mesele haline gelmiştir.</p>

<p>Bu doğrultuda Terörsüz Türkiye hedefi; Türkiye’ye karşı yaklaşık yarım asırdır kullanılan en kanlı jeopolitik müdahale vasıtalarından birini, onu sevk ve idare eden gafillerin elinden geri dönmemek üzere alma gayesi üzerine bina edilmiştir.</p>

<p>Nitekim 22 Ekim 2024 tarihinde yaptığımız çağrıyla başlayan, PKK terör örgütünün fesih ve silah bırakma istikametinde gelişen safhalarla somutlaşan, meselenin TBMM eliyle milli iradenin denetimine alınmasıyla yeni bir mahiyet kazanan silsile ile devam eden süreç; Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgesel şartların doğru okunmasıyla tayin edilmiş, her merhalesi bir öncekini ikmal eden bir bütüne vücut vermiştir.</p>

<p>Devletimizin bükülmez bileği ile toplumsal bütünleşmeyi, Terörsüz Türkiye hedefi ile ‘Terörsüz Bölge’ ülküsünü aynı stratejik istikamette buluşturan bütüncül bir irade, nihayet hayat bulmuştur.</p>

<p>Gazi Meclisimizin iradesiyle hukuki bir zemine kavuşan Terörsüz Türkiye hedefinde bundan sonraki safhanın kutup yıldızı; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ağır bedeller ödeten terör belasını gelecek nesillerimizin omuzlarına bir yük olarak bırakmadan devlet ve toplum hayatımızdan bütünüyle çıkarmak, terörün silahla ulaşamadığı çeşitli hedeflerin farklı kisveler altında ve vasıtalar aracılığıyla yeniden üretilmesine hiçbir surette imkân tanımamak olacaktır.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine inşa edilen yönetim biçiminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün, Türk milletinin müşterek tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilmesi mümkün değildir.</p>

<p>Kabul edilen kanunun; terör örgütünün ve onunla iltisaklı yapılanmaların fiili varlıklarına son verdiğinin, kontrol ettikleri silah ve mühimmatın teslim edildiğinin, örgütsel komuta ve sevk kabiliyetinin ortadan kalktığının yetkili devlet kurumlarınca tespit ve teyit edilmesini müteakip işletilecek hukuki mekanizmaları ihtiva etmesi, düzenlemenin maksadını bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır.</p>

<p>Çarpıtmalara, savrulmalara ve hamasi kılıflara sokulmuş laf ebeliğine, siyasi cambazlıklara lüzum yoktur; söz konusu kanunu peşin hükümlerle çepeçevre sarılmış sözde muhalif nazardan değil; lafzıyla ve gerekçesiyle birlikte millet lehine doğuracağı önemli sonuçları dikkate alarak Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin cephesinden okumak lazımdır.</p>

<p>Bu noktada aziz şehitlerimizin hatırası ile kahraman gazilerimizin fedakarlığına dair en küçük bir tereddüdün dahi zihinlerde yer bulmasına müsaade edilmemelidir.</p>

<p>Türkiye bugün terörü tarihe havale edebilecek bir kudrete erişmişse bunun temelinde, vatan toprağının her karışını canıyla müdafaa eden aziz şehitlerimizin mübarek kanı; bedeninde patlama izleri ve şarapnel parçalarıyla yaşayan gazilerimizin destansı fedakarlığı; üç bin yıllık şanlı tarihiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Emniyet Teşkilatımızın, Jandarmamızın, güvenlik korucularımızın ve bütün güvenlik unsurlarımızın yıllara yayılan mücadelesi ile milletimizin sergilediği metanet bulunmaktadır.</p>

<p>Terörün bütünüyle tasfiye edilmesi; bu toprakları bizlere vatan kılan kahramanlarımızın mücadelesinin boşa çıkmadığının, terör örgütü PKK’nın ve onun bütün uzantılarının tarihin karanlık sayfalarına gömüldüğünün en açık tescili olacaktır.</p>

<p>Kanunun kabulüyle birlikte ulaşılan bu merhalenin bir nihayet değil; esasen hukuki ve idari bakımdan daha müteyakkız olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı olduğu da unutulmamalıdır.</p>

<p>Kaybedecek vaktimiz yoktur.</p>

<p>Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip öngörülen hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi, kurumlar arasında herhangi bir yetki ve koordinasyon boşluğunun meydana gelmesine izin verilmemesi ve ortaya çıkan tarihi fırsatın çeşitli gayri milli cephe, söylem ve söylevlerin istismar alanına dönüşmesine kati surette müsaade edilmemesi gerekmektedir.</p>

<p>Türkiye’nin istikameti bellidir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye’nin bundan sonraki büyük yürüyüşünün başlangıç şartlarından biridir.</p>

<p>Yıllarca terörün korku iklimi altında ekonomik, sosyal ve beşerî potansiyelini tam olarak harekete geçiremeyen bölgelerimizin yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam imkanlarıyla buluşturulması; devlet ile vatandaş arasına örülmeye çalışılan suni mesafelerin ortadan kaldırılması ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlığının müşterek tarih, kader ve birlikte yaşama ülküsü üzerinde daha da kuvvetlendirilmesi, terörün kalıcı tasfiyesinin somut neticeleri olacaktır.</p>

<p>‘Ben Allah'tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar.’ diyen merhum şairimiz Ziya Gökalp’in duası, Terörsüz Türkiye idealinin de en sade ve en samimi hülasasıdır.</p>

<p>Ulaşılan bu tarihi merhalenin aziz milletimize, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve bölgemizin huzur, istikrar ve selametine hayırlı neticeler getirmesini temenni ediyor; vatanımızın birliği ve devletimizin bekası uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, kahraman gazilerimize hürmet ve şükranlarımı sunuyorum.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/mhp-lideri-devlet-bahceliden-terorsuz-turkiye-mesaji-kaybedecek-vaktimiz-yok</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/08/ekip-kapak-1270-x-720-piksel-1270-x-720-piksel-2026-08-13t123209165.png" type="image/jpeg" length="38714"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çerçeve yasa komisyondan geçti: Gözler Genel Kurul'da]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/cerceve-yasa-komisyondan-gecti-gozler-genel-kurulda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/cerceve-yasa-komisyondan-gecti-gozler-genel-kurulda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki zeminini oluşturacak Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonu'nda yaklaşık 18 saat süren görüşmelerin ardından kabul edildi. Gece boyunca zaman zaman tansiyonun yükseldiği komisyonda "af" tartışmaları damga vururken, gözler şimdi teklifin pazartesi günü görüşülmesi beklenen TBMM Genel Kurulu'na çevrildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>"Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki zeminini oluşturacak <strong>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi</strong>, TBMM Adalet Komisyonu'nda yaklaşık 18 saat süren görüşmelerin ardından kabul edildi. Gece boyunca zaman zaman tansiyonun yükseldiği komisyonda "af" tartışmaları damga vururken, gözler şimdi teklifin pazartesi günü görüşülmesi beklenen TBMM Genel Kurulu'na çevrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında toplanan komisyonda teklifin geneli üzerindeki görüşmeler yaklaşık 13 saat sürdü. Muhalefet partileri düzenlemenin kapsamı, "af" niteliği taşıyıp taşımadığı ve kurulacak yapının yetkileri üzerinden eleştirilerini dile getirirken, maddelere geçilmesi sırasında da milletvekilleri arasında tartışmalar yaşandı. Teklifin Genel Kurul'da kabul edilmesi halinde Cumhurbaşkanı'nın onayının ardından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor. Ancak düzenleme yayımlanır yayımlanmaz uygulanmayacak.</p>

<h3>MGK kararı beklenecek</h3>

<p>Kanundaki mekanizmaların işletilebilmesi için öncelikle PKK/KCK ve bağlantılı yapıların fiili varlığına son verdiğinin, silah ve mühimmatın tamamen teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor. Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından uygun bulunmasının ardından kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte kanundaki hükümler fiilen uygulanmaya başlayacak.</p>

<h3>Başvurular başlayacak</h3>

<p>MGK kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından düzenlemeden yararlanmak isteyenler için 6 aylık başvuru süreci başlayacak. Başvurular Cumhuriyet başsavcılıklarına veya kurul tarafından yetkilendirilecek kurumlara yazılı olarak yapılacak. Teslim edilen silah, mühimmat ve diğer malzemeler de kayıt altına alınacak.</p>

<h3>Dosyalar tek tek incelenecek</h3>

<p>Başvuruların ardından süreç otomatik işlemeyecek. Cumhuriyet başsavcılıkları ve ilgili yargı mercileri her dosyayı ayrı ayrı değerlendirecek. Kanunda belirtilen şartları taşıyan kişiler hakkında soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi ya da infaz ertelemesi uygulanabilecek. Teklife göre kapsama giren ve üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl ertelenecek. 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını gerektiren suçlarda ise erteleme süresi 10 yıl olacak. Kesinleşmiş mahkûmiyet kararları bakımından da benzer sistem uygulanacak. İnfaz hâkimlikleri şartları taşıyan hükümlüler hakkında 5 veya 10 yıllık infaz ertelemesi kararı verebilecek.</p>

<h3>Bazı suçlar kapsam dışında kalacak</h3>

<p>Düzenleme, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenmiş ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçları kapsam dışında bırakıyor. Bu suçlardan hüküm giyenler teklif kapsamındaki erteleme mekanizmasından yararlanamayacak. İnfaz ertelemesi kararının ardından belirli sürelerin tamamlanması halinde mahkûmiyet nedeniyle doğan hak yoksunluklarının kaldırılması için de yargıya başvurulabilecek. 5 yıllık erteleme kararlarında 2 yıl, 10 yıllık erteleme kararlarında ise 3 yıl geçtikten sonra ilgili mahkemeler hak yoksunluklarının kaldırılmasını değerlendirecek.</p>

<h3>Süreci özel kurul yönetecek</h3>

<p>Kanunun uygulanmasını takip etmek amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında özel bir kurul oluşturulacak. Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri yer alacak. Ayrıca TBMM Başkanlığı bünyesinde kurulacak İzleme Komisyonu da süreci takip ederek değerlendirmelerde bulunacak.</p>

<h3>Gözler pazartesi Genel Kurul'da</h3>

<p>Yaklaşık 18 saat süren komisyon maratonunun ardından gözler şimdi TBMM Genel Kurulu'na çevrildi. Teklifin pazartesi günü Genel Kurul gündemine alınması ve görüşmelerin tamamlanmasının ardından yasalaşma sürecinin son aşamasına geçilmesi bekleniyor. Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra ise silah bırakma sürecine ilişkin güvenlik kurumlarının tespitleri, MGK kararı ve başvuru mekanizmasının işletilmesiyle birlikte uygulama süreci başlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Eray Görgülü</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/cerceve-yasa-komisyondan-gecti-gozler-genel-kurulda</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2025/03/tbmm-1.webp" type="image/jpeg" length="73035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın:“COP31’e Ev Sahipliği Yapacak Türkiye, Küresel İklim Diplomasisinin Merkezi Olacak"]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/mhp-erzurum-milletvekili-kamil-aydincop31e-ev-sahipligi-yapacak-turkiye-kuresel-iklim-diplomasisinin-merkezi-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/mhp-erzurum-milletvekili-kamil-aydincop31e-ev-sahipligi-yapacak-turkiye-kuresel-iklim-diplomasisinin-merkezi-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, COP31 İklim Zirvesi’nin Antalya’da düzenlenmesine ilişkin anlaşmanın onaylanmasını öngören teklif üzerine MHP Grubu adına konuştu. Türkiye’nin uluslararası alandaki saygınlığını pekiştirecek önemli bir organizasyona ev sahipliği yapacağını belirten Aydın, COP31’in çevre politikalarının yanı sıra kalkınma, teknoloji, finans ve uluslararası iş birliği açısından da stratejik önem taşıdığını v]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>“COP31, Türkiye’nin Küresel Konumunu Güçlendirecek”</strong></h2>

<p>TBMM Genel Kurulu’nda konuşan MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, uluslararası kuruluşlar bünyesinde üstlenilen görev ve ev sahipliklerinin ülkelerin küresel etkinliğini ortaya koyan önemli göstergeler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin son yıllarda uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yaparak küresel ölçekte etkinliğini artırdığına dikkat çeken Aydın, Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’nin de bu vizyonun önemli bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>197 Ülkeden 100 Binin Üzerinde Katılım Bekleniyor</strong></h2>

<p>Aydın, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 kapsamında yaklaşık 197 ülkeden 100 bini aşkın katılımcının beklendiğini belirtti.</p>

<p>Konferansın ilk haftasında liderler zirvesinin düzenleneceğini, yaklaşık 100 devlet ve hükümet başkanının Antalya’da ağırlanmasının öngörüldüğünü ifade eden Aydın, ikinci haftada ise bakanlar düzeyinde toplantılar ve teknik müzakerelerin gerçekleştirileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Türkiye Küresel İklim Gündeminin Merkezi Olacak”</strong></h2>

