<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>TV Nota | Güncel Haberler, Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.tvnota.com</link>
    <description>TV Nota, güncel ve doğru haberler ile en son dakika gelişmeleri aktarır. Ankara trafik kazası, Ankara son dakika, Ankara okullar tatil mi!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tvnota.com/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>TMB GROUP FİNANSAL DANIŞMANLIK MEDYA VE KOZMETİK  A.Ş. TÜM HAKLARI SAKLIDIR</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 09:57:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kruvaziyer turizminde beklenti yüksek]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/kruvaziyer-turizminde-beklenti-yuksek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/kruvaziyer-turizminde-beklenti-yuksek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Enver Kantarmış, kruvaziyer turizmi anlamında güzel bir sezon beklediklerini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Enver Kantarmış, kruvaziyer turizmi anlamında güzel bir sezon beklediklerini söyledi. </p><p>Bodrum'da 2026 yılı kruvaziyer sezonunu Astoria Grande gemisi ile açıldı. Gemi, 909 yolcu ve 445 mürettebat ile 3 Nisan'da Bodrum Cruise Port'a yanaştı. Kasım ayına kadar devam edecek sezon boyunca Bodrum'u 19 gemi ilk kez ziyaret edecek. Yıl boyunca planlanan 119 gemi ile 140 bin kruvaziyer yolcusuna ev sahipliği yapmayı hedefleyen liman, 5 ayrı feribot firmasının Yunan adalarına yapacağı seferler ile de 150 bin yolcuya hizmet verecek. </p><p>Kantarmış, kruvaziyer turizmiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. İsrail, ABD-İran savaşına rağmen Bodrum'un güvenli bir liman olarak görüldüğünü söyleyen Kantarmış, 'Kruvaziyer turizminin geçen seneden daha iyi geçeceğini düşünüyorum. Çünkü bu savaşa rağmen yurt dışında Türkiye'nin güvenli bir liman olduğu söyleniyor ve bunun da ilk örneği de kruvaziyer gemisi geldi Bodrum'a. Biz hazırız, Bodrum hazır. Misafirlerimizi bekliyoruz. Güzel bir sezon bizi bekliyor. Aşağı yukarı sadece bu kruvaziyer gemilerinde 150 bin civarında bir turist bekliyoruz. 119-120 tane kruvaziyer gemisi gelecek. Bununla ilgili de en azından vatandaşın yüzü gülecek. Gelen misafir çarşıda para harcayacak, restoranlara gidecek, eğlence mekanlarına gidecek ve bu her yıl artarak devam ediyor. Önemli olan gelen misafirlerimizi mutlu bir şekilde geri göndermek' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sezon sonu Paşatarlası'nda düzenleme yapılacağını kaydeden Kantarmış, 'Seneye daha güzel olacak. Çünkü seneye gördüğünüz bu cadde daha güzel bir cadde olacak. Bununla ilgili belediyemizin, belediye başkanımızın çalışmaları var. Turizm Geliştirme Platformu'nda, Kaymakamlığın başkanlığında bununla ilgili güzel bir çalışmalar oldu. Proje aşamasına geldik. Kasım ayında buraya kazma vurulacak ve ileriki yıllarda inşallah kışın da bu gemiler gelir ve bununla ilgili de güzel bir çalışmalarımız var. Bu gemilerin kışın gelmesi için çalışmalarımızı yapıyoruz' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Muğla</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/kruvaziyer-turizminde-beklenti-yuksek</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 21:44:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/kruvaziyer-turizminde-beklenti-yuksek.jpg" type="image/jpeg" length="40032"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATSO'nun 144. yılında ekonomi ve Antalya uyarısı: 'Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım']]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/atsonun-144-yilinda-ekonomi-ve-antalya-uyarisi-deniz-trafigimizi-arttirarak-karayolu-sikisikligimizi-bir-sekilde-azaltalim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/atsonun-144-yilinda-ekonomi-ve-antalya-uyarisi-deniz-trafigimizi-arttirarak-karayolu-sikisikligimizi-bir-sekilde-azaltalim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel gerilimlerin tarım, turizm ve sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, 'Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel gerilimlerin tarım, turizm ve sanayi üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, 'Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak, karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım' dedi. </p><p>ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni, ATSO Atatürk Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Törende konuşan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile eski Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerinden Antalya'nın üretim gücüne, turizmden altyapı ihtiyacına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Programın sonunda 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi. </p><p>'Küresel gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı' </p><p>Açılış konuşmasını yapan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, 144. yılın önemine dikkat çekerek bölgede yaşanan savaş, huzursuzluk ve gerilimlerin Türkiye ekonomisini de doğrudan etkilediğini söyledi. Hacısüleyman, 'Şu anda bölgemizde cereyan eden savaş, huzursuzluk, türbülans, gerilim adına ne derseniz deyin bizleri de etkiliyor. İnşallah kısa sürede ateşkes sağlanır ve ekonomiyi etkileyen bazı konulara tekrar çözüm üretme şansımız olur. Ama görünen şu ki, ticaret savaşları olarak başlayan, gümrük tarifeleriyle başlayan gerilimler bugün askeri müdahalelere yol açtı ve şu an da dünya ekonomisinde jeopolitik riskler giderek artıyor' dedi. </p><p>Artan petrol fiyatlarının üretimden ulaştırmaya, lojistikten hizmet sektörüne kadar tüm alanlarda girdi maliyetlerini yükselttiğini ifade eden Hacısüleyman, bu durumun Antalya'nın üç ana lokomotif sektörü olan tarım, turizm ve sanayiyi doğrudan etkilediğini kaydetti. Hacısüleyman, 'Petrol fiyatlarının artması başlı başına bütün hizmetlerde, üretimde, ulaştırmada ve lojistikte girdi maliyetlerinin artmasına sebep oluyor. Bu da hem tarımı etkiliyor, hem turizmi etkiliyor hem de sanayiyi etkiliyor' diye konuştu. </p><p>'Gübreye erişimde yaşanan sıkıntı pahalılığı artırıyor' </p><p>Hacısüleyman, gübre sektöründe yaşanan küresel kısıtlamalara değinerek, 'Tarımsal üretimin ana faktörlerinden bir tanesi, fidenin ve tohumun dışında gübredir. Gübre ihracatının hem Çin hem Rusya tarafından yasaklanması, gübrenin bileşenlerini oluşturan ürünlerin ve yapı taşlarının kısıtlanması Türkiye'de de tarımsal faaliyetlerde ve ürünlerde pahalılığa yol açmaya başlıyor' ifadelerini kullandı. </p><p>Turizm sektörünün de savaş ve risk ortamından etkilendiğini belirten Hacısüleyman, lojistik giderleri ile sigorta maliyetlerindeki artışın paket tur fiyatlarına kadar yansıdığını söyledi. Hacısüleyman, 'Turizmde lojistik dediğimiz bir unsur var. O da esas olarak taşıyıcılarımızın, uçaklarımızın yakıt fiyatlarının artmasıdır. Bu da bilet fiyatlarının artması, paket tur fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor. Sadece bununla kalmıyor. Savaş ve riskler sigorta maliyetlerini de artırıyor. Hem gemi taşımacılığında hem uçak taşımacılığında hem de karayolu taşımacılığında birçok maliyet yükseliyor' dedi. </p><p>'Turizmin yüzde 63'ü Antalya'da gerçekleşiyor' </p><p>Antalya'nın turizmdeki ağırlığına işaret eden Hacısüleyman, kentin Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Hacısüleyman, 'Antalya turistik bir kent. Ana lokomotifi ihracat gelirleri 18 milyar dolarla ülkemizdeki başkent ve lokomotif üretici durumdadır. Türkiye'nin 150 milyon gecelemelik bir turist kapasitesi var. Bunun 95 milyonu Antalya'da gerçekleşiyor. Yani turizmin yüzde 63'ü Antalya'da gerçekleşiyor. Turizm neden ana lokomotif? Çünkü turizm her sektörden mal ve hizmet alıyor. Hepimiz turizme mal veya hizmet üretiyoruz. Ürettiğimizin fazlasını ülkemizin diğer bölgelerine gönderiyoruz. Bir kısmını da ihracat şeklinde yapılandırıyoruz. Ama bu lokomotifte en küçük bir titreme dahi herkesi etkileyebiliyor' diye konuştu. </p><p>'Mart ayında başlayan huzursuzluk rezervasyon akışlarını yavaşlattı' </p><p>Mart ayında başlayan huzursuzluğun rezervasyon akışlarında yavaşlamaya neden olduğunu belirten Hacısüleyman, sezon içinde tam toparlanma sağlanamaması halinde kayıpların tek haneli oranlarda hissedilebileceğini söyledi. Hacısüleyman, 'Biz diliyoruz ki turizmde hiç kayıp vermeden hareket edelim. Ancak Mart ayında başlayan bu huzursuzluk rezervasyon akışlarında yavaşlamaya sebebiyet verdi. Bu yavaşlama, eğer sezon içerisinde tam toparlanma olmazsa tek haneli eksilmelere sebep olabilir. Bunlara hazırlıklı olmalıyız' dedi. </p><p>Tarım, turizm ve sanayiye destek çağrısı </p><p>Bu süreçte ekonomi yönetiminin sektörlere destek vermesinin önemine işaret eden Hacısüleyman, sağlanacak desteklerin ekonomiye katlanarak geri döneceğini söyledi. Hacısüleyman, 'Turizm sektörünü bir şekilde destekleyebilirsek, tarım sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, sanayi sektörümüzü bir şekilde destekleyebilirsek, teşvikler oluşturabilirsek, destekler çıkarabilirsek bu alanda kat ve kat geri dönüşümüz olacak. Vereceğiniz destek boşa gitmeyecek, bize ekonomi olarak geri dönecek' ifadelerini kullandı. </p><p>Yıl sonu enflasyon hedefleri ile faiz politikalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Hacısüleyman, yaşanan gelişmelerin ekonomik beklentiler üzerinde etkili olabileceğini vurguladı. Hacısüleyman, 'Yıl sonu için hedeflediğimiz enflasyon değerlerinden bir miktar feragat etmek zorunda kalabiliriz. Yine meclis konuşmalarımızda söylediğimiz gibi faizlerin daha iyi bir ortama doğru geri gelmesi anlamında da Merkez Bankamızın alacağı kararlarda bir miktar gecikme olabilir. Bunlara da hazırlıklı olmalıyız. Beklemediğimiz bu durum bize finansmana ihtiyacımız konusunda tekrar düşünmeye sebebiyet veriyor' dedi. </p><p>'Deniz trafiğini artırarak karayolu sıkışıklığını azaltalım' </p><p>Antalya'nın geleceğine ilişkin yürüttükleri 'Antalya 2050 vizyonu' çalışmasına da değinen Hacısüleyman, kentte nüfus ve turist sayısının hızla arttığını, ancak altyapının aynı hızla gelişmediğini söyledi. Hacısüleyman, 25 yıl önce Antalya'nın nüfusunun 1 milyon 700 bin, turist sayısının ise 3 milyon 400 bin olduğunu, bugün ise nüfusun 2 milyon 700 bine, turist sayısının da 17 milyona ulaştığını belirtti. Kentin özellikle trafik yoğunluğu açısından yeni çözümlere ihtiyaç duyduğunu ifade eden Hacısüleyman, 'Göç alan bir şehiriz. Fakat şehrimizi düzenlerken bu kadar trafik yoğunluğunu hiç düşünmemiştik. Antalya için istediğimiz şu; ilçeler ve şehir merkezi arasında denizimizi sadece yüzmek için kullanmayalım, serinlemek için kullanmayalım. Deniz trafiğimizi arttırarak ve oluşturarak karayolu sıkışıklığımızı bir şekilde azaltalım. Tabii ki birçok sebep olabilir. Ama bizi en çok sıkıştıran trafik ne zaman? Yaz aylarında. O yüzden burada devlet olarak birlikte hareket edersek o zaman bunu yapma şansımız var. Çünkü yerel yönetimlerin bunlara kaynak ayırması mümkün gözükmüyor. O nedenle bunu ülkemizin, Antalya'mızın projesi olarak görmekte fayda var' dedi. </p><p>Hisarcıklıoğlu: 'ATSO, Avrupa'nın güçlü odalarıyla aynı standartta hizmet veriyor' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da, ATSO'nun Antalya'nın marka şehir haline gelmesinde çok önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, 'Odamız kendini sürekli geliştirmekte, gelecek nesillere daha güçlü ve rekabetçi bir Antalya bırakmak için projeler hayata geçirmektedir. Antalya'da iş dünyamızın nabzını en iyi şekilde tutarak üyelerimizin sesine tercüman olmaktadır. Sorunlarının çözümü için devreye girmekte ve bunları sonuçlandırmaktadır' diye konuştu. </p><p>KOBİ'lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için geçen yıl KGF kefaletli Nefes Kredisi'nin yeniden başlatıldığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, küresel gelişmelerin reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, 'Şu günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde ve güneyimizdeki savaşın ateşi giderek büyüyor. Küresel ekonomide