<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>TV Nota | Güncel Haberler, Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.tvnota.com</link>
    <description>TV Nota, güncel ve doğru haberler ile en son dakika gelişmeleri aktarır. Ankara trafik kazası, Ankara son dakika, Ankara okullar tatil mi!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tvnota.com/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>TMB GROUP FİNANSAL DANIŞMANLIK MEDYA VE KOZMETİK  A.Ş. TÜM HAKLARI SAKLIDIR</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2026 23:03:55 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Lideri Bahçeli’den İsrail’e sert uyarı: “Türkiye’nin sabrını sınamayın”]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/mhp-lideri-bahceliden-israile-sert-uyari-turkiyenin-sabrini-sinamayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/mhp-lideri-bahceliden-israile-sert-uyari-turkiyenin-sabrini-sinamayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail’in Suriye’de Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısının ardından yayımladığı yazılı açıklamada, İsrail yönetiminin bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden politikalarına sert tepki gösterdi. Bahçeli, “Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan vazgeçilmelidir” diyerek, İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde siyasi, ekonomik, diplomatik ve hukuki araçlarla etkisizleştirilmesi gerektiğini belirtti. Bahçeli ayrıca “İslam Barış Gücü”, “Ortadoğu Barış Koalisyonu”, “Ankara Deklarasyonu” ve “Uluslararası Ateşkes Gözlem Misyonu” başta olmak üzere 7 maddelik bölgesel güvenlik ve barış önerisini kamuoyuyla paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail’in Suriye’nin İdlib kırsalında bulunan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısının ardından kapsamlı bir yazılı basın açıklaması yayımladı.</p>

<p>Bahçeli, İsrail’in bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden saldırgan politikalarının uluslararası hukuk çerçevesinde sınırlandırılmasının ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Türkiye’nin sabrını sınamaktan vazgeçilmelidir”</strong></h2>

<p>Bahçeli, İsrail yönetiminin Türkiye karşıtı söylem ve girişimlerini artırdığına dikkat çekerek, Türkiye’nin milli güvenlik alanlarına dolaylı ya da doğrudan müdahale anlamına gelebilecek girişimlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı.</p>

<p>Türkiye’nin çatışma arayan bir ülke olmadığını belirten Bahçeli, buna karşın egemenlik haklarına ve milli güvenliğine yönelen tehditler karşısında sessiz kalmayacağını ifade etti.</p>

<h2><strong>“Barış iradesi zafiyet olarak görülmemeli”</strong></h2>

<p>İsrail’in Suriye, Doğu Akdeniz ve bölgesel fay hatları üzerinden yürüttüğü politikaların yakından takip edildiğini kaydeden Bahçeli, Türkiye’nin diplomasi ve barış yanlısı yaklaşımının bir zafiyet veya caydırıcılık eksikliği olarak yorumlanmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bahçeli, Türkiye’nin Terörsüz Türkiye hedefiyle iç cephesini tahkim ederken, komşularının istikrarını da kendi güvenliğinin ayrılmaz bir unsuru olarak gördüğünü söyledi.</p>

<h2><strong>“İsrail saldırganlığı bölgenin başlıca güvenlik sorununa dönüştü”</strong></h2>

<p>İsrail’in Gazze’den Lübnan’a, Suriye’den İran’a uzanan geniş coğrafyada kriz ve çatışma siyaseti izlediğini savunan Bahçeli, mevcut politikaların bölgesel istikrarı ve uluslararası hukuku tehdit ettiğini ifade etti.</p>

<p>Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasının bölgesel güvenlik açısından hayati önemde olduğunu belirten Bahçeli, Suriye topraklarında kalıcı işgal alanları oluşturulmasının, tampon bölgelerin genişletilmesinin veya etnik ve mezhebi unsurların jeopolitik amaçlarla kullanılmasının Türkiye açısından kabul edilemez olduğunu kaydetti.</p>

<h2><strong>Netanyahu yönetimine yönelik uluslararası yaptırım çağrısı</strong></h2>

<p>Bahçeli, Netanyahu yönetiminin tasfiyesinin tek başına yeterli olmayacağını, benzer politikaları yeniden üretebilecek yapısal iklimin de ortadan kaldırılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda uluslararası yaptırımların gündeme alınmasını, İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınmasının tartışılmasını, askeri desteklerin sınırlandırılmasını ve barış yanlısı sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesini önerdi.</p>

<h2><strong>Filistin için iki devletli çözüm vurgusu</strong></h2>

<p>Bahçeli, Filistin meselesinin Orta Doğu’daki güvenlik krizlerinin merkezinde bulunduğunu belirterek, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulmasının kalıcı barış için vazgeçilmez olduğunu ifade etti.</p>

<p>İki devletli çözümün yalnızca Filistin halkı için değil, Suriye, Lübnan, Ürdün ve bölgedeki diğer ülkelerin normalleşmesi açısından da önemli olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Bahçeli’den 7 maddelik bölgesel barış ve güvenlik önerisi</strong></h2>

<p>MHP Lideri Bahçeli, açıklamasında Orta Doğu’da yeni bir güvenlik mimarisi oluşturulmasına yönelik 7 maddelik öneri de sundu.</p>

<p>Bahçeli; Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan öncülüğünde daha geniş katılımlı bir “İslam Barış Gücü” oluşturulmasını, ABD, Rusya, Çin ve AB’nin katılımıyla geçici bir “Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi” kurulmasını ve Türkiye’nin öncülüğünde BM himayesinde “Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı” düzenlenmesini teklif etti.</p>

<p>Ayrıca “Ankara Deklarasyonu” ilan edilmesi, BM çatısı altında “Uluslararası Ateşkes Gözlem Misyonu” oluşturulması, “Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu” kurulması ve “Kademeli Diplomatik Baskı ve Teşvik Mekanizması” hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç yoktur”</strong></h2>

<p>Bahçeli, açıklamasının sonunda Türkiye’nin egemenlik haklarına yönelik saldırılara karşı tavrının açık olduğunu belirterek sert bir mesaj verdi.</p>

<p>“Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir” diyen Bahçeli, “Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Devlet Bahçeli’nin açıklamasının tamamı</strong></h2>

<blockquote>
<p>“Bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden saldırgan politikaları karşısında İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi, ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir.</p>

<p>18 Ağustos 2026 tarihinde İdlib şehri kırsalında yer alan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne Suriye’nin altyapısı ve yeteneklerini hedef alan, toprak bütünlüğü ve birliğini ihlal eden İsrail saldırısı, devletlerin egemenlik haklarına, toprak bütünlüğüne ve uluslararası hukuka aykırı küstah tavrının yeni bir göstergesi olmuştur. İster tarihi yayılmacılığının ve hukuk tanımazlığının tezahürü, isterse de yaklaşan seçimlere dönük bir girişim olsun; yapılan hukuka, barışa ve bölgesel huzura yönelik kabul edilemez bir saldırıdır. Türkiye karşıtlığını her geçen gün daha da tırmandırırken uluslararası desteğini ve meşruiyetini giderek kaybeden İsrail yönetimine çağrımız nettir. Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan, ülkemizin millî güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye karşıtı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir. Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir. Bununla birlikte, kendisine yönelen tehditleri görmezden gelecek, egemenlik haklarının ihlal edilmesine seyirci kalacak veya millî güvenliğini başkalarının insafına bırakacak bir ülke hiç değildir.</p>

<p>İsrail’in Suriye sahasında Türkiye’nin güvenlik çıkarlarıyla kesişen hamleleri, Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlamaya dönük arayışları ve bölgesel parçalanmayı teşvik eden yaklaşımları dikkatle takip edilmektedir. İsrail yönetiminin, Türkiye’nin barış ve istikrar üretme kapasitesini kendisine yönelik bir tehdit gibi algılaması vahim bir stratejik hatadır. Türkiye’nin amacı İsrail dâhil hiçbir ülkeyle savaşmak değildir. Ancak hiç kimse Türkiye’nin barış iradesini zafiyet, itidalini acziyet, diplomasiyi önceleyen yaklaşımını caydırıcılıktan yoksunluk olarak yorumlama hatasına da düşmemelidir.</p>

<p>Türkiye, Terörsüz Türkiye hedefiyle iç cephesini tahkim ederken, komşularının istikrarını kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası saymakta; diplomasi, arabuluculuk, ekonomik iş birliği, insani yardım ve bölgesel sahiplenme üzerinden barış üretmeye çalışmaktadır. İsrail yönetimi ise Gazze’den Lübnan’a, Suriye’den İran’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada kriz, çatışma ve insani yıkımla anılmaktadır. Terörsüz Türkiye’de alınan mesafe, terörsüz bölge yolunda yaşanan olumlu gelişmeler kaos ve çatışma ikliminden beslenen İsrail’in dengelerini sarsmış, oyunlarını bozmuştur. İsrail yönetiminin izlediği saldırgan ve yayılmacı siyaset, bütün bölgenin geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik sorunlarından birine dönüşmüştür.</p>

<p>Son yıllarda Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler; insan hakları ihlallerinin zirve yaptığı ve uluslararası hukukun giderek daha fazla aşındığı, siyonist yayılmacılığın endişeleri artırdığı bir süreci ifade etmektedir. İsrail hükümetinin işgal politikalarını genişleten teolojik sapkınlığı, sivilleri hedef alan hukuka aykırı askeri operasyonları ve Türkiye’ye dönük tehditkâr açıklamaları, bölgesel barış ve güvenlik açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Bu süreçte Netanyahu’nun dini kimliği ve Yahudiliği siyasi hedefler doğrultusunda araçsallaştıran söylemleri de, hem dinin evrensel ahlaki değerlerine hem de Yahudi toplumunun tamamına mal edilemeyecek, siyasi tercihlerin dinle özdeşleştirilmesi riskini beraberinde getirmiştir. İsrail, mevcut yönetim eliyle yalnızca bölge için değil, bütün insanlık için bir tehdit kaynağı hâline gelmiştir. Bu yönüyle İsrail’in bölgede telafisi imkânsız sonuçlar doğuracak saldırganlıklardan vaz geçmesi ve hukuk zeminine çekilmesi zorunlu hale gelmiştir.</p>

<p>Komşularıyla iyi ilişkiler geliştiren, diplomasiyi etkin şekilde kullanan, bölgesinde barış ve istikrar kaynağı haline gelen Türkiye’nin, İsrail’in ortaya çıkardığı bu vahim tablo karşısındaki tutumu açıktır. Türkiye, her zaman olduğu gibi savaşın değil barışın, işgalin değil egemenliğin, parçalanmanın değil toprak bütünlüğünün, hukuksuzluğun değil uluslararası hukukun tarafında yer almaktadır. Türkiye’nin yürüttüğü akılcı ve insani dış politikanın esası; barış, kardeşlik ve adalet zemininde bölgemizde huzur ve istikrarı kalıcı hâle getirmek, Türkiye’nin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korurken komşularımızın da egemenlik ve güvenliğine saygı gösterilen bir ‘huzur kuşağı’ oluşturmaktır. Türkiye’nin güçlenmesinden, terörden arınmasından, komşularıyla normalleşmesinden ve bölgesinde istikrar üretmesinden rahatsız olan hiçbir hesabın başarı şansı olmayacaktır.</p>

<p>İsrail yönetimi bilmelidir ki Suriye sahasını sürekli genişleyen bir askerî müdahale alanına dönüştürmek, bölgesel güvenliği sağlamayacak; aksine İsrail’in çevresindeki istikrarsızlık ve husumet çemberini daha da genişletecektir. İsrail, Suriye üzerinden Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini sınamaktan ve bölgemizi yeni gerilimlere sürükleyecek provokatif adımlar atmaktan vazgeçmelidir. Suriye’nin etnik, dinî veya mezhepsel fay hatları üzerinden parçalanmasını hedefleyen her girişimin, Suriye ile birlikte bütün bölgeye istikrarsızlık getireceği unutulmamalıdır. Suriye topraklarında kalıcı işgal alanları oluşturulması, fiilî sınırların değiştirilmesi, tampon bölgelerin genişletilmesi veya herhangi bir etnik ve mezhebî unsurun jeopolitik amaçlarla araçsallaştırılması, Türkiye açısından kabul edilemezdir. Suriye’de güçlü, egemen, bütünlüğünü koruyan ve kendi vatandaşlarıyla sağlam bir hukuk ilişkisi kuran bir devlet yapısı tüm bölge ülkelerinin hayrına olacaktır.</p>

<p>Gelinen noktada Netanyahu yönetiminin tasfiyesi önem arz etse de İsrail’de yeni Netanyahular yaratacak yapısal ve politik iklimin ortadan kaldırılması esas olmalıdır. Bu amaçla yumuşak ve sert güç unsurlarının akıllı güce dönüştürülmesi; başta bölge ülkeleri olmak üzere uluslararası örgütlerin ve diğer devletlerin insanlık düşmanı politikaların kalıcı bir şekilde ortadan kaldırılması için çaba harcaması gerekmektedir. Bu doğrultuda uluslararası yaptırım sürecinin başlatılması; başta silah olmak üzere insanî ihtiyaçlar dışında ekonomik yaptırım kararlarının hayata geçirilmesi, İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınması, teolojik sapkınlıklarının devlet kurumsallığından temizlenmesi için dünya Museviliğinin görev üstlenmesi, ayrıca barış yanlısı sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi ve güçlendirilmesi, bu amaçla dünya Yahudiliği ve diasporası ile birlikte siyasî, ticarî ve dinî grupların göreve çağırılması bölgesel barış için önemli bir işlev görecektir. Diğer yandan istikrarsızlığı besleyen başta ABD olmak üzere büyük güçlerin İsrail’e koşulsuz desteği son bulmalıdır. Netanyahu haydutluğuna karşı uluslararası siyasette ortak bir dil ve söylem inşa edilmelidir. Bölge devletlerinin neredeyse tamamı İsrail’i hayatî bir ulusal güvenlik sorunu olarak görürken, İsrail’in kendini güvende hissetmesinin mümkün olmayacağı unutulmamalıdır.</p>