<p>Anlaşma kapsamında Türkiye’nin konferans öncesi hazırlık süreçleri için gerekli altyapı, tesis ve teknik imkânları sağlayacağını belirten Aydın, organizasyonun çevre yönetimi standartları ve sürdürülebilirlik ilkelerine uygun şekilde gerçekleştirileceğini ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin bu organizasyon kapsamında herhangi bir mali taahhütte bulunmadığını kaydeden Aydın, iki hafta boyunca dünyanın en büyük iklim müzakerelerine ev sahipliği yapacak Türkiye’nin küresel iklim diplomasisinin merkezi hâline geleceğini dile getirdi.</p>

<h2><strong>“COP31 Sadece Çevre Değil, Kalkınma Platformudur”</strong></h2>

<p>Konuşmasında iklim değişikliğinin ekonomik ve stratejik boyutlarına da değinen Aydın, COP31’in yalnızca çevre politikalarının ele alındığı bir zirve olmadığını söyledi.</p>

<p>İklim finansmanı, karbon ticareti, teknoloji yönetimi, uluslararası finans akışları ve adil geçiş politikalarının konferansın temel başlıkları arasında yer aldığını belirten Aydın, Türkiye'nin bu alanlarda önemli kazanımlar elde etmeyi hedeflediğini ifade etti.</p>

<h2><strong>MHP’den Anlaşmaya Destek</strong></h2>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına konuşan Aydın, “önce ülkem ve milletim” anlayışı doğrultusunda COP31’e ev sahipliği yapılmasını öngören anlaşmayı desteklediklerini belirterek, düzenlemenin Türkiye’nin uluslararası konumuna önemli katkılar sağlayacağını söyledi.</p>

<h2><strong>Kamil Aydın’ın Genel Kurul Konuşması</strong></h2>

<blockquote>
<p>“Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kısaca ‘Taraflar Konferansı’ olarak adlandırdığımız COP31 İklim Zirvesi'nin tarihi, kültürü, iklimi ve doğasıyla müsemma mavi vatanımızın incisi Antalya'da düzenlenmesine ilişkin anlaşmanın onaylanmasına yönelik konuşmak üzere Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.</p>

<p>Sayın milletvekilleri, uluslararası bağlamda bir ülkenin etkin ve yetkin olmasının birçok açık ve örtülü kriter ve göstergesi bulunmaktadır. Bunlardan biri de söz konusu ülkenin farklı kurumlar, kurallar ve yapılar yoluyla küresel amaç ve hedeflere odaklı kurumsal üstyapılar içerisindeki varlığı, işlevi ve katkılarıyla bağlantılıdır.</p>

<p>Somutlaştırmak gerekirse, Birleşmiş Milletler, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, NATO, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve bu yapıların doğal uzantıları olan parlamentolar ayağında düzenlenen organizasyonlarda üstlenilen görev, sorumluluk ve hizmetlerde katkı sağlayan ülkelerin bu katkıları aynı zamanda uluslararası saygınlıklarının önemini belirleyici açık ve net bir göstergesidir.</p>

<p>21'inci yüzyıl lider ülke Türkiye yüksek vizyonuna paralel olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başta Türk dünyası ve İslam ülkeleri nezdinde olmak üzere uluslararası üstyapıların birçoğuna kurumsal merkez olma veya onların üst düzey küresel organizasyonlarına ev sahipliği yapmak suretiyle önemli katkılar sunduğuna tanıklık etmekteyiz.</p>

<p>Bunun en somut örneklerinden biri Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi olmuştur. Benzer şekilde, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 Taraflar Konferansı da ülkemizin uluslararası alandaki etkinliğini güçlendirecek önemli organizasyonlardan biridir.</p>

<p>Anlaşma, ülkemiz adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası İcra Sekreteri Simon Stiell tarafından 9 Haziran 2026 tarihinde Bonn’da imzalanmış, Dışişleri Komisyonunda görüşülmüş ve bugün Genel Kurulun takdirine sunulmuştur.</p>

<p>Konferans öncesinde gerçekleştirilecek hazırlık toplantıları için gerekli mekân, tesis, ekipman, altyapı ve hizmetlerin Türkiye tarafından sağlanması, katılımcılara gerekli kolaylıkların sunulması ve organizasyonun sürdürülebilirlik ilkelerine uygun şekilde gerçekleştirilmesi öngörülmektedir.</p>

<p>COP31 yalnızca bir konferans değil, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğunun önemli bir göstergesidir. 17 Kasım 2026 tarihinde düzenlenmesi planlanan parlamenterler toplantısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi de bu tarihî sürecin doğrudan paydaşı olacaktır.</p>

<p>Antalya’da yapılacak konferansa 197 ülkeden 100 binin üzerinde katılım beklenmektedir. İlk hafta liderler zirvesi gerçekleştirilecek ve yaklaşık 100 lider ağırlanacaktır. İkinci hafta ise bakanlar düzeyinde toplantılar ve teknik müzakereler yapılacaktır.</p>

<p>Türkiye'nin bu organizasyon kapsamında herhangi bir mali taahhüdü bulunmamaktadır. Buna karşılık ülkemiz, iki hafta boyunca dünyanın en büyük iklim müzakerelerine ev sahipliği yaparak küresel iklim gündeminin merkezi olacaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin COP adaylık süreci yalnızca çevresel değil aynı zamanda kalkınma açısından da stratejik öneme sahiptir. Bu platform; finans yönetimi, teknoloji yönetimi, uluslararası finans akışları, iklim finansmanı, karbon ticareti ve adil geçiş politikaları gibi birçok önemli başlığı bünyesinde barındırmaktadır.</p>

<p>İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği günümüzde yatırımların, finans mekanizmalarının ve küresel süreçlerin bu doğrultuda şekillendiğini görmekteyiz.</p>

<p>Dolayısıyla, ‘önce ülkem ve milletim’ şiarını her şartta temel ilke olarak benimseyen Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına bu önemli anlaşmayı desteklediğimizi ifade ediyor, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/mhp-erzurum-milletvekili-kamil-aydincop31e-ev-sahipligi-yapacak-turkiye-kuresel-iklim-diplomasisinin-merkezi-olacak</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/07/ekip-kapak-1270-x-720-piksel-1270-x-720-piksel-2026-07-31t133944695.png" type="image/jpeg" length="12093"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP’li Saffet Sancaklı’dan Türk Sporuna Altyapı Çağrısı: “Transfer Bugünü, Altyapı Geleceği Kurtarır”]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/mhpli-saffet-sancaklidan-turk-sporuna-altyapi-cagrisi-transfer-bugunu-altyapi-gelecegi-kurtarir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/mhpli-saffet-sancaklidan-turk-sporuna-altyapi-cagrisi-transfer-bugunu-altyapi-gelecegi-kurtarir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda MHP Grubu adına yaptığı konuşmada Türk sporunun geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. A Millî Kadın Voleybol Takımı’nın başarılarının güçlü bir altyapı sisteminin sonucu olduğunu belirten Sancaklı, futbol kulüplerinin artan borçlarına ve yüksek maliyetli transfer politikalarına dikkat çekerek, “Türk sporunun geleceği altyapıdadır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Filenin Sultanları’nın Başarısını Altyapı Sistemiyle Açıkladı</strong></h2>

<p>TBMM Genel Kurulu’nda konuşan MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, A Millî Kadın Voleybol Takımı’nın Milletler Ligi’nde elde ettiği şampiyonluğun Türkiye’ye büyük gurur yaşattığını söyledi.</p>

<p>Kadın voleybolunda son 15 yılda farklı yaş kategorileriyle birlikte 47 madalya kazanıldığına dikkat çeken Sancaklı, bu başarının tesadüf olmadığını ifade etti. Sancaklı, Türkiye Voleybol Federasyonu, kulüpler, okul sporları ve bölgesel yetenek taramalarıyla oluşturulan altyapı sisteminin millî takım düzeyindeki başarının temelini oluşturduğunu belirtti.</p>

<h2><strong>“Spor, Millî Birlik ve Toplumsal Motivasyon Sağlıyor”</strong></h2>

<p>Sportif başarıların yalnızca madalya ve şampiyonlukla sınırlı olmadığını kaydeden Sancaklı, uluslararası başarıların Türkiye’nin prestijini artırdığını, gençler için rol model oluşturduğunu ve toplumsal birlik duygusunu güçlendirdiğini söyledi.</p>

<p>Millî maç sırasında farklı siyasi görüşlerden insanların aynı heyecan etrafında birleştiğini anlatan Sancaklı, sporun toplumun bütün kesimlerini ortak bir sevinçte buluşturan güçlü bir alan olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Üç Büyük Kulübün Borçlarına Dikkat Çekti</strong></h2>

<p>Konuşmasında Türk futbolunun ekonomik yapısını da değerlendiren Sancaklı, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın toplam borcunun 2024 yılının mayıs ayında 40 milyar lirayken, 2026 yılında transferlerle birlikte 80-85 milyar lira seviyesine ulaştığını söyledi.</p>

<p>Borçların büyük bölümünün döviz üzerinden ödendiğini belirten Sancaklı, üç kulübün toplam borcunun yaklaşık 1 milyar 800 milyon dolara ulaştığını ifade etti. Mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını dile getiren Sancaklı, borçların bu hızla artması hâlinde kulüplerin ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalacağını kaydetti.</p>

<h2><strong>Taraftarlara Transfer Baskısı Uyarısı</strong></h2>

<p>Yüksek bonservis ve maaş bedellerine dikkat çeken Sancaklı, taraftarların ve medyanın kulüp yöneticileri üzerinde transfer baskısı oluşturmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bir futbolcunun 50 milyon avroluk bonservis bedelinin yanı sıra dört yıllık sözleşme süresince yaklaşık 60 milyon avro maaş maliyeti oluşturabildiğini belirten Sancaklı, toplam maliyetlerin 100 milyon avronun üzerine çıkmasının Türk kulüpleri açısından taşınamaz bir yük hâline geldiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Trabzonspor Altyapısını Örnek Gösterdi</strong></h2>

<p>Trabzonspor’un 19 yaş altı takımının Avrupa’nın önemli kulüplerini geride bırakarak finale yükseldiğini hatırlatan Sancaklı, bu başarıya rağmen genç oyuncuların A takımda yeterince süre alamadığına dikkat çekti.</p>

<p>Altyapıdan yetişen oyuncuların uzun vadede hem kulüplerin ekonomisini koruyacağını hem de Türk Millî Takımı’na katkı sağlayacağını belirten Sancaklı, seyirci baskısı ve kısa vadeli başarı beklentisinin genç oyuncuların önünü kapattığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sancaklı’nın Genel Kurul Konuşmasının Tamamı</strong></h2>

<blockquote>
<p>“Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım, bizleri televizyonları başında izleyen büyük Türk milleti; hepinizi saygıyla selamlıyorum.</p>

<p>Evet, Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuyla ilgili bir kanun görüşüyoruz. Millî Eğitimle ilgili arkadaşlarımız, uzman arkadaşlarımız anlattı. Ben de biraz spordan bahsedeyim size, biraz da güncel konulardan, biraz da kafamız dağılsın.</p>

<p>Şimdi, yıllardır burada Türk sporunun altyapıya önem vermesi gerektiğini anlatıyoruz, defalarca anlattık, anlatmaya da devam edeceğiz çünkü bizim başka bir çaremiz yok.</p>

<p>Hepimizin bildiği gibi geçen hafta voleybolcu kızlarımız bizi o kadar gururlandırdılar ki bütün Türkiye onları alkışladı, onlarla heyecanlandı ve Milletler Ligi şampiyonu oldu.</p>

<p>Peki, bu kızlarımız sadece Milletler Ligi şampiyonu mu oldu? Hayır, notlarım var burada, 36 tane madalya almış kızlarımız bugüne kadar; bu A Millî Takımı’ndan bahsediyorum, A Millî Kadın Voleybol Takımı, 36 tane madalya.</p>

<p>Peki, U18 yani 18 yaş altı, U23’e kadar arada da 11 tane madalya almış bu kızlarımız. Yani bu on beş senede aşağı yukarı -11, 36 daha- 47 tane madalya almış.</p>

<p>Bu tesadüf mü arkadaşlar? Tabii ki tesadüf değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu başarılar geldikçe biz ne yapıyoruz? Mesela, not almışım burada; başarılı sonuçlar olduğu zaman ne oluyor? Bir, ‘Bu tarihî şampiyonluk.’ demişiz. İki, Türkiye’nin uluslararası prestijinin artması; bütün dünya Türkiye’yi konuşuyor, televizyonlar gösteriyor ve Türkiye’nin prestiji artıyor.</p>

<p>Üç, genç nesiller için rol model oluşturulması; bu sporcu kardeşlerimizin bizim gençlere çok ciddi rol model olduğunu hepimiz biliyoruz, bu sadece futbol, voleybol değil, bütün spor branşlarında.</p>