belirsizlikler ve maliyetler artıyor. Tedarik zincirleri bozuluyor, öngörülebilirlik azalıyor. Enerji arzı açısından kritik önemde olan ve dünya petrol ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda bekleyen gemi sayısının 2 bine ulaştığı tahmin ediliyor' ifadelerini kullandı. </p><p>Dünya genelinde fiyatların yükseldiğini, büyümenin yavaşladığını ve stagflasyon riskinin arttığını belirten Hisarcıklıoğlu, 'Bu tür küresel şoklar kaçınılmaz olarak ülkemizi de etkiliyor. Girdi maliyetlerimiz artıyor, krediye erişim zorlaşıyor ve faizler yükseliyor. Belki de ilk defa hem yurtiçi hem de yurtdışı talebin birlikte daralacağını hesaba katmamız gerekiyor. Reel sektör olarak özellikle nakit akışını çok daha iyi yönetmemiz gerekiyor. Bilançolarımızda döviz cinsinden borç-alacak dengesinde de dikkatli olunması gerekiyor' dedi. </p><p>Türkiye özel sektörünün krizlere uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu da vurgulayan Hisarcıklıoğlu, 'Türkiye, dinamik, esnek ve kriz tecrübesi olan bir özel sektöre sahiptir. Bu sayede şoklara uyum sağlama kapasitesi yüksektir. Geçmişte de bunun örnekleri yaşanmıştır. Milletimiz de sakin bir tutum sergilemiş, panik hareketlere tevessül etmemiştir' diye konuştu. </p><p>Çavuşoğlu:'Antalya diplomaside, bilimde ve küresel kararlarda da merkez olacak' </p><p>AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ise Antalya'nın yalnızca turizm ve tarımda değil, diplomasi, bilim ve küresel organizasyonlar bakımından da öne çıkan bir şehir olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, '144 yıl bir şehrin ticari hafızasıdır, Antalyamızın ekonomik olarak teminatıdır. Antalya Türkiye'nin turizme açılan kapısıdır. Nisan ayında Antalya Diplomasi Forumu ile Antalya, küresel diplomasinin yeniden kalbi olacak. Ekim ayında Uluslararası Uzay Kongresi ile bilim ve teknolojinin merkezi haline gelecek. Dünyanın en büyük zirvesi KOP-31 İklim Zirvesi ile içeriden ve dışarıdan 100 bin insanın katılacağı, dünyanın geleceğine yön veren kararların alındığı bir şehir olacak' dedi. </p><p>Antalya'nın ekonomik büyüklüğüne ve vergi performansına da dikkat çeken Çavuşoğlu, 'Türkiye'nin altıncı büyük ekonomisiyiz. Diğer taraftan 60 bini aşkın kurumlar vergisi mükellefi ve 300 bini aşan gelir vergisi mükellefi bulunmaktadır. Bu, üretimin yaygınlığını ve ticaretin de derinliğini göstermektedir. Antalya sadece kazanan bir şehir değildir. Kazandığının karşılığını ülkesine fazlasıyla ödeyen bir şehirdir. Ve vergi kaçakçılığının en düşük olduğu illerden bir tanesidir Antalya. Antalya kendisine yapılan yatırımı fazlasıyla ülkenin ekonomisine katma değer olarak sağlayan bir şehirdir' dedi. </p><p>Devletin de Antalya'nın değerinin farkında olduğunu belirten Çavuşoğlu, 'Özellikle tüm bu kriz ortamında, tasarruf döneminde de Antalya'mıza hükümetimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yatırımları getirmek için çalışıyoruz. Antalya'nın altyapısı çok önemli. Yollar ve otoyolların yapılması ve yenilenmesi, onkoloji merkezi gibi hastaneler ve sağlık hizmetleri, genişletilen havalimanları, gençlerimize yönelik spor salonları, yurtlar, gençlik merkezleri, tarımı destekleyen göletler, barajlar ve sulama sistemleri gibi önemli yatırımları Antalya'mıza getirmek için çalışıyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya milletvekilleri, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, STK temsilcileri ve iş insanlarının katıldığı törende konuşmaların ardından ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri sahiplerine takdim edildi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Antalya</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/atsonun-144-yilinda-ekonomi-ve-antalya-uyarisi-deniz-trafigimizi-arttirarak-karayolu-sikisikligimizi-bir-sekilde-azaltalim</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 20:24:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/atsonun-144-yilinda-ekonomi-ve-antalya-uyarisi-deniz-trafigimizi-arttirarak-karayolu-sikisikligimizi-bir-sekilde-azaltalim.jpg" type="image/jpeg" length="51282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan: 'Türkiye'nin potansiyelini sosyal diyalog, istişare kültürü ve ortak akılla zirveye taşıyacağız']]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/bakan-isikhan-turkiyenin-potansiyelini-sosyal-diyalog-istisare-kulturu-ve-ortak-akilla-zirveye-tasiyacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/bakan-isikhan-turkiyenin-potansiyelini-sosyal-diyalog-istisare-kulturu-ve-ortak-akilla-zirveye-tasiyacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, iş dünyası dinamizminin, Türkiye'nin büyüme potansiyelinin en güçlü teminatı olduğunu belirterek, 'Bu dinamizmi sosyal diyalogla, istişare kültürüyle ve ortak akılla, inşallah bunu zirveye taşıyacağız' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, iş dünyası dinamizminin, Türkiye'nin büyüme potansiyelinin en güçlü teminatı olduğunu belirterek, 'Bu dinamizmi sosyal diyalogla, istişare kültürüyle ve ortak akılla, inşallah bunu zirveye taşıyacağız' dedi. </p><p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çeşitli ziyaretlerde bulunmak ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nun (TİSK) Çalışma Hayatı İstişare Toplantısı'na katılmak üzere İzmir'e gitti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İzmir Ticaret Odası'nda düzenlenen toplantıda konuşan Bakan Işıkhan, dünya üretim olanakları, çalışma koşulları ve endüstriyel anlamda büyük bir değişim ve dönüşüm yaşarken bölgesel ve küresel anlamda da büyük bir insanlık sınavından geçtiğine değinerek, 'Bu kritik atmosferin olumsuz etkilerine rağmen Türkiye; işçisiyle, işvereniyle, yatırımcısıyla, üreticisiyle, devlet millet el ele, Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla yürümektedir. Ayrıca çalışma hayatını tüm unsurlarıyla birlikte, ilmek ilmek örmeye, emek emek büyütmeye devam ediyoruz. Sadece istikrarlı büyüme sürecini değil, aynı zamanda, işgücü piyasalarının uyum kapasitesini artırarak, yeni çalışma modellerinin mevcut potansiyelimizle entegrasyonunu gerçekleştirerek, daha dayanıklı ve pozitif yönde rekabetçi bir ekonomik yapıyı inşa etmenin gayreti içerisindeyiz' ifadelerini kullandı. </p><p>Işıkhan, Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı, stratejik konumu ve dinamik iş dünyasıyla avantajlı bir durumda olduğuna vurgu yaparak, 'Özellikle İzmir gibi, yüksek işgücü potansiyeline, güçlü ihracat kapasitesine ve dinamik çalışma hayatına sahip şehirlerimiz, ülkemizin bu avantajlı konumunu daha da güçlendirmektedir. Bu yönüyle İzmir, Türkiye'nin kalkınma yolculuğunda her daim öncü bir rol üstlenmiştir. Biz; girişimcilerimizin, işverenlerimizin ve ülkemizin potansiyeline güveniyoruz. Elbette bu güven ve kapasite, her birimize ayrı ayrı sorumluluklar da yüklemektedir' diye konuştu. </p><p>'Yeni düzenleme ile İSG eğitimleri çalışma hayatının dinamiğine uygun hale getirildi' </p><p>Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik çalışmalarının Resmi Gazete'de yayımlandığını hatırlatan Bakan Işıkhan, 'Yeni düzenleme ile İSG eğitimleri çalışma hayatının dinamiğine uygun bir şekilde uzaktan, yüz yüze veya iki yöntemle verilebilecek hale gelmiş durumda. Eğitimlerde yangın, acil durum gibi konuların ağırlığı artırılmış, eğitimlerin iş ve işyerinin risk düzeyine göre hazırlanmasına gerekli olan altyapı sağlanmıştır. Çağın gerektirdiği koşullara hakim, olası risklere karşı dayanıklı, değişime ve gelişime açık, herkesin refahtan pay aldığı, yatırım, üretim ve istihdam odaklı bir çalışma hayatını birlikte gerçekleştirmemiz elzemdir. Bilhassa yatırım-üretim-istihdam arasındaki güçlü bağ, işverenlerimizin, sosyal kalkınmamız ve toplumsal refahımızın akıbeti hususundaki etkin rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Sizler, yatırım, üretim ve istihdam konusunda ne kadar cevval olursanız, Türkiye'nin gelecek yüzyıla liderlik etme potansiyeli de o kadar artacaktır' dedi. </p><p>'Türkiye'nin potansiyelini sosyal diyalog, istişare kültürü ve ortak akılla zirveye taşıyacağız' </p><p>Işıkhan, iş dünyası dinamizminin, Türkiye'nin büyüme potansiyelinin en güçlü teminatı olduğuna dikkati çekerek, 'Bu dinamizmi sosyal diyalogla, istişare kültürüyle ve ortak akılla, inşallah bunu zirveye taşıyacağız. Çünkü inanıyoruz ki; birlikte konuştuğumuz, birlikte karar verdiğimiz ve birlikte uyguladığımız politikalar daha güçlü, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir olacaktır. Bu husustaki en önemli referansımız, hiç kuşkusuz, bugüne kadar başarmış olduğumuz ortak işlerdir' şeklinde konuştu. </p><p>Nitelikli işgücü ve istihdam olanakları gelişmiş, yatırım ortamı refahı sağlanmış, yeni çalışma modellerine hakim ve tüm paydaşların haklarının korunduğu, standartları yüksek, ideal bir çalışma hayatını inşa etmek için hep birlikte çalışmaya devam edeceklerini kaydeden Bakan Işıkhan, 'İzmir'den yükselen bu güçlü iş birliği ve istişare kültürünün, ülkemizin tamamına yayılacağına da yürekten inanıyorum. İnanıyorum ki, bugün burada yapacağımız değerlendirmeler, yalnızca bugünü değil, geleceğin çalışma hayatını da şekillendirecek önemli çıktılar üretecektir. Sizlerden beklentimiz; yatırım, üretim, istihdam hedefimize daha fazla katkı sunmanız ve Türkiye'nin gücüne güvenmenizdir. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde; Bakanlık olarak bizler de hem çalışanlarımızın hem de işverenlerimizin, sorunlarının, ihtiyaç ve taleplerinin en yakın takipçisi olmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/bakan-isikhan-turkiyenin-potansiyelini-sosyal-diyalog-istisare-kulturu-ve-ortak-akilla-zirveye-tasiyacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 19:11:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/bakan-isikhan-turkiyenin-potansiyelini-sosyal-diyalog-istisare-kulturu-ve-ortak-akilla-zirveye-tasiyacagiz.jpg" type="image/jpeg" length="31693"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırsal kalkınma yatırımlarına yüzde 70'e varan hibe desteği]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/kirsal-kalkinma-yatirimlarina-yuzde-70e-varan-hibe-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/kirsal-kalkinma-yatirimlarina-yuzde-70e-varan-hibe-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğe göre, kırsal kalkınma yatırımlarında hibe oranı yüzde 70'e kadar çıkarken, proje üst limiti 30 milyon TL olarak belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğe göre, kırsal kalkınma yatırımlarında hibe oranı yüzde 70'e kadar çıkarken, proje üst limiti 30 milyon TL olarak belirlendi. </p><p>Kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla hazırlanan 'Kırsal Kalkınma Yatırım Programı Çerçevesinde Yapılacak Desteklemeler Hakkında Tebliğ 3 Nisan 2026 tarihli ve 33213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen program kapsamında yatırımcılara önemli oranlarda hibe desteği sağlanacak. Başvuru zamanı ve şartlarının ise Bakanlık Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanacak Uygulama Rehberi ile netleşeceği bildirildi. </p><p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, destek oranlarına dikkat çekerek, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler, eğitimli gençler ve organize tarım bölgelerinde yapılacak yatırımlara yüzde 70 oranında hibe verileceğini belirtti. Genç ve kadın girişimciler ile yatırım yerinin köy, belde ve kırsal alan olduğu projelerde ise bu oranın yüzde 60 olacağını ifade etti. Program bütçesinin dağılımına da değinen Yılmaz, toplam bütçenin en az yüzde 20'sinin kadın ve genç girişimcilere, yüzde 30'unun ise aile işletmelerine ayrılacağını söyledi. </p><p>Hibe desteklerinde alt ve üst limitler de belirlendi. Buna göre hibeye esas proje tutarının alt limiti 100 bin TL olurken, aile işletmelerine yönelik projelerde üst limit 8 milyon TL olarak açıklandı. Tebliğ kapsamında diğer yatırımlar için ise hibeye esas proje üst limiti 30 milyon TL'ye kadar çıkabilecek. </p><p>Yılmaz açıklamasında, 'Her zamanki gibi bakanlık olarak üreticilerimizin yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz. Tebliğin ilimiz tarımına, yatırımcılarına ve üreticilerine hayırlı olmasını temenni ediyorum' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Programdan yararlanmak isteyen yatırımcıların, Uygulama Rehberi'nin yayımlanmasının ardından İl Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürlüğü'ne başvurabilecekleri belirtildi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Samsun</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/kirsal-kalkinma-yatirimlarina-yuzde-70e-varan-hibe-destegi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 18:01:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/kirsal-kalkinma-yatirimlarina-yuzde-70e-varan-hibe-destegi.jpg" type="image/jpeg" length="53754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni Ford Tourneo Custom 9+1 satışa sunuluyor]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/yeni-ford-tourneo-custom-91-satisa-sunuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/yeni-ford-tourneo-custom-91-satisa-sunuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ford Türkiye, Tourneo Custom modelinin yeni 9+1 koltuk seçeneğini pazara sunuyor. Yolcu taşıma regülasyonlarına tam uyumlu yapısıyla dikkat çeken model, ferah ve esnek iç mekân kurgusuyla yolcu taşımacılığında öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ford Türkiye, Tourneo Custom modelinin yeni 9+1 koltuk seçeneğini pazara sunuyor. Yolcu taşıma regülasyonlarına tam uyumlu yapısıyla dikkat çeken model, ferah ve esnek iç mekân kurgusuyla yolcu taşımacılığında öne çıkıyor. </p><p>Ford'un yenilikçi tasarım anlayışı ve ileri teknolojiyle donatılan Tourneo Custom modeli; şimdi de turizm taşımacılığı, servis hatları ve havalimanı transferleri gibi alanlarda faaliyet gösteren işletmelerin tüm ihtiyaçlarını konforla karşılayacak 9+1 koltuk dizilimiyle yollara çıkıyor. </p><p>Modelin özellikleri hakkında şu açıklama yapıldı: </p><p>Zahmetsiz ve mevzuata tam uyumlu çözüm </p><p>''Pazardaki mevcut 9+1 araç dönüşümlerinin aksine, Tourneo Custom 9+1 seçeneği satın alma sırasında veya sonrasında ek bir işlem gerektirmeksizin doğrudan kullanıma uygun şekilde sunuluyor. Yolcu taşıma belgeleri ve güncel regülasyonlarla tam uyumlu yapısı sayesinde işletmecilere hem zaman hem de operasyonel maliyet avantajı sağlayan ürün, 'zahmetsiz ve hızlı' bir satın alma deneyimi vadediyor. </p><p>Model, sadece fonksiyonelliğiyle değil, sunduğu premium iç mekân detaylarıyla da hem araç sürücüsüne hem de yolculara yüksek standartlarda ve konforlu bir yolculuk deneyimi sunuyor. Konfor odaklı tasarım unsurları, esnek koltuk yerleşimi ve ileri seviye bağlantı teknolojileriyle donatılan araç, segmentindeki ferahlık ve kalite algısını yukarı taşıyor. </p><p>Yeni Tourneo Custom güçlü motoru, gelişmiş sürüş teknolojileri ve konfor odaklı tasarımıyla ticari yolcu taşımacılığı ihtiyaçlarına kapsamlı bir çözüm sunuyor. Model, 2.0 litre EcoBlue dizel motor seçeneğiyle sunuluyor. 170 PS güç üreten araç ise 8 ileri otomatik şanzıman ile daha yüksek performans ve 390 Nm'ye varan tork değeri sağlıyor. Tamamen yenilenen 8 ileri otomatik şanzıman, sürüş konforunu artırırken yakıt verimliliğini optimize etmeye de yardımcı oluyor. </p><p>Geniş iç hacmi ve fonksiyonel koltuk düzeniyle farklı yolcu taşıma ihtiyaçlarına uyum sağlayacak şekilde tasarlanan model yüksek tavan yapısı ile ferah bir kabin deneyimi sunarken geniş yaşam alanı hem sürücü hem yolcular için konforlu bir yolculuk imkânı sağlıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Model, ayrıca gelişmiş bağlantı ve sürüş destek teknolojileriyle donatılıyor. Yeni nesil dijital sistemler, sürüş sırasında kullanım kolaylığı sağlarken araç içi deneyimi daha verimli ve konforlu hale getiriyor. </p><p>Ford Türkiye'nin, yeni model ile sağladığı katma değer, aracı teslim etmenin çok daha ötesine geçerken Ford Pro ekosistemi sayesinde işletmelerin tüm operasyonlarını tek çatı altında destekleyen entegre bir yapı sunuluyor. Tourneo Custom 9+1'in Ford Pro Filo Portalı'na bağlanabilmesi, araç konumundan bakım ihtiyacına kadar tüm kritik bilgileri tek ekrandan, ek bir donanıma gerek kalmadan takip etme kolaylığı sağlıyor. Teknoloji ve Müşteri Merkezi üzerinden araçların bakım ihtiyacını henüz kullanıcı fark etmeden tespit edip bilgi veren ve gerekli hazırlıkları önceden yaparak plansız duruşları minimuma indiren şirket, böylelikle turizm sektörü açısından kritik önemde olan 'kesintisiz çalışma süresi' beklentisine etkili şekilde cevap veriyor. Böylelikle, yeni modelin üst düzey konforunu Ford Pro'nun akıllı servis ve yönetim çözümleriyle birleştirerek işletmelerin sahadaki gücünü artırıyor. </p><p>Farklı, donanım ve kullanım senaryolarına uyum sağlayan yapısıyla yeni model, hem şehir içi hem uzun yol taşımacılığı için sektörün ihtiyaçlarına çok yönlü bir çözüm sunuyor.'' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/yeni-ford-tourneo-custom-91-satisa-sunuluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 17:52:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/yeni-ford-tourneo-custom-91-satisa-sunuluyor.jpg" type="image/jpeg" length="39519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: '117 ülkeye memleketin tohumlar ihraç edildi, İsrail'den tohum ithalatı söz konusu değildir']]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-117-ulkeye-memleketin-tohumlar-ihrac-edildi-israilden-tohum-ithalati-soz-konusu-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-117-ulkeye-memleketin-tohumlar-ihrac-edildi-israilden-tohum-ithalati-soz-konusu-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray'da tohum temin ve dağıtım töreninde konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye topraklarında yetişen tohumların 117 ülkeye ihraç edildiğini belirterek, İsrail'den tohum ithalatının söz konusu olmadığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray'da tohum temin ve dağıtım töreninde konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye topraklarında yetişen tohumların 117 ülkeye ihraç edildiğini belirterek, İsrail'den tohum ithalatının söz konusu olmadığını söyledi. </p><p>Bir dizi ziyaret ve programlar için Aksaray'a gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye topraklarında yetişen tohumların 117 ülkeye ihraç edildiğini belirterek, İsrail'den tohum ithalatının söz konusu olmadığını söyledi. </p><p>Tohum dağıtım töreninde konuşan Bakan Yumaklı, 'Tabii tohum tarımsal üretim için, gıda arz güvenliği için yani ihtiyacınız olan ürüne ulaşabilmeniz için en önemli kaynak. Bu konuda özellikle Türkiye tohumculuğuna dair maalesef ki bizlerin ulaştığı noktayı gözlerinden kaçıran ya da gözlerden kaçırmak isteyenlerle alakalı maalesef bir problemimiz var. Birkaç tane rakam vereceğim. 2002 yılında bu ülkenin tohum üretimi sadece 145 bin tondu. Bugün itibariyle 1 milyon 351 bin tona ulaştık. Yine bu tohumların yüzde 96'sının bu ülkenin topraklarında üretildiğini ifade ederek bir de fide tarafına bakmak istiyorum. Özellikle sertifikalı fide fidan üretimiyle alakalı. Bu da yaklaşık 50 kattan fazla artarak 2025 yılında 203 milyon adede yükseldi. Bu ülkenin üretim altyapısı güçlüdür. Üreticileri bu memlekete sevdalıdır. Son dönemde özellikle bütün bunları konuşmamın başında söylediğim gibi gözlerden kaçırarak başka türlü tezvirat yapanlar özellikle de bu ülkenin üreticilerinin ürettiği tohumların İsrail'den alındığına dair tezviratı yapanlara lütfen hiç kimse kulak asmasın. Bu hiçbir şekilde doğru değildir. Bu ülkenin topraklarında üretilen tohumların sertifikalandırılarak tohum gen bankalarımızda saklanması gibi bütün dünyanın, modern dünyanın ne uyguladıysa bütün uygulamalarını gerçekleştirmiş bir ülkeyiz biz. Bin 537 çeşit tohumumuz var. Bu memleketin iki şehrinde, birisi Ankara olmak üzere bunları saklıyoruz. İhtiyaç olduğu zaman sıfırdan bu üretimin yeniden yapılabilmesi için. 49 yerel çeşidimiz var. Ata tohumu çeşidimiz var. Bunların da yine tescili yapılmış vaziyette. Tarım Kredi Kooperatiflerinin marketlerinde Bu tohumların vatandaşımıza ulaşması için bu yıl 1 milyon adedin üzerinde paketle inşallah yine harekete geçmiş durumdayız. Geçtiğimiz yıl 117 ülkeye bu memleketin topraklarında üretilen tohumlar ihraç edildi. Yine tekraren ve altını çizerek söylüyorum, İsrail'den herhangi bir şekilde bir tohum ithalatı söz konusu değildir. Zaten 2024 yılının mayıs ayında bütün ilişkilerimiz kesilmişti. Böyle bir şeyin olması da mümkün değil. Ama bu ülkenin üreticilerini küçümseyen o bakış maalesef bu söylemleri yapmaktan da geri durmuyor' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Konuşmaların ardından Bakan Yumaklı üreticilere dağıtım yaptı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Aksaray</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-117-ulkeye-memleketin-tohumlar-ihrac-edildi-israilden-tohum-ithalati-soz-konusu-degildir</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 17:19:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-117-ulkeye-memleketin-tohumlar-ihrac-edildi-israilden-tohum-ithalati-soz-konusu-degildir.jpg" type="image/jpeg" length="50152"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nakitera, çoklu banka destekli Kredi Geçidi çözümünü devreye aldı]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/nakitera-coklu-banka-destekli-kredi-gecidi-cozumunu-devreye-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/nakitera-coklu-banka-destekli-kredi-gecidi-cozumunu-devreye-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nakitera, Türkiye İş Bankası'nın DijiKolay Finansman uygulamasıyla gerçekleştirdiği entegrasyon sayesinde çoklu banka destekli Kredi Geçidi çözümünü devreye aldı. Böylece bayi ve satış noktaları, ödeme anında tek platformdan finansmana erişebilir hale geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nakitera, Türkiye İş Bankası'nın DijiKolay Finansman uygulamasıyla gerçekleştirdiği entegrasyon sayesinde çoklu banka destekli Kredi Geçidi çözümünü devreye aldı. Böylece bayi ve satış noktaları, ödeme anında tek platformdan finansmana erişebilir hale geldi. </p><p>Ana firmadan tedarikçiye, bayiden satış noktasına uzanan 360 derece finansal ekosistemi yöneten Nakitera, şirketlerin tüm tahsilat süreçlerini tek platformdan yönetmesini sağlayan Ortak Ödeme Paneli'ne finansman katmanını ekleyerek Kredi Geçidi'ni devreye aldı. Türkiye İş Bankası Dijikolay Finansman entegrasyonu ile ödeme sırasında kredili tahsilat mümkün olurken, finansman opsiyonu doğrudan ödeme akışının bir parçası haline geldi. </p><p>Yapılan açıklamaya göre bu iş birliği, şirketin çoklu banka yapılandırmasının ilk uygulaması olarak sektörde yeni bir model oluşturuyor. Nakitera Ortak Ödeme Paneli üzerinden işlem yapan bayiler ve satış noktaları, İş Bankası'nın dijital ticari kredi çözümlerine ödeme anında kesintisiz erişebiliyor. İş Bankası'nın Anında Ticari Kredi ürünü kapsamında gerçek kişi tacirler 2 milyon TL'ye, tüzel firmalar ise şubeden tahsis edilen limitlerinde 10 milyon TL'ye kadar finansman kullanabiliyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Önümüzdeki dönemde farklı bankaların ürünlerinin de Kredi Geçidi'ne entegre edileceğini belirten Nakitera Genel Müdürü Bulut Arukel, 'Finansmanı tüm oyuncular için şeffaf ve adil bir altyapıyla orkestre ediyoruz. Bayi veya satış noktası, ödeme anında en uygun banka çözümünü tek ekrandan seçebilecek; finansman tahsilat sürecinin ayrılmaz bir parçası olacak' dedi. </p><p>Açıklamaya göre, geleneksel yapıda birbirinden bağımsız ilerleyen tahsilat ve kredi süreçleri, şirketin Kredi Geçidi modeliyle tek akışta birleşiyor. Böylece geciken tahsilatlardan doğan riskler azalıyor, tahsilat hızlanıyor, işletmelerin nakit akışı öngörülebilir hale geliyor. Bayiler ise mevcut limitleriyle ya da anlık dijital krediyle ödeme yaparak ticari döngülerini kesintiye uğratmıyor. Kullanıcı deneyimi yalın bir akış üzerine kurulu: Ödeme alacak olan firma alacağını panele tanımlıyor; ödeme yapan firma kredi kartı ve transfer