<p>İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında sürdürdüğü askerî faaliyetler, Suriye ve Lübnan’a yönelik müdahaleleri, İran’la yaşanan çatışma süreci, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs eksenindeki gelişmeler ve bölgesel aktörlerin etnik, dinî ve mezhepsel fay hatları üzerinden yeniden şekillendirilmesi, daha geniş bir jeopolitik ve güvenlik denklemine işaret etmektedir. Orta Doğu’da yaşanan mevcut krizlerin Filistin meselesiyle sınırlı, dönemsel veya iki taraflı bir çatışma olarak ele alınamayacağı açıktır. Bu nedenle İsrail’in mevcut politika setinin sonuçları, Filistin halkının maruz kaldığı ağır insani kayıplar yanında; bölgesel devletlerin egemenliği, uluslararası hukukun işlerliği, enerji ve ticaret güvenliği, küresel güç dengeleri ve Türkiye’nin millî güvenliği bakımından da değerlendirilmelidir. Bu doğrultuda İsrail’in güvenlik üretme iddiasıyla uyguladığı politikalar, uzun vadede güvenlikten ziyade istikrarsızlık, meşruiyet kaybı ve yeni çatışma alanları üretmektedir.</p>

<p>Filistin meselesinin çözümü ise bu bölgesel güvenlik mimarisinin merkezinde bulunmaktadır. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulması ve iki devletli çözümün uluslararası toplum tarafından güçlü biçimde desteklenmesi, yalnızca Filistin halkının siyasî geleceği açısından değil; Suriye, Lübnan ve Ürdün başta olmak üzere bölgedeki devletlerin normalleşmesi ve yeniden kurumsallaşması açısından da önem taşımaktadır. Bu nedenle Filistin’de kalıcı bir siyasî çözüm sağlanmadan Orta Doğu’da sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi kurulması son derece güçtür.</p>

<p>Türkiye bakımından da mesele, Filistin halkına yönelik insani ve ahlaki sorumlulukla sınırlı değildir. İsrail’in bölgesel yayılmacılığının Suriye, Lübnan, Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve enerji koridorları üzerinden oluşturduğu sonuçlar; Türkiye’nin sınır güvenliği, egemenlik hakları, deniz yetki alanları ve bölgesel nüfuzu bakımından doğrudan stratejik sonuçlar doğurmaktadır. Bu sebeple Türkiye’nin güvenlik perspektifinin kendi sınırlarının hemen ötesindeki tehditlerle sınırlı tutulmaması; Filistin’den Doğu Akdeniz’e, Suriye’den Körfez’e uzanan bütüncül bir bölgesel güvenlik yaklaşımı içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin çok taraflı diplomasi, uluslararası hukuk, bölgesel iş birliği ve caydırıcı savunma kapasitesini birlikte kullanan bir strateji izlemesi hem millî güvenliğin korunması hem de bölgesel barışın tesis edilmesi açısından önem taşımaktadır.</p>

<p>İsrail’in etkisizleştirilmesi, bir devletin veya halkın ortadan kaldırılması değil; uluslararası hukuka aykırı eylemlerin siyasî, ekonomik, diplomatik ve hukukî araçlarla sınırlandırılması ve saldırgan politikaların sürdürülemez hâle getirilmesi anlamında ele alınmalıdır. Kalıcı barışın yolu, herhangi bir toplumun güvenliğini ortadan kaldırmaktan değil, bütün bölge halklarının güvenliğini birbirinin alternatifi olmaktan çıkarmaktan geçmektedir.</p>

<p>Dış politikamızın esası; medeniyet anlayışımızın özünü teşkil eden barış, kardeşlik ve adalet zemininde, bölgemizde ve dünyada huzur ve istikrarı sürekli kılmak, uluslararası iş birliğini, karşılıklı saygı ve dostluğu yaymak ve geliştirmek, çok yönlü ve çok boyutlu bir diplomasi yürütmek suretiyle ülkemizin hak ve menfaatlerini her platformda korumak, bu doğrultuda şahsiyetli bir dış politika izlemektir. Bu bağlamda Türkiye’nin önünde bölgesel düzenin yeniden kurulmasına katkı sunan bir aktör olma sorumluluğu bulunmaktadır. Küresel güçlerin İsrail’e yönelik koşulsuz siyasî ve askerî destek yerine uluslararası hukuku ve insan haklarını merkeze alan dengeli bir yaklaşım benimsemeleri; Birleşmiş Milletler sisteminin etkinliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel istikrar bakımından önemli bir başlangıç noktası olacaktır. Zira koşulsuz siyasî ve askerî destek İsrail’i daha güvenli hâle getirmemiş; aksine mevcut yönetimin hukuk dışı uygulamalarını cesaretlendirmiştir.</p>

<p>Biz bölgemizin haritalarının yeniden çizilmesini değil sınırların güvence altına alınmasını; devletlerin parçalanmasını değil kurumsal olarak güçlenmesini; toplumların birbirine düşman edilmesini değil ortak refahın büyütülmesini arzu ediyoruz. İsrail yönetimi tercihini yapmak zorundadır: Ya çatışma ve yayılmacılık sarmalını derinleştirerek bölgenin kriz ve katliam merkezi olmayı sürdürecek ya da uluslararası hukuka, komşularının egemenliğine ve Filistin halkının meşru haklarına saygı göstermeyi seçecektir. Birinci yol İsrail’e daha fazla yalnızlık, daha fazla düşmanlık, daha ağır ekonomik ve siyasi maliyetler getirecektir. İkinci yol ise hem İsrail halkının hem Filistinlilerin hem de bütün bölge halklarının geleceği açısından gerçekçi ve makul yol olacaktır.</p>

<p>Türkiye’nin istikameti bellidir ve değişmeyecektir. Terörsüz Türkiye hedefiyle içeride kardeşliğimizi ve millî birliğimizi güçlendirecek; sınırlarımızın ötesinde barış, istikrar ve egemen devlet düzenini savunacak; Filistin’in haklı davasının yanında duracak; Suriye’nin toprak bütünlüğünü destekleyecek; Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta millî haklarımızdan taviz vermeyecek; ülkemize yönelen her tehdide karşı caydırıcılığımızı gösterecektir. Orta Doğu’nun geleceği, askerî üstünlüğün veya tek taraflı güvenlik anlayışının değil; hukuk, adalet, egemen eşitlik, karşılıklı güven ve ortak güvenlik ilkelerinin belirleyici olduğu yeni bir bölgesel düzenin kurulmasına bağlıdır. Türkiye’nin tarihî tecrübesi, jeopolitik konumu ve diplomatik kapasitesi, bu yeni bölgesel düzenin oluşumunda önemli bir rol üstlenmesine imkân vermektedir. Bu rol çok taraflı diplomasi, hukukî girişimler, bölgesel ortaklıklar, ekonomik ve diplomatik araçlar, insani yardım ve gerektiğinde caydırıcı güç unsurlarının koordineli biçimde kullanılmasıyla somutlaştırılmalıdır. Dış politikamızın barış, kardeşlik, adalet, karşılıklı saygı ve uluslararası hukuk eksenindeki temel yaklaşımı da bu bütüncül stratejinin dayanağını oluşturmaktadır. Dolayısıyla bugün gelinen aşamada sorun, İsrail’in mevcut politikalarına nasıl karşılık verileceğinden ibaret değildir. Asıl mesele, Orta Doğu’da savaşların ve işgallerin tekrar üretilemeyeceği, devletlerin egemenliklerinin güvence altında olduğu, sivillerin korunmasının tartışmasız bir ilke kabul edildiği yeni bir bölgesel düzenin nasıl kurulacağıdır.</p>

<p>Bu kapsamda bize göre;</p>

<ol start="1">
 <li>Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye ortaklığında imzalanan ‘Mekke Anlaşması’ ile üye ülkelerin egemenlik haklarını korumak ve ortak coğrafyada yeni bir güvenlik mimarisi oluşturmak mümkün olabilecek, üç ülkenin güçlerini birleştirme inisiyatifiyle hayata geçen bu girişimin üye sayısının artırılması suretiyle de ‘Kudüs Paktı’ önerimizle ulaşmak istediğimiz İslam ülkelerinin ortak güvenlik ve savunma inisiyatifi kazanması, İsrail saldırganlığının hedefi olan bütün ülkeleri ve bölgeleri kapsayan bir savunma iş birliğiyle ‘İslam Barış Gücüne’ dönüştürülmesi sağlanmalıdır.</li>
 <li>Üye ülkelerle birlikte daha önce önerdiğimiz Dünya Barış Konseyinden mülhem geçici bir ABD, Rusya, Çin ve AB’den oluşan Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi oluşturulmalı, süratle bölgede istikrar sağlanması hedeflenmelidir.</li>
 <li>Orta Doğu'da yaşanan krizler, geçici ateşkes girişimleriyle çözülemeyecek kadar derin ve çok boyutlu bir hâl almıştır. Bu nedenle bölgesel güvenliği bütüncül bir yaklaşımla ele alacak, sürekliliği olan bir diyalog mekanizmasının oluşturulması gerekmektedir. Bu kapsamda Türkiye'nin girişimiyle, Birleşmiş Milletler himayesinde ve Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyiyle dirsek temasında olan Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı toplanmalı; Filistin’de iki devletli kalıcı barışın tesis edilmesi ve Ortadoğu’nun barış ve istikrar iklimine kavuşması için yol haritası belirlenmelidir.</li>
 <li>Türkiye tarafından bölgesel güvenlik anlayışına yön veren ilkeleri ortaya koyan, barış ve huzur iklimini merkeze alan ‘Ankara Deklarasyonu’ ilan edilmelidir. Ayrıca Türkiye, İsrail’den kendisine yönelik olası bir hasmane saldırıya karşı asla tepkisiz kalmayacağını, doğabilecek sonuçlardan Türkiye’nin sorumlu olmayacağını ilan etmelidir. Aynı zamanda, dünya Yahudiliğine zor zamanlarında kucak açmış bir millet olarak, İsrail yönetiminin bir katilin eline kalmasından üzüntü ve endişe duyulduğu da vurgulanmalıdır.</li>
 <li>Geçmiş çatışma tecrübeleri göstermektedir ki uluslararası denetim mekanizması bulunmayan ateşkesler uzun ömürlü olamamaktadır. Bu nedenle Birleşmiş Milletler çatısı altında oluşturulacak tarafsız bir ‘Uluslararası Ateşkes Gözlem Misyonu’ oluşturulmalıdır. Bu misyon; ateşkes ihlallerini kayıt altına almalı, insani yardım koridorlarının güvenliğini denetlemeli, sivillerin korunmasına ilişkin gelişmeleri düzenli olarak raporlamalı, uluslararası kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmelidir.</li>
 <li>Münferit devletlerin girişimleriyle yürütülen arabuluculuk faaliyetleri yerine kurumsallaşmış ve çok taraflı bir yapı, diplomatik girişimlerin sürekliliğini sağlayacaktır. Bu doğrultuda geçmişte de karmaşık krizlerin yönetiminde etkili olan ‘Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu’ kurulmalıdır.</li>
 <li>Yaptırımların veya yalnızca diplomatik çağrıların tek başına kalıcı sonuç üretmediği dikkate alınarak ‘Kademeli Diplomatik Baskı ve Teşvik Mekanizması’ oluşturulmalıdır. ‘Barış için İsrail’in Çevrelenmesi’ politikası uygulanmalı ve başta bölge ülkeleri olmak üzere İsrail üzerinde siyasi ve ekonomik baskılar arttırılmalı, askeri caydırıcılık mekanizması etkinleştirilmelidir. Buna karşılık; ateşkesin kalıcı hâle getirilmesi, yayılmacılığın ve yerleşim faaliyetlerinin durdurulması, müzakere sürecine geri dönülmesi, uluslararası hukuka uyum sağlanması durumunda diplomatik ve ekonomik teşvik mekanizmaları da devreye sokulmalıdır. Bu hususlar, İsrail’in bölgede ve uluslararası kamuoyunda yalnızlaşması ve İsrail’deki politik iklimin değişmesi açısından önem arz etmektedir.</li>
</ol>

<p>Kalıcı çözüm, İsrail’in hukuk dışı ve saldırgan politikalarının etkisizleştirilmesi ile eş zamanlı olarak bölgesel barış mimarisinin güçlendirilmesini gerektirmektedir. Türkiye bu çerçevede çatışmaların sona erdirilmesine ve kalıcı barış düzeninin kurulmasına öncülük eden bir aktör olmalıdır. Ortaya koyduğumuz yaklaşım doğrultusunda Türkiye’nin öncülüğünde geliştirilecek çok taraflı, hukuk temelli ve caydırıcılıkla desteklenen bir barış siyaseti, bugünkü krizlerin yönetilmesi yanında gelecek nesiller açısından daha güvenli, istikrarlı ve yaşanabilir bir Orta Doğu’nun inşasına hizmet edecektir. Tarihî tecrübesi, askerî caydırıcılığı, diplomatik kapasitesi ve bölgesel bağlarıyla Türkiye, barış düzeninin en güçlü taşıyıcılarından birisidir.</p>

<p>Zulüm karşısında hukuk, çatışma karşısında diplomasi, saldırganlık karşısında caydırıcılık ve bölgesel parçalanma karşısında ortak güvenlik anlayışı esas alınmalıdır. Hiçbir devletin güvenliği başka bir halkın sürekli güvensizliği üzerine kurulamaz. Kalıcı barış ancak herkes için güvenlik, herkes için adalet ve herkes için egemenlik temelinde mümkündür.</p>