<p>Dördüncüsü, voleybolun yaygınlaşmasına katkı sağlamışlar ve sağlanıyor.</p>

<p>Beşincisi de millî birlik ve toplumsal motivasyonu sağlıyor. Ben maçı -yoldaydım, durdum- bir kafeteryada seyrettim. Belki 200 kişi falan vardı kafeteryada, herkes havalara sıçradı her aldığımız sayıda.</p>

<p>Orada da hiç kimse kimseye ‘Hangi partiye oy veriyorsun, hangi siyasi görüştesin?’ diye sormadı, herkes ayağa fırladı, beraber sevindik, beraber güldük. Onun için, bu millî birlik ve toplumsal motivasyon sporla her zaman olabilen bir şey.</p>

<p>Peki, bu kızlar tesadüfen mi bu başarıları elde etti? Burada biraz not almışım, okuyayım onu.</p>

<p>Voleybol Federasyonu Başkanı Sayın Mehmet Akif Bey ve ekibi bir sistem kurmuş. Türkiye’de son yıllarda voleybol altyapısına yapılan yatırımlar, kulüplerin altyapı organizasyonları, okul sporları faaliyetleri, bölgesel taramalar ve Türkiye Voleybol Federasyonunun yetenek geliştirme programları sayesinde sporcular küçük yaşlardan itibaren bilimsel antrenman süreçleriyle yetiştirilmişlerdir.</p>

<p>Minik, yıldız ve genç kategorilerinde elde edilen ulusal ve uluslararası başarılar sporcuların üst düzey rekabet deneyimi kazanmasını sağlamakta, bu süreç millî takım düzeyinde başarının da temelini oluşturmaktadır.</p>

<p>Burada birçok notum var da, sistem kurulmuş, altyapı sistemi kurulmuş, çocuk yaştan, daha 8-10 yaşından başlanmış bu çocuklar yavaş gele gele gele, madalyaları kazana kazana artık şu anda yenilmez bir armada olmuş bizim kız voleybol takımı.</p>

<p>Bunun da bir tane nedeni var: Altyapısı güzel kurulmuş, altyapı güzel işliyor ve alttan fabrika gibi yetişiyor.</p>

<p>Şimdi, buradan futbola geçeceğim ben, şimdiki bu futbol kulüplerinin durumları ve yapılan transferlerle ilgili. Tabii, futbolda aynı şey var mı? Maalesef yok.</p>

<p>Elimdeki notları okuyorum size şimdi: 31 Mayıs 2024 tarihinde yani bir buçuk sene önce Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş takımlarının borcu 40 milyar TL.</p>

<p>Ardından, 31 Ağustos 2025’te 60 milyar TL yani geçen sene bu zamanlarda. 28 Şubat 2026’da, bundan beş ay önce de 71 milyar TL.</p>

<p>Bu dört beş ayda ve bu transfer dönemiyle beraber bu rakam 80 milyar, 85 milyar TL’yi buluyor. Paraların büyük bölümü döviz üzerinden ödendiğine göre aşağı yukarı 1 milyar 800 milyon dolar sadece bu 3 kulübümüzün borcu var.</p>

<p>Şimdi, burada neyi eleştireceğiz? Bunun sürdürülebilir bir tarafı yok. 2024 Mayıstan günümüze kadar 40 milyardan 81 milyara çıkmış borç, seneye bu 100 olacak, ondan sonraki sene 120 olacak ve kulüpler maalesef bunu sürdüremezler.</p>

<p>Şimdi transferler başladı, transfer ayı başladı. Buradan halkımıza ben seslenmek istiyorum: Lütfen, kulüplere baskı yapmayın. ‘Şu oyuncuyu da alın, bunu da alın. Bak, o onu aldı, bu bunu aldı.’</p>

<p>Şu anda bakıyorum transferlere; sadece bonservisine 50 milyon euro konuşuluyor. Bu sadece 50 milyon euroda kalmıyor.</p>

<p>O 50 milyon euroluk oyuncunun yıllık aldığı para da ortalama 15 milyon euro, dört sene kontrat yapıyorlar; 60 milyon euro, 50 milyon euro da bu; 110 milyon euro yani şu anda yapılan transferlere dikkat ederseniz o paralarda.</p>

<p>Peki, arkadaşlar, bu parayı nereden ödeyeceksiniz? Bu paraları ödeyemezsiniz.</p>

<p>Ben geçen sene bir televizyon programında, bir röportajda dedim ki: ‘Bu paraları ödemeyelim. Bak, bunlar büyük paralar.’</p>

<p>Oradan spiker sordu, dedi ki: ‘Osimhen’i alsın mı Galatasaray 75 milyon euroya?’ Dedim ki Real Madrid’in Başkanı olsam Osimhen’i alırım 75 milyon euroya çünkü 1,5 milyar dolar geliri var yıllık ama Türkiye’de bu paralar verildiği zaman kendi parasıyla beraber 175 milyon euroya geldi. ‘Kulüpler batar.’ dedim.</p>

<p>Tabii, onu tek taraflı, sadece o bölümü şey yaptıkları için zannettiler ki sadece Osimhen’le ilgili söylüyorum. Bunların iyi oyuncu olduğunu herkes kabul ediyor, dünya kabul ediyor bunların iyi futbolcu olduğunu ama eğer siz bu paraları böyle vermeye devam ederseniz, ki şu anda çoktan battınız da...</p>

<p>Bir şekilde, basın, seyirci baskı yapıyor. ‘Bak işte, şu takım şunu aldı, sen de bunu al. Bu takım şunu aldı, sen de bunu al.’</p>

<p>Arkadaşlar, baskı yapmayın bu yöneticilere.</p>

<p>Yani şöyle bir örnek vereyim: Bu üç büyüklerden biri kulüp başkanlığı için kongre salonuna girsin kongre günü, ‘Ey kongre üyeleri, beş sene şampiyonluğu unutun. Ben takımı beş sene şampiyon yapmayacağım, ben altyapıya harcayacağım bir 50 milyon euro ama beş sene sonra önümüzdeki elli seneyi kurtaracağım.’ dese bırak o adamın seçilmesini vallahi dayak yer, kovarlar oradan ama hayatın gerçekleri bu değil işte.</p>

<p>Mesela, çok güzel bir söz var, diyor ki: ‘Transfer bugünü, altyapı ise geleceği kurtarır.’</p>

<p>Biz hep konuşuyoruz bunları, herkes de konuşuyor, herkes de istiyor ama uygulamaya gelince maalesef yok.</p>

<p>Şimdi, bu büyük kulüplerimizin, tahmin ediyorum, bu seneki transfer bütçeleri 250-300 milyon euro. Bunu 5’le çarparsan bir on beşer milyon euro daha buraya şey katacaklar.</p>

<p>Geçen sene burada ben bordo mavi giyindim; kravat bordo, gömlek mavi. Dedim ki bugün Trabzonspor için giyindim.</p>

<p>Dediler ki: ‘Trabzonspor’u mu tutuyorsun?’ Dedim Trabzonspor’u falan, ben hepsini tutuyorum da...</p>

<p>Trabzon U19 takımı geçen sene bu zamanlarda Avrupa’da final oynadı 19 yaş altı grubunda. Avrupa’nın en büyük 64 tane kulübünün katıldığı, işte Barcelona’dan, Real Madrid’den, Manchester United’dan, Manchester City’den Bayern Münih’e hepsini sayın, bu çocuklar hepsini yendi, finalde Barcelona’ya kaybettiler.</p>

<p>Şimdi, bu ne demek? Avrupa’nın en kaliteli 19 yaş altı grubu oyuncuları vardı bu Trabzonspor’un altyapısında ve bunlar Avrupa’da 2’nci oldu.</p>

<p>Ben de burada konuşma yapınca Trabzonspor İkinci Başkanı beni arayıp teşekkür etti konuşmamdan dolayı. Dedim ki ben de teşekkür ederim, bu çocukları ne yapacaksınız, program ne? Belki de Avrupa’da en çok oyuncu çıkan yerdir Trabzon şehri.</p>

<p>Demin baktım notlara, içlerinden sadece bir çocuk geçen sene birkaç maç oynamış, notunu da almıştım burada, bu sene de inşallah oynar.</p>

<p>Diğer oyuncular... Salih Malkoçoğlu, geçen sene biraz oynamış birkaç maç, geri kalan oyunculardan hiçbirisi oynamamış.</p>

<p>Bu sene de bu Salih tekrar takımda, bir de kalecileri takımda, öbür oyuncuların hepsi 2’nci ve 3’üncü Liglere veya PTT Ligi’ne verilmiş pişsinler diye; sistem bunu gerektiriyor.</p>

<p>Şimdi, Trabzonspor’un hocası Fatih Hoca veya Başkanı altyapıdan 8 tane oyuncu oynatmak istemez mi A takımda? Hem daha ucuz hem Türk oyuncular, yerli oyuncular, geleceğin Millî Takım oyuncuları ama bu seyirci baskısı ve bu sistem maalesef buna müsaade etmiyor.</p>

<p>Böyle gittiği müddetçe de yani hiç umudum yok arkadaşlar.</p>

<p>Bunların hepsini birbirine bağlayabiliriz yani -vakit de yok da- Millî Takım’ın Dünya Kupası’ndaki durumundan tutun bu kulüplerin geldiği noktaya kadar, bunların hepsi birbiriyle bağlantılı.</p>

<p>Bunun bir tane çözümü var: Türk gençleri dünyanın en yetenekli gençleridir, bunları altyapı tesislerine koymamız lazım -ki var şu anda Türkiye’de altyapı tesisleri- ama çok ciddi bir organizasyon lazım, dirayet lazım, sabır lazım.</p>

<p>Türk sporunun geleceği altyapıdadır.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/mhpli-saffet-sancaklidan-turk-sporuna-altyapi-cagrisi-transfer-bugunu-altyapi-gelecegi-kurtarir</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 21:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/07/ekip-kapak-1270-x-720-piksel-1270-x-720-piksel-2026-07-30t213334175.png" type="image/jpeg" length="50284"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay: "Kerkük Anlaşması Türkiye'nin Enerji Bağımsızlığında Tarihi Bir Dönüm Noktasıdır"]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/mhp-grup-baskanvekili-erkan-akcay-kerkuk-anlasmasi-turkiyenin-enerji-bagimsizliginda-tarihi-bir-donum-noktasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/mhp-grup-baskanvekili-erkan-akcay-kerkuk-anlasmasi-turkiyenin-enerji-bagimsizliginda-tarihi-bir-donum-noktasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı gündem dışı konuşmada, Irak Başbakanı'nın Türkiye ziyareti kapsamında imzalanan enerji anlaşmalarını değerlendirdi. Kerkük'teki petrol sahalarında Türkiye Petrolleri'nin ortak olmasını "tarihi bir kazanım" olarak nitelendiren Akçay, enerji güvenliğinin artık milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<h2><strong>"Kerkük'teki Stratejik Kazanım Türkiye İçin Tarihi Öneme Sahip"</strong></h2>

<p>TBMM Genel Kurulu'nda konuşan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Irak Başbakanı'nın Türkiye ziyareti sırasında eğitimden ulaştırmaya kadar beş önemli anlaşmanın imzalandığını hatırlatarak, bunlar arasında en dikkat çekici başlığın Türkiye Petrolleri'nin Kerkük'teki dev petrol sahasına ortak olması olduğunu ifade etti.</p>

<p>Akçay, günlük 1 milyon varil petrol tedarikini öngören mutabakatın Türkiye'nin enerji bağımsızlığı açısından tarihi bir adım olduğunu belirterek, bu gelişmenin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda Türkiye'nin tarihî ve stratejik bağlarını güçlendiren önemli bir kazanım olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>"Enerji Güvenliği Artık Milli Güvenlik Meselesidir"</strong></h2>

<p>Küresel krizler ve jeopolitik gelişmelerin enerji arzını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Akçay, Türkiye ile Irak arasında kurulan güvenilir enerji hattının ülkeyi dış şoklara karşı koruyacak stratejik bir güvence oluşturacağını ifade etti.</p>

<p>Bu kazanımın temelinde "Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge" vizyonunun bulunduğunu dile getiren Akçay, güvenlik ortamının güçlenmesiyle birlikte Kalkınma Yolu Projesi ve enerji ortaklıklarının daha güçlü şekilde hayata geçirilebileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>"Güçlü Devlet, Krizler Gelmeden Hazırlık Yapandır"</strong></h2>