seçeneklerine ek olarak 'Kredili Öde' seçeneğini görüyor. Uygun finansman seçildiğinde limit devreye giriyor veya anında dijital başvuru yapılıyor; kredi onayı ve ödeme aynı platformda tamamlanıyor. Şirket, DijiKolay Finansman entegrasyonuyla tahsilat, ödeme ve finansmanı tek deneyimde toplayan 360 derece ekosistem yaklaşımını güçlendiriyor. Platform, farklı finansal kurumlarla genişleyerek şirketlerin finansal süreçlerinde yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/nakitera-coklu-banka-destekli-kredi-gecidi-cozumunu-devreye-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 16:03:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/nakitera-coklu-banka-destekli-kredi-gecidi-cozumunu-devreye-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="49811"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATO Başkanı Baran: '(Ankara'dan Bükreş'e direkt uçuş) Bu yeni hatla birlikte Ankara Esenboğa'dan 28 ülkeye direkt ulaşabiliyoruz']]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/ato-baskani-baran-ankaradan-bukrese-direkt-ucus-bu-yeni-hatla-birlikte-ankara-esenbogadan-28-ulkeye-direkt-ulasabiliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/ato-baskani-baran-ankaradan-bukrese-direkt-ucus-bu-yeni-hatla-birlikte-ankara-esenbogadan-28-ulkeye-direkt-ulasabiliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, AJet Havayolları'nın Ankara-Bükreş hattında başlattığı ilk direkt uçuş dolayısıyla gerçekleştirilen törene katıldı. Başkent'in direkt uçuşlarla uluslararası bağlantılarının güçlendirilmesinin ticaret, turizm ve iş dünyası açısından önemli kazanımlar sağlayacağını belirten Baran, 'Bu yeni hatla birlikte Esenboğa'dan 28 ülkeye direkt ulaşabiliyoruz. Ankara'dan direkt uçuşlar, Başkentimizin iş dünyası ile birlikte markalarını da dünyaya taşıyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, AJet Havayolları'nın Ankara-Bükreş hattında başlattığı ilk direkt uçuş dolayısıyla gerçekleştirilen törene katıldı. Başkent'in direkt uçuşlarla uluslararası bağlantılarının güçlendirilmesinin ticaret, turizm ve iş dünyası açısından önemli kazanımlar sağlayacağını belirten Baran, 'Bu yeni hatla birlikte Esenboğa'dan 28 ülkeye direkt ulaşabiliyoruz. Ankara'dan direkt uçuşlar, Başkentimizin iş dünyası ile birlikte markalarını da dünyaya taşıyor' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ATO Başkanı Gürsel Baran, AJet Havayolları'nın Ankara-Bükreş hattındaki ilk direkt uçuşunu gerçekleştirmesi dolayısıyla Ankara Esenboğa Havalimanı'nda Romanya Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan, Ankara Vali Yardımcısı Cem Afşin Akbay, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Esenboğa Havalimanı Başmüdürü Yücel Karadavut, AJet Genel Müdürü Kerem Sarp ve TAV Esenboğa Genel Müdürü Nuray Demirer'in katılımıyla gerçekleşen törene katıldı. Esenboğa'daki törenin ardından heyet ile ilk direkt uçuşla Bükreş'e uçan Baran, sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. AJet Havayolları'nın Ankara-Bükreş hattında pazartesi, perşembe ve cumartesi olmak üzere haftada 2 gün karşılıklı sefer düzenleyecek olmasını Başkent iş dünyası adına sevindirici bir gelişme olarak değerlendirdiklerini kaydeden Baran, şu ifadeleri kullandı: </p><p>'Ankara Ticaret Odası olarak üyelerimizin ve Başkent iş dünyamızın ihtiyaçları doğrultusunda talep ettiğimiz bir hattın daha hayata geçirilmiş olmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Başkentimizin uluslararası ulaşım ağını güçlendirmeye ve dünyaya açılan kapılarını her geçen gün daha da genişletmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Bu önemli gelişmenin ticaret hacmimize, turizm potansiyelimize ve üyelerimizin küresel bağlantılarına değerli katkılar sunacağına inanıyorum. Bu yeni hatla birlikte artık Esenboğa'dan 28 ülkeye direkt ulaşabiliyoruz. Ankara'dan direkt uçuşlar, Başkentimizin iş dünyası ile birlikte markalarını da dünyaya taşıyor. Bükreş uçuşunun ülkemiz, Başkentimiz ve iş dünyamız için hayırlı ve bereketli olması temennisi ile bu sürece destek veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu'na, Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat'a, AJet Genel Müdürü Kerem Sarp'a ve emeği geçen tüm kıymetli ekibe teşekkür ediyorum.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/ato-baskani-baran-ankaradan-bukrese-direkt-ucus-bu-yeni-hatla-birlikte-ankara-esenbogadan-28-ulkeye-direkt-ulasabiliyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 15:05:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/ato-baskani-baran-ankaradan-bukrese-direkt-ucus-bu-yeni-hatla-birlikte-ankara-esenbogadan-28-ulkeye-direkt-ulasabiliyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="84070"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çiçekçilik sektörünün geleceği için güç birliği: Hedef, çiçekçilik sektörünü 365 gün yaşatmak]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/cicekcilik-sektorunun-gelecegi-icin-guc-birligi-hedef-cicekcilik-sektorunu-365-gun-yasatmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/cicekcilik-sektorunun-gelecegi-icin-guc-birligi-hedef-cicekcilik-sektorunu-365-gun-yasatmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) 23 No'lu Aktarlar ve Çiçekçiler Meslek Komitesi ile Ankara Çiçekçiler Esnaf Odası öncülüğünde düzenlenen sektörel istişare toplantısında, çiçekçilik sektörünün 365 gün yaşatılması hedeflendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Ticaret Odası (ATO) 23 No'lu Aktarlar ve Çiçekçiler Meslek Komitesi ile Ankara Çiçekçiler Esnaf Odası öncülüğünde düzenlenen sektörel istişare toplantısında, çiçekçilik sektörünün 365 gün yaşatılması hedeflendi. </p><p>ATO 23 No'lu Aktarlar ve Çiçekçiler Meslek Komitesi ile Ankara Çiçekçiler Esnaf Odası öncülüğünde düzenlenen 'Çiçekçilik Sektörünün Geleceği' toplantısı ATO Duatepe Salonu'nda yapıldı. Toplantıda, üretimden perakendeye, haksız rekabetten e-ticaretin etkilerine, mesleki standartlar ile sektörün sürdürülebilirliği başta olmak üzere sektörün yaşadığı birçok sorun çözüm önerileriyle birlikte ele alındı. </p><p>ATO Başkanı Baran, sektörün sorunlarının çözümü noktasında tüm paydaşların bir arada olmasının büyük bir fırsat olduğunu vurgulayarak, küresel ekonomide yaşanan sıkıntıların çiçekçilik sektörünü de etkilediğini kaydetti. Baran, sektörde finansmana erişimden nitelikli iş gücüne, tedarikten maliyetlere, lojistikten haksız rekabete yaşanan sorunları komite aracılığıyla yakından takip ettiklerini de ifade etti. Baran ayrıca, sektörün daha güçlü temsil edilmesi için ortak bir yapı oluşturulmasının önemine değinerek, sektör temsilcilerinin karar alma mekanizmalarında daha etkin yer almasını sağlayacak bir yapılanmanın faydalı olacağını dile getirdi. Baran, özel günlerde çiçek göndermeyin çağrısının da sektörü zora soktuğunu ifade etti. </p><p>'Çiçekçilik mesleğinin geleceğine iz bırakmak bizim için gurur vesilesi' </p><p>ATO'nun 23 No'lu Aktarlar ve Çiçekçiler Meslek Komitesi'nin sektör temsilcileriyle yürüttüğü çalışmalar neticesinde, 9 Temmuz 2023 tarihinde 'Çiçekçi Seviye 4 Ulusal Meslek Standardı'nın Resmi Gazete'de yayımlandığını ifade eden Baran, 'Böylelikle çiçekçilik mesleği yalnızca sözlü kültürle değil, yazılı belgelerle de geleceğe aktarılabilir hale geldi. Çiçekçilik mesleğinin geleceğine iz bırakmak bizim için gurur vesilesi oldu' diye konuştu. </p><p>ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı aynı zamanda ATO 23 No'lu Aktarlar ve Çiçekçiler Meslek Komitesi üyesi Halil İbrahim Yılmaz da, çiçekçilik sektöründeki iş hacminin büyük ölçüde Anneler Günü ve Sevgililer Günü gibi belirli özel günlerle sınırlı kaldığına dikkati çekerek, çiçekçilik faaliyetlerinin yılın tamamına yayılması gerektiğini ifade etti. Sektörü yalnızca özel günlere bağlı bir yapıdan çıkarıp, 365 gün yaşayan bir ekonomik faaliyete dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. </p><p>Yılmaz, çiçekçilik ve aktarlık gibi geleneksel mesleklerin sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının önemine dikkat çekerek, 'Geleneksel mesleklerin önemli bir bölümü yok olma riskiyle karşı karşıya. Bu meslekleri yeniden ayağa kaldırmak için ortak akılla hareket etmemiz gerekiyor' ifadelerini kullandı. </p><p>Çiçekçiliğin yalnızca ticari bir faaliyet olmadığını, tasarım ve kültürle birleştiğinde yüksek katma değer üreten bir alan haline geldiğini belirten Yılmaz, bu açıdan sektörün üniversiteler ve tasarım alanlarıyla güçlü ilişkiler kurması gerektiğini kaydetti. Mesleğin gençler için daha cazip hale getirilmesinin önemine de dikkat çeken Yılmaz, aksi halde hem ekonomik hem kültürel kayıpların kaçınılmaz olacağını söyledi. </p><p>Yılmaz, sektörün kamuoyu nezdinde yeterince güçlü temsil edilemediğini de belirterek, 'Sektörün daha görünür ve daha güçlü bir iletişim dili oluşturması gerekiyor' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>Haksız rekabet vurgusu </p><p>Ankara Çiçekçiler Esnaf Odası Başkanı Emin Çimen de sektörde yaşanan haksız rekabet sorununa dikkat çekti. Özellikle küçük ölçekli marketlerde yapılan satışlara değinen Çimen, mevcut mevzuata işaret ederek, 'Mevcut düzenlemelere göre belirli büyüklüğün altındaki marketlerde her ürünün satılması mümkün değil. Bu kuralların uygulanması sektörümüz açısından büyük önem taşıyor' ifadelerini kullandı. </p><p>Çiçek satışının uygun şartlarda ve uzman kişiler tarafından yapılması gerektiğini belirten Çimen, 'Avrupa'daki örneklerinde olduğu gibi çiçek satışı belirli standartlar çerçevesinde ve profesyonel kişiler tarafından yapılmalı. Uygun fiziki şartlar sağlanmadan yapılan satışlar hem ürün kalitesini düşürüyor hem de tüketici memnuniyetini olumsuz etkiliyor' dedi. </p><p>Toplantıda tek tek söz alan sektör temsilcileri görüş, talep ve sorunlarını dile getirdi. Toplantıda sektör temsilcileri tarafından dile getirilen sorunlar arasında şu başlıklar yer aldı: </p><p>'Süpermarketlerin çiçek satışında herhangi bir metrekare veya uzman personel, ziraat mühendisi ve benzeri şartı aranmaksızın kontrolsüzce faaliyet göstermesinin oluşturduğu haksız rekabet. Çiçekçilik sektöründe uygulanan KDV oranlarının yüksekliği ve bu oranların düşürülmesi talebi. E-ticaret platformlarının esnaf üzerinde kurduğu fiyat baskısı, yüksek komisyon oranları ve sektörle ilgisi olmayan kişilerin bu sistemle sektöre dâhil olması. Türkiye genelinde çiçek taşımacılığına uygun soğuk zincir, iklimlendirmeli araç filosunun bulunmaması nedeniyle ürün kalitesinde yaşanan ciddi kayıplar. İç mekan süs bitkilerinde ithalata bağımlılığın yüksek olması; yerli üretimin fide ve tohum aşamasından itibaren desteklenmesi gerekliliği. Ustalık ve mesleki yeterlilik belgesi olmayan kişilerin çiçekçi dükkanı açabilmesinin engellenmesi ve Avrupa'daki gibi uzun süreli eğitim/sertifika şartının getirilmesi. NACE kodlarındaki belirsizlikler nedeniyle her işletmenin çiçek satabilmesi ve bu durumun denetlenmesi talebi. Kooperatiflerin işleyişindeki aksaklıklar, üreticinin ödemelerini zamanında alamaması ve mezat sistemindeki nakliye sınıflandırması sorunları. Artan maliyetler ve ara eleman yetişmemesi nedeniyle sektörün 'ara eleman' krizine girmesi ve profesyonel çiçekçilik eğitim merkezlerine duyulan ihtiyaç. Anneler Günü, Sevgililer Günü gibi özel günlerde kayıt dışı satıcıların denetimsizliği nedeniyle esnafın yaşadığı ciro kaybı.