<p>Öyle anlaşılıyor ki İsrail yakın tarihte yaptığımız uyarıları görmezden gelmiştir. Bir kez daha hatırlatalım. Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin vicdanının sesi, tarihi sorumluluğunun ve stratejik aklının temsilcisidir.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/mhp-lideri-bahceliden-israile-sert-uyari-turkiyenin-sabrini-sinamayin</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/08/ekip-kapak-1270-x-720-piksel-1270-x-720-piksel-2026-08-21t151243549.png" type="image/jpeg" length="26815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli: “Terörsüz Türkiye” topyekûn milletimizin eseri olacak]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/mhp-lideri-devlet-bahceli-terorsuz-turkiye-topyekun-milletimizin-eseri-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/mhp-lideri-devlet-bahceli-terorsuz-turkiye-topyekun-milletimizin-eseri-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024 tarihindeki tarihi çağrısıyla başlayan, terör örgütü PKK’nın kendini feshetmesi ve silah bırakma kararı almasıyla devam eden “Terörsüz Türkiye” sürecinde tarihi nitelikte bir dönüm noktasına gelindi.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli Terörsüz Türkiye ile ilgili Türkgün Gazetesine özel röportaj verdi. Gelinen aşamayı MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir’e değerlendirdi.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te yaptığı tarihi çağrıyla başlayan, terör örgütü PKK’nın kendini feshetmesi ve silah bırakma kararıyla devam eden <strong>“Terörsüz Türkiye”</strong> sürecinde tarihi nitelikte bir dönüm noktasına gelindi. Sürecin yasal altyapısını oluşturan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilerek yasalaştı.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, gelinen aşamayı MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir’e değerlendirdi. Yaklaşık iki yıldır ilmek ilmek örülen “Terörsüz Türkiye” hedefinin TBMM’de kabul edilen kanunla önemli bir aşamaya ulaştığını belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli, düzenlemenin 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesinin “Terörsüz Türkiye”ye, milli dayanışmaya ve toplumsal bütünleşmeye yönelik güçlü iradeyi ve kapsamlı mutabakatı gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Kanunun TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmaları da dahil olmak üzere hazırlanması, teklif edilmesi, görüşülmesi ve kabul edilmesi sürecinin tarihi nitelikte katılım, katkı, tespit, değerlendirme ve önerilerden oluşan önemli bir külliyat oluşturduğunu belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli, her aşamada geniş toplum kesimleri ile milli iradenin tecelligâhı olan TBMM’de her türlü görüşün ortaya konulduğunu söyledi.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, siyaset kurumunun itibarını artıran, Türkiye’ye özgü bir çalışma modeli ve önemli bir mutabakat ortaya konulduğunu belirterek, ellerin Türkiye’nin huzuruna, ortak ve güçlü geleceğine kalktığını vurguladı.</p>

<p><strong>MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ’DEN DESTEK VERENLERE TEŞEKKÜR</strong></p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, devletin kutlu hedeflerine ulaşmasını mümkün kılacak milli birliğin ve iç cephenin güçlendirilmesi ile Türkiye’de ve bölgede barış ve kardeşliğin tesis edilmesi için gayret gösterenlere teşekkür etti.</p>

<p>Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş olmak üzere sürece destek veren siyasi partilere ve milletvekillerine, emek harcayan ve katkı sunan kişi ve kurumlara teşekkür eden MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye”nin bir devlet politikası ve Türk siyasetinin başarısı olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>MHP Lideri Devlet Bahçeli, hedefin topyekûn milletin eseri olacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<p>“Terörsüz Türkiye, bir devlet politikası, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekûn milletimizin eseri olacaktır. Anadolu irfanının gücüyle, Türk milletinin ferasetiyle ve devlet aklıyla bu süreci nihayete erdirecek ve kalıcı kılacağız.”</p>

<p>“Milletimizin kahir ekseriyeti Terörsüz Türkiye’nin yanında”</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, milletin kahir ekseriyetinin “Terörsüz Türkiye”nin yanında durduğunu belirterek, terörün bütün unsur ve handikaplarıyla gündemden tamamen çıkmasını istediğini söyledi.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, terörün zehirli havasının siyasi iklimden temizlenmesini, ayrık otlarının güven ve huzur toprağından sökülüp atılmasını, demokrasi, hukuk devleti, refah ve güven ikliminin pekişerek hiçbir ayrım gözetilmeksizin bütün vatandaşları kuşatmasını ve kucaklamasını milletin arzu ettiğini ifade etti.</p>

<p>Bölgede istikrarsızlık ve kaos üretenlerle terörizm, şiddet, vandalizm ve bunlar sayesinde var olanların ve onlarla aynı safta duranların kaybetmesini, Türkiye’nin ve milletin üzerinden ellerini çekmelerini beklediklerini kaydetti.</p>

<p>“Terörsüz Türkiye” sürecinde vatan, millet, bayrak ve tüm mukaddes değerler uğruna toprağa düşmüş aziz şehit ve gaziler ile onların muhterem ailelerinin hatıralarına en küçük bir leke sürdürülmediğini vurgulayan MHP Lideri Devlet Bahçeli, bu aşamaya şehit ve gazilerin kutlu mücadeleleri sayesinde gelindiğini söyledi.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, Gazi ordunun ve fedakâr milletin dünden bugüne terörle mücadele hafızası, azmi ve iradesinin bütün aşamalarıyla sahiplenildiğini belirtti.</p>

<p>Süreçte gizli kapaklı herhangi bir pazarlık veya vatandaşların bilgisi dışında bir yol bulunmadığını ifade eden MHP Lideri Devlet Bahçeli, sürecin hassasiyetine uygun bir üslupla, sabırla, akılla, vatan ve millet sevgisiyle ve kardeşliğin güçlendirilmesine yönelik güçlü inanç ve iradeyle hareket edildiğini kaydetti.</p>

<p><strong>“TEK HEDEF TERÖRÜN TAMAMEN ORTADAN KALDIRILMASI”</strong></p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecindeki tek hedefin terörün, terörizmin ve bölücülüğün Türkiye’nin gündeminden ve milletin zihinlerinden tamamen çıkarılması olduğunu belirtti.</p>

<p>Terörün büyüdüğü ve beslendiği bütün unsur ve alanların ortadan kaldırılması, milli birlik ve dayanışma duygusunda uzlaşılması ve geleceğin güçlü Türkiye’sinin inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan MHP Lideri Devlet Bahçeli, yarım asra yaklaşan süredir ekonomik ve sosyal kalkınmayı engelleyen ve önemli insani ve ekonomik maliyet oluşturan bu prangadan kurtulmanın tek arzuları olduğunu söyledi.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, bu konuda menzile yaklaşıldığını belirtti.</p>

<p>“Terörsüz Türkiye”ye ilişkin çerçevenin sağlam biçimde oluşturulması konusunda önemli bir eşiğin aşıldığını kaydeden MHP Lideri Devlet Bahçeli, meselenin siyaset üstü bir konu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Yasayla birlikte 86 milyon vatandaşın yanı sıra yakın coğrafyadaki halkların da kazandığını belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli, bu çabanın bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesi olduğunu söyledi.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, sürecin aynı zamanda bir demokratikleşme ve kalkınma hamlesi olduğunu belirterek, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” hedefine ulaşılmasının önündeki en büyük engellerden biri olan terörün kökten bitirilmesiyle bu hedefin daha yakın ve mümkün hale geleceğini vurguladı.</p>

<p><strong>KIŞKIRTICI HAMLELERE GEÇİT YOK</strong></p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecini karalamak ve baltalamak isteyen iç ve dış odaklara karşı uyarıda bulundu.</p>

<p>Fitne ve fesat çıkarmak, iftiralarla gelişmeleri enfekte etmek isteyen dahili ve harici karanlık odakların bulunabileceğini belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli, vatandaşları provokasyonlara karşı duyarlı olmaya çağırdı.</p>

<p>Süreci karalamak ve çarpıtmak isteyenlere fırsat vermeyeceklerini belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli, emperyalizmin taşeronlarının kışkırtıcı hamlelerine ve bunların içerideki sözcülerine imkân tanımayacaklarını söyledi.</p>

<p>Vahdet-i millet ve beka-yı devlet konusunda MHP’den rol çalmaya çalışan nevzuhur oluşumlar ve türedi yapılar hakkında da değerlendirmelerde bulunan MHP Lideri Devlet Bahçeli, bu yapıların kısır zihinlerin gölgesinde değillerse emperyalizmin himayesinde olduğunu savundu.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, sicili malum ve ciğerini bildikleri çevrelerin ucuz siyasi şaklabanlıklarının arkasında kronikleşmiş MHP hazımsızlığı bulunduğunun farkında olduklarını ifade etti.</p>

<p>MHP’nin gölgede duranların değil, milli tehditlere karşı Türk milletine gölge olanların adresi olduğunu belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli, iki yıldır olduğu gibi tüm teşkilat kademeleriyle milletle doğruları paylaşmaya devam edeceklerini söyledi.</p>

<p>Anadolu’dan yayılan kardeşlik arzusunun ve heyecanının ülke genelinde kutlu bir toya dönüştürülerek paylaşılacağını belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli, ülkesini ve milletini karşılıksız sevdiğini, siyasi hesap yapmadığını ve “önce ülkem ve milletim” düsturuyla hareket ettiğini vurguladı.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, siyaset gayelerinin devleti ve milleti ilelebet yaşatmaya, küresel meydan okumalara karşı koyabilecek kudrete sahip olmaya ve tam bağımsızlığa yönelik olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>MHP POLİTİĞİ VE TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ</strong></p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye”nin Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset, güvenlik ve Türkiye vizyonunda önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Terörsüz Türkiye”yi MHP politiğinin “Türk ve Türkiye Yüzyılı” çerçevesindeki ilk ve en güçlü adımı olarak nitelendiren MHP Lideri Devlet Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi’nin kuruluşundan bugüne kadar Türk sosyolojisinin gerçekliğini politik tutarlılıkla besleyen stratejik bir akılla Türkiye’ye ilişkin yol haritaları ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>MHP’nin milli güvenlik ve milli kalkınma gibi Türkiye’nin makro meselelerine siyaset üstü bir yaklaşımla baktığını belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli, bu anlayışla Türk siyasetinde “MHP politiği”nin inşa edildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Benim aklım hep Türkiye’dir”</strong> sözüyle ifade bulan MHP politiğinin milli öncelik, ilkesel bütünlük, siyasi ahlak ve tutarlılık, başkalaşmadan yenilenme ve kurumsal istikrar anlayışından oluştuğunu belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli, Türk tarihinden çıkarılan dersler ve alınan ilhamla siyasetin iç ve dış dinamiklerinin doğru okunmasının amaçlandığını kaydetti.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, MHP politiğinin Türk milletinin her ferdinin huzur, güvenlik ve refah içerisinde yaşamasını, Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada lider ve güçlü bir ülke olarak yükselmesini, Türkiye başta olmak üzere bölgede ve dünyada istikrar ve barışın tesis edilmesini hedeflediğini belirtti.</p>

<p>Bu doğrultuda MHP politiğinin Türk siyasetinin pusulası ve milletin yol göstericisi olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>2053 HEDEFİ: LİDER ÜLKE VE SÜPER GÜÇ TÜRKİYE</strong></p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, 21. yüzyılda uluslararası sistemin öngörülemez, belirsiz ve kaotik yapısının Türkiye’nin önüne tehditlerin yanı sıra fırsat ve imkânlar da sunduğunu belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin önünde 2053’te “Lider Ülke” ve “Süper Güç” haline gelme hedefinin bulunduğunu ifade eden MHP Lideri Devlet Bahçeli, bu hedeflere ulaşabilmek için egemenliğin güçlendirilmesi, tehditlerin bertaraf edilmesi ve imkân ve fırsatların en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, cesareti iradeyle, iradeyi ise ferasetle muhkem kılmak gerektiğini vurguladı.</p>

<p><i><strong>“Milliyetçi Hareket Partisi her zaman olduğu gibi milli birlik ve beka kararlılığında kadim devlet aklının, sağduyunun ve milli vicdanın sarsılmaz iradesi, gür sesi, son kalesidir. Milliyetçi Hareket Partisi karanlık emellere sur, kararan kalplere nurdur.”</strong></i></p>

<p><strong>“TERÖRSÜZ TÜRKİYE, TÜRK AKLININ POLİTİK İZDÜŞÜMÜDÜR”</strong></p>

<p>Türk milletinin dünyanın en eski milletlerinden biri olduğunu belirtenMHP Lideri Devlet Bahçeli, Türkiye’nin tarih sahnesine yeni çıkmış, tesadüflerle oluşmuş bir ülke olmadığını söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin sahip olduğu politik ve stratejik müktesebatın 21. yüzyılı “Türk ve Türkiye Yüzyılı” yapacak kudret ve tecrübeye sahip olduğunu ifade eden MHP Lideri Devlet Bahçeli, siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda Türkiye’nin ilerlemesini engelleyen ve emperyalist güçlerin kirli operasyonlarına zemin hazırlayan terör belasından kalıcı ve en kısa sürede kurtulmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye”yi “tarihin Türk gözünün stratejik bakışı, coğrafyadaki Türk aklının politik izdüşümü” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin milliyetçi siyasetin kurumsal adresini ve kuşatıcı dilini oluşturduğunu belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye’nin milli meselelerine aktüel siyasi tartışmaların üzerinde bakabilen ve buna bağlı olarak pozisyon alabilen bir kurumsallığa sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, Türk milletinin kutup yıldızının Milliyetçi-Ülkücü Hareket olduğunu belirterek, bu durumun toplumun büyük bir kesimini MHP’nin sözüne, politik pozisyonuna ve hamlelerine kulak kabartmaya, siyasetin diğer paydaşlarını ise MHP’ye göre kendi tavır ve düşüncelerini yeniden gözden geçirmeye sevk ettiğini ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin kritik süreçlerde “MHP ne yapacak, MHP ne diyecek?” beklentisi içerisinde olduğunu belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli, bunun 367 krizi, başörtüsü meselesi ve 15 Temmuz hain kalkışmasında olduğu gibi MHP’nin tarihi çağrısıyla başlayan “Terörsüz Türkiye” sürecinde de belirginleştiğini söyledi.</p>

<p>MHP’nin “önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” düsturuyla sorumlu siyaset anlayışını sürdürdüğünü belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye’nin siyasi ve toplumsal sorunlarını çözmeye ve geleceğin güçlü Türkiye’sini inşa etmeye odaklandığını vurguladı.</p>

<p><strong>KANUNUN KAPSAMI: PKK/KCK’NIN FİİLİ VARLIĞI SONA ERECEK</strong></p>

<p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yürütülecek işlemlerin belirlenmesini amaçladığı belirtildi.</p>