<p>Konuşmasının devamında küresel ölçekte yaşanan savaşlar, ekonomik krizler, afetler ve siber tehditlerin devletlerin kurumsal kapasitesini her geçen gün daha fazla sınadığını belirten Akçay, güçlü devlet anlayışının yalnızca sınır güvenliğiyle sınırlı olmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekonomi, enerji, gıda güvenliği, teknoloji ve insan kaynağının güçlü devletin temel unsurları olduğunu ifade eden Akçay, devlet kapasitesinin modern çağın en önemli beka unsurlarından biri hâline geldiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>"Üçlü Kalkınma Seferberliği Şart"</strong></h2>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu kalkınma vizyonuna da değinen Akçay, Türkiye'nin ekonomik büyüme, sosyal gelişme ve sosyoekonomik kalkınmayı birlikte gerçekleştirmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bu hedef doğrultusunda üç temel seferberlik alanına ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Akçay; üretim, enerji bağımsızlığı ve gelir dağılımını kapsayan <strong>iktisadi seferberlik</strong>, yapay zekâ, siber güvenlik ve savunma sanayisini içeren <strong>teknolojik seferberlik</strong> ile tarihî ve kültürel mirası merkeze alan <strong>kültürel seferberlik</strong> anlayışının hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>"Terörsüz Türkiye Kalkınmanın Anahtarıdır"</strong></h2>

<p>Terörle mücadelenin yalnızca güvenlik politikası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Akçay, terörün sona ermesiyle güvenlik harcamalarına ayrılan kaynakların eğitim, üretim, teknoloji ve kalkınma yatırımlarına yönlendirilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Türkiye'nin geleceğinin yalnızca askeri başarılarla değil; üretim, bilim, teknoloji, hukuk ve adalet ekseninde şekilleneceğini vurgulayan Akçay, bütüncül kalkınma anlayışının Türkiye'yi 2053 hedeflerine taşıyacağını söyledi.</p>

<h2><strong>Erkan Akçay'ın Genel Kurul Konuşması</strong></h2>

<blockquote>
<p>Dün Irak Başbakanının ülkemizi ziyaretinde eğitimden ulaştırmaya kadar toplam 5 önemli anlaşma imzalanmıştır.</p>

<p>Bunlardan öne çıkan stratejik anlaşma, Türkiye Petrollerinin Kerkük'teki dev petrol sahasına ortak olmasıdır. Türkiye Petrollerinin Kerkük'teki petrol sahalarından hisse sahibi olması ve günlük 1 milyon varil petrol tedariki mutabakatı Türkiye'nin enerji bağımsızlığı yolunda atılmış çok önemli bir adımdır.</p>

<p>Yüz iki yıl sonra Kerkük'te elde edilen bu stratejik kazanım, sadece ekonomik bir hamle değil, aynı zamanda gönül coğrafyamızla olan tarihî bağlarımızın yeniden ve çok güçlü bir tahkimidir.</p>

<p>Küresel krizlerin ve jeopolitik fay hatlarındaki kırılmaların enerji tedarik zincirlerini derinden sarstığı günümüz dünyasında enerji güvenliği artık, doğrudan bir millî güvenlik meselesidir. Böylesi kaotik bir uluslararası konjonktürde hemen yanı başımızdaki komşumuzla kurduğumuz bu doğrudan, dostane ve güvenilir enerji hattı Türkiye'yi dış şoklara karşı koruyan stratejik bir kalkan vazifesi görecektir.</p>

<p>Bu tarihî anlaşmayı mümkün kılan temel dinamik, kararlılıkla yürütülen Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge vizyonudur. Sınır ötesinde ve bölgemizde terörün, şiddetin gölgesi kalktıkça o karanlık iklim yerini Kalkınma Yolu gibi vizyoner projelere, enerji ortaklıklarına ve refaha bırakmaktadır. Güvenlik olmadan kalkınma, istikrar olmadan enerji arzı sağlanamaz. Bu stratejik adımların ülkemize, komşu ve dost ülke Irak'a ve bölgemize hayırlı olmasını diliyoruz.</p>

<p>Sayın Başkan, içinde bulunduğumuz çağ yalnızca siyasi rekabetlerin değil krizlerin de küreselleştiği bir çağdır. Savaşlar, ekonomik dalgalanmalar, salgınlar, afetler ve siber tehditler bütün devletlerin kurumsal kapasitelerini her gün yeniden sınamaktadır.</p>

<p>Bu çağda devlet olmak sadece sınırları korumakla ilgili değildir; devlet olmak, ekonomiyi ayakta tutmak, enerjiyi güvenceye almak, gıdayı temin etmek, teknolojiyi geliştirmek ve milletin geleceğini planlamaktır çünkü devlet, adaletin, güvenliğin ve refahın teminatıdır; adalet olmadan düzen, güvenlik olmadan huzur, refah olmadan güçlü bir gelecek kurulamaz.</p>

<p>Batı âleminin maddeyi manadan ayıran sömürgeci, ırkçı, Darwinist ve materyalist anlayışı, kalkınma gayretlerini adalet, inanç ve ahlak ruhundan mahrum bırakmıştır. Oysa bizim pergelimizin sabit ucunda 'Kemiyetin keyfiyete nispeten pek önemi yoktur.' anlayışı vardır; madde ile mana, adalet ile refah bir bütündür.</p>

<p>İşte bu yüzden, kriz çağında eski kalıpların tekrarı olmayan, piyasanın dinamizmini millî ahlak ve stratejik akılla buluşturan devlet anlayışı çok önemlidir. Bugün 'devlet kapasitesi' dediğimiz şey, modern bekanın da kendisidir. Geçmişte beka çoğu zaman sınır boylarında aranırdı, bugün enerjide, teknolojide, üretimde ve insan kaynaklarında savunulmaktadır.</p>

<p>Zayıf devletler ülkesini küresel dalgaların merhametine terk ederken güçlü devletler üreticisini destekler, sanayisini korur ve kriz anında vatandaşının yanında durur. Bu iradeyi hayata geçirmek kapsamlı bir millî seferberlik ruhu gerektirmektedir.</p>

<p>Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin işaret ettiği üzere, hem büyümeyi hem sosyal gelişmeyi hem de sosyoekonomik kalkınmayı sağlamak zorundayız.</p>

<p>Bu seferberlik üçlü bir sacayağına dayanmalıdır. Birincisi, iktisadi seferberlik yani üretimin büyütülmesi, üretimde verimliliğin artırılması, enerjide bağımsızlık ve gelirin adil bölüşümü. İkincisi, teknolojik seferberlik yani savunma sanayisinde kazanılan özgüvenin yapay zekâya, siber güvenliğe, uzay çalışmalarına ve dijital ekonomiye yayılması. Üçüncüsü, kültürel seferberlik yani tarihî birikimimizin, insani değerlerimizin ve dayanışma kültürümüzün dünyaya etkili biçimde taşınması, bunun bir medeniyet tasavvuru olarak ortaya konulması.</p>

<p>Tüm bu kalkınma hamlelerinin önündeki en büyük engellerden biri olan terör sarmalından kurtulmak ülkülerimizin kilididir. Terörsüz Türkiye yalnızca bir güvenlik meselesi değil boşa harcanmak zorunda kalınan enerjinin çocuklarımıza okul; çiftçimize, esnafımıza destek, gençlerimize teknoloji merkezi olarak dönmesidir.</p>

<p>Güvenlik mecburiyetiyle tüketilen imkânlar artık topyekûn kalkınma seferberliğine dönüşmelidir. Burada mesele, devletin her şeyi yapması değildir; yön göstermesi, stratejik alanları koruması ve millî menfaatleri uzun vadeli bir akılla yönetmesidir. Bir devlet iyi örgütlenemiyorsa krizleri de yönetemez, doğru planlama yapamıyorsa geleceği de okuyamaz. Krizler çağında güçlü devlet, krizler gelmeden hazırlık yapan devlettir.</p>

<p>Üretimi, güvenliği, hukuku, adaleti, ahlakı ve millî bağımsızlığı aynı ufukta birleştiren bu bütüncül kalkınma vizyonu bizi 2053'ün lider ülke ve süper güç Türkiye hedefine ulaştıracaktır. Çünkü bugün milletlerin geleceği sadece cephede değil fabrikada, laboratuvarlarda, tarlada ve ahlakla inşa edilmiş adil bir düzende belirlenmektedir.</p>
</blockquote>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/mhp-grup-baskanvekili-erkan-akcay-kerkuk-anlasmasi-turkiyenin-enerji-bagimsizliginda-tarihi-bir-donum-noktasidir</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 22:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/07/ekip-kapak-1270-x-720-piksel-1270-x-720-piksel-2026-07-29t225425894.png" type="image/jpeg" length="38542"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz TBMM'de Şanlıurfa'nın Elektrik Sorununu Gündeme Taşıdı]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/mhp-sanliurfa-milletvekili-ibrahim-ozyavuz-tbmmde-sanliurfanin-elektrik-sorununu-gundeme-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/mhp-sanliurfa-milletvekili-ibrahim-ozyavuz-tbmmde-sanliurfanin-elektrik-sorununu-gundeme-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Şanlıurfa'da kronik hale gelen elektrik kesintilerini gündeme taşıdı. Yaz aylarında artan kesintilerin vatandaşlar, çiftçiler, esnaf ve sanayiciyi mağdur ettiğini belirten Özyavuz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na altyapı yatırımlarının hızlandırılması çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Şanlıurfa'nın Elektrik Sorunu TBMM Gündeminde</strong></h2>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Şanlıurfa'da uzun süredir devam eden elektrik altyapısı sorunlarına dikkat çekti.</p>

<p>Özyavuz, özellikle yaz mevsiminde artan elektrik kesintilerinin tarımsal üretimden sanayiye kadar birçok alanda ciddi mağduriyetlere yol açtığını ifade ederek, kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Borcunu Ödeyen Vatandaş da Mağdur Edilmemeli"</strong></h2>

<p>Şanlıurfa'da yaşanan elektrik kesintilerinin yalnızca üretimi değil, günlük yaşamı da olumsuz etkilediğini vurgulayan Özyavuz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yatırım çağrısında bulundu.</p>

<p>Özyavuz, TBMM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Şanlıurfa'da elektrik sorunu maalesef kronik bir hâl almıştır. Yaz mevsiminin en sıcak günlerinde vatandaşlarımız, çiftçilerimiz, esnafımız ve sanayicimiz büyük bir mağduriyet yaşamaktadır. Ne yazık ki son günlerde Şanlıurfa'da elektrik kesintileri yeniden artmış, vatandaşlarımız, çiftçilerimiz, esnafımız ve sanayicimiz büyük bir mağduriyeti tekrar yaşamaya başlamıştır.</p>

<p>Elektrik lüks değil, en temel kamu hizmetidir. Sulama yapılmadığında ürün kuruyor, üretici zarar ediyor; elektrik kesildiğinde işletmeler duruyor, vatandaşımız sıcağın ortasında mağdur oluyor. Elbette kaçak kullanım, tahsilat sorunları hukuk içerisinde çözülmelidir ancak borcunu düzenli ödeyen vatandaşlarımızın da aynı mağduriyeti yaşaması kabul edilemez.</p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızdan beklentimiz, Şanlıurfa'nın elektrik altyapısını kalıcı olarak güçlendirmesi, yatırımları hızlandırması ve vatandaşlarımızın haklı taleplerine ivedilikle çözüm üretmesidir. Şanlıurfa, üretimin, tarımın ve alın terinin şehridir."</p>
</blockquote>

<p></p>

<p></p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DbV3cfMMrkX/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DbV3cfMMrkX/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DbV3cfMMrkX/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">İbrahim Özyavuz (@iozyavuz1963)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/mhp-sanliurfa-milletvekili-ibrahim-ozyavuz-tbmmde-sanliurfanin-elektrik-sorununu-gundeme-tasidi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 22:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/07/ekip-kapak-1270-x-720-piksel-1270-x-720-piksel-2026-07-28t225451512.png" type="image/jpeg" length="62841"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Burak Kılıç'tan İzmir Barosu'na Sert Tepki]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/ulku-ocaklari-izmir-il-baskani-burak-kilictan-izmir-barosuna-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/ulku-ocaklari-izmir-il-baskani-burak-kilictan-izmir-barosuna-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Barosu'nun düzenlediği "Geleneksel 4. Onur Ayı Kahvaltısı" etkinliği kamuoyunda tartışma konusu oldu. Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Burak Kılıç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada baro yönetimini eleştirerek, İzmir Barosu'nun tüm avukatlar adına bu yönde açıklama yapamayacağını savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<h2><strong>İzmir Barosu'nun Etkinliği Tartışma Yarattı</strong></h2>

<p>İzmir Barosu'nun 25 Temmuz'da Baro Bahçe'de gerçekleştirdiği "Geleneksel 4. Onur Ayı Kahvaltısı" etkinliğiyle ilgili paylaşımı kamuoyunda tartışmalara neden oldu.</p>

<p>Etkinliğin duyurulmasının ardından Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Burak Kılıç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla İzmir Barosu yönetimine yönelik eleştirilerde bulundu.</p>

<p>Kılıç, İzmir Barosu'nun tüm avukatları temsil eden bir meslek kuruluşu olduğunu belirterek, yönetimin belirli bir görüş adına açıklama yapmasının doğru olmadığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kılıç'tan Baro Yönetimine Eleştiri</strong></h2>