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Toplantıda, ATO'nun 23 No'lu Aktarlar ve Çiçekçiler Meslek Komitesi Başkanı Erhan Ünal, Meclis Üyesi Mert Ünyazıcı, Komite Üyesi Melih Çeliker, 53 No'lu Peyzaj, Çevre Düzenleme ve Yapısalları Faaliyetleri Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Namet Koçak ile Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü Perakende Ticaret Daire Başkanı Burak Kaplan, Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Seçkin Cenkış, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü Elektronik Ticaret Uzmanı Elif Taşkıran, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Soner Kazaz, Türkiye Çiçekçiler Birliği Başkanı İsmail Başaran, Çiçekçiler Federasyonu Başkanı Mustafa Akhisan, Adana Çiçekçiler Odası Başkanı Mehmet Acar, Bursa Çiçekçiler Odası Başkanı Ertan Tanırgan, İstanbul Çiçekçiler Odası Başkanı Selçuk Kösedağı, Ankara Çiçekçiler Odası Başkan Vekili Bülent Ulusoy, Yönetim Kurulu Üyesi Murat Güler, Kırıkkale Çiçekçiler Odası Başkanı Bayram Yurdakul, Uşak Fotoğraf Sanatkârları Esnaf Odası Başkanı Ömer Önal, Başkan Yardımcısı Onur Bayer, İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyesi Yusuf Çıracı, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Ali Osman Öğmen, Gebze Ticaret Odası Meclis Üyesi Cengiz Güngör ve Konya Ticaret Odası Meclis Üyesi Metin Maşalı ve sektör temsilcileri yer aldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/cicekcilik-sektorunun-gelecegi-icin-guc-birligi-hedef-cicekcilik-sektorunu-365-gun-yasatmak</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:51:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/cicekcilik-sektorunun-gelecegi-icin-guc-birligi-hedef-cicekcilik-sektorunu-365-gun-yasatmak.jpg" type="image/jpeg" length="83532"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eker'den 'Tam Yağlı Beyaz Peynir' ürününe ilişkin açıklama]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/ekerden-tam-yagli-beyaz-peynir-urunune-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/ekerden-tam-yagli-beyaz-peynir-urunune-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tağşiş listesinde bulunan 'Tam Yağlı Beyaz Peynir' ürününe ilişkin Eker Süt Ürünleri'nden yapılan açıklamada, '' Bursa Gıda Araştırma Laboratuvarı, Uludağ Üniversitesi, Kalite Sistem Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı ve Konya Gıda Araştırma Laboratuvarı tarafından yapılan analizlerde ürünün kuru maddede yağ oranının ilgili mevzuata uygun olduğu tespit edilmiştir'' denildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tağşiş listesinde bulunan 'Tam Yağlı Beyaz Peynir' ürününe ilişkin Eker Süt Ürünleri'nden yapılan açıklamada, '' Bursa Gıda Araştırma Laboratuvarı, Uludağ Üniversitesi, Kalite Sistem Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı ve Konya Gıda Araştırma Laboratuvarı tarafından yapılan analizlerde ürünün kuru maddede yağ oranının ilgili mevzuata uygun olduğu tespit edilmiştir'' denildi. </p><p>Eker Süt Ürünleri, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın tağşiş listesinde yer alan 'Eker Tam Yağlı Beyaz Peynir' ürününe ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>''Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 'Eker Tam Yağlı Beyaz Peynir, 1000 g, S.T.T. 27.04.2025, Pn: P141442155' numaralı ürüne ilişkin Konya Ilgın bölgesinden alınan analize ilişkin idari yaptırım kararları doğrultusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi ihtiyacı doğmuştur. </p><p>Gıda üretiminde 'tağşiş' (kasten yabancı madde karıştırmak. Örneğin süt yerine bitkisel yağ kullanmak) ile 'teknik standart sapma' (mevsimsel süt değişimleri veya üretim bandındaki anlık dalgalanmalar nedeniyle yağ oranının sınır değerinin çok az altında kalması) birbirinden çok farklı kavramlardır. </p><p>Söz konusu ürünün aynı seri ve parti numarasına ait numuneleri üzerinde farklı ve akredite laboratuvarlarda gerçekleştirilen yağ oranı analizlerinde dört ayrı olumlu sonuç elde edilmiştir. Bursa Gıda Araştırma Laboratuvarı, Uludağ Üniversitesi, Kalite Sistem Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı ve Konya Gıda Araştırma Laboratuvarı tarafından yapılan analizlerde ürünün kuru maddede yağ oranının ilgili mevzuata uygun olduğu tespit edilmiştir. Analiz sonuçlarına ait raporlar ek belgeler olarak açıklamamız kapsamında paylaşılmaktadır. </p><p>Eker Süt Ürünleri olarak, tüm üretim faaliyetlerimizi Türk Gıda Kodeksi ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde; yüksek kalite, hijyen ve gıda güvenliği standartlarına uygun şekilde titizlikle sürdürmekteyiz. </p><p>Karara ilişkin hukuki süreç devam etmekte olup, ilgili mahkemelere itirazımız yapılmıştır, konu yargı aşamasındadır.'' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/ekerden-tam-yagli-beyaz-peynir-urunune-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:37:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/ekerden-tam-yagli-beyaz-peynir-urunune-iliskin-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="35342"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ford Otosan, 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu yayımladı]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/ford-otosan-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/ford-otosan-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ford Otosan, 2025 yılına ilişkin Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımlayarak, otomotiv sektöründeki dönüşüm yolculuğunu 'Gelecek Şimdi' sürdürülebilirlik stratejisiyle hızlandırdığını duyurdu. Şirket, üretim ve finansal performansının yanı sıra, çevresel sorumluluk, teknolojik dönüşüm ve toplumsal etki alanlarında attığı somut adımlarla da küresel ölçekte dikkat çeken bir model sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ford Otosan, 2025 yılına ilişkin Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımlayarak, otomotiv sektöründeki dönüşüm yolculuğunu 'Gelecek Şimdi' sürdürülebilirlik stratejisiyle hızlandırdığını duyurdu. Şirket, üretim ve finansal performansının yanı sıra, çevresel sorumluluk, teknolojik dönüşüm ve toplumsal etki alanlarında attığı somut adımlarla da küresel ölçekte dikkat çeken bir model sunuyor. </p><p>Türkiye'nin önde gelen otomotiv şirketlerinden Ford Otosan, sürdürülebilirlik alanındaki faaliyetlerini, yatırımlarını ve uzun dönemli hedefleri doğrultusunda kaydettiği ilerlemeleri kapsayan Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı. Raporda Ford Otosan'ın günümüz dünyasında yalnızca ekonomik başarılar elde etmenin değil aynı zamanda topluma, çevreye ve çalışanlara değer katmanın da bir şirketin başarısını tanımlayan temel ölçütler arasında yer aldığına olan inancının altı çiziliyor. </p><p>Mega AI ve yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik enerjisi </p><p>İklim kriziyle mücadeleyi bir operasyonel zorunluluk olarak gören Ford Otosan, 2050 net sıfır hedefine emin adımlarla ilerlediğini duyurdu. Şirketin emisyon azaltım hedefleri, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından 2025 yılında onaylanarak uluslararası standartlarca tescillendi. </p><p>Yenilenebilir enerji dönüşümü, sahada kurulan güneş enerjisi yatırımlarıyla destekleniyor. Önceki yıl devreye alınan 10 MW'lık kapasiteyle enerji dönüşüm yolculuğunda önemli bir başlangıç yapıldı. 2025 yılında Hasandede ve Çiçektepe'de hayata geçirilen 6,1 MW'lık yeni kapasiteyle birlikte; toplam 16,1 MW'lık kurulu güce ulaşıldı. 2025 yılında Sancaktepe Ar-Ge Merkezi'nde hayata geçirilen çatı GES projesi ile enerji üretimi Ar-Ge altyapısına da taşındı, böylece özkaynak elektrik tüketiminin belirli bir kısmı buradan karşılanacak. Yeniköy fabrikasında devreye alınan 2.897 kWe kapasiteli çatı GES ve fotovoltaik cam duvar uygulaması ile enerji üretimi doğrudan üretim süreçlerine entegre edildi. Ayrıca, Craiova fabrikasında kurulan çatı tipi güneş enerjisi sistemi ile 12 bin metrekarelik alanda 2 bin 753 panel üzerinden elektrik üretimi sağlandı. </p><p>Enerji yönetiminde ise Ford Otosan, yapay zekâ tabanlı MEGA AI projelerinden 'Enerji Yönetiminde Yapay Zekâ - AI Powered Energy Management (APEM)' sistemi ile üretim verisini enerji yönetimiyle entegre eden bir yapı kurdu. Yapay Zeka Destekli Enerji Yönetimi projesi, WEF Global Lighthouse Network (Dünya Ekonomik Forumu) kapsamında öne çıkan dijital dönüşüm projeleri arasında yer aldı. Bu sistem, üretim hatlarından gelen verileri analiz ederek enerji tüketimini anlık olarak optimize ediyor, verimsizlik alanlarını belirleyerek operasyonel karar süreçlerine veri temelli girdi sağlıyor. Böylece enerji yönetimi, izleme temelli bir yapıdan çıkarak öğrenen ve kendini geliştiren bir sisteme dönüşüyor. </p><p>Ürün ve üretimde sürdürülebilirlik </p><p>Ürün tarafında ise sürdürülebilirlik yaklaşımı tasarım süreçlerine entegre edilmiş durumda. Ford Otosan, ürünlerinin yüzde 97'sinde yaşam döngüsü analizi uygulayarak ürünlerin üretimden kullanım ve kullanım sonrası süreçlere kadar çevresel etkilerini değerlendiren bir sistem kurdu. Bu analizler, özellikle Ford Transit, Ford Custom ve Ford Courier ürün ailesi ile yeni nesil elektrikli modellerin geliştirme süreçlerinde doğrudan belirleyici rol oynuyor. </p><p>Su yönetiminde döngüsel yaklaşım: Sanayi ve şehir arasında iş birliği </p><p>Şirket, su yönetiminde geliştirdiği projelerle sanayide döngüsel ekonomi uygulamalarına öncülük ediyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen Gri Su Temini Projesi, kentsel atık suların ileri arıtma süreçlerinden geçirilerek üretimde yeniden kullanılmasını mümkün kılıyor. Bu proje kapsamında, arıtılmış evsel atık sular üretimde proses suyu olarak değerlendirilecek. İlk aşamada yıllık 400 bin ton, tam kapasiteye ulaşıldığında ise 750 bin ton temiz su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eğitim yatırımları, mesleki gelişim ve kapsayıcı iş gücü modeli </p><p>Toplumsal katkı yaklaşımını uzun vadeli ve kalıcı projeler üzerine inşa eden şirket, 2025 yılında bağış ve sosyal projelere toplam 559,9 milyon TL yatırım yaptı. </p><p>Bu kapsamda Yaylacık Başiskele Atatürk Ortaokulu'nun renovasyonu ile ek bina yapımı tamamlanırken, Kocaeli'de yapımı süren Vehbi Koç Vakfı Semahat Arsel İlkokulu da 35 derslikli yapısıyla bölgenin eğitim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu yatırımla birlikte Ford Otosan'ın bölgede eğitime kazandırdığı okul sayısı beşe ulaşıyor. Şirket, eğitim yatırımlarını yalnızca fiziki altyapı ile sınırlı tutmayarak, mesleki eğitimi sürdürülebilir dönüşümün kritik bir bileşeni olarak ele alıyor. Bu doğrultuda hayata geçirilen sektöre entegre okul modeli, öğrencilerin doğrudan üretim ortamıyla temas ettiği ve teorik bilgi ile pratik deneyimi bir araya getiren yenilikçi bir eğitim yaklaşımı sunuyor. Yeniköy fabrikası içinde konumlanan bu model sayesinde gençlerin mesleki teknik yetkinlikleri erken aşamada geliştirilirken, nitelikli iş gücünün sürdürülebilir şekilde yetiştirilmesi hedefleniyor. </p><p>Toplumsal etki alanında fırsat eşitliğini güçlendiren projeler </p><p>'Gelecek Şimdi' vizyonuyla belirlediği uzun dönem sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, toplumsal fayda oluşturmayı tüm operasyonlarının merkezine alan, Birleşmiş Milletler (BM) Küresel İlkeler Sözleşmesi'nin (UN Global Compact) imzacısı ve UNGC üyesi olan, Ford Otosan, toplumda fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla yürüttüğü projelerle 2025 yılında önemli bir eşiği geride bıraktı. Ford Otosan, bu alanlarda kadınların güçlenmesine destek olmak üzere Vehbi Koç Vakfı'nın katkılarıyla başlattığı 'Gelecek Hayalim' projesi ile 2026 yılı için belirlenen 100 bin kadına ulaşma hedefini şimdiden aşarak toplam 115 bin 79 kadın ve kız çocuğuna erişim sağladı. Bu kapsamda, şirketin tüm yerleşkelerinde STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanındaki kadın çalışan oranı ise yüzde 29,49 seviyesine yükseldi. </p><p>Kapsayıcı çalışma ortamını tüm paydaşları için ortak bir standart haline getirmeyi amaçlayan şirket, İŞKUR ve Tohum Otizm Vakfı iş birliğiyle yürütülen model kapsamında, İstanbul, Kocaeli ve Eskişehir lokasyonlarında 17 nöroçeşitli birey istihdam sürecine dahil edildi. Şirket genelinde ise 22 farklı engel grubundan toplam 498 engelli çalışan istihdam edilirken, yalnızca 2025 yılı içinde 110 engelli istihdamı daha gerçekleştirildi. </p><p>Çalışan gelişimi ise şirketin dönüşüm modelinin temel unsurlarından biri olarak ele alınıyor. 