<p>Bu kapsamda yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemleri ve yapılacak diğer işlemler için hukuki çerçeve oluşturuluyor.</p>

<p><strong>KANUN AF DÜZENLEMESİ DEĞİL</strong></p>

<p>Kanunun mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde olmadığı vurgulandı.</p>

<p>Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını koruyacak. Suçun vasfına, mahkûmiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmayacak.</p>

<p>Bu yönüyle kanun, hukuki niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşıyor.</p>

<p>Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda ortak aklı ve asgari müşterekleri önceleyen bir yaklaşımla ortaya çıkan rapor doğrultusunda hazırlanan kanun, öngörülen hukuki düzenlemelerin ilk adımını teşkil eden temel bir çerçeve oluşturuyor.</p>

<p>Kanunla Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hukuk devleti ilkesi, demokratik siyasi düzeni ve kamu güvenliği esas alınarak milli dayanışma, toplumsal huzur ve bütünleşmenin kalıcı biçimde tesis edilmesi hedefleniyor.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, kanunun amacına uygun sonuçlar doğurmasını ve Türkiye ile millet için hayırlı olmasını temenni etti.</p>

<p><strong>AİHM KARARLARI DAHİL YENİ ADIMLAR GÜNDEMDE</strong></p>

<p>Oluşturulan hukuki zeminin Türkiye’nin terör belasından ilelebet kurtulması hedefinin en önemli dayanaklarından biri olacağını belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli, kanunda öngörüldüğü üzere PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son vermesi ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim etmesinin ön şart olduğunu vurguladı.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, kanunun kabulüyle ulaşılan merhalenin bir nihayet olmadığını, hukuki ve idari bakımdan yapılması gereken düzenlemeler için yeni bir safhanın başlangıcı olacağını ifade etti.</p>

<p>Bu kapsamda AİHM kararlarının uygulanması dahil tartışmalı konuların gözden geçirilmesi ve adaletin tesisine ilişkin çalışmaların etkinleştirilmesinin gündeme gelebileceğini belirtti.</p>

<p>Bundan sonraki süreçte Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan ortak raporda vurgulanan diğer adımların atılması, ihtiyaç duyulan yasal ve idari düzenlemelerin yapılması ve uygulamaların etkili işbirliği ve eşgüdüm içerisinde yürütülmesinin kritik önemde olacağını kaydetti.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, PKK’nın kurucu önderliği olarak yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” ile PKK’nın fesih ve silah bırakma kararında önemli bir fonksiyon ifa eden Abdullah Öcalan’ın önümüzdeki dönemde de sürece katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Milletçe ortak hedefin terörle birlikte şiddetin, terörizm ve bölücülüğün reddedildiği bir zihinsel dönüşüme zemin hazırlamak ve terörün tekrar yeşermeyeceği bir iklim oluşturmak olduğunu belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli, siyaset alanının genişlediği, siyasi rekabetin demokratik sınırlar içerisinde, milli ve manevi değerler istikametinde ve ahlaki bir düzlemde yürüdüğü bir sistemin inşa edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>TÜRKİYE HER TÜRLÜ KİRLİ OYUNA KARŞI TEYAKKUZDA</strong></p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” sürecini baltalamaya yönelik her türlü kirli oyunu dikkatle değerlendireceğini ve bunlara karşı gerekli önlemleri alacağını belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin egemenlik haklarını, milli güvenliğini, kamu düzenini, milletin huzur ve güvenliğini korumak için her daim hazırlıklı ve teyakkuz halinde olacağını ifade eden MHP Lideri Devlet Bahçeli, nereden gelirse gelsin bu yöndeki girişimleri engelleyecek güçte olan Türkiye’nin milli imkân ve kaynaklarını “Lider Ülke” ve “Süper Güç” olma hedefi doğrultusunda kullanacağını söyledi.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin her zaman olduğu gibi milli birlik ve beka kararlılığında kadim devlet aklının, sağduyunun ve milli vicdanın sarsılmaz iradesi, gür sesi ve son kalesi olduğunu vurguladı.</p>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, düzenlemenin yasalaşmasının ardından Başkanlık Divanı’nın arkasında bulunan makamında MHP Lideri Devlet Bahçeli, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MHP ve AK Parti grup başkanvekilleri ile bazı milletvekilleriyle bir süre sohbet etti.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecinde ne yaptıklarını ve nereye varacaklarını bildiklerini belirterek, yegâne ilham kaynaklarının milletin bilgeliği, feraseti ve sağduyusu olduğunu söyledi.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, <strong>“Kimse endişe duymasın”</strong> mesajı verirken, milli birlik ve beka çizgisindeki kararlılıklarının süreceğini vurguladı.</p>

<p><strong>MHP Lideri Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinin temel hedefini şu sözlerle ortaya koydu:</strong></p>

<p><i>“Tek hedef; terörün, terörizmin ve bölücülüğün ülkemizin gündeminden ve milletimizin zihinlerinden tamamen çıkarılması, terörün büyüdüğü ve beslendiği bütün unsur ve alanların ortadan kaldırılması, milli birlik ve dayanışma duygusunda uzlaşarak geleceğin güçlü Türkiye’sinin inşa edilmesidir.”</i></p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin değerlendirmeleri, TBMM’de yasalaşan düzenlemeyle Terörsüz Türkiye sürecinde hukuki açıdan yeni bir safhaya geçildiğini ortaya koyarken, terörün tamamen ortadan kaldırılması, milli birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi, demokratikleşme ve kalkınmanın desteklenmesi ve güçlü Türkiye hedefinin sürdürülmesi mesajını içerdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>TÜRKGÜN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/mhp-lideri-devlet-bahceli-terorsuz-turkiye-topyekun-milletimizin-eseri-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/08/169046.jpg" type="image/jpeg" length="46280"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli’den “Terörsüz Türkiye” İçin Tarihî Çağrı: “Çerçeve Yasaya Tam Destek Verilmelidir”]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/mhp-lideri-devlet-bahceliden-terorsuz-turkiye-icin-tarihi-cagri-cerceve-yasaya-tam-destek-verilmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/mhp-lideri-devlet-bahceliden-terorsuz-turkiye-icin-tarihi-cagri-cerceve-yasaya-tam-destek-verilmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajda “Türk ve Türkiye Yüzyılı” vizyonunun enerji bağımsızlığı, Terörsüz Türkiye ve Türk dünyası başlıklarını değerlendirdi. Terörsüz Türkiye hedefinde yasa yapım sürecinin kritik bir eşiğe ulaştığını belirten Bahçeli, meselenin siyaset üstü ele alınması ve hazırlanacak çerçeve yasaya tam destek verilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><img alt="F3Z K Turk Ve Turkiye Yuzyilinin Dayanaklari 3 Cerceve Yasaya Destek Vermeli" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://tvnotacom.teimg.com/tvnota-com/uploads/2026/08/f3z-k-turk-ve-turkiye-yuzyilinin-dayanaklari-3-cerceve-yasaya-destek-vermeli.webp" width="1280" /></p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesinde yayımlanan “Türk ve Türkiye Yüzyılının Dayanakları” başlıklı röportaj dizisinin üçüncü bölümünde enerji politikaları, Terörsüz Türkiye süreci ve Türk dünyasına yönelik stratejik hedeflere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Bahçeli, küresel enerji sisteminin ciddi risklerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek Türkiye’nin artık yalnızca enerji geçiş ülkesi olmadığını, bölgede enerji istikrarı ve güvenliğinin merkezlerinden biri hâline geldiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Enerjide bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelmasıdır”</strong></h2>

<p>Bahçeli, Karadeniz’deki doğal gaz ile Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki petrol keşiflerinin Türkiye’nin stratejik kapasitesini güçlendirdiğini belirtti. Enerji akışlarını yönetme kabiliyetinin ülkelerin küresel sistemdeki konumunu doğrudan belirlediğini kaydeden Bahçeli, enerji bağımsızlığını Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefinin temel dayanaklarından biri olarak nitelendirdi.</p>

<h2><strong>“Terörsüz Türkiye geri dönülmesi mümkün olmayan bir politikadır”</strong></h2>

<p>Terörsüz Türkiye sürecinin millî birliği pekiştirme, terörü bütün unsurlarıyla ortadan kaldırma ve bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesi olduğunu ifade eden Bahçeli, TBMM bünyesinde yürütülen çalışmaların ardından yasa yapım sürecinde önemli bir aşamaya gelindiğini söyledi.</p>

<p>Bahçeli, sürecin siyaset üstü görülmesi gerektiğini belirterek hazırlanacak çerçeve yasaya tüm siyasi çevrelerin destek vermesi çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>Türk dünyası için bilim, teknoloji ve ortak medeniyet vurgusu</strong></h2>

<p>Röportajda Türk Devletleri Teşkilatının bilim ve teknoloji alanındaki iş birliğini güçlendirmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, Türk dünyasında ortak kültür, inanç, tarih ve medeniyet unsurlarını esas alan bir anlayışın geliştirilmesini önerdi.</p>

<p>Bahçeli ayrıca, çok kutuplu dünya sisteminde Türk dünyasının jeopolitik öneminin arttığını belirterek “Turan Koridoru-Türk ve Türkiye Yüzyılı” hedefinin Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında ortak bir ülkü hâline getirilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Devlet Bahçeli’nin Türkgün’e verdiği röportajın tamamı</strong></h2>

<blockquote>
<p><strong>Türk ve Türkiye Yüzyılının Dayanakları III</strong></p>

<p><strong>Efendim;</strong></p>

<p>İlk hafta Türk ve Türkiye Yüzyılı tasavvurunuzun çatı ilkesini açıkladınız. İkinci hafta ise ikinci, üçüncü ve dördüncü maddelerini ayrıntılı olarak bize izah etmiştiniz. Doğrusu bu hafta hangi maddeleri dile getireceğinizi merak etmekteyiz. Beşinci madde, sizin ifadeniz ile dayanak nedir?</p>

<p><strong>5 / Beşincisi; Enerji Meselesinin Tam Çözümüdür.</strong></p>

<p>Enerji; tarladaki bereketten fabrikadaki üretime, hastanelerdeki hizmetten savunma sistemlerine kadar hayatın her noktasında varlığını hissettiren, düzeni kuran ve sürdüren asli kaynaktır. Kısacası enerji, hayatın kendisini mümkün kılan ana damar, milletlerin gücünü belirleyen stratejik omurgadır. Fakat bu kadar hayati bir öneme sahip olan bu unsurun günümüzde ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalma ihtimali çok yüksektir. Bugün dünyada yaşanan gelişmeler çok açık bir gerçeği ortaya koymuştur: Küresel enerji sistemi ciddi bir risk altındadır ve bu risk, sınır tanımadan tüm ülkeleri etkileyebilecek bir seviyeye ulaşmıştır. Artık mesele sadece enerjiye ulaşmak değildir. Asıl mesele, enerjiyi mümkün kılan yapının bütünüyle tehdit altında olmasıdır. Mevcut dönemde yaşanan gelişmeler, dar bir geçiş hattına özgü bir sorundan ziyade, küresel enerji düzeninin ne denli hassas hale geldiğini ortaya koymuştur.</p>

<p>Günümüzde enerji limanları, petrol rafinerileri, boru hatları ve depolama tesisleri doğrudan risk altındadır. Enerji sisteminin kendisi doğrudan hedef haline gelmekte ve tehdit altına girmektedir. Bu nedenle ortaya çıkan tabloyu klasik bir enerji arz güvenliği meselesi olarak değerlendirmek mümkün değildir. Bu, çok daha derin bir kırılmadır. Doğrudan küresel ölçekte bir enerji güvenliği meselesidir ve Türkiye’nin rolü yeniden tanımlanmaktadır.</p>

<p>Karadeniz’deki doğal gaz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki petrol keşifleri ve uluslararası alandaki enerji arama faaliyetleriyle birlikte Türkiye, güçlü altyapısının da katkısıyla artık yalnızca bir geçiş ülkesi olmaktan çıkmış; bölgede enerji istikrarının, güvenin ve barışın merkezi haline gelmiştir. Türkiye; farklı kaynakları buluşturan, farklı güzergâhları yöneten, kriz anlarında alternatif üretebilen ve gerektiğinde denge kurabilen bir güç olmuştur. Bu gelişme, ekonomik bir kazanımın ötesinde millî kudretin tahkimi, bağımsızlığın pekişmesi ve devletimizin stratejik kapasitesinin güçlenmesi noktasında önemli bir aşamadır.</p>

<p>Çünkü artık enerji, uluslararası sistemde güç dengelerini etkileyen en kritik unsurlardan biridir. Enerjiye erişim, enerji akışlarını yönetebilme ve bu akışlara yön verebilme kapasitesi, ülkelerin küresel sistemdeki yerini doğrudan belirlemektedir. Türkiye, bu yeni dönemi doğru okuyan, riskleri doğru analiz eden; enerji alanında oyunu yeniden kuran, dengeyi belirleyen ve geleceği şekillendiren bir iradeyi temsil etmektedir. Çünkü enerji sadece bir kaynak değildir. Enerji, güçtür, istikrardır ve en önemlisi barışın anahtarıdır. Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızıl Elmasıdır.</p>

<p><strong>Efendim;</strong></p>

<p>Bütün değerlendirmelerinizde “Terörsüz Türkiye” politikasını önemli bir eşik olarak görüyorsunuz. “Türk ve Türkiye Yüzyılı” şeklinde kavramsallaştırdığınız gelecek tasavvurunda bu politika dayanaklardan biri midir?</p>

<p><strong>6 / Evet Altıncısı; Terörsüz Türkiye’dir.</strong></p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi; Türk milletinin birliğini ve beraberliğini koruyarak, toplumsal huzursuzluk alanlarının cepheleşmeye dönüşmesini önlemeyi ve herkesin inancına saygı duyarak birlikte yaşama ideali etrafında kenetlenip toplumsal sıkıntı ve sorunları çözmeyi amaçlamaktadır. Farklılıkların öne çıkarılması yerine zengin ortak değerlerimizin bütünleştiriciliğinde millî bir bakış açısının egemen olabileceğini düşünüyoruz.</p>