<p>Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Burak Kılıç, açıklamasında İzmir Barosu'na kayıtlı tüm avukatların aynı düşünceyi paylaşmadığını ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"İzmir Barosu'na kayıtlı her avukat LGBT konusunda sizin gibi mi düşünüyor? Siz tüm avukatları temsil ediyor iken 15 tane LGBT'li adına İzmir Barosu ismiyle nasıl açıklama yapabiliyorsunuz? Cumhur İttifakı 2 nolu baroları neden kurdu sorusunun cevabı çok açıktır. Allah'ın izniyle İzmir'in ONUR sahibi avukatları sizden kurtulacaktır."</p>
</blockquote>

<p>
<blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr" dir="ltr">İzmir Barosu’na kayıtlı her avukat LGBT konusunda sizin gibi mi düşünüyor? <br>Siz tüm avukatları temsil ediyor iken 15 tane LGBT’li sapık adına İzmir Barosu ismiyle nasıl açıklama yapabiliyorsunuz! <br><br>Cumhur İttifakı 2 nolu Baroları neden kurdu sorunun cevabı çok açıktır! <br>Allah’ın… <a href="https://t.co/oRProRVALh" rel="nofollow">https://t.co/oRProRVALh</a></p>&mdash; Burak KILIÇ (@burakkilictc) <a href="https://x.com/burakkilictc/status/2081109878089912671?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 25, 2026</a></blockquote> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>
</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/ulku-ocaklari-izmir-il-baskani-burak-kilictan-izmir-barosuna-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/07/ekip-kapak-1270-x-720-piksel-1270-x-720-piksel-2026-07-28t105017302.png" type="image/jpeg" length="52537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli'den Yeni Parti Açıklaması : "Baki Olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Büyük Türk Milletidir"]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/mhp-lideri-devlet-bahceliden-yeni-parti-aciklamasi-baki-olan-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ve-buyuk-turk-milletidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/mhp-lideri-devlet-bahceliden-yeni-parti-aciklamasi-baki-olan-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ve-buyuk-turk-milletidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Yeni Parti” tartışmalarına ilişkin yayımladığı kapsamlı yazılı açıklamada, Türk siyasetinde sağduyu, demokrasi ve milli birlik vurgusu yaptı. CHP’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, hiçbir parti içi mücadelenin Türkiye'nin ortak geleceğinden daha önemli olamayacağını belirterek, tüm siyasi aktörlere karşılıklı saygı ve demokratik olgunluk çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, "Yeni Parti" tartışmalarına ilişkin yayımladığı yazılı açıklamada, Türk siyasetinin devlet geleneği, milli irade ve demokratik meşruiyet temelinde şekillendiğini vurguladı.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Türk milletinin tüm siyasi partilerin üzerinde olduğunu ifade eden Bahçeli, parti içi mücadelelerin ve şahsi çekişmelerin ülkenin ortak geleceğinin önüne geçirilmemesi gerektiğini kaydetti.</p>

<hr />
<h3><strong>Açıklamanın Tamamı</strong></h3>

<blockquote>
<p>"Türk siyaseti, tarihi devlet geleneğiyle şekillenmiş, Meşrutiyet’in kazanımları ışığında ve nihayet Cumhuriyet’in ilanı ile çok partili hayata geçiş süreci ile ivme kazanmış; millet iradesinin zaman zaman hararetli tartışmalar ve kürsüler arası sert gerilimlerle sınandığı; dönem dönem çatışmalı safhalar yaşasa da nihai meşruiyetini devlet aklında bulan toplum hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz Türk milleti; siyasi partilerin üstündedir. Türk milleti, siyasetin merkezinde ve bütün siyasi yapıların üzerindedir. Hiçbir parti içi mücadele, hiçbir koltuk çekişmesi ve hiçbir şahsi kırgınlık, ülkemizin ortak geleceğinden daha önemli kabul edilemez.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi, kuruculuğunu ilk Cumhurbaşkanımız ve ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üstlendiği, Türk siyasi hayatının köklü kurumlarından biridir.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi arasında fikir, siyaset ve dünya görüşü bakımından bugün gelinen noktada derin ayrılıklar bulunduğu açıktır. Bu ayrılıklar demokratik hayatın tabii neticesidir. Bu netice elbette siyasi hayatımızın motifleri olan diğer partiler için de geçerlidir. Farklılıkların varlığı bir zafiyet işareti sayılamaz. Bilakis, milli sınırlar ve demokratik meşruiyet içinde kalan her düşünce, Türk siyasetinin ve demokrasi hayatının zenginliğine katkı sunmaktadır.</p>

<p>Türk demokrasisi, bütün partilerin aynı kelimeleri tekrar ettiği renksiz ve ruhsuz bir zeminde hiçbir zaman bulunmamıştır. Demokratik hayat; farklı seslerin duyulduğu, farklı fikirlerin millet huzurunda yarıştığı, ancak devletin bekası ve milletin birliği söz konusu olduğunda müşterek bir iradenin ortaya konulduğu büyük bir milli mutabakattır. Siyasi farklılıkları çatışmanın bahanesi hâline getirmek Türkiye’ye hizmet etmeyecektir. Ayrılığı düşmanlık seviyesine taşımak, rekabeti intikam duygusuyla zehirlemek ve parti içi ihtilafları toplumsal gerilime dönüştürmek Türk siyasetinin itibarına zarar verecektir.</p>

<p>Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, uğradığını düşündüğü haksızlıkları dile getirmesi, hukuki imkanlara müracaat etmesi ve yıllarca Genel Başkanlığını yaptığı partisinin geleceğine dair görüşlerini açıklaması en tabii hakkıdır. Sayın Kılıçdaroğlu, Türk siyasetinde uzun yıllar sorumluluk üstlenmiş ve milyonlarca vatandaşımızın demokratik desteğini almış bir siyasetçidir. Kendisine yönelik değerlendirmelerin hakaret, küçümseme ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesi doğru değildir.</p>

<p>Bununla birlikte geçmişin bütün kırgınlıklarını bugünün siyaset meydanına taşımak, eski hesapları her fırsatta yeniden açmak ve yaraları sürekli kanatmak da kimseye fayda sağlamayacaktır.</p>

<p>Siyaset, öfkenin hiç dinmediği bir hesaplaşma alanı haline gelirse çerçevesi kırmızı ve keskin demokrasi çizgileriyle çizilmiş rekabet ortamı giderek bir husumet girdabına dönüşür. Geçmişin muhasebesi, geleceği rehin alan bir rövanş arayışına dönüşmemelidir.</p>

<p>Sayın Özgür Özel’in de siyasi emeği, hem Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında sürdürmüş olduğu hem de Türk siyasi hayatına geçtiğimiz günlerde giren Yeni Parti ile temsil ettiği Genel Başkanlık makamı ve buna bağlı olarak kendisinin politikasına güvenen 91 milletvekili ile iyi dileklerini esirgemeyen potansiyel seçmen kitlesi aşikardır.</p>

<p>Sayın Özel’in üzülmesini, siyasi şahsiyetinin gündelik tartışmalar arasında hırpalanmasını veya CHP – Yeni Parti kanadında süren hesaplaşmaların hedefi haline getirilmesini arzu etmeyiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun hakkına nasıl hukuken riayet edildiyse Sayın Özel’in birikim ve konumu da saygıyla karşılanmalıdır. Türk siyaseti, bir hakkı teslim ederken ötekini gözden çıkaran sığ bir anlayışa cevaz vermez.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi içinde veya çevresinde ortaya çıkan yeni siyasi oluşumlar da demokratik hayatın kendi tabii seyri içinde değerlendirilmelidir. Yeni Parti’nin kuruluşuyla birlikte yeni bir yol açılırken eski yol arkadaşlarının birbirine kin ve haset duyması, geride kalanların ihanetle, ayrılanların vefasızlıkla suçlanması doğru sonuçlar doğurmayacaktır. Siyaset, yakılan köprülerin dumanında yürümeyecektir. Kırılan gönüller, ağır sözler ve karşılıklı ithamlar bir süre sonra yalnızca kişileri ve partileri değil toplumsal huzuru da yıpratır.</p>

<p>Son günlerde kamuoyuna yansıyan rozet töreni, figüran ve organizasyon tartışmaları da bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü geçmişinin yapay kalabalıkların, sahte görüntülerin ve hazırlanmış mizansenlerin üzerine bir gelecek inşa ediyor olma iddiası, Türk siyasi hayatının kalbine ağır bir darbe gibi inmiştir. Gönüllere dokunamadan doldurulan salonların hiçbir hükmü yoktur. Bunun yanında, henüz gerçekliği kesinleşmemiş iddialar üzerinden insanların şeref ve haysiyetine saldırılması ve peşin hükümlerle siyasi infaza başvurulması da kabul edilemez. Hakikat, hukukun aydınlığında ortaya çıkarılmalı, söylenti siyasetinin karanlık gölgesi demokrasimizin üzerine düşürülmemelidir.</p>

<p>Bugün yapılması gereken; CHP-Yeni Parti hattındaki tüm tartışmaları Türkiye’nin ana gündem maddesi haline getirmemektir. Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Özel başta olmak üzere bütün tarafların sağduyu çerçevesinde hareket etmesi, karşılıklı saygıyı muhafaza etmesi ve siyasi mücadeleyi şahsi hesaplaşmanın dışına çıkarması gerekmektedir.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi, siyasi yelpazenin herhangi bir kanadında patlak veren iç tartışmalarından menfaat devşirmeyi, parçalanmalardan medet ummayı, zaaflardan ikbal üretmeyi yarım asrı geride bırakan siyasi ahlakıyla bağdaştırmaz. Biz gücümüzü ve gündemimizi aziz Türk milletinden, kimliğimize biçim veren ülkülerimizden, Türk ve Türkiye Yüzyılı kızıl elmamızdan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne duyduğumuz bağlılıktan alırız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çevremizde ateş çemberlerinin genişlediği, bölgesel hesapların ağırlaştığı, küresel güç mücadelelerinin sertleştiği bir dönemde Türkiye’nin enerjisi gelip geçici gündemlerle tüketilememelidir.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliği korunarak Sayın Kılıçdaroğlu’nun siyasi ve hukuki hakları gözetilebilir; Sayın Özel’in Yeni Parti ile yeniden filizlenen Genel Başkanlık makamına ve siyasi mücadelesine saygı gösterilebilir. Türk demokrasisinin imkanları ve Türk milletinin irfanı buna fazlasıyla yeterlidir.</p>