2025 yılında 2,1 milyon saatin üzerinde eğitim gerçekleştirilen Ford Otosan'da teknik eğitimler, dijital yetkinlik programları ve kapsayıcı liderlik uygulamaları ile çalışanların dönüşüme aktif katılımı destekleniyor. </p><p>TSRS ve GRI uyumlu olarak hazırlanan raporun, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim performansını küresel ölçekte karşılaştırılabilir bir çerçevede sunarken, paydaşlara güven veren güçlü bir iletişim aracı niteliği taşıdığı belirtiliyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/ford-otosan-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:32:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/ford-otosan-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi.jpg" type="image/jpeg" length="67154"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Savaş belirsizliğine şirketlerden 'Dijital İkiz' kalkanı]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/savas-belirsizligine-sirketlerden-dijital-ikiz-kalkani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/savas-belirsizligine-sirketlerden-dijital-ikiz-kalkani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Savaşın oluşturduğu belirsizlik, 'Dijital İkiz' (Digital Twin) teknolojisinin kullanımını hızlandırdı. TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan savaşın getirdiği satın alma ve tedarik krizlerine karşı bir şirketin tüm tedarik ağının sanal bir kopyasını oluşturan sistemlerin kullanımının arttığını söyledi. Sarıdoğan bu belirsizlikte ayakta kalacak şirketlerin sadece en çok stoğa sahip olanlar değil, en akıllı stok yönetimi yapanlar olacağını bunun da dijital ikiz sayesinde gerçekleşeceğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Savaşın oluşturduğu belirsizlik, 'Dijital İkiz' (Digital Twin) teknolojisinin kullanımını hızlandırdı. TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan savaşın getirdiği satın alma ve tedarik krizlerine karşı bir şirketin tüm tedarik ağının sanal bir kopyasını oluşturan sistemlerin kullanımının arttığını söyledi. Sarıdoğan bu belirsizlikte ayakta kalacak şirketlerin sadece en çok stoğa sahip olanlar değil, en akıllı stok yönetimi yapanlar olacağını bunun da dijital ikiz sayesinde gerçekleşeceğini vurguladı. </p><p>Uluslararası ticaretin can damarı olan tedarik zinciri, 2026'nın ağır jeopolitik gerilimleri gölgesinde tarihinin en köklü dönüşümünü yaşıyor. ABD-İsrail ittifakı ve İran arasındaki savaş Mart 2026 itibarıyla Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin yüzde 90 oranında azalmasına yol açtı, Basra Körfezi'nden gelen yakıt, ham petrol ve doğal gaz akışı neredeyse tamamen kesildi. Savaş öncesinde dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda, mart ayı boyunca gerçekleşen toplam gemi geçişi, normal şartlarda tek bir günde ulaşılan seviyeye kadar geriledi. </p><p>Enerji şoku ve 348 trilyon dolarlık borç kıskacı </p><p>Küresel piyasalardaki enerji baskısını değerlendiren Dr. Mehmet Sarıdoğan, güncel jeopolitik krizlerin enerji maliyetleri üzerinde kurduğu baskının tedarik zincirlerinde bir domino etkisi oluşturduğunu vurguladı. Sarıdoğan konuya ilişkin şu analizi paylaştı: ''Petrol fiyatlarındaki her ani yükseliş, sadece nakliye maliyetlerini değil, petrokimyadan plastiğe, tekstilden gıdaya kadar binlerce kalem girdinin birim maliyetini yukarı çekiyor. IMF Ocak 2026 güncellemelerine göre küresel büyüme yüzde 3,3 bandına çekilirken, IIF verilerine göre 348 trilyon dolar ile rekor kıran küresel borç stoku, bu maliyet artışlarını finanse etmeyi her zamankinden daha zor hale getiriyor. Faiz ve likidite şoklarının tedarik finansmanı üzerinde kurduğu bu baskı, şirketlerin nakit akışını yönetmek için satınalma birimlerini bir finansal kalkan olarak kullanmasını zorunlu kılıyor.'' </p><p>Ticaret normalleşmiyor, mal ticareti yüzde 0,5'e geriledi </p><p>Dünya ticaretindeki yapısal değişime dikkat çeken Dr. Mehmet Sarıdoğan, Dünya Ticaret Örgütü verilerinin küresel ticaretin rotasını kökten değiştirdiğini kanıtladığını belirtti. Sarıdoğan, sanayi şirketlerini bekleyen yeni dönemi şu sözlerle özetledi: '' 2026 için mal ticareti hacim büyümesi beklentisinin yüzde 0,5'e kadar düşmesi, buna karşılık hizmet ticaretinin yüzde 4,4 ile dirençli kalması, sanayi şirketleri için yeni bir devrin ilanıdır. Mal ticaretindeki bu durgunluk ve lojistik hatlardaki tıkanıklıklar, özellikle ithalata bağımlı üretim yapan Türk sanayicisi için teslimat sürelerinde ve maliyetlerde öngörülemez sapmalar oluşturuyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla kalıcı hale gelen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ise bu tabloya ek bir vergi ve raporlama yükü getirerek satınalma performans göstergelerini hiç olmadığı kadar zorluyor. Bu fırtınalı ortamda iş dünyası önemli bir dayanıklılık testinden geçerken, şirketler artık yalnızca maliyet avantajına dayalı değil, riskleri öngörebilen ve hızlı uyum sağlayabilen tedarik zinciri modellerine yöneliyor. Bu modelin merkezinde, akıllı stok yönetimi ve yapay zekanın iş modellerine entegre edilmesinin en ileri aşamalarından biri olan dijital ikiz teknolojisi bulunuyor. '' </p><p>Dr. Sarıdoğan, satın alma dünyasına yıllardır hâkim olan 'Tam Zamanında' (Just-in-Time- JIT) üretim ve tedarik modelinin artık sürdürülebilirliğini kaybettiğini vurgulayarak şunları söyledi: </p><p>'Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık ve Kızıldeniz'deki saldırılar, lojistik sürelerini uzattı ve öngörülebilirliği ortadan kaldırdı. Bu durum, şirketleri 'Her İhtimale Karşı' (Just-in-Case -JIC) modeline, yani stratejik stoklamaya yöneltti. Eskiden depoda bekleyen her ürün bir 'maliyet yükü' olarak görülürken; bugün üretim hattının durmasının maliyeti, stok tutma maliyetinin katbekat üzerine çıktı. Ancak burada kritik bir ayrım var. Başarılı şirketler sadece 'depoyu ağzına kadar dolduranlar' değil, dijital ikizleri sayesinde hangi üründen ne kadar stoklaması gerektiğini bilen 'akıllı stok yönetimi yapanlar' (smart yards) olacak.' </p><p>Dr. Sarıdoğan, dijital ikiz teknolojisini iş süreçlerine entegre etmenin avantajlarını ise şu şekilde sıralıyor: </p><p>'Bir şirketin tüm tedarik ağının sanal bir kopyasını oluşturan bu sistemler, 'Hürmüz Boğazı 3 ay daha kapalı kalırsa ne olur?' veya 'Lojistik maliyetleri yüzde 50 artarsa hangi tedarikçiyi değiştirmeliyim?' gibi sorulara saniyeler içinde yanıt verebiliyor. 2026 itibarıyla bu sistemler temsilci (agentic) nitelik kazanarak, liman kapanması durumunda rotaları otonom olarak değiştirebilir veya navlun fiyatlarını yeniden müzakere edebilir hale geldi. Şirketlerin gelecekteki başarısı, eski teknolojileri yenileriyle değiştirebilme ve tedarikçi tabanlarını hızla genişletebilme yeteneklerine bağlı olacak.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Şirketlerimizi artık manuel süreçlerle yönetemeyiz' </p><p>'Satın alma bir savunma hattıdır' diye konuşan Dr. Sarıdoğan sözlerini şöyle tamamlıyor: 'Bir fabrikanın durması, sadece o şirketin kaybı değil, Türkiye'nin üretim gücünün zayıflamasıdır. Bizler, İran'dan gelen kritik bakır, alüminyum ve plastiklerin alternatiflerini oluştururken, aslında ekonomik bağımsızlığımızı tahkim ediyoruz. 2026'nın jeopolitik fırtınalarında artık şirketlerimizi sadece manuel süreçlerle yönetemeyiz. TÜSAYDER olarak üyelerimizi, 'Dijital İkizler' ve 'Otonom Tedarik Ajanları' ile donatarak, krizleri oluşmadan önce tespit eden birer 'Jeopolitik Analist'e dönüştürüyoruz' </p><p>Mindzie CEO'su James Henderson 11 Nisan'da Wyndham Grand İstanbul'da </p><p>Yapay zekanın bu devrimsel etkisi, 11 Nisan tarihinde Wyndham Grand İstanbul Levent'te düzenlenecek olan 'Satın Almanın Yeni Çağı' temalı, XIII. Satın alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi'nde tartışılacak. Zirvenin teknoloji odaklı en dikkat çekici oturumu olan 'Agentic Procurement: AI Süreç Madenciliği ile Otonom Satınalma' panelinde; otonom süreçlerin dünyadaki öncülerinden Mindzie CEO'su James Henderson konuk olacak oturumun moderatörlüğünü ise TÜSAYDER Yönetim Kurulu Üyesi Şenol Altuntaş yapacak. Oturumda, bir talebin (PR) teklife (RFQ) ve ardından siparişe (PO) dönüşme sürecinin yapay zekâ ajanları tarafından nasıl 'insansızlaştırıldığı' ve bu sayede hata payının nasıl düşürüldüğü canlı akışlar üzerinden katılımcılara aktarılacak. </p><p>Satın almanın bu 'Yeni Çağı'na tanıklık etmek ve 2026'nın ekonomi-teknoloji haritasında yerini almak isteyen tüm profesyoneller, Türkiye'nin en büyük satın alma buluşmasında bir araya gelecek. Tedarik zinciri ve satın alma alanında çalışan profesyoneller için yenilikleri takip etme, sektör liderleriyle ağ kurma ve geleceğin iş modellerini keşfetme fırsatı sunan bu zirve, değişime öncülük etmek isteyenler için kaçırılmayacak bir etkinlik olacak. Kayıtlar ücretsiz olarak tusayder.org adresi üzerinden yapılabilecek. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/savas-belirsizligine-sirketlerden-dijital-ikiz-kalkani</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:06:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/savas-belirsizligine-sirketlerden-dijital-ikiz-kalkani.jpg" type="image/jpeg" length="25656"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: 'Kimya sektöründe 935 milyar liralık yatırımın önünü açtık']]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/bakan-kacir-kimya-sektorunde-935-milyar-liralik-yatirimin-onunu-actik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/bakan-kacir-kimya-sektorunde-935-milyar-liralik-yatirimin-onunu-actik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, kimya sektöründe son 23 yılda 2 bin 552 teşvik belgesi düzenlediklerini belirterek, '935 milyar lira nitelikli yatırımın ve 80 binden fazla istihdamın önünü açtık' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, kimya sektöründe son 23 yılda 2 bin 552 teşvik belgesi düzenlediklerini belirterek, '935 milyar lira nitelikli yatırımın ve 80 binden fazla istihdamın önünü açtık' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kocaeli'nin Dilovası ilçesindeki bir yapı kimyasalları üretim tesisi açılış töreninde konuşan Bakan Kacır, açılışı yapılan Tekno Yapı Kimyasalları'nın iştiraki Polimer Kimya yatırımının, kurgulanan destek mekanizmasının müteşebbislerin yatırım iştahını beslediğinin somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. Tesisin 2,5 milyar liranın üzerinde yatırım büyüklüğüne sahip olduğunu ve 300 kişiye istihdam sağladığını belirten Kacır, 'Uluslararası standartlara uygun olarak faaliyet gösteren Ar-Ge laboratuvarıyla da ülkemizin inovasyon ihraç eden ve teknolojik üstünlüğüyle öne çıkan bir aktör olması vizyonunu destekleyecek. Şunu da özellikle ifade etmek isterim ki; yapı kimyasalları sektörümüzde yazılan bu başarı hikayesi, kimya sanayimizin genel kapasitesinden ve birikiminden bağımsız değildir. Kimya sektörü; sanayimizin pek çok alanına girdi sağlayan, üretim zincirlerinin sürekliliğini temin eden ve yüksek katma değerli üretimin temelini oluşturan çatı sektörlerimizden biridir. Geçtiğimiz yıl 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşan sektörümüz, Türkiye'nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü olma niteliğini taşıyor. Kritik teknolojilerde tam bağımsızlık hedefimize ulaşmak ve üretim alt yapımızı daha da güçlendirmek adına kimya sektörümüzün üretim ve teknoloji yetkinliklerini geliştirmeyi stratejik öncelik olarak görüyoruz' dedi. </p><p>'2 bin 552 teşvik belgesi düzenledik' </p><p>Yatırım teşvikleriyle sektöre büyük katkılar sunduklarını ifade eden Kacır, son 23 yılda 2 bin 552 teşvik belgesi düzenleyerek 80 binden fazla istihdamın önünü açtıklarını bildirdi. Kacır, '935 milyar lira nitelikli yatırımın ve 80 binden fazla istihdamın önünü açtık. Teknoloji Hamlesi Programımızla, kimya sektörümüzde toplam yatırım tutarı 18 milyar liraya ulaşan 29 projeye destek veriyoruz' diye konuştu. </p><p>'Ülkemizin ihtiyaç duyduğu entegre kimya tesisi yatırımları hayat bulacak' </p><p>Sektörde 'kümelenme' yaklaşımını son derece önemli gördüklerini, bu kapsamda aralarında GEBKİM'in de bulunduğu 4 Kimya İhtisas OSB kurduklarını aktaran Bakan Kacır, sözlerini şöyle tamamladı: </p><p>'Yerli hammadde ihtiyacımızı karşılamak, katma değeri yüksek, çevre dostu ve rekabetçi ürünler üretmek ve yenilikçi kimya teknolojilerinde öncü olmayı sağlamak adına büyük ölçekli ve entegre petrokimya yatırımları bir diğer önceliğimizdir. Ülkemizdeki 55 endüstri bölgesinin 5'ini kimya sektöründe hayata geçirilecek büyük ölçekli yatırımlar için tahsis ettik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla, 29,3 milyon metrekare büyüklüğündeki Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi'ni kurduk. Önümüzdeki dönemde burada sektörümüzün ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu entegre kimya tesisi yatırımları hayat bulacak.' </p><p>Programa Bakan Mehmet Fatih Kacır'ın yanı sıra Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ve çok sayıda davetli katıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Kocaeli</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/bakan-kacir-kimya-sektorunde-935-milyar-liralik-yatirimin-onunu-actik</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 13:53:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/bakan-kacir-kimya-sektorunde-935-milyar-liralik-yatirimin-onunu-actik.jpg" type="image/jpeg" length="16785"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: '1 milyar doların üzerinde finansmanı ülkemize kazandırdık']]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/bakan-kacir-1-milyar-dolarin-uzerinde-finansmani-ulkemize-kazandirdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/bakan-kacir-1-milyar-dolarin-uzerinde-finansmani-ulkemize-kazandirdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 'Dünya Bankası iş birliğinde 1 milyar doların üzerinde finansmanı ülkemize kazandırdık. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu'yla sanayimizin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030'a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlamak üzere önemli bir adım attık' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 'Dünya Bankası iş birliğinde 1 milyar doların üzerinde finansmanı ülkemize kazandırdık. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu'yla sanayimizin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030'a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlamak üzere önemli bir adım attık' dedi. </p><p>Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde bir alüminyum üretim hattı açılış töreninde konuşan Bakan Kacır, askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada 1'inci, ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve çimentoda Avrupa lideri olan bir Türk sanayisi inşa ettiklerini belirtti. Üretim kabiliyetlerindeki sıçramayı ihracatta elde edilen yeni rekorlarla taçlandırdıklarını söyleyen Bakan Kacır, '2002'de 36 milyar dolar düzeyinde olan yıllık ürün ihracatımızı, imalat sanayimizin öncülüğünde 273 buçuk milyar dolara çıkardık. Pek çok Avrupa ülkesinde sanayinin kan kaybettiği pandemi sonrası dönemde üretimde, ihracatta rekorlar kırdık. Otomotivden yapı sektörüne, elektronikten kimyaya, makine imalatından savunma ve havacılığa uzanan geniş bir yelpazede ileri teknoloji uygulamaları için kritik girdi sağlayan alüminyum endüstrimiz, bu başarının mimarları arasındadır' diye konuştu. </p><p>'Sektör ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak 5,6 milyar dolara ulaştı' </p><p>Bin 500 firmada 35 bini aşkın kişiye sektörün istihdam sağladığını ifade eden Bakan Kacır, 'Sektörümüz yüksek katma değerli üretim yapısı, gelişmiş ürün kalitesi, geniş ürün gamı ve teknolojik derinliğiyle ülkemizin küresel tedarik zincirlerindeki konumunu tahkim ediyor. 2025, sektörümüzün yeni eşikleri geride bıraktığı atılım yılı oldu. Küresel şoklara rağmen sektör ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak 5,6 milyar dolara ulaştı. İhracatımızın miktarıyla beraber katma değeri de artarak ton başına 4 bin 500 doları aştı. Bugün alüminyum ürünleri ihracatında dünyada 14'üncüyüz. Çubuk ve profil ihracatında ise dünyada 3'üncü, Avrupa'da 2'nci sıradayız. Türkiye'yi Avrupa'nın önde gelen alüminyum üretim merkezlerinden biri haline getirecek, sektörün rekabet kabiliyetini güçlendirecek ve dış pazarlardaki etkinliğini artıracak adımları kararlılıkla hayata geçiriyoruz' şeklinde konuştu. </p><p>'2030'a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlamak üzere önemli adımlar attık' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'nin sanayide yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda alüminyum sektörüne yönelik yaptığı önemli destek ve yatırımlara değinen Bakan Kacır, 'Alüminyum Sektörü Düşük Karbonlu Yol Haritamızda sektörümüzün düşük karbonlu üretime geçişte ihtiyaç duyduğu modernizasyon, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve atık ısı geri kazanımı yatırımlarını belirledik. Sanayicilerimizin küresel finans kaynaklarına erişimini kolaylaştırmak amacıyla son dönemde Dünya Bankası iş birliğinde 1 milyar doların üzerinde finansmanı ülkemize kazandırdık. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu'yla sanayimizin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030'a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlamak üzere önemli adım attık. Yeşil Dönüşüm Programı'yla da imalat sanayi firmalarımızın döngüsel ekonomi, atık yönetimi, kaynak verimliliği ve karbon salınımını azaltmaya dönük yatırım projelerine 226 milyon liraya kadar nakit destek, yatırımların yüzde 40'ına kadar vergi indirimi sağlıyoruz. Sektörümüz gerek yeni alaşım ürünleri yatırımları gerekse de yeşil ve dijital dönüşüme sağladığımız destekler ile beraber büyümesini sürdürecek ve inşallah Avrupa'nın bir numaralı alüminyum üretim ve işleme üssü konumuna erişecek. Birazdan açılış kurdelesini keseceğimiz 65 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip yeni tesis, sanayimizin yüksek katma değerli üretim, ihracat odaklı büyüme ve yeşil dönüşüm hedeflerine hizmet eden stratejik kazanımdır' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Kocaeli</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/bakan-kacir-1-milyar-dolarin-uzerinde-finansmani-ulkemize-kazandirdik</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 13:51:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/bakan-kacir-1-milyar-dolarin-uzerinde-finansmani-ulkemize-kazandirdik.jpg" type="image/jpeg" length="65641"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karsan Otonom e-ATAK, Paris'te yoğun hatlarda test edildi ve onaylandı]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/karsan-otonom-e-atak-pariste-yogun-hatlarda-test-edildi-ve-onaylandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/karsan-otonom-e-atak-pariste-yogun-hatlarda-test-edildi-ve-onaylandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası olan Karsan, Fransa Paris'te faaliyet gösteren en önemli toplu taşıma operatörlerinden biri olan RATP Group ile 6 ay süren kapsamlı projeyi başarıyla tamamladı. Proje kapsamında araç, açık trafikte araç ve yayaların bulunduğu gerçek şehir koşullarında, günlük ortalama 5 saatlik operasyon ile yaklaşık 3 bin kilometre otonom sürüş gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası olan Karsan, Fransa Paris'te faaliyet gösteren en önemli toplu taşıma operatörlerinden biri olan RATP Group ile 6 ay süren kapsamlı projeyi başarıyla tamamladı. Proje kapsamında araç, açık trafikte araç ve yayaların bulunduğu gerçek şehir koşullarında, günlük ortalama 5 saatlik operasyon ile yaklaşık 3 bin kilometre otonom sürüş gerçekleştirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde' olma vizyonuyla dünyada toplu taşımanın dönüşümünde önemli rol oynayan Karsan, otonom hamlesiyle sektörün dinamiklerini değiştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda dünyanın önde gelen otoritelerinin de testlerinden başarıyla geçen Karsan, Paris'in yoğun ve kritik hatlarından biri olan 393 numaralı otobüs hattında otonom sürüş modunda aktif olarak test edildi. </p><p>Karsan Otonom e-ATAK, Fransa Ulaştırma Bakanlığı'ndan test onayı ile global referans kazandı </p><p>Yapılan açıklamaya göre, Karsan'ın teknoloji partneri ADASTEC işbirliği ile geliştirdiği Otonom e-ATAK, Fransa Paris'te faaliyet gösteren en önemli toplu taşıma operatörlerinden biri olan RATP Group (Régie Autonome des Transports Parisiens) ile 6 aylık uzun süreli projeyi başarıyla tamamladı. Proje kapsamında araç açık trafikte, araç ve yayaların bulunduğu gerçek şehir koşullarında, günlük ortalama 5 saatlik aktif operasyon ile yaklaşık 3 bin kilometre otonom sürüş gerçekleştirdi. Elde edilen yüzde 98 otonom sürüş oranı, çözümün sahadaki yüksek güvenilirliğini ve operasyonel olgunluğunu ortaya koydu. Proje kapsamında test faaliyetleri, RATP tarafından UTAC'ın test pistinde gerçekleştirildi. Fransa'daki yetkili kurumların gözetiminde yürütülen kapsamlı değerlendirmeler sonucunda proje, Fransa Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı otonom mobilite onay süreçlerinden sorumlu DGEC tarafından ülke genelinde test onayı aldı. Bu onay ile Otonom e-ATAK, açık trafikte otonom operasyon gerçekleştirmek üzere 'Operasyonel Onay' statüsü kazandı. Bu yönüyle proje, Avrupa'da gerçek trafik koşullarında regülasyon onayı almış öncü ve referans niteliğinde otonom toplu ulaşım uygulamalarından biri olarak konumlandı. </p><p>Proje ile Paris'in yoğun ve kritik hatlarından biri olan 393 numaralı otobüs hattında (Sucy - Bonneuil RER / Thiais - Carrefour de la Résistance) yaklaşık 8,5 kilometrelik merkezi güzergahta otonom sürüş operasyonları ve sistem validasyon çalışmaları gerçekleştirildi. Bu kapsamda araç; karma trafik koşullarında navigasyon, duraklarda hassas yanaşma, trafik ışıkları ve kavşaklarla gerçek zamanlı etkileşim gibi ileri seviye sürüş senaryolarında başarıyla test edilerek operasyonel kabiliyetini ortaya koydu. </p><p>Şirketin Avrupa'dan ABD'ye kadar dünya çapında toplu ulaşımı yeni nesil teknolojilerle yenilemeye devam ettiğini söyleyen Karsan CEO'su Okan Baş, 'Fransa gibi regülasyonların son derece titiz ve seçici olduğu bir pazarda, Otonom e-ATAK ile elde ettiğimiz bu operasyonel onay, yalnızca bir proje başarısı değil; şirketimizin otonom mobilite alanındaki teknolojik yetkinliğinin ve global vizyonunun güçlü bir teyididir. Gerçek trafik koşullarında elde ettiğimiz yüksek performans, Seviye-4 otonom sürüş teknolojilerinin artık geleceğin değil, bugünün çözümü olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu başarıyla birlikte şirket olarak, otonom toplu ulaşımın dünya genelinde yaygınlaşmasında öncü rol üstlenmeye ve şehirlerin mobilite dönüşümüne yön vermeye kararlılıkla devam edeceğiz' dedi. </p><p>ADASTEC CEO'su Dr. Ali Peker ise, konuyla ilgili 'Karsan ve RATP ile birlikte, Seviye-4 otonom sürüşün toplu taşıma için kanıtlanmış ve ölçeklenebilir bir teknoloji olduğunu gösterdik. Yüksek kapasiteli BRT hatları da dahil olmak üzere dünyanın en karmaşık metropol ortamlarından birinde başarıyla faaliyet göstermemiz, çeşitli gerçek dünya koşullarında otonom mobiliteyi hayata geçirme ve ölçeklendirme konusundaki yetkinliğimizi ortaya koymaktadır' dedi. </p><p>''2026'da hedefimiz güvenlik sürücüsünü tamamen sistem dışına çıkarmak'' </p><p>Bu proje ile şirket teknolojisinin kendisini dünyaya yeniden kanıtladığının altını çizen Okan Baş, şöyle devam etti: 'Proje ile şirketimiz, yalnızca teknolojik yetkinliğini değil, aynı zamanda farklı şehir dinamiklerine, yüksek yoğunluklu ulaşım senaryolarına ve gelişmiş altyapı entegrasyonlarına hızlı adaptasyon kabiliyetini de ortaya koymuş oldu. Paris gibi global ölçekte referans kabul edilen bir şehirde elde edilen bu başarı, markamızın uluslararası pazardaki konumunu güçlendirirken yeni iş birliklerinin önünü açacak stratejik bir adım oldu. RATP ile gerçekleştirdiğimiz bu proje, Karsan Otonom e-ATAK'ın gerçek operasyon koşullarında kanıtlanmış performansını ortaya koyarken, aynı zamanda gelişmiş otonom sürüş yazılımı ve araç entegrasyonunun birlikte çalıştığı tam entegre bir Seviye-4 mobilite çözümünün sahadaki başarısını da göstermiş oldu. Şirketimizin Avrupa'daki otonom mobilite dönüşümüne liderlik etme vizyonunu somut şekilde destekleyen bu proje, gelecekteki