<p>Bireysel özgürlüklerin geliştirilmesini, herkesin istediği gibi yaşama hakkının temin edilmesini, toplumsal duyarlılıklara sahip olma anlayışıyla tasada ve kıvançta bir olabilmeyi arzu ediyoruz. İşte Terörsüz Türkiye bu politik anlayışın bir sonucu olarak tecelli etmiştir.</p>

<p>“Terörsüz Türkiye” süreci 22 Ekim 2024 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Konuşmasında yaptığımız açıklama ile başlamıştır. Amaç Terör Örgütü PKK’nın bütün unsurları ile koşulsuz şartsız silah bırakması, Türk ve Türkiye Yüzyılında terörün sıfırlanması, millî birliğin pekiştirilmesidir. Türk milletinin, ön şartsız bir biçimde kendi ana gövdesinde kucaklaşıp huzurlu, umutlu, müreffeh, şiddetsiz ve terörsüz bir yüzyıla girmesi amaçlanmıştır. Bu şekilde Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına daha güçlü bir biçimde girileceği öngörülmüştür.</p>

<p>“Terörsüz Türkiye” politikamız açıklandıktan sonra meseleye çeşitli çevrelerden farklı yorumlar yapılmıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Bakanlar ve siyasi parti liderleri, şehit ve gazi aileleri de sürece destek veren açıklamalarda bulunmuşlardır.</p>

<p>İmralı’nın 27 Şubat’ta DEM Parti heyeti aracılığı ile PKK’ya yaptığı tüm bileşenleriyle silah bırakma ve kendisini feshetme çağrısı sonucunda fesih ve silah bırakmanın gerçekleşmesi tarihî bir dönüm noktası olmuştur. Yol haritamızı bu doğrultuda hukuk, ahlak ve demokratik siyaset çerçevesinde belirleyip iyi niyetle uygulamalıyız. Toplumsal mutabakat ile çatışmacı değil uzlaşmacı, ayrıştırıcı değil bütünleştirici, kavgacı değil barışçı, ötekileştirici değil kucaklayıcı, bölen değil birleştiren, kaostan değil huzurdan beslenen bir anlayışa, Türkiye’yi ve Türk milletini geleceğe birlikte taşıma iradesine ihtiyacımız vardır.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında “Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” oluşturulması çağrımız karşılık bulmuştur. Burada “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, millî dayanışma ve kardeşliğin pekiştirilmesi, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanında yapılacak çalışmalar çok boyutlu ele alınmıştır. Bu gelişmeleri müteakip komisyon, detaylı raporunu hazırlamıştır. Bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda yasa yapımı sürecinde de önemli bir eşikte bulunmaktayız. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli, çerçeve yasaya tam destek verilmelidir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, Batılı aklın dayattığı sömürü düzeninin zincirlerini kırma, oynadığı oyunu bozma, kurduğu tuzakları tarumar etme iradesiyle atılmış tarihî bir adım, geri dönülmesi mümkün olmayan bir politikadır. Dün bugün için nasıl ki belirli kararları almak durumunda idiysek bugün de yarınlarımız için bu konuda sorumlu bir anlayış ile hareket etmek zorundayız. Bugün ne yaptığınız, hangi tercihlerde bulunduğunuz yarın ne olacağının, nesillerinizin ne yaşayacağının kararıdır.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına üstlenilmiş tarihî bir sorumluluktur. Bu bakımdan Terörsüz Türkiye, ortak aklı ve toplumsal mutabakatı önceleyen, dürüst ve samimi adımlarla dış dayatmalara kapalı, bin yıllık kardeşliği daha da kuvvetlendirecek gelecek inşasının teminatıdır. Dünya dengeler sisteminde Türkiye’yi en sağlıklı, en sağlam pozisyona yerleştirmek Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini, bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır. Emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır.</p>

<p>“Terörsüz Türkiye” ile ilgili çeşitli hezeyanlarla eleştiriler yapanlar, millete dayandıklarını iddia ederek, küresel ve hegemonik güçlerin gönüllü vekâlet kavgasının aracı olmaktadırlar ve bunu idrak edecek potansiyelden de yoksun bulunmaktadırlar. Bugün bir gelecek düşüncesi olarak yürütülen bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir.</p>

<p>Türkiye ve Türk milleti noktasında geleceğimizi geçmişin sorun çözmeyen anlatılarına mahkûm edemeyiz. Bugün koşullar geçmişte teslim olunan anlatıları aşmıştır. İlerlemenin sağlanabilmesi için önünüze bakmanız gerekir. İlerlerken geriye bakmak önünüzü görememenize, hız kaybetmenize, tökezlemenize, hatta düşmenize sebep olur. Yalnızca makul tek bir sebepten ötürü geriye bakılır; o da daha önce sizi sekteye uğratan yanlışları görüp önünüzdeki yolda benzerlerini temizlemeniz içindir. Biz de geleceğimizin sağlam temellerle inşa edilebilmesi amacıyla çıkmış olduğumuz bu yolda daima önümüze bakmayı, tökezlemeden, düşmeden ilerlemeyi hedeflemekteyiz ve hedefe ulaşma konusunda mutlak anlamda kararlıyız.</p>

<p>Terörsüz Türkiye politikamızla ilgili sürekli olarak örgütün zayıfladığı, niçin buna ihtiyaç duyulduğu sorulmaktadır. Bu soruyu dile getiren kişilerin bir kısmı samimi hassasiyet sahibidir. Cevabını aklın ve ahlakın sınırları içinde vermek ise bizim açımızdan zaruridir ve hatta boynumuzun borcudur. Ancak bu soruyu dile getirenlerin bir kısmınınki hassasiyetten değil cehalettendir. Cehalet ise bir eğitim meselesi olmaktan daha çok ahlak meselesidir. Bu ise bizim değil muhatapların özel sorunudur. Tamamen politik kaygılarla, siyasal alanda kendilerine belli bir yer edinebilmek amacıyla bu soruyu yıkıcı eleştirel bir tutumla dile getirenler, aslında örtülü bir biçimde ilerlememizi istemeyenlerdir. Ülkemiz adına iyi olanı istediklerini söyleyerek kendilerini maskeleyenler, terör kökten çözüldüğü zaman kullandıkları en önemli politik malzemelerden birini yitirecekleri için kaygı duymaktadırlar. Fakat şunu bilmelidirler ki; oynadıkları hiçbir politik oyun, gelecek yüzyılımızın inşası amacıyla attığımız adımlardan bizi geri döndüremeyecektir.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi her zaman Türk Milliyetçiliğinin, Türk-İslâm Ülküsünün değerlerinin taşıyıcısı, savunucusu, bu değerler uğruna tereddütsüz mücadele veren neferlerin ocağı olma konusunda öncü parti olmuştur. Hareketimizin başlangıcından günümüze ülkemize zararı dokunacak hiçbir faaliyetin içinde bulunmadık, bulunmayız. Tam aksine devletimize, vatanımıza ve milletimize en ufak olumsuz etkiye sahip olacak şeyler de dâhil olmak üzere her türden yanlışın karşısında durduk, durmaya da devam edeceğiz. Milliyetçi Hareket Partisi’ni asılsız yaftalamalarla yıpratmaya çalışan hiçbir art niyet amacına ulaşamayacaktır. Terörsüz Türkiye, ülkemizin geleceği için almış olduğumuz tarihî bir sorumluluk, tabiri caizse bu uğurda gövdemizi taşın altına koyduğumuz bir atılımdır. Bunu başarmak için elimizden geleni yapacağız. Tarih, her zaman yanlışı ve doğruyu göstermiştir. Zaman, gelecek ideallerimiz uğruna sırtlandığımız yüke de tanık olacaktır ve gelecekte zamanın adaleti yine tecelli edecektir. Bu konuda bizim içimiz rahattır, herkesin de içi rahat olmalıdır.</p>

<p>Bu motivasyonla geliştirmiş olduğumuz Terörsüz Türkiye politikasının, “Türk ve Türkiye Yüzyılı”nın en önemli dayanaklarından biri olduğunu söyleyebiliriz. Uzun zamandır mücadele ettiğimiz, çok sayıda evladımızı şehit verdiğimiz terörü bu politikamızla bugün kökten bitirme aşamasına gelmiş bulunmaktayız. Zira bu tür durumlarda bir çözüm arayışına şiddetin en fazla olduğu dönemde değil tam aksine anlam krizinin yaşandığı, ideolojik bir krizin oluştuğu, bölgesel varlık alanının daraldığı ve bir sarmalın ortaya çıktığı dönemlerde girilir. Tam olarak bu zaman diliminde terörü toplumsal ve siyasal hayatımızdan çıkarabiliriz. “Türk ve Türkiye Yüzyılı” hedefimizin az önce ifade ettiğimiz diğer dayanaklarının gerçekleştirilmesi terörün kökten bitirilmesine bağlıdır. Bununla “Türk ve Türkiye Yüzyılı” vizyonumuzu hayata geçirme noktasında karşımızda duran en büyük engellerden birini aşmış olacağız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Efendim;</strong></p>

<p>İlk dayanağı tekrar ele alacak olursak Türkçe Dünya Kurma İdeali içinde yerine getirilmesi gerekenleri ifade ederken Türk Dünyasına atıflarınız oldu. Atılması gereken politikalar ve gerçekleştirmesi gereken önemli hususlardan bahsettiniz. Fakat bunlar, özellikle ortak töre, dil ve edebiyat ve kültür ve sanat bağlamında vurguları ihtiva etmektedir. Türk ve Türkiye Yüzyılı tasavvurunuz çerçevesinde daha genel anlamda Türk Dünyası için neler söyleyebilirsiniz?</p>

<p><strong>7 / Yedincisi, Türk Dünyası Anlayışımızdır:</strong></p>

<p>Öncelikli olarak ilk dayanağımız olan Türkçe Dünya Kurma İdealinin gerçekleştirilmesi Türk Dünyası içerisinde vücut bulabilecek bir idealdir. Türk Dünyasıyla ilgili değerlendirme bu idealin diğer ayağını oluşturmaktadır. Bu değerlendirme, Türk Devletleri Teşkilâtı, Türk teo-stratejisi ve Türk Dünyası jeopolitiği bağlamında ayrı bir başlık altında ele alınmayı gerektirmektedir. Çünkü Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun sekizinci dayanağı da Türk Dünyasıdır.</p>

<p><strong>a / Türk Devletleri Teşkilatı:</strong></p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı bu bağlamda bir “Türk Yönetim Felsefesini” benimseyip post-modern dönemin bilgi ağına katabilir. Bu anlamda referans kaynaklar mevcuttur ve tarihsel akıl, tecrübe edilmiş gelenek, bu içeriği oluşturacak anlama süreçlerinin içerisini doldurabilir. Lakin bu anlam ağı mutlaka bilim ve teknik içeriğine sahip kılınmalı ve siyaset kurumu bu dünya tasavvurunu bilimin dili ve teknik imkânlarla gerçekliğe kavuşturmak için aktif olmalıdır.</p>

<ol start="21">
 <li>yüzyılda Türk dünyasının refah düzeyinin gelişmiş ülkeler standartlarına ulaştırılması ve dünya çapında söz sahibi olması; etkin bir Ar-Ge stratejisinin hazırlanması ve hayata geçirilmesine bağlıdır. Bundan dolayı bilim ve tekniğe dayalı bir yol izlenmesi büyük önem arz eder. Son yıllarda Azerbaycan, Kazakistan ve Türkiye’de bilim ve teknoloji ile ilgili belirli gelişmeler olmakla birlikte Ar-Ge altyapımız hâlen gelişmiş ülkelerin çok gerisindedir. Türk dünyasının Ar-Ge altyapısının, en kısa sürede gelişmiş ülkelerdeki düzeye çıkarılması için eylem planına destek sağlanmalı, varoluşsal sürekliliğimizin ancak bu türden adımlarla mümkün olacağı vurgulanmalıdır.</li>
</ol>

<p>Bu kapsamda, gelişmiş ülkelerin Ar-Ge altyapıları irdelenerek; Türk Keneşi üyesi ülkelerde ve genel olarak Türk dünyasında, modern bilim ve yüksek teknolojinin hızlı şekilde gelişmesi için somut öneriler ve modeller tespit edilmeli veya tespit edilmiş olanlara eklenmelidir.</p>

<p><strong>b / Türk Teo-Stratejisi:</strong></p>

<p>“İman, Tanrı’ya, bir dine inanma; inanç, birine duyulan güven, itimat, inanma duygusu, inanılan şey, görüş ve öğretidir.” Din ve inanç kavramları birbirinden farklıdır. Ayrıca, din denen toplumsal kurum, inanç ve ibadet adlı iki bölümden oluşur. Her iki bölümün temelinde de kutsallık ve yasak kavramları yatar.</p>

<p>İnanç, topluluklara millet olma özelliği kazandıran ve kültür kavramını meydana getiren önemli bir unsurdur. Bir milletin kimliğini tayinde de halk inanışları önemli rol oynar. Türk milleti açısından bakıldığında farklı din ve mezheplere sahip olan, farklı coğrafyalarda yaşayan Türk halklarının aynı inanç dünyasına dâhil olduğu görülür. Milletler sevinçlerini ve hüzünlerini paylaştıkları günleri, tarih boyunca inançlarına ve törenlerine bağlı olarak kutlamaktadırlar. Türkler arasında aynı veya benzer halk inanışlarının görülmesi, tarihî-millî bağın bir ifadesidir.</p>

<p>Halk inanışları ile ilgili değişik tasnif çalışmaları yapılmıştır. Bu tasnifleri belirleyen en önemli özellik derleme çalışmalarında elde edilen malzemelerdir. Buradan hareketle Türk Dünyası Teo-Stratejisi ifadesinin açılımı da; “Kültürel bilinç, ortak tasavvur biçimleri, semboller ve mitler üzerinden müşterek bir inanç ufkunun oluşturulması ve bu inanç ufkuna dair ortak kavramlar ve pratiklerin inşa edilmesidir.”</p>