<p><strong>Unutulmamalıdır ki makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan yegâne güç ise büyük Türk milletidir.</strong></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/mhp-lideri-devlet-bahceliden-yeni-parti-aciklamasi-baki-olan-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ve-buyuk-turk-milletidir</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/07/ekip-kapak-1270-x-720-piksel-1270-x-720-piksel-2026-07-27t232959053.png" type="image/jpeg" length="17694"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: 'Cemil Bey'le bir sorunumuz yok']]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/ozgur-ozel-cemil-beyle-bir-sorunumuz-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/ozgur-ozel-cemil-beyle-bir-sorunumuz-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Meclis Grup Başkanı Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile aralarında sorun olduğu iddialarına yanıt vererek, 'Cemil Bey'le bir sorunumuz yok. CHP'deyiz biz, o şimdi ayrıldı. Parti kurunca gelecek' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Meclis Grup Başkanı Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile aralarında sorun olduğu iddialarına yanıt vererek, 'Cemil Bey'le bir sorunumuz yok. CHP'deyiz biz, o şimdi ayrıldı. Parti kurunca gelecek' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>CHP Meclis Grup Başkanı Özgür Özel, İzmir'deki programları sırasında 'İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile aranızda bir sorun mu var?' sorusu üzerine herhangi bir kişisel anlaşmazlık yaşamadıklarını, sürecin siyasi tercihler ve parti faaliyetleri etrafında şekillendiğini söyledi. Özel, 'Cemil Bey'le bir sorunumuz yok. CHP'deyiz biz, o şimdi ayrıldı. Parti kurunca gelecek. Cemil Tugay'ın bugün buraya gelmesini zaten beklemeyiz. O, 'Siz parti kurunca ya da partiye dönünce oraya geleceğim' diyor. Düşüncesine saygılıyım ama diğer başkanlarımızdan böyle bir şey istemiyorum' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, Izmir</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/ozgur-ozel-cemil-beyle-bir-sorunumuz-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 23:44:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/ozgur-ozel-cemil-beyle-bir-sorunumuz-yok.jpg" type="image/jpeg" length="70409"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump: 'Doha'daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak']]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/trump-dohadaki-toplanti-belki-onemli-olacak-belki-de-olmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/trump-dohadaki-toplanti-belki-onemli-olacak-belki-de-olmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ABD arasında Katar'ın başkenti Doha'da yarın yapılacağını öne sürdüğü görüşme hakkında, 'Doha'daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak. Göreceğiz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ABD arasında Katar'ın başkenti Doha'da yarın yapılacağını öne sürdüğü görüşme hakkında, 'Doha'daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak. Göreceğiz' dedi. </p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Araç tamir maliyetlerini düşürecek bir kararnameye attığı imzanın ardından petrol fiyatlarında gözlenen düşüşe dikkat çeken Trump, 'Biliyorsunuz petrol fiyatları oldukça düştü. Bugün 69 doları gördük. İran'ın nükleer silahlardan arındırılması için yürüttüğümüz mücadeleden önce bunun üzerindeydi. Bu konuda çok iyi gidiyoruz' dedi. </p><p>Trump, İran ile ABD arasında Katar'ın başkenti Doha'da yarın yapılacağını öne sürdüğü görüşme hakkında, 'Doha'daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak. Göreceğiz. Katar'a gidiyorlar. Sanırım çoktan yola çıktılar ya da çıkmak üzereler. Bakalım nasıl geçecek' ifadelerini kullandı. </p><p>İran tarafı, Doha'da ABD-İran arasında bir görüşme olmayacağını açıklamıştı. İran'a karşı askeri olarak savaşın kazanılmış olduğunu söyleyen Trump, 'Aslında mesele çok basit. İran'ın nükleer silahlardan arındırılması. Onların nükleer silaha sahip olmasını istemiyoruz ve olmayacaklar. Bunu onlar da kabul etti' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Başka hiçbir ülke doğumla vatandaşlık uygulamıyor' </p><p>ABD Yüksek Mahkemesi'nin doğumla vatandaşlık hakkı konusunda kendisinin aleyhinde karar alması durumunda bunu kabul edip etmeyeceğinin sorulması üzerine Trump, 'Kabul etmek zorundayım diye düşünüyorum. Sonuçta Yüksek Mahkeme. Ancak bunun ülkemiz için çok kötü olduğunu düşünüyorum. Bunu yapan tek ülke biziz. Başka hiçbir ülke doğumla vatandaşlık uygulamıyor. Yanından bile geçmiyor. Bazıları uyguladı ama sonra kaldırdı. Son derece yıkıcı ve maliyetli bir uygulama. Karar onlara ait. Ülkenin yarısı açısından, bunu kabul etmemeleri harika olurdu' dedi. </p><p>ABD Başkanı Trump, ikinci dönemi için göreve geldiği 20 Ocak 2025'te ABD topraklarında dünyaya gelen her bebeğe vatandaşlık hakkı verilmesi uygulamasının durdurulmasına yönelik bir başkanlık kararnamesi çıkarmıştı. ABD'de yasa dışı ya da geçici olarak bulunan ebeveynlerin çocuklarının Amerikan vatandaşı olamayacaklarını öngören kararnamenin yürütmesi, alt mahkeme tarafından anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle durdurulmuş ve konu Yüksek Mahkeme'ye taşınmıştı. </p><p>ABD Başkanı Trump, ABD'de doğan herkesi Amerikan vatandaşı olarak tanımlayan Anayasa'nın 14. değişikliğinin yanlış yorumlandığını savunuyor. Trump, ilgili değişikliğin ABD'de özgürlüğe kavuşan kölelerin çocuklarının Amerikan vatandaşlığı edinmeleri amacını taşıdığını ve maddenin günümüzde düzensiz göçmenler ve çocuklarına Amerikan vatandaşlığı almak için ABD'de doğum yapan turistler tarafından istismar edildiğini ileri sürüyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, Washıngton</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/trump-dohadaki-toplanti-belki-onemli-olacak-belki-de-olmayacak</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 23:36:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/trump-dohadaki-toplanti-belki-onemli-olacak-belki-de-olmayacak.jpg" type="image/jpeg" length="69810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ermenistan'dan İsrail'in sözde 'soykırım' kararı hakkında açıklama: 'Meselenin siyasi bir silah olarak kullanılması sürecine dahil olmayacağız']]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/ermenistandan-israilin-sozde-soykirim-karari-hakkinda-aciklama-meselenin-siyasi-bir-silah-olarak-kullanilmasi-surecine-dahil-olmayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/ermenistandan-israilin-sozde-soykirim-karari-hakkinda-aciklama-meselenin-siyasi-bir-silah-olarak-kullanilmasi-surecine-dahil-olmayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, İsrail'in 1915 olaylarını sözde 'Ermeni soykırım' olarak tanıma kararına ilişkin, 'Bu meselenin siyasi bir silah olarak kullanılması sürecine dahil olmaktan kaçınmanın Ermenistan'ın çıkarına olduğuna inanıyoruz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, İsrail'in 1915 olaylarını sözde 'Ermeni soykırım' olarak tanıma kararına ilişkin, 'Bu meselenin siyasi bir silah olarak kullanılması sürecine dahil olmaktan kaçınmanın Ermenistan'ın çıkarına olduğuna inanıyoruz' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ermenistan, İsrail'in 1915 olaylarını sözde 'Ermeni soykırımı' olarak tanıma kararına ilişkin yorum yapmaktan kaçındı. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, lideri olduğu Sivil Sözleşme Partisi'nin yönetim kurulu toplantısının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Ermenistan'ın İsrail'in adımı karşısında sessiz kalmayı tercih edeceğini belirtti. Paşinyan, 'Herhangi bir yanıt vermeye gerek görmüyoruz. Çünkü bu meselenin siyasi bir silah olarak kullanılması sürecine dahil olmaktan kaçınmanın Ermenistan'ın çıkarına olduğuna inanıyoruz' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/ermenistandan-israilin-sozde-soykirim-karari-hakkinda-aciklama-meselenin-siyasi-bir-silah-olarak-kullanilmasi-surecine-dahil-olmayacagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 23:33:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/ermenistandan-israilin-sozde-soykirim-karari-hakkinda-aciklama-meselenin-siyasi-bir-silah-olarak-kullanilmasi-surecine-dahil-olmayacagiz.jpg" type="image/jpeg" length="74360"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konya'da STK İstişare Toplantısı düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/konyada-stk-istisare-toplantisi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/konyada-stk-istisare-toplantisi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya'da AK Parti İl Başkanlığı tarafından sivil toplum kuruluşları ile istişare toplantısı düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konya'da AK Parti İl Başkanlığı tarafından sivil toplum kuruluşları ile istişare toplantısı düzenlendi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Selçuklu Kongre Merkezi'ndeki toplantı sinevizyon gösterimiyle başladı. Daha sonra konuşan AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, 'Bizim medeniyetimiz paylaşmanın, el uzatmanın, bir yaraya merhem olmanın medeniyetidir. İnancımız, sevdiğiniz şeylerden başkalarına da verin ki gerçek iyiliğe ulaşasınız buyuruyor. Bu ilahi mesaj asırlardır bizlere yol gösteriyor. Vakıflarımız da bu mesajı taşa, toprağa ve kalplere en güzel şekilde nakşediyor. Bir kuşun kanadını sarmak için kurulan hayır yuvalarından, yolda kalmışa su uzatan çeşmelere, yetimin başını okşayan evlerden, ilimle gönülleri aydınlatan ocaklara kadar vakıflarımız tarih boyunca hep insanlığa hizmetin sembolü olmuştur. Sivil Toplum Kuruluşlarımız ise bu köklü geleneği devam ettiriyor' dedi. </p><p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, 'Konya'mız asırlardır vakıf medeniyetinin en güçlü temsilcilerinden biri olmuş, yardımlaşmayı, paylaşmayı ve dayanışmayı hayatın merkezine yerleştirmiş kadim bir şehirdir. Bu şehirde hayır bir kültürdür, infak bir bilinçtir, dayanışma ise hayatın doğal akışıdır. Bu köklü mirasın günümüzdeki en güçlü taşıyıcıları hiç şüphesiz ki siz değerli sivil toplum kuruluşlarımızdır. Sizler toplumun nabzını tutan, ihtiyacı erken fark eden, çözüm üretme iradesini diri tutan yapılarsınız. Bugün Konya'da insani yardımdan eğitime, kültürden gençlik çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren çok önemli sivil toplum kuruluşlarına sahibiz. Bu tablo sadece sayısal bir büyüklüğü değil, aynı zamanda güçlü bir gönül seferberliğini de ifade etmektedir' ifadelerini kullandı. </p><p>AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi ise, 'Toplantımız hayırlara vesile olsun. Hepinizi çalışmalarından dolayı tebrik ediyor ve inşallah bir başarı hikayesini hep birlikte yazdığımız bir dönemi birlikte inşa ederiz' diye konuştu. </p><p>Programa AK Parti Konya Milletvekilleri Hasan Ekici, Mustafa Hakan Özer, Latif Selvi, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, ilçe belediye başkanları, teşkilat mensupları ve STK temsilcileri katıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, Konya</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/konyada-stk-istisare-toplantisi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 23:28:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/konyada-stk-istisare-toplantisi-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="68758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'dan ABD ile müzakere açıklaması: 'Şu an için planlanmış bir görüşme yok']]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/irandan-abd-ile-muzakere-aciklamasi-su-an-icin-planlanmis-bir-gorusme-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/irandan-abd-ile-muzakere-aciklamasi-su-an-icin-planlanmis-bir-gorusme-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, önümüzdeki günlerde ABD ile herhangi bir düzeyde müzakere toplantısı planlanmadığını belirterek, ABD'li temsilcilerin Katar'ın başkenti Doha'ya yapacağı muhtemel ziyaretlerin İran heyetinin programıyla bir ilgisi bulunmadığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, önümüzdeki günlerde ABD ile herhangi bir düzeyde müzakere toplantısı planlanmadığını belirterek, ABD'li temsilcilerin Katar'ın başkenti Doha'ya yapacağı muhtemel ziyaretlerin İran heyetinin programıyla bir ilgisi bulunmadığını vurguladı. </p><p>İran ve ABD arasındaki müzakerelerde belirsizlik sürerken, İran'dan müzakerelere ilişkin açıklama geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, önümüzdeki günlerde ABD ile herhangi bir düzeyde müzakere toplantısı planlanmadığını açıkladı. Bekayi, Tahran'ın şu anki önceliğinin Mutabakat Zaptı hükümlerinin eksiksiz yerine getirilmesini sağlamak ve bu düzenleme kapsamındaki taleplerini takip etmek olduğunu belirtti. </p><p>'Petrol satışı ve dondurulan varlıklar takip ediliyor' </p><p>Mutabakat Zaptı'nın maddelerine ilişkin teknik detayları paylaşan Bekayi, ABD'nin petrol satışlarını kapsayan 10'uncu maddeye bağlı gerekli lisansları çıkardığını ve İran'ın bu lisansların fiilen uygulanmasını takip ettiğini aktardı. </p><p>İran heyeti Katar'ı ziyaret edecek, ABD ile görüşme