şehir içi otonom ulaşım projeleri için güçlü bir benchmark oluşturan önemli bir kilometre taşı haline geldi. Bu proje ile elde ettiğimiz operasyonel deneyim ve teknik doğrulamalar, markamızın otonom mobilite yol haritasındaki bir sonraki adım için de güçlü bir zemin oluşturdu. Şirket olarak 2026 yılı içerisinde güvenlik sürücüsünü tamamen sistem dışına alındığı tam otonom operasyon modeliyle Norveç'in Stavanger şehrinde yeni bir projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/karsan-otonom-e-atak-pariste-yogun-hatlarda-test-edildi-ve-onaylandi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 13:41:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/karsan-otonom-e-atak-pariste-yogun-hatlarda-test-edildi-ve-onaylandi.jpg" type="image/jpeg" length="70427"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı Aksaray'da]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-aksarayda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-aksarayda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Aksaray'a geldi. İlk olarak Jeotermal kaynaklı sera üretimi yapan işletmeyi gezen Bakan Yumaklı burada yaptığı açıklamada savaş ve tarıma etkisi hakkında 'Tarımsal girdilere yönelik almış olduğumuz bütün tedbirler yerinde. Hiçbir sorun olmayacak hamdolsun' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Aksaray'a geldi. İlk olarak Jeotermal kaynaklı sera üretimi yapan işletmeyi gezen Bakan Yumaklı burada yaptığı açıklamada savaş ve tarıma etkisi hakkında 'Tarımsal girdilere yönelik almış olduğumuz bütün tedbirler yerinde. Hiçbir sorun olmayacak hamdolsun' dedi. </p><p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı Aksaray'ın merkeze bağlı Dikmen Köyü'nde faaliyet gösteren Jeotermal kaynaklı sera üretimi yapan işletmeyi ziyaret etti. Üretimle ilgili incelemelerde bulunan Bakan Yumaklı burada yaptığı açıklamada: 'Tarımın stratejik bir sektör olduğunu, dünya son 5 senede çok farklı olaylarla bir sınamayla karşı karşıya olduğunu görmüş olduk. Pandemi ile başladı, küresel krizler oluştu. Son dönemde de özellikle savaş şartlarıyla birlikte gıda ile alakalı herkeste bir endişe oluşmuş durumda. Dolayısıyla stratejik bir sektör derken aslında ne kadar hayati bir sektör olduğunda ifade etmeye çalışıyoruz hep birlikte. Buna ilişkin en başta şunu söyleyeyim. Özellikle savaş şartlarının başlamasıyla birlikte İsrail, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki doğal olarak tarımsal girdilerle ilgili bir endişe oldu. Bunu ilk andan itibaren söyledik. Bunlarla ilgili hazırlıklı olduğumuzu ifade ettik. Ben buradan tekrar bu konularda vatandaşlarımızın bizim açıklamalarımızı beklemelerini, bizim açıklamalarımıza itibar etmelerini özellikle istirham ediyorum. Bakın o ilk günlerdeki konuşulan şeylerin hiçbirisi şu anda yok. Ancak maalesef ki çok azınlık da olsalar bir kötü düşünce veya bir kötü şeyleri söyleme konusunda kendisini maalesef ki hazırlıklı tutan bir grubun oluşturmaya çalıştığı hava artık yok. Dolayısıyla başta gübre olmak üzere tarımsal girdilerle ilgili almış olduğumuz bütün tedbirler hamdolsun şu anda yerinde. Elbette ki takip ediyoruz savaşın gidişatını. Bunlarla ilgili de kısa, orta, uzun faaliyetlerimizi ve tedbirlerimizi planlamış vaziyetteyiz. Dolayısıyla hiçbir sorun olmayacak hamdolsun. İklim değişikliğini konuştuk. Küresel krizleri konuştuk. Şimdi de hepimizin yaşadığı ve takip ettiği gibi jeopolitik riskleri konuştuk. Yani ülkeler arasında sadece Orta Doğu'da olanlar değil, aynı zamanda Rusya, Ukrayna'da dünyada gıda anlamında çok önemli bir endişeyi ortaya koymuştuk. Bunların hepsini bundan sonra da yaşamak mümkün. Ancak bakanlık olarak bize düşen, bizim yapmamız gereken, üretimden sorumlu bir bakanlık olarak, bu ülkenin insanının gıda arz güvenliğini temin etmekten sorumlu, üreticilerimizle birlikte el ele kol kola bu süreçleri en iyi bir şekilde atlatmak. Üreticimizin sürdürülebilir bir şekilde bu üretimi yapması, tüketicilerimizin de uygun fiyatlarla ürünlerini almasını sağlamak. Bu konuda gerçekten gece gündüz çaba sarf ediyoruz. Aynı zamanda hepiniz yine takip ediyorsunuz. Bütün bunların farklı yansımaları da oluyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz sorumlu, kendi konularından sorumlu bütün bakanlar olarak gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz, edeceğiz. Ülkemiz inşallah bundan mümkün olan en az şekilde etkilenmiş olarak çıkacak' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>17 milyar 200 milyon liralık ödeme üreticilerin hesaplarına bugün geçiyor </p><p>Temel desteklemelerle ilgili üreticilere müjde veren Bakan Yumaklı, 'Bir müjdeyi ifade etmek istiyorum. Bugün itibariyle üreticilerimizin hesaplarına temel desteklerle alakalı 17.2 milyar liralık yani 17 milyar 200 milyon liralık ödeme bugün itibariyle hesaplarına geçmiş olacak. Yani bu Bizim planlamamıza uygun bir şekilde devam eden destek ödemeleri 10 Nisan'da ve 17 Nisan'da toplam 33 milyar liralık bir ödeme ile birlikte artık bu yıl temel destek, üretim planlama desteği ve yem bitkileri desteğini 81 milyarın üzerinde bir rakamla tamamlamış olacağız. Üreticilerimizin, emeklerine ve gayretlerine bir kez daha teşekkür ediyorum' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Aksaray</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-aksarayda</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 13:13:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-aksarayda.jpg" type="image/jpeg" length="47961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun'da tarım, hayvancılık ve kırsal kalkınmaya 3 milyar TL üzerinde destek]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/samsunda-tarim-hayvancilik-ve-kirsal-kalkinmaya-3-milyar-tl-uzerinde-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/samsunda-tarim-hayvancilik-ve-kirsal-kalkinmaya-3-milyar-tl-uzerinde-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da 2023-2025 yılları arasında tarım ve hayvancılık başta olmak üzere çeşitli alanlarda çiftçilere ve üreticilere toplam yaklaşık 3,06 milyar TL destek sağlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da 2023-2025 yılları arasında tarım ve hayvancılık başta olmak üzere çeşitli alanlarda çiftçilere ve üreticilere toplam yaklaşık 3,06 milyar TL destek sağlandı. </p><p>Samsun Valiliği, il genelinde tarımsal üretimin artırılması, üreticilerin desteklenmesi ve gıda arz güvenliğinin sağlanması amacıyla yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü açıkladı. Verimli Bafra, Çarşamba, Vezirköprü ve Ladik ovalarıyla Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Samsun'da, alın teri ve emeğin toprağın bereketiyle buluştuğu vurgulandı. Valilikten yapılan açıklamada, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün, Tarım ve Orman Bakanlığı destekleri ve valilik koordinasyonunda, tarımsal üretimde verimlilik ve kaliteyi artırmaya yönelik faaliyetlerine aralıksız devam ettiği belirtildi. Edinilen bilgiye göre, Samsun'da toplam 380 bin hektar tarım arazisi bulunuyor. Bunun 285 bin hektarında ise Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı 77 bin 242 çiftçi üretim gerçekleştiriyor. </p><p>Destekler </p><p>2023-2025 yılları arasında bitkisel üretime yönelik desteklemeler kapsamında çiftçilere toplam 2,33 milyar TL ödeme yapıldı. Kahverengi kokarca ile mücadele kapsamında 19 milyon TL bütçe ayrılırken, 60 bin yapının ilaçlanması için 24 bin litre biyosidal ürün ve 900 litre bitki koruma ürünü temin edildi. Ayrıca 26 bin 400 feromon tuzağı alınırken, biyolojik mücadele kapsamında 300 bin samuray arıcığı doğaya salındı. Mera alanlarına yönelik çalışmalar kapsamında 157 bin dekar alanın tespit, tahdit ve tahsis işlemleri tamamlanırken, 71 proje ile 68 bin 557 dekar mera alanında ıslah çalışması yapıldı. 3 bin 715 dekar alanı kapsayan 6 projenin ise devam ettiği öğrenildi. Bitkisel üretimde modern yöntemlerin yaygınlaştırılması amacıyla örtü altı yetiştiriciliği ve bal çiçeği ayçiçeği projeleri başta olmak üzere toplam 116 milyon TL bütçeli projeler hayata geçirildi. </p><p>Hayvancılığa 525 milyon TL destek </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hayvancılık alanında çiftçilere 525 milyon TL destek sağlanırken, sektörün ihracata katkısı da dikkat çekti. Bu kapsamda hayvancılık sektöründe 14,8 milyon dolar, su ürünleri sektöründe ise 283 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. Hayvan sağlığı çalışmaları kapsamında 3,58 milyon hayvan aşılanırken, 661 bin büyükbaş ve küçükbaş hayvana küpeleme yapıldı. Ayrıca 177 bin suni tohumlama ve 5,4 milyon sağlık taraması gerçekleştirildi. Uygulanan biyogüvenlik tedbirleri sonucunda 12 işletme hastalıktan ari işletme belgesi aldı. </p><p>365 kişiye istihdam sağlandı </p><p>Su ürünleri alanında Türkiye'de önde gelen iller arasında yer alan Samsun'da 169 bin ton avcılık, 41 bin ton ise yetiştiricilik üretimi gerçekleştirildi. Son üç yılda su ürünleri alanında 11 bin 518 denetim yapıldı. Gıda güvenliği kapsamında 188 denetçi tarafından 66 bin 853 denetim gerçekleştirilirken, 6 bin 379 numune alınarak analiz edildi. Kırsal kalkınma destekleri kapsamında bireysel sulama sistemlerine yönelik 36 projeye 1,9 milyon TL hibe desteği sağlanarak 142 kişiye istihdam oluşturuldu. Ekonomik ve altyapı yatırımları kapsamında ise 200 projeye 71,7 milyon TL hibe desteği verilerek 365 kişiye istihdam sağlandı. Eğitim çalışmaları çerçevesinde düzenlenen 4 bin 920 faaliyete 139 bin 567 çiftçi katıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Samsun</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/samsunda-tarim-hayvancilik-ve-kirsal-kalkinmaya-3-milyar-tl-uzerinde-destek</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:25:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/samsunda-tarim-hayvancilik-ve-kirsal-kalkinmaya-3-milyar-tl-uzerinde-destek.jpg" type="image/jpeg" length="18977"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat, Van TSO'da müjdeyi verdi]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/bakan-bolat-van-tsoda-mujdeyi-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/bakan-bolat-van-tsoda-mujdeyi-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Ticaret ve Sanayi Odası'nda (TSO) düzenlenen 'Van İş Dünyası İstişare Toplantısı'nda konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, finansman desteği müjdesini verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van Ticaret ve Sanayi Odası'nda (TSO) düzenlenen 'Van İş Dünyası İstişare Toplantısı'nda konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, finansman desteği müjdesini verdi. </p><p>Bir takım program ve ziyaret kapsamında Van'a gelen Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve bakanlık yetkilileri, Van Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenen programlara katıldı. İlk olarak Van TSO ev sahipliğinde düzenlenen '2026 Yılı Mart Ayı Dış Ticaret Verileri Basın Açıklaması' programına katılan Bakan Bolat, ev sahipliğinden dolayı Van TSO'ya ve Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva'ya teşekkür etti. Bakan Bolat ve ekibi daha sonra Van TSO tarafından düzenlenen 'Van İş Dünyası İstişare Toplantısı'na katıldı. Van TSO organ üyeleri, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve iş dünyası ile bir araya gelen Bakan Bolat, Kapıköy Gümrük Kapısı'nın sürekli gündemlerinde olduğunu ifade etti. Van TSO Başkanı Necdet Takva'nın finansman desteği talebine de değinen Bolat, 'Van'daki esnaf ve sanatkarlarımızın istifadelerine sunulmak üzere; TESKOMB desteğiyle, 100 milyon TL tutarında esnaf kredisini göndereceğiz' müjdesini verdi. </p><p>2026 Mart ayı dış ticaret verileri Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, bakanlık yetkilileri, ilgili kurum temsilcileri ve il protokolünün katılımıyla Van Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenen toplantıda açıklandı. Bakan Bolat konuşmasına ev sahipliğinden dolayı Van Ticaret ve Sanayi Odası ile Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva'ya teşekkür etti. </p><p>Van TSO'