<p>Bu teo-strateji, hâlihazırda uygulanan politik pratiklerin inanç ile çelişmediğinin vurgulanması ve ortak karakterlerin tanıtılması, bu karakterlerin düşüncelerinin tartışılması ve bunun Türk Dünyasında organize edilmesi, Türk Dünyasından araştırmacıların katılımıyla gerçekleştirilmesi anlamını ihtiva eder.</p>

<p>Yine Türk teo-stratejisi, İmam Maturidi gibi bir din adamının, Yunus Emre gibi bir gönül insanının ve Türk sufiliğinin ve tasavvuf edebiyatının öncülerinden olan Ahmet Yesevi’nin “Divan-ı Hikmet” eseri gibi eserlerin, Yusuf Has Hacip’in “Kutadgu Bilig” eserindeki sözlü halk edebiyatına sirayet etmiş ortak inanç unsurlarının tespit edilmesi ve bu veriler üzerinden değer sistematiğimizin inşa edilmesi demektir.</p>

<p>Bu fikir, “tek millet, iki devlet” veya ortak tarihsel geçmiş ve soy bağı ülküsünde buluşan Türk Dünyası sınırları içinde, aynı kanı, aynı canı, aynı fikri taşıyan Türkiye Türkleri ile Türk Dünyası toplulukları arasındaki; soy birliği, kan birliği, inanç birliği, tarih birliği, eğitim-öğretim birliği, kültür birliği, âdet-gelenek görenek birliği gibi tarihsel gerçekliklerin din dili üzerinden de işlemesini ve bu bağlamda teo-stratejik hedeflerin de gerçekleşmesini amaçlamaktadır.</p>

<p>Asla burada herhangi bir dinî yorumun Türk Dünyasında telkin, tembih veya yayılması kast edilmemektedir. Amaç, ortak inanç formlarına vurgu yapmaktır. Bu, farklı yorumları ve kültür havzalarını yönlendirme ve kendi politik-ekonomik kurallarına bağlama yöntemi ise hiç değildir. İnanç insana dair bütün unsurlar üzerinde etkili olduğu için ve eğitim, ekonomi, siyaset, hukuk, aile ve benzeri bütün toplumsal kurumlara nüfuz edebildiğinden dolayı, bu stratejinin temel maksadı; bütün bu toplumsal kurumlarda inanç anlamında da müşterekliğin, ortak değer yargılarının var olduğunun hatırlatılması, tarihsel örneklerinin gösterilmesi, ortak tecrübeye dikkat çekilmesidir.</p>

<p><strong>c / Türk Dünyası Jeopolitiği ve Turan Koridoru:</strong></p>

<p>ABD tek merkezli jeopolitik oyunculuğunu kaybetmiştir, çift kutuplu bir dünya gerçeği artık yoktur ve bugün çok merkezli güç denklemlerinden söz edilmektedir ki bu, doğru ve bilimsel bir tespittir.</p>

<p>Yeni dünya düzeni içinde yeni ticari güzergâhların ortaya çıkması ve yeni sermaye rotalarının belirlenmesi sürecinde ortaya çıkan somut durum, zorunlu olarak çok kutuplu güç merkezlerini doğurmuştur ve doğuracaktır. Bu doğal akışın en önemli kavşaklarından biri ise Türk Kuşağı bağlamında Türk Dünyası jeopolitiğidir.</p>

<p>Türkiye, bölgesel güçlerin bölgesel meselelerde daha büyük bir rol, dış siyasette ve güvenlik politikalarında daha fazla özerklik ve uluslararası ilişkilerde daha fazla statü talep ettiği ve elde ettiği küresel siyasetteki önemli bir eğilimi temsil ediyor, hatta öncülüğünü yapıyor. Bunu sağlayan şey, ülkemizin uluslararası ilişkilerde temel politik çizgisini ve hedeflerini vurgulayan devlet gerçeğine ve tecrübesine sahip olmasıdır.</p>

<p>Türkiye’nin bu bölgedeki güç dengesinin oluşumunu kendi açısından hayati olarak algıladığı ve buna bağlı olarak hamleler yaptığı ve süreci iyi yönettiği açıktır. Zira bölgedeki güç dengesinin tek merkezli oluşması Türkiye için uzun vadede tehdit oluşturacak ve bölgedeki manevra alanını daraltacaktır.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti bu doğal jeopolitik gerçeğine ek olarak bir medeniyet jeopolitiğine de sahiptir. Tarihsel tecrübesi, kıtalararası var olan tarihsel öyküsü, millî ve dinî tarihsel durumundan kaynaklanan geniş bir kültür ve gönül coğrafyasıyla dünyanın üçte ikisine nakşettiği maddi kültür varlıklarına sahip bir ülkedir.</p>

<p>Bu bağlamda Türkiye’nin bir ideolojik jeopolitiğe, yeni inşa edilen bir siyasi söyleme ve stratejiye ihtiyacının olmadığı tarihsel bir gerçekliktir. Bu düşüncemizin temel dayanağı; doğal jeopolitik durumu, tarihsel aklı, kadim zamanlardan günümüze inşa etmiş olduğu medeniyet gerçeği ve dünyanın bir koridoru olduğu hakikatidir. Bir ülkenin jeopolitiği yine o ülkenin varoluş koşullarının omurgasını oluşturur.</p>

<p>Türk tarihinin en temel tecrübelerinden biri olan “birlik ve dirlik” olma duygusu ahlaki bir yükümlülüğe dönüşür. Bu sorumluluklar gündelik siyasi söylemlerin ötesine taştığı zaman asla göz ardı edilemeyecek mahiyet ve önem taşır.</p>

<p>Bütün bu nedenlerden dolayı, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında devlet ve millet bütünlüğüyle “Turan Koridoru-Türk ve Türkiye Yüzyılı” mefkûreleştirilmelidir. Mefkûrenin, idealin olmadığı bir ortamda toplum kendini sadece boşlukta hissetmez, muhakkak bu boşluğu doldurma açlığı hisseder ve yine hiç tereddütsüz kendini uluslararası popüler olan söylemlere bırakır. Bu asla göz ardı edilemeyecek bir tehlikedir.</p>

<p>Global dünyada bu açlığı gidermeye yönelik popüler kültür bağlamında arayış, geçmişte var olduğu gibi bugün de vardır ve yarın da var olacaktır. Böylesi bir arayışın kıskacına düşmemek için bu anlayışın bir ideal hâline dönüşmesi gerekmektedir.”</p>

<p><strong>Röportaj: Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit<br />
MHP Genel Başkan Başdanışmanı</strong></p>
</blockquote>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>TÜRKGÜN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/mhp-lideri-devlet-bahceliden-terorsuz-turkiye-icin-tarihi-cagri-cerceve-yasaya-tam-destek-verilmelidir</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/08/f3z-k-turk-ve-turkiye-yuzyilinin-dayanaklari-3-cerceve-yasaya-destek-vermeli.webp" type="image/jpeg" length="52065"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrenci Affı Düzenlemesi TBMM Genel Kurulu’nda Kabul Edildi: Üniversiteye Dönüş Yolu Açıldı]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/ogrenci-affi-duzenlemesi-tbmm-genel-kurulunda-kabul-edildi-universiteye-donus-yolu-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/ogrenci-affi-duzenlemesi-tbmm-genel-kurulunda-kabul-edildi-universiteye-donus-yolu-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin “öğrenci affı” olarak nitelendirilen 15’inci maddesi kabul edildi. Düzenlemeyle, yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilenler ile bir programa kayıt hakkı kazandığı hâlde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan öğrencilere eğitimlerine devam etme imkânı tanındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Öğrenci Affına İlişkin Madde Genel Kuruldan Geçti</strong></h2>

<p>TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden öğrenim hakkı tanınmasını da içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerindeki görüşmeler sürdürüldü.</p>

<p>Teklifin kamuoyunda “öğrenci affı” olarak bilinen düzenlemeyi içeren 15’inci maddesi, yapılan oylama sonucunda kabul edildi.</p>

<h2><strong>Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Yeniden Eğitim Hakkı</strong></h2>

<p>Kabul edilen maddeyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na geçici bir madde eklenmesi öngörülüyor.</p>

<p>Düzenleme kapsamında, yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken ilişiği kesilen öğrenciler ile bir yükseköğretim programına kayıt hakkı kazandığı hâlde çeşitli nedenlerle kaydını yaptıramayanlara eğitimlerine devam edebilme hakkı tanınıyor.</p>

<p>Öğrenciler, düzenlemede belirtilen şartları yerine getirmeleri hâlinde ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora programlarına yeniden dönebilecek.</p>

<h2><strong>Farklı Öğrenim Düzeylerinde Yeniden Yararlanma İmkânı</strong></h2>

<p>Maddeye göre, bir öğrencinin daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde öğrenci affından yararlanmış olması, başka bir öğrenim düzeyinde aynı düzenlemeden faydalanmasına engel oluşturmayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda daha önce ön lisans veya lisans düzeyinde getirilen haktan yararlanan bir kişi, gerekli şartları taşıması hâlinde yüksek lisans ya da doktora düzeyinde de düzenlemeden yararlanabilecek.</p>

<h2><strong>15’inci Madde Oylanarak Kabul Edildi</strong></h2>

<p>Teklifin 15’inci maddesi üzerinde yapılan görüşmelerin ardından madde Genel Kurulda oylamaya sunuldu ve kabul edildi.</p>

<p>Böylece yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilen ya da kayıt hakkı kazanmasına rağmen kaydını yaptıramayan öğrencilere, kanunda belirlenecek usul ve şartlar çerçevesinde yeniden yükseköğrenimlerine devam etme imkânı sağlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/ogrenci-affi-duzenlemesi-tbmm-genel-kurulunda-kabul-edildi-universiteye-donus-yolu-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 22:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/07/ekip-kapak-1270-x-720-piksel-1270-x-720-piksel-2026-07-30t220924547.png" type="image/jpeg" length="99919"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal'dan TBMM'de Yükseköğretim Vurgusu]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/mhp-genel-baskan-yardimcisi-ilyas-topsakaldan-tbmmde-yuksekogretim-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/mhp-genel-baskan-yardimcisi-ilyas-topsakaldan-tbmmde-yuksekogretim-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda görüşülen Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine yaptığı konuşmada, yükseköğretim sistemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Eğitimde milli kimliğin güçlendirilmesi, Türkçenin bilim dili olarak geliştirilmesi, akademik liyakatin korunması ve üniversitelerin nitelikli dönüşümü gerektiğini vurgulayan Top]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>"Eğitimin Temeli Milli Kimlik ve Medeniyet Bilinci Olmalıdır"</strong></h2>

<p>TBMM Genel Kurulu'nda Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz alan MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, eğitim sisteminin yalnızca akademik başarı odaklı değil, milli kültür ve medeniyet değerlerini gelecek kuşaklara aktaran bir anlayışla şekillendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Topsakal, çocukların kendi kültürünü bilen, estetik ve zarafet anlayışına sahip bireyler olarak yetiştirilmesinin Türk eğitim sisteminin temel hedeflerinden biri olduğunu belirterek, Yükseköğretim Kurulu'nun son yıllarda üniversite kontenjan planlaması ve mesleki eğitim alanında yürüttüğü çalışmaları olumlu değerlendirdiklerini söyledi.</p>

<h2><strong>Türkçenin Bilim Dili Olarak Güçlendirilmesi Çağrısı</strong></h2>

<p>Konuşmasında üniversitelerde yabancı dille eğitimin yaygınlaşmasını eleştiren Topsakal, bilimsel üretimin ana dil üzerinden gelişmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Türkçenin binlerce yıllık kültürel birikimin taşıyıcısı olduğunu ifade eden Topsakal, özellikle sosyal bilimler, tarih ve dil alanlarında yabancı dil merkezli akademik anlayışın gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bilimsel yayın politikalarının yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunan Topsakal, bilimsel üretimin ülkeye katma değer sağlamasının ancak milli dil ekseninde mümkün olacağını dile getirdi.</p>

<h2><strong>Doçentlikte Sözlü Sınav ve Akademik Etik Vurgusu</strong></h2>

<p>Akademik liyakat sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Topsakal, yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte bilimsel yayınlarda etik sorunların arttığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle doçentlik sözlü sınavının yeniden uygulanmasının önem taşıdığını ifade eden Topsakal, bilim insanlarının yalnızca yayın sayısıyla değil, bilgi birikimi ve yetkinlikleriyle de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Akademisyenlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve üniversitelerin maddi imkânlarının güçlendirilmesinin de yükseköğretimin kalitesini artıracağını kaydetti.</p>

<h2><strong>"Parayla Yayın Anlayışı Bilime Zarar Veriyor"</strong></h2>

<p>Bilimsel yayın sistemine ilişkin eleştirilerde bulunan Topsakal, ücret karşılığında yayın yapılmasının akademik etikle bağdaşmadığını ifade etti.</p>

<p>Üniversitelerin ve TÜBİTAK'ın bu konuda önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Topsakal, yayın süreçlerinin yeniden düzenlenmesi ve genç araştırmacıların desteklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sosyal bilimlerde kitap yazma geleneğinin zayıfladığına dikkat çeken Topsakal, üniversitelerin yalnızca makale üreten kurumlar değil, düşünce ve kültür üreten merkezler olması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Kanun Teklifine Destek, Bazı Maddelere Revizyon Talebi</strong></h2>

<p>Yükseköğretim Kanunu'nda yapılması planlanan değişikliklerin genel olarak olumlu olduğunu ifade eden Topsakal, yabancı uyruklu uzmanlık öğrencilerinin döner sermaye haklarına ilişkin düzenlemenin yeniden değerlendirilmesini istedi.</p>