olmayacak </p><p>İran'ın yurt dışında dondurulan varlıklarının serbest bırakılmasını içeren 11'inci maddenin uygulanması için de çalışmaların sürdüğünü ifade eden Bekayi, bu kapsamda İranlı uzmanlardan oluşan bir heyetin bu hafta sonuna doğru Katar'ın başkenti Doha'ya gideceğini duyurdu. Bekayi, ABD'li temsilcilerin Doha'ya yapacağı muhtemel ziyaretlerin İran heyetinin programıyla bir ilgisi bulunmadığını, kendi heyetlerinin sadece 11'inci madde dahil Mutabakat Zaptı'nın uygulanmasını denetlemek için orada olacağını vurguladı. </p><p>'Nihai anlaşma aşamasına henüz geçilmedi' </p><p>İran ve ABD'nin henüz nihai bir anlaşmayı müzakere etme aşamasına gelmediğinin altını çizen Bekayi, Mutabakat Zaptı'nın 13'üncü maddesine değinerek, bu madde uyarınca nihai anlaşma görüşmelerinin başlayabilmesi için öncelikle 1, 4, 5, 10 ve 11'inci maddelerin uygulanmaya başlanması ve bu hükümlerin kesintisiz şekilde yürütülmesi şartı bulunduğunu sözlerine ekledi. </p><p>İran'ın Doha Büyükelçiliği Trump'ı yalanladı </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İran'ın Doha Büyükelçiliği ise, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran tarafının görüşmek istediği ve 'Görüşme yarın Doha'da gerçekleşecek' yönündeki açıklamalarını yalanlayarak, Doha'da iki ülke arasında bir görüşme için henüz hiçbir hazırlığın başlamadığını duyurdu. Büyükelçilik, 'Şu ana kadar bu konuya ilişkin tarafımıza iletilmiş hiçbir resmi bilgi bulunmamaktadır' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, Tahran</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/irandan-abd-ile-muzakere-aciklamasi-su-an-icin-planlanmis-bir-gorusme-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 21:56:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/irandan-abd-ile-muzakere-aciklamasi-su-an-icin-planlanmis-bir-gorusme-yok.jpg" type="image/jpeg" length="99358"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eski KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: 'Ana vatan, yavru vatan, mavi vatan ve gök vatan anlayışıyla geleceğe güçlü adımlarla yürüyoruz']]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/eski-kktc-cumhurbaskani-tatar-ana-vatan-yavru-vatan-mavi-vatan-ve-gok-vatan-anlayisiyla-gelecege-guclu-adimlarla-yuruyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/eski-kktc-cumhurbaskani-tatar-ana-vatan-yavru-vatan-mavi-vatan-ve-gok-vatan-anlayisiyla-gelecege-guclu-adimlarla-yuruyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 'Türkiye ile birlikte bu bölgede hakkımızı, hukukumuzu ve onurumuzu koruyoruz. Ana vatan, yavru vatan, mavi vatan ve gök vatan anlayışıyla geleceğe güçlü adımlarla yürüyoruz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 'Türkiye ile birlikte bu bölgede hakkımızı, hukukumuzu ve onurumuzu koruyoruz. Ana vatan, yavru vatan, mavi vatan ve gök vatan anlayışıyla geleceğe güçlü adımlarla yürüyoruz' dedi. </p><p>Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Yalova Ticaret ve Sanayi Odası (YTSO) Konferans Salonu'nda düzenlenen 'Doğu Akdeniz'de Türk Varlığı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Stratejik Önemi' konulu konferansta konuştu. Kıbrıs'ta yaklaşık 60 yıl boyunca federasyon temelinde çözüm arayışlarının sürdürüldüğünü belirten Tatar, 'Türkiye'nin adaya ayak basmasıyla birlikte mücadelemizde yeni bir dönem başladı. 1983'te, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilan edilmesiyle bütün dünyaya Kıbrıs'ta tek devlet anlayışının mümkün olmadığı gösterildi. Ancak o dönemin şartlarında federal bir çözüm anlayışıyla ortaklık arayışları devam etti. 60 yıldan fazla bir süre federal temelde bir anlaşma için her türlü müzakerede zaman tüketildi. Ancak neticede Rumlar hiçbir zaman iyi niyet göstermedi ve bütün önerileri reddetti. On beş kez farklı önerilerle masaya gelinmesine rağmen süreçler Rum tarafının tutumu nedeniyle sonuçsuz kaldı. En son Annan Planı'nda, bundan yaklaşık 20 yıl önce, biz Türkler 'evet' dedik, Rumlar ise 'hayır' dedi. Buna rağmen Rum tarafını Avrupa Birliği'ne aldılar. Yani Annan Planı'na 'hayır' diyen taraf Avrupa Birliği üyeliğiyle ödüllendirildi. Bu da Kıbrıs meselesinin çözümünü daha da zorlaştırdı. Çünkü artık Avrupa Birliği'nin içindeler. Yunanistan da Avrupa Birliği'nin içerisinde' dedi. </p><p>'Ana vatan, yavru vatan, mavi vatan ve gök vatan anlayışıyla' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2017 yılında İsviçre'nin Crans-Montana kentinde gerçekleştirilen görüşmelerde de sonuç alınamadığını belirten Tatar, federasyon temelindeki çözüm modelinin artık geride kaldığını, bu nedenle iki devletli siyaseti savunduklarını ve bu politikayı uluslararası platformlarda anlatmaya devam ettiklerini kaydetti. Kıbrıs Türk halkının ayrı bir devlet ve ayrı egemen bir halk olarak varlığını sürdürmesinin önemine dikkati çeken Tatar, şöyle konuştu: </p><p>'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sadece kuzeydeki 3 bin 800 kilometrekarelik topraktan ibaret değildir. Aynı zamanda deniz yetki alanları, kıta sahanlığı, karasuları ve münhasır ekonomik bölgesiyle büyük bir egemenlik alanına sahiptir. Türkiye ile birlikte bu bölgede hakkımızı, hukukumuzu ve onurumuzu koruyoruz. Ana vatan, yavru vatan, mavi vatan ve gök vatan anlayışıyla geleceğe güçlü adımlarla yürüyoruz.' </p><p>'KKTC Doğu Akdeniz'deki bayrağımız, vatanımız, tarihimiz ve maneviyatımızdır' </p><p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yalnızca kara parçasından ibaret olmadığını, deniz yetki alanları, kıta sahanlığı ve diğer egemenlik haklarıyla Doğu Akdeniz'de önemli bir konuma sahip olduğunu ifade eden Tatar, şöyle konuştu: </p><p>'Türkiye Cumhuriyeti benim ana vatanımdır. Doğu Akdeniz'de, mavi vatanda en güçlü ülkedir. Garantör devlettir. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî haklarını, hukukunu ve sahip olduğu bütün imkânları sonuna kadar koruyacaktır. Tek doğru vardır. Bütün bunlar geçicidir. Önemli olan, Rauf Denktaş'ın da dediği gibi egemenliktir. Egemenlik tapudur. Egemenlik devlettir. Devlet demek gelecek demektir. Devlet demek güvenlik, barış, huzur ve istikrar demektir. Türkiye Cumhuriyeti'nin gücü, büyüklüğü ve teknolojisi bütün Türk devletlerine büyük katkılar sağlamaktadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bugün tanınmamış olabilir, çeşitli mağduriyetler yaşayabilir. Ancak Doğu Akdeniz'deki bayrağımız, vatanımız, tarihimiz ve maneviyatımızdır. Bu nedenle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne sonuna kadar sahip çıkmak ve egemenlik haklarımızdan hiçbir zaman taviz vermemek bize yakışandır.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, Yalova</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/eski-kktc-cumhurbaskani-tatar-ana-vatan-yavru-vatan-mavi-vatan-ve-gok-vatan-anlayisiyla-gelecege-guclu-adimlarla-yuruyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 20:29:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/eski-kktc-cumhurbaskani-tatar-ana-vatan-yavru-vatan-mavi-vatan-ve-gok-vatan-anlayisiyla-gelecege-guclu-adimlarla-yuruyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="17580"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Ankara Valisi Canbolat'ı kabul etti]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/bakan-fidan-ankara-valisi-canbolati-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/bakan-fidan-ankara-valisi-canbolati-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara Valisi Yakup Canbolat'ı kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara Valisi Yakup Canbolat'ı kabul etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Ankara Valisi Yakup Canbolat'ı makamında kabul etti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, Ankara</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/bakan-fidan-ankara-valisi-canbolati-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 20:23:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/bakan-fidan-ankara-valisi-canbolati-kabul-etti.jpg" type="image/jpeg" length="61221"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Temsilciler Meclisi'ne İran anlaşması ile ilgili brifing verecek]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/abd-disisleri-bakani-rubio-temsilciler-meclisine-iran-anlasmasi-ile-ilgili-brifing-verecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/abd-disisleri-bakani-rubio-temsilciler-meclisine-iran-anlasmasi-ile-ilgili-brifing-verecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, iki partiden Temsilciler Meclisi üyelerine İran ile imzalanan Mutabakat Zaptı hakkında brifing verecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, iki partiden Temsilciler Meclisi üyelerine İran ile imzalanan Mutabakat Zaptı hakkında brifing verecek. </p><p>İran ve ABD arasındaki teknik görüşmelerde belirsizlik sürerken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio yerel saatle 16.00'da iki partiden Temsilciler Meclisi üyelerine İran ile imzalanan Mutabakat Zaptı hakkında brifing verecek. Söz konusu brifing ile Temsilciler Meclisi'nin çoğu üyesi ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden söz konusu Mutabakat Zaptı ile ilgili ilk kez doğrudan bilgi alacak. ABD basını, brifingin çevrim içi olarak yapılacağını belirtti. </p><p>Teknik görüşmeler hakkında çelişkili açıklamalar </p><p>ABD-İran arasındaki müzakere sürecinde tansiyonun yeniden yükselmesi sonrası İran, dün İsviçre'de yapılması planlanan müzakerelere katılmamış ve görüşmelerin iptal edildiğini açıklamıştı. ABD Başkanı Donald Trump ise, bugün İran tarafının görüşmek istediğini söyleyerek, 'Görüşme yarın Doha'da gerçekleşecek' demişti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı ve Teknik Müzakere Heyeti Başkanı Kazım Garibabadi, ABD'nin Katar iddialarının tersine bir açıklama yaparak, 'Katar ile görüşmeler, her zamanki gibi sürdürülüyor. Ancak bazı medya organlarında Doha'da çalışma grupları arasında teknik görüşmeler yapılacağına dair haberler doğrulanamamaktadır' ifadelerini kullanmıştı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, Washıngton</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/abd-disisleri-bakani-rubio-temsilciler-meclisine-iran-anlasmasi-ile-ilgili-brifing-verecek</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 19:08:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/abd-disisleri-bakani-rubio-temsilciler-meclisine-iran-anlasmasi-ile-ilgili-brifing-verecek.jpg" type="image/jpeg" length="46782"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zeybekçi: 'Terörden dolayı Türkiye'nin milli gelir kaybı yaklaşık 2,1 trilyon dolar']]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-zeybekci-terorden-dolayi-turkiyenin-milli-gelir-kaybi-yaklasik-21-trilyon-dolar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-zeybekci-terorden-dolayi-turkiyenin-milli-gelir-kaybi-yaklasik-21-trilyon-dolar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci, 41 yıllık süreçte terörün Türkiye'ye maliyetinin 2 trilyon dolar olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci, 41 yıllık süreçte terörün Türkiye'ye maliyetinin 2 trilyon dolar olduğunu söyledi. </p><p>AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen Palandöken'de 'Erzurum Ekonomi Buluşmaları' gerçekleştirildi. Programda AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci başkanlığındaki heyet, kentin ekonomik dinamikleri ve STK temsilcileriyle bir araya geldi. AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen'in açılış konuşması sonrası Nihat Zeybekci bir sunum yaptı. Daha sonra soru-cevap ve taleplerin dinlenmesine geçildi. </p><p>'41 yıllık süreçte terörün Türkiye'ye maliyeti 2 trilyon dolar' </p><p>Hiçbir maddi değerin bir tek canlının karşılığı olamayacağını ifade eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci, 'Bir annenin ağlaması, bir annenin yavrusunu kaybetmesinin değeri 300 tane Boğaz Köprüsü eder mi? Etmez. 300 tane Boğaz Köprüsü bir annenin gözyaşını karşılar mı? Etmez. O ayrı bir mesele. Ama terörlü Türkiye ile terörsüz Türkiye arasındaki fark ekonomik olarak da çok büyük. Sayın Cumhurbaşkanımızın 16 Mart 2025 tarihinde açıkladığı gibi 41 yıllık süreçte terörün Türkiye'ye maliyeti 2 trilyon dolar. Cumhurbaşkanımız böyle bir rakam açıklıyorsa bunun devletin verilerine dayandığını biliyoruz. Biz de vatandaşlara bilimsel anketlerle 'Terörsüz Türkiye'yi destekliyor musunuz?' diye sorduk. İlk etapta destek ve karşı çıkma oranları birbirine yakındı. Çünkü vatandaşın öncelikli gündemi ekonomi. İnsanlar hayat pahalılığı, istihdam, yatırım, ihracat ve kiraları konuşuyor. Terör ise artık Türkiye'nin en önemli sorunları sıralamasında çok gerilere düşmüş durumda. Daha sonra vatandaşlara şu bilgiyi verdik: 'Eğer teröre harcanan bu 2 trilyon dolar eğitim, sağlık, yatırım ve istihdama yönlendirilmiş olsaydı Türkiye bugün çok daha refah içinde olmaz mıydı?' Bu bilgi paylaşıldığında destek oranının yüzde 70'lere çıktığını gördük. İlk soruda 'Kesinlikle karşıyım' diyenlerin oranı yüzde 27 seviyesindeydi. Aynı kişilere ekonomik etkileri anlattığımızda bu oran yüzde 12'lere kadar düştü. Vatandaş ekonomik faydayı gördüğünde değerlendirmesini değiştiriyor' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Türkiye'nin terörden dolayı milli gelir kaybı yaklaşık 2,1 trilyon dolar' </p><p>'Yapılan teknik çalışmaya göre eğer terör olmasaydı Türkiye'nin yıllık büyümesine her yıl yaklaşık 0,8 puan katkı sağlanacaktı. Terörden doğrudan etkilenen 26 ilde ise bu katkı yaklaşık 1,5 puan olacaktı. İhracat daha yüksek, istihdam daha fazla olacaktı' diyen Zeybekçi, 'Hesaplamalarımıza göre Türkiye'nin milli gelir kaybı yaklaşık 2,1 trilyon dolar seviyesinde. Sadece bu 26 ilde oluşan kayıp ise 113 milyar dolar. Kişi başına gelir Türkiye genelinde bugün yaklaşık 18 bin dolar yerine 23 bin 800 dolar seviyesinde olacaktı. Erzurum'un da içinde bulunduğu bölgede ise kişi başına gelir yaklaşık 10 bin dolar yerine 16 bin 100 dolara ulaşacaktı. İhracat bugünkü 273 milyar dolar yerine 383 milyar dolar seviyesinde olacaktı. Bölgedeki 26 ilin ihracatı ise 20 milyar dolar yerine 31 milyar dolara ulaşacaktı. İstihdamda da Türkiye genelinde 32,5 milyon çalışan yerine yaklaşık 35 milyon çalışan olacaktı. Bölgede ise 5,8 milyon çalışan yerine yaklaşık 8 milyon çalışan olacaktı' diye konuştu. </p><p>'Artık çift kanatla uçmak istiyoruz' </p><p>Türkiye'de 2002 yılında kişi başına milli gelirin 3 bin 200 dolar olduğunu hatırlatan Zeybekçi, 'O dönemde insanımızın refah beklentisi 4 bin dolar seviyelerindeydi. Bugün kişi başına gelir yaklaşık 18 bin dolara geldi. Ama bugün insanımızın refah beklentisi artık 35-40 bin dolar seviyesinde. Onun için bir miktar mutsuzluğumuz var. Bunların hepsini biliyoruz. Nereden nereye geldiğimizi gösteren birkaç önemli rakam daha paylaşayım. OECD ülkeleri ve Avrupa Birliği ile Türkiye'yi istihdam açısından karşılaştırıyoruz. Erkek istihdam oranında Türkiye yüzde 73,1 ile Avrupa Birliği ortalamasını yakalamış durumda. OECD ortalaması ise yüzde 77. Ancak kadın istihdamına baktığımızda tablo farklı. Avrupa'da kadın istihdam oranı yüzde 65-66 seviyelerindeyken Türkiye'de bu oran yüzde 36,8. Yani Türkiye bugünkü gelir seviyesine adeta tek kanatla uçarak geldi. Bundan sonra kadınlarımızın üretime, iş dünyasına, kendi değerlerimize ve hassasiyetlerimize uygun şekilde daha fazla katılımını sağlamak zorundayız. Artık çift kanatla uçmak istiyoruz. Bir diğer önemli konu ise ne eğitimde, ne istihdamda ne de mesleki eğitimde bulunan gençlerimiz. OECD ülkeleri içinde bu alanda en yüksek oranlardan birine sahibiz. Yaklaşık yüzde 26 seviyesinde bir genç nüfusumuz ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bu konuya özellikle dikkat çekmek istiyorum' şeklinde konuştu. </p><p>'En önemli göstergelerden biri de elektrik tüketimi' </p><p>Vatandaşların en büyük beklentisinin çocuklarının iş sahibi olması ve kamuda çalışması olduğunu belirten Zeybekci, sözlerine şöyle devam etti: </p><p>'Ancak artık kamuda istihdamın da bir sınırı var. 2002 yılında Türkiye'de kamu çalışanı sayısı 2 milyon 823 bindi. Bugün bu sayı 5 milyon 342 bine ulaştı. Bu, dünyadaki birçok standart açısından oldukça yüksek bir rakam. Türkiye'nin gelişimini gösteren en önemli göstergelerden biri de elektrik tüketimidir. 2003 yılında 31 bin megavat seviyesinde olan kurulu güç bugün 123 bin megavatın üzerine çıktı. Eğer üretim olmasaydı, sanayi büyümeseydi, yatırımlar yapılmasaydı bu elektrik kim tarafından tüketilecekti? Bu da Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin en somut göstergelerinden biridir. Erzurum'a baktığımızda ise istihdam oranı Türkiye ortalamasına yakın. Nüfus büyüklüğünde Türkiye'nin 31'inci büyük ili. Ancak kişi başına gelir sıralamasında 57'nci sırada yer alıyor. Bu, üzerinde düşünmemiz gereken önemli bir tablo. 2002 yılında yaklaşık 17,8 milyon dolar olan ihracat, 2025 yılında da yaklaşık aynı seviyelerde bulunuyor. Türkiye bugün günlük 2 milyar doların üzerinde ihracat yapan bir ülke haline gelirken, Erzurum maalesef aynı gelişimi gösteremedi. Buna rağmen kamu yatırımlarında Erzurum ilk 15 il arasında yer alıyor. Bu konuda Erzurumlu siyasetçilerimizi, milletvekillerimizi, belediye başkanlarımızı ve emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Tarım ve hayvancılıkta ise Erzurum çok güçlü bir potansiyele sahip. Mera alanlarında, büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığında Türkiye'nin ilk sıralarında yer alıyor. Tarımsal üretim değeri açısından da Türkiye'de ilk 8 il arasında bulunuyor. Bizim tabirimizle un var, şeker var, yağ var. O halde artık helvayı yapmamız gerekiyor. İnşallah bunu da hep birlikte başaracağız.' </p><p>Zirveye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Adnan Ertem, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İsmail İlhan Hatipoğlu, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider ve Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan katıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, Erzurum</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-zeybekci-terorden-dolayi-turkiyenin-milli-gelir-kaybi-yaklasik-21-trilyon-dolar</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 18:32:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-zeybekci-terorden-dolayi-turkiyenin-milli-gelir-kaybi-yaklasik-21-trilyon-dolar.jpg" type="image/jpeg" length="49460"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel Bayındır'da üreticilerle buluştu]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/ozgur-ozel-bayindirda-ureticilerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/ozgur-ozel-bayindirda-ureticilerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Meclis Grup Başkanı Özgür Özel, 'Mutlak butlan kararı siyasi bir müdahaledir. Halkın iradesini savunmaya devam edeceğiz. İlk seçimde yeniden Türkiye'nin birinci partisi olmayı hedefliyoruz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Meclis Grup Başkanı Özgür Özel, 'Mutlak butlan kararı siyasi bir müdahaledir. Halkın iradesini savunmaya devam edeceğiz. İlk seçimde yeniden Türkiye'nin birinci partisi olmayı hedefliyoruz' dedi. </p><p>CHP Meclis Grup Başkanı Özgür Özel, İzmir'in Bayındır ilçesindeki Çiçek ve Kadın Kooperatifi'nde üreticilerle bir araya geldi. Etkinliğe, CHP İzmir Milletvekilleri Gökçe Gökçen, Ednan Arslan, Ümit Özlale ve Deniz Yücel'in yanı sıra CHP İzmir İl Başkanlığı görevinden alınan Çağatay Güç, Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu ile Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek katıldı. Burada konuşma yapan Özel, mutlak butlan kararının siyasi bir müdahale olduğunu belirtti. Demokrasinin ve sandığın önemine vurgu yapan Özel, partilerinin halkın iradesini savunmaya devam edeceğini belirterek, ilk seçimde yeniden Türkiye'nin birinci partisi olmayı hedeflediklerini ifade etti. </p><p>Kooperatifçilik ve çiftçiye destek mesajı </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kooperatifçiliğin Türkiye'nin kalkınmasında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Özel, belediyelerin çiçek alımlarında BAYÇİKOOP'u tercih etmesinin üreticiye büyük katkı sağladığını söyledi. Üretim maliyetlerinin arttığını aktaran Özel, CHP iktidarında tarım kredilerinin faizlerinin silineceğini, çiftçiye ÖTV'siz ve KDV'siz mazot sağlanacağını, tarımsal desteklerin ise kanunda öngörülen seviyeye çıkarılacağını belirtti. </p><p>Konuşmasının sonunda üreticilere seslenen Özel, iktidara geldiklerinde tarım ve üretimin öncelikli alanlardan biri olacağını söyledi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, Izmir</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/ozgur-ozel-bayindirda-ureticilerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:54:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/ozgur-ozel-bayindirda-ureticilerle-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="98337"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizli Büyükşehirin yem dağıtımında ikinci hafta başladı]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/denizli-buyuksehirin-yem-dagitiminda-ikinci-hafta-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/denizli-buyuksehirin-yem-dagitiminda-ikinci-hafta-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin geçen yıl başlattığı ve yetiştiricilerden büyük ilgi gören yem desteği projesi bu yıl da kesintisiz devam ediyor. İl genelindeki 19 ilçede toplam 32 bin 895 çuval yemin ulaştırılacağı programın ilk haftası geride kalırken, ekipler ikinci hafta dağıtım takvimi için sahaya indi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin geçen yıl başlattığı ve yetiştiricilerden büyük ilgi gören yem desteği projesi bu yıl da kesintisiz devam ediyor. İl genelindeki 19 ilçede toplam 32 bin 895 çuval yemin ulaştırılacağı programın ilk haftası geride kalırken, ekipler ikinci hafta dağıtım takvimi için sahaya indi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından yerel üreticileri ekonomik olarak desteklemek ve bölgedeki hayvansal üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağlamak amacıyla başlatılan yem desteği programı devam ediyor. Toplamda 6 bin 317 yetiştiricinin yararlanacağı proje kapsamında 32 bin 895 çuval yem doğrudan hak sahiplerine ulaştırılıyor. Girdi maliyetleri altında zorlanan yetiştiriciye can suyu olan programın ilk startı geçtiğimiz hafta Honaz ilçesinde düzenlenen resmi törenle verildi. İlk hafta Honaz, Tavas, Kale, Buldan ve Acıpayam ilçelerinde toplam 2 bin 851 yetiştiriciye ulaşılarak binlerce çuval yem dağıtımı gerçekleştirildi. Honaz'da 245 yetiştiriciye 1.236 çuval yem teslim edilirken; Tavas'ta 3 bin 183 çuval, Kale'de 1.700 çuval, Buldan'da 2 bin 449 çuval yem yetiştiriciyle buluşturuldu. </p><p>Acıpayam'da 6 bin 342 çuval yem törenle teslim edildi </p><p>Acıpayam Gençlik ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen yem dağıtım törenine, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Yücel Arazsu, çiftçiler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende konuşan Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Arazsu, 'Geçtiğimiz yıl başlattığımız bu değerli üretim hamlesini, bu yıl da sahadaki ihtiyaçları gözeterek büyüterek sürdürüyoruz. Amacımız, her bir yetiştiricimizin üretim girdilerini bir nebze olsun hafifletmektir' dedi. Acıpayam Belediye Başkanı Yıldırım ise kırsal ortaklığın önemine değinerek, 'Büyükşehir Belediyemizle omuz omuza çalışarak ilçemizdeki tarım ve hayvancılığı hak ettiği noktaya taşıyoruz. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bu değerli desteği ilçemize ulaştıran Bülent Nuri Başkanımıza teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>'Üreticimiz kazanacak, Denizli kazanacak' </p><p>Acıpayam'daki törende yetiştiricilere seslenen Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu üretimin sürekliliğine vurgu yaparak, 'Denizli'mizin bereketli topraklarında alın teri döken hiçbir üreticimizi dün yalnız bırakmadığımız gibi bugün de bırakmıyoruz. Geçen yıl başlattığımız ve yetiştiricilerimize can suyu olan projemizi, bu yıl da sahadaki tüm gücümüzle sürdürüyoruz. Günümüz ekonomik şartlarında artan maliyetlerin altında ezilen köylümüzün toprağına, hayvanına küsmemesi bizim en büyük gayemizdir. Belediyemizin tüm imkanlarını üretimi ayakta tutmak için sonuna kadar kullanmaya devam edeceğiz' dedi. Yapılan konuşmaların ardından 6 bin 342 çuval yem, 1.225 yetiştiriciye teslim edildi. </p><p>İkinci hafta takvimi yoğun programla başladı </p><p>Yem desteği projesinde, 29 Haziran-3 Temmuz 2026 tarihleri arasında yapılacak olan 2. hafta programı; Babadağ'da 94 yetiştiriciye 425 çuval yem desteği dağıtımı ile başladı. Dağıtım ekipleri Sarayköy'de 77 yetiştiriciye 416 çuval yem teslimini gerçekleştirdi. Bu hafta Beyağaç'ta 374 yetiştiriciye 1.731 çuval, Çardak'ta 207 yetiştiriciye 1.193 çuval, Bozkurt'ta 116 yetiştiriciye 639 çuval, Güney'de 105 yetiştiriciye 562 çuval, Serinhisar'da 46 yetiştiriciye 244 çuval ve Çal'da 97 yetiştiriciye 561 çuval yemin teslimi yapılacak. </p><p>Büyük final merkez ilçelerde yapılacak </p><p>3. hafta dağıtım programı kapsamında; Çivril, Bekilli, Baklan ve Çameli ilçelerindeki yetiştiricilere yem destekleri ulaştırılacak. 6 Temmuz Pazartesi günü Çivril'deki 1.030 yetiştiriciye 5 bin 913 çuval, 7 Temmuz Salı günü Bekilli'deki 53 yetiştiriciye 314 çuval ve Baklan'daki 57 yetiştiriciye 346 çuval yemin teslimi gerçekleştirilecek. 8 Temmuz Çarşamba günü Çameli'deki 976 yetiştiriciye 4 bin 355 çuval yemin ulaştırılmasıyla ilçe programları tamamlanacak. Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin 'Üreten Şehir Denizli' vizyonuyla sürdürdüğü projenin finali, Merkezefendi ve Pamukkale'deki yetiştiricilerle yapılacak. 9 Temmuz Perşembe günü Sevindik Kapalı Pazaryeri'nde gerçekleştirilecek törenle, toplamda 234 yetiştiriciye 1.286 çuval yem teslim edilecek. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, Denizli</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/denizli-buyuksehirin-yem-dagitiminda-ikinci-hafta-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 16:49:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/denizli-buyuksehirin-yem-dagitiminda-ikinci-hafta-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="65587"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