<p>Türkiye'nin kardeş ve dost ülkelerden gelen öğrencilere yönelik tarihî sorumluluğuna dikkat çeken Topsakal, vicdan ve devlet geleneğinin bu konuda gözetilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Ayrıca emeklilik yaşına ilişkin düzenlemeler, azami öğrenim süreleri, intihalle mücadele, teknoloji transfer ofisleri ve üniversite-sanayi iş birliğini güçlendiren düzenlemelerin yükseköğretim sistemi açısından önemli kazanımlar sağlayacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/mhp-genel-baskan-yardimcisi-ilyas-topsakaldan-tbmmde-yuksekogretim-vurgusu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 22:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/07/ekip-kapak-1270-x-720-piksel-1270-x-720-piksel-2026-07-29t222119861.png" type="image/jpeg" length="78379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş TBMM'de Çağrı Yaptı: "Simav'ın Geleceği Daha Fazla Beklemesin"]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/mhp-kutahya-milletvekili-ahmet-erbas-tbmmde-cagri-yapti-simavin-gelecegi-daha-fazla-beklemesin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/mhp-kutahya-milletvekili-ahmet-erbas-tbmmde-cagri-yapti-simavin-gelecegi-daha-fazla-beklemesin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Simav ilçesine bağlı Dağardı Göleti Projesi'nin bir an önce tamamlanması çağrısında bulundu. Projenin tamamlanmasının tarım, hayvancılık, içme suyu ve orman yangınlarıyla mücadele açısından hayati önem taşıdığını belirten Erbaş, yeterli ödeneğin tek seferde planlanarak yatırımın hızla bitirilmesini istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Dağardı Göleti İçin TBMM'den Güçlü Çağrı</strong></h2>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Kütahya'nın Simav ilçesine bağlı Dağardı yöresinde yıllardır beklenen Dağardı Göleti Projesi'ni gündeme taşıdı.</p>

<p>Yaklaşık 75 köy, 10 mahalle ve 15 bin vatandaşı doğrudan ilgilendiren yatırımın tamamlanmasının bölgenin kalkınmasına önemli katkılar sağlayacağını vurgulayan Erbaş, projenin daha fazla gecikmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>"İnsanımıza Dokunan Yatırımlar Görmek İstiyoruz"</strong></h2>

<p>Dağardı Göleti'nin yalnızca sulama yatırımı olmadığını belirten Erbaş, projenin tarımsal üretimden hayvancılığa, içme suyundan orman yangınlarıyla mücadeleye kadar birçok alanda stratejik önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>Erbaş, TBMM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bugün bu kürsüden Kütahya'mızın Simav ilçesine bağlı Dağardı yöresinde yaşayan vatandaşlarımızın yıllardır süregelen haklı bir beklentisini dile getirmek üzere söz almış bulunuyorum.</p>

<p>Dağardı bölgesi sadece birkaç köyden ibaret değildir. Biz burada çevresiyle beraber 75 köy, 10 mahalle, yaklaşık 15 bin vatandaşımıza hayat verecek bir projeden bahsedeceğiz. Yaz aylarında artan nüfusuyla birlikte bu bölge tarımıyla, hayvancılığıyla ve üretim gücüyle Kütahya'nın önemli değerlerinden biridir.</p>

<p>Yıllar önce planlanan Dağardı Göleti'nin ihalesi yapılmış, sözleşmesi imzalanmış, vatandaşımız bu yatırımın tamamlanacağı günü umutla beklemiştir. Aradan geçen zaman içerisinde beklenti büyümüş, ihtiyaçlarımız daha da artmıştır. Bugün geldiğimiz noktada hemşehrilerimizin tek talebi bu yatırımın bir an önce hayata geçirilmesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Değerli milletvekilleri, biz beton yığınları görmek istemiyoruz, atıl kalan projeler görmek istemiyoruz; insanımıza dokunan, üretime katkı sunan, toprağa can veren yatırımlar görmek istiyoruz. Dağardı Göleti tamamlandığında yalnızca bir baraj yapılmış olmayacaktır; kuru tarımdan sulu tarıma geçiş kolaylaşacak, meyvecilik gelişecek, yem bitkisi üretimi artacak, hayvancılık güç kazanacak ve bölge ekonomisine ciddi katkılar sağlayacaktır.</p>

<p>Bunun yanında, bölgemizde yaşayan vatandaşlarımızın en temel meselelerinden biri de içme suyudur. Yapılan analizlerde bazı su kaynaklarında sağlık açısından risk oluşturan değerlerin tespit edildiği ifade edilmektedir. Temiz ve güvenilir suya erişim vatandaşlarımızın en temel hakkıdır. Bu yatırım bu yönüyle de büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Bugün ülkemizin en önemli mücadele alanlarından biri orman yangınlarımızdır. Dağardı ve çevresi geniş ormanlık alanlara sahiptir. Olası bir yangında helikopterlerin ve yangın söndürme uçaklarının su alabileceği güvenli bir kaynak oluşturulması sadece Simav için değil komşu il ve ilçelerimiz için de hayati bir ihtiyaçtır. Bu gölet gerektiğinde ormanlarımızın korunması için âdeta bir can suyu olacaktır.</p>

<p>Dağardı'nın muhtarları, çiftçileri, üreticileri ve bölge halkı yıllardır aynı çağrıyı yapıyor: 'Bu proje artık tamamlansın.'</p>

<p>Kısa bir süre önce bu projeye yönelik yaklaşık 1 milyon dolar tutarında bir kaynak ayrılmış olmasını elbette memnuniyetle karşılıyoruz; atılan her adım, gösterilen her irade kıymetlidir, emeği geçen herkese teşekkür ederim ancak açıkça ifade etmek gerekir ki Dağardı Göleti gibi bölgenin kaderini değiştirecek bir yatırımın küçük ödeneklerle yıllara yayılması artık vatandaşımızın beklentisini karşılamamaktadır.</p>

<p>Bu projenin parça parça aktarılan kaynaklarla değil, yeterli ödeneğin tek seferde planlanması ve güçlü bir yatırım programıyla süratle bitirilmesini bekliyoruz. Simavlı hemşehrilerimiz artık yeni bir başlangıç değil bu yatırımın tamamladığı günü görmek istemektedir.</p>

<p>İnanıyorum ki Tarım ve Orman Bakanlığımız ve DSİ'nin göstereceği hassasiyetle gerekli ilave ödenek sağlanacak, proje güçlü bir şekilde yeniden ivme kazanacak ve Dağardı Göleti en kısa sürede tamamlanarak insanımızın hizmetine sunulacaktır.</p>

<p>Kütahya'mız üretmeye devam etsin, köylümüz toprağını terk etmek zorunda kalmasın, gençlerimiz doğdukları topraklarda geleceğe umutla baksın istiyoruz.</p>

<p>Sözlerime son verirken, milletimize büyük gururlar yaşatan Kadın Voleybol Millî Takımı'mızı yürekten kutlamak istiyorum. Ay yıldızlı formayı büyük bir inanç, mücadele ve fedakârlıkla taşıyan tüm sporcularımıza, emek veren teknik heyetimize ve Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Sayın Mehmet Akif Üstündağ başta olmak üzere Federasyonumuzun tüm yöneticilerine teşekkür ediyorum. Başarılarının artarak devam etmesini temenni ederim. Milletimizi birleştiren, gururlandıran bu güzel tabloyu ortaya koyan Filenin Sultanlarını gönülden tebrik ediyorum.</p>

<p>Yüce Meclisimizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/mhp-kutahya-milletvekili-ahmet-erbas-tbmmde-cagri-yapti-simavin-gelecegi-daha-fazla-beklemesin</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/07/ekip-kapak-1270-x-720-piksel-1270-x-720-piksel-2026-07-29t174924220.png" type="image/jpeg" length="73185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Marmara'da çıkan ot yangını ormana sıçramadan söndürüldü]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/marmarada-cikan-ot-yangini-ormana-sicramadan-sonduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/marmarada-cikan-ot-yangini-ormana-sicramadan-sonduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir'in Marmara ilçesinde kuru otların tutuşmasıyla başlayan yangın, itfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesiyle ormanlık alana sıçramadan söndürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Balıkesir'in Marmara ilçesinde kuru otların tutuşmasıyla başlayan yangın, itfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesiyle ormanlık alana sıçramadan söndürüldü. </p><p>Edinilen bilgiye göre yangın, Marmara ilçesine bağlı Topağaç Mahallesi'nde meydana geldi. Bölgedeki kuru otların henüz bilinmeyen bir nedenle tutuştuğunu ve alevlerin yükseldiğini gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı 2 itfaiye aracı ve 4 personel sevk edildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlere müdahale ederek yangını çevredeki ormanlık alana sirayet etmeden kontrol altına aldı. Herhangi bir maddi hasarın yaşanmadığı olayda yangın, ekiplerin başarılı çalışması sonucu tamamen söndürüldü. Bölgedeki soğutma çalışmalarının tamamlanmasının ardından alan jandarma ve orman işletme ekiplerine teslim edildi. </p><p>Yangının çıkış sebebiyle ilgili inceleme başlatıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Balıkesir</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/marmarada-cikan-ot-yangini-ormana-sicramadan-sonduruldu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 23:47:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/marmarada-cikan-ot-yangini-ormana-sicramadan-sonduruldu.jpg" type="image/jpeg" length="69954"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bandırma'da eski askeri çamlıkta çıkan yangın söndürüldü]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/bandirmada-eski-askeri-camlikta-cikan-yangin-sonduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/bandirmada-eski-askeri-camlikta-cikan-yangin-sonduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir'in Bandırma ilçesinde eski askeri çamlık alanda meydana gelen yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu söndürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Balıkesir'in Bandırma ilçesinde eski askeri çamlık alanda meydana gelen yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu söndürüldü. </p><p>Edinilen bilgiye göre yangın, Bandırma ilçesi Erdek yolu üzerinde bulunan eski askeri çamlık alanda çıktı. Çamlık alandan alev ve dumanların yükseldiğini gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı itfaiye ekipleri sevk edildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bölgeye ulaşan itfaiye ekipleri, alevlere müdahale ederek yangını ağaçlık alana daha fazla yayılmadan kontrol altına aldı. Ekiplerin yürüttüğü çalışma sonucu yangın tamamen söndürülürken, bölgede soğutma çalışması gerçekleştirildi. </p><p>Yangının çıkış sebebiyle ilgili inceleme başlatıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Balıkesir</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/bandirmada-eski-askeri-camlikta-cikan-yangin-sonduruldu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 23:46:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/bandirmada-eski-askeri-camlikta-cikan-yangin-sonduruldu.jpg" type="image/jpeg" length="86933"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de neo-nazi sembolü olan hücum yeleği ile 5 kişiyi bıçaklayan saldırgan hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/eskisehirde-neo-nazi-sembolu-olan-hucum-yelegi-ile-5-kisiyi-bicaklayan-saldirgan-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/eskisehirde-neo-nazi-sembolu-olan-hucum-yelegi-ile-5-kisiyi-bicaklayan-saldirgan-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de neo-nazi sembolünün bulunduğu ekipmanlar kuşanıp bir çay bahçesinde 5 kişiyi bıçaklayan ve 74 yıl 17 ay hapis cezasına çarptırılan Arda Küçükyetim, cezaevinde hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de neo-nazi sembolünün bulunduğu ekipmanlar kuşanıp bir çay bahçesinde 5 kişiyi bıçaklayan ve 74 yıl 17 ay hapis cezasına çarptırılan Arda Küçükyetim, cezaevinde hayatını kaybetti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Neo-nazi sembolü bulunan hücum yeleği giyen, kask ve gözlük kullanıp yüzünü maskeyle gizleyen Arda Küçükyetim (20), 12 Ağustos 2024 tarihinde Tepebaşı ilçesi Uluönder Mahallesi'nde bulunan Şehit Rüstem Demirbaş Parkı'nın çay bahçesinde 5 vatandaşı bıçaklayarak yaralamıştı. O anları cep telefonundan canlı olarak yayınlayan Küçükyetim, çıkarıldığı mahkemece toplam 74 yıl 17 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Arda Küçükyetim, bulunduğu cezaevinde intihar etti. Küçükyetim'in cenazesi Eskişehir Şehir Hastanesi morguna kaldırılırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Eskişehir</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/eskisehirde-neo-nazi-sembolu-olan-hucum-yelegi-ile-5-kisiyi-bicaklayan-saldirgan-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 23:45:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/eskisehirde-neo-nazi-sembolu-olan-hucum-yelegi-ile-5-kisiyi-bicaklayan-saldirgan-hayatini-kaybetti.jpg" type="image/jpeg" length="16298"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üç tekerli elektrikli motosiklet otomobille çarpıştı: 4 yaralı]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/uc-tekerli-elektrikli-motosiklet-otomobille-carpisti-4-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/uc-tekerli-elektrikli-motosiklet-otomobille-carpisti-4-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Serik ilçesinde otomobil ile 3 tekerlekli elektrikli motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında aynı aileden 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Serik ilçesinde otomobil ile 3 tekerlekli elektrikli motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında aynı aileden 4 kişi yaralandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kaza, Serik ilçesine bağlı Kökez Mahallesi Belpınar Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Kemal İlkay B. yönetimindeki 33 BEL 178 plakalı otomobil ile Durmuş A.'nın kullandığı 07 CFJ 314 plakalı elektrikli 3 tekerlekli kasalı motosiklet çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle elektrikli motosiklet savrulurken, araçta bulunan sürücü Durmuş A. ile eşi Fatma, çocukları Hanife Ebrar ve Belinay A. yaralandı. Kazayı gören vatandaşların durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirmesi üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, ambulanslarla Serik Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. </p><p>Polis kazayla ilgili inceleme başlattı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Antalya</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/uc-tekerli-elektrikli-motosiklet-otomobille-carpisti-4-yarali</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 23:37:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/uc-tekerli-elektrikli-motosiklet-otomobille-carpisti-4-yarali.jpg" type="image/jpeg" length="45998"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yoldan çıkan otomobil tarlaya uçtu: 2 yaralı]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/yoldan-cikan-otomobil-tarlaya-uctu-2-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/yoldan-cikan-otomobil-tarlaya-uctu-2-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne'de sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil, yol kenarında bulunan tarlaya uçtu. Kazada yaralanan 2 kişi hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edirne'de sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil, yol kenarında bulunan tarlaya uçtu. Kazada yaralanan 2 kişi hastaneye kaldırıldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kaza, Fatih Mahallesi Abdi İpekçi Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, R.D. idaresindeki 39 DS 019 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarındaki tarlaya savruldu. Kazada sürücü R.D. ile otomobilde bulunan kadın yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı iki kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. </p><p>Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Edirne</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/yoldan-cikan-otomobil-tarlaya-uctu-2-yarali</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 23:31:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/yoldan-cikan-otomobil-tarlaya-uctu-2-yarali.jpg" type="image/jpeg" length="60626"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırıkkale'de uyuşturucu operasyonu: 2 tutuklama]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/kirikkalede-uyusturucu-operasyonu-2-tutuklama-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/kirikkalede-uyusturucu-operasyonu-2-tutuklama-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale'de polis ekiplerince düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 2 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırıkkale'de polis ekiplerince düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 2 şüpheli tutuklandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube ekiplerince Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla uyuşturucu ticaretinin deşifre edilmesine yönelik çalışma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda R.Ş. ve A.K. isimli şüphelilerin içinde bulunduğu araç durduruldu. Araçta yapılan aramada 382 adet sentetik uyuşturucu ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Kırıkkale</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/kirikkalede-uyusturucu-operasyonu-2-tutuklama-2</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 23:29:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/kirikkalede-uyusturucu-operasyonu-2-tutuklama.jpg" type="image/jpeg" length="47236"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri'de intihar]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/kayseride-intihar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/kayseride-intihar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde 51 yaşındaki şahıs, kendisini su borusuna asarak intihar etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde 51 yaşındaki şahıs, kendisini su borusuna asarak intihar etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Edinilen bilgiye göre, Barbaros Mahallesi Nadir Sokak'ta 4 katlı binanın 3. katında yaşayan Doğan K.'nın (51) eşi, işten eve döndüğünde eşini mutfakta su borusuna asılı halde buldu. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri Doğan K.'nın hayatını kaybettiğini belirledi. İncelemelerin ardından Doğan K.'nın cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı. </p><p>Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Kayseri</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/kayseride-intihar</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 23:24:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/kayseride-intihar.jpg" type="image/jpeg" length="34929"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SMA'lı bebeğin annesiyle diyaloğu tepki çeken Gökhan Güney'den açıklama]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/smali-bebegin-annesiyle-diyalogu-tepki-ceken-gokhan-guneyden-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/smali-bebegin-annesiyle-diyalogu-tepki-ceken-gokhan-guneyden-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Kemalpaşa ilçesi Bozağaç Yaylası'nda düzenlenen Yörük Türkmen Festivali'nde sahne alan sanatçı Gökhan Güney'in SMA Tip 1 hastası Eflin Sönmez'in annesi Elif Sönmez ile sahnede yaşadığı diyalog sosyal medyada gündem oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa'nın Kemalpaşa ilçesi Bozağaç Yaylası'nda düzenlenen Yörük Türkmen Festivali'nde sahne alan sanatçı Gökhan Güney'in SMA Tip 1 hastası Eflin Sönmez'in annesi Elif Sönmez ile sahnede yaşadığı diyalog sosyal medyada gündem oldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Festivalde yardım kampanyasıyla ilgili konuşmak üzere sahneye çıkan anne Elif Sönmez'in konuşması sırasında Gökhan Güney'in, 'Burada 19 tane muhtar var, Onlara söyleyeceksin, bu işi onlar organize eder. Ben biraz şarkı söyleyeyim, kusura bakma' ifadelerini kullanması üzerine görüntüler sosyal medyada kısa sürede yayıldı. Sanatçının anneyi susturduğu iddiasıyla paylaşılan görüntüler, çok sayıda kullanıcı tarafından eleştirildi. Gelen tepkilerin ardından yazılı açıklama yapan Gökhan Güney, konser sırasında yardım kampanyasından haberdar olmadığını ve yaşananların yanlış anlaşıldığını belirtti. Güney, eşinin aileyle görüştüğünü, her türlü desteği vereceklerini ve aile yararına ücretsiz konser düzenleme sözü verdiğini ifade etti. Açıklamasında birkaç saniyelik görüntü üzerinden değerlendirme yapıldığını belirten Güney, o an sahada bulunan mahalle muhtarlarının desteğinin kampanyaya önemli katkı sağlayabileceğini anlatmak istediğini, sözlerinin farklı yorumlandığını kaydetti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bursa, Genel</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/smali-bebegin-annesiyle-diyalogu-tepki-ceken-gokhan-guneyden-aciklama</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 23:22:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/smali-bebegin-annesiyle-diyalogu-tepki-ceken-gokhan-guneyden-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="51776"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyükçekmece'de park halindeki tır yandı]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/buyukcekmecede-park-halindeki-tir-yandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/buyukcekmecede-park-halindeki-tir-yandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyükçekmece'de park halindeki tırda yangın çıktı. Olayda yaralanan olmazken, tır kullanılamaz hale geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyükçekmece'de park halindeki tırda yangın çıktı. Olayda yaralanan olmazken, tır kullanılamaz hale geldi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Olay, saat 21.30'da Büyükçekmece Kumburgaz Mahallesi Dr. Sadık Ahmet Caddesi üzerinde meydan geldi. Edinilen bilgilere göre, uzun zamandır yolun kenarında park halinde bulunan ve üzerinde plaka bulunmayan tırda henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevler kısa sürede tüm aracı sardı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında tır kullanılamaz hale geldi. Yangında ölen ya da yaralanan olmazken, yangın nedeniyle trafiğe kapatılan yol yapılan çalışmalar sonrasında tekrar trafiğe açıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/buyukcekmecede-park-halindeki-tir-yandi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 22:56:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/buyukcekmecede-park-halindeki-tir-yandi.jpg" type="image/jpeg" length="26054"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da 6 kişinin öldüğü saldırının nedeni velayet anlaşmazlığı]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/almanyada-6-kisinin-oldugu-saldirinin-nedeni-velayet-anlasmazligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/almanyada-6-kisinin-oldugu-saldirinin-nedeni-velayet-anlasmazligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da bir gençlik merkezi yakınında gerçekleşen silah saldırının failinin Türk kökenli Almanya vatandaşı olduğu ve saldırının nedeninin velayet anlaşmazlığı olduğu ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'da bir gençlik merkezi yakınında gerçekleşen silah saldırının failinin Türk kökenli Almanya vatandaşı olduğu ve saldırının nedeninin velayet anlaşmazlığı olduğu ortaya çıktı. </p><p>Almanya'nın Aşağı Saksonya eyaletine bağlı Stade kentindeki bir gençlik merkezi yakınında 6 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının detayları belli oldu. Aşağı Saksonya Eyaleti İçişleri Bakanı Daniela Behrens ile Lüneburg Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, saldırıyla ilgili ortak basın toplantısı düzenledi. Lüneburg Emniyet Müdürü Kathrin Schuol, şüphelinin Hannover şehrinde ikamet eden Almanya doğumlu Türk kökenli 45 yaşında bir erkek olduğunu açıkladı. Schuol, şüphelinin kaçarken kullandığı araçta ateşli bir silahın da ele geçirildiğini kaydetti. Zanlının daha önceden tehdit dahil olmak üzere bazı suçlardan poliste kaydının olduğunu belirten Schuol, 3 kişinin gözaltında olduğu bilgisini verdi. </p><p>Saldırının sebebi 3 aylık kızının velayet davası </p><p>Emniyet Müdürü Schuol, saldırının sebebinin failin 3 aylık kızının velayetini alamaması olduğunu belirtti. 3 aylık kızı ve karısı gençlik merkezinde bulunan 45 yaşındaki fail, yetkililerle birkaç kez kızının velayetini almak için görüşmelerde bulundu. Ancak bu görüşmeler babanın lehine sonuçlanmadı. Saldırı gününde de gençlik merkezi yetkilileri ile görüşen ve olumsuz yanıt alan fail baba ile görevliler arasında tartışma yaşandı. Kızının velayetini alamayan fail, gençlik merkezi çalışanlarının bulunduğu odada silahla ateş etti. Saldırıda 5 kişi olay yerinde, 1 kişi de hastanede hayatını kaybetti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ölenlerin tamamı gençlik merkezi çalışanları </p><p>Olayda gençlik merkezi çalışanı 2 erkek ile 4 kadın hayatını kaybederken, fail babanın kızı ile 34 yaşındaki annesine yönelik herhangi bir eylemi olmadığı öğrenildi. Basın toplantısında failin 3 aylık kızının annesi ile ilişkilerinde bir sorun olup olmadığı konusunda ise bir bilgi paylaşılmadı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/almanyada-6-kisinin-oldugu-saldirinin-nedeni-velayet-anlasmazligi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 22:55:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/almanyada-6-kisinin-oldugu-saldirinin-nedeni-velayet-anlasmazligi.jpg" type="image/jpeg" length="27905"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muş'ta kontrolden çıkan otomobil dehşet saçtı: 1'i ağır 3 yaralı]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/musta-kontrolden-cikan-otomobil-dehset-sacti-1i-agir-3-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/musta-kontrolden-cikan-otomobil-dehset-sacti-1i-agir-3-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muş'ta kontrolden çıkan otomobilin park halindeki araçlara çarpıp, ardından Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) direğine çarptığı kazada 3 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muş'ta kontrolden çıkan otomobilin park halindeki araçlara çarpıp, ardından Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) direğine çarptığı kazada 3 kişi yaralandı. </p><p>Kaza, gece saatlerinde İstasyon Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bir otomobil sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarında park halindeki araçlara çarptıktan sonra refüje çıkarak, EDS direğine çarptı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kazada yaralanan 3 kişi, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla Muş Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralılardan birinin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Araçlarda büyük çapta maddi hasar meydana gelirken, bazı araçlar kullanılamaz hale geldi. </p><p>Polis ekipleri olay yerinde güvenlik önlemi alırken, hasar gören araçların çekici yardımıyla kaldırılmasının ardından trafik normale döndü. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Muş</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/musta-kontrolden-cikan-otomobil-dehset-sacti-1i-agir-3-yarali</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 22:41:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/musta-kontrolden-cikan-otomobil-dehset-sacti-1i-agir-3-yarali.jpg" type="image/jpeg" length="53888"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kamyona arkadan çarpan servisin sürücüsü ağır yaralandı]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/kamyona-arkadan-carpan-servisin-surucusu-agir-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/kamyona-arkadan-carpan-servisin-surucusu-agir-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın İnegöl ilçesinde park halindeki kamyona arkadan çarpan servis minibüsünün sürücüsü ağır yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa'nın İnegöl ilçesinde park halindeki kamyona arkadan çarpan servis minibüsünün sürücüsü ağır yaralandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kaza, saat 20.00 sıralarında Ertuğrulgazi Mahallesi Bülbüller Caddesi üzerinde meydana geldi. Sebahattin Ö. (60) yönetimindeki 16 S 6392 plakalı servis minibüsü, sürücüsünün kontrolünden çıkarak park halindeki 16 GG 803 plakalı kamyona arkadan çarptı. Kazada ağır yaralanan sürücüye ilk müdahaleyi haber verilmesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptı. Yaralı sürücü, ambulansla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. </p><p>Polis, kazayla ilgili inceleme başlattı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Bursa</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/kamyona-arkadan-carpan-servisin-surucusu-agir-yaralandi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 22:36:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/kamyona-arkadan-carpan-servisin-surucusu-agir-yaralandi.jpg" type="image/jpeg" length="27280"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Düğün salonu önünde kaza: 4 yaralı]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/dugun-salonu-onunde-kaza-4-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/dugun-salonu-onunde-kaza-4-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce (İHA) - Düzce'de bir düğün salonunun önünde meydana gelen trafik kazasında 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Düzce (İHA) - Düzce'de bir düğün salonunun önünde meydana gelen trafik kazasında 4 kişi yaralandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kaza, saat 21.00 sıralarında Aydınpınar Caddesi Otluoğlu Mahallesi sapağında bulunan bir düğün salonu önünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 34 KNV 27 plakalı otomobil ile 34 GHN 192 plakalı otomobil çarpıştı. Kazada 4 kişi yaralanırken, çevredeki vatandaşların haber vermesi üzerine olay yerine gelen sağlık ve itfaiye ekipleri yaralıları araçlardan çıkardı. Yaralılar, yapılan ilk müdahalenin ardından Düzce Üniversitesi ve Atatürk Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatılırken, kazaya rağmen düğünün ara vermeden devam ettiği görüldü. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Düzce</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/dugun-salonu-onunde-kaza-4-yarali</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 22:20:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/dugun-salonu-onunde-kaza-4-yarali.jpg" type="image/jpeg" length="53549"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatay'da devrilen tır yolu trafiğe kapattı, uzun araç kuyruğu oluştu]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/hatayda-devrilen-tir-yolu-trafige-kapatti-uzun-arac-kuyrugu-olustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/hatayda-devrilen-tir-yolu-trafige-kapatti-uzun-arac-kuyrugu-olustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'ın İskenderun ilçesinde kontrolden çıkan tırın devrilmesi sonucu yol trafiğe kapanırken, oluşan uzun araç kuyruğu ve ekiplerin çalışma anları bir motosiklet sürücüsünün kask kamerasına yansıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay'ın İskenderun ilçesinde kontrolden çıkan tırın devrilmesi sonucu yol trafiğe kapanırken, oluşan uzun araç kuyruğu ve ekiplerin çalışma anları bir motosiklet sürücüsünün kask kamerasına yansıdı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kaza, İskenderun ilçesi Payas-İskenderun yolu üzerinde yaşandı. Seyir halindeki tır, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Devrilen tırdaki yükler yola savrulurken, çevredekiler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen polis ekipleri, iş makinelerinin yardımıyla yola savrulan yükleri kaldırmak çalışma başlattı. Yolda uzun kuyruklar oluşurken, polis ekiplerinin hızlı müdahalesiyle kısa sürede yol trafiğe açıldı. Kaza nedeniyle oluşan uzun araç kuyruğu ve ekiplerin çalışmaları bir motosiklet sürücüsünün kask kamerasına yansıdı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Hatay</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/hatayda-devrilen-tir-yolu-trafige-kapatti-uzun-arac-kuyrugu-olustu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 22:09:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/06/agency/iha/hatayda-devrilen-tir-yolu-trafige-kapatti-uzun-arac-kuyrugu-olustu.jpg" type="image/jpeg" length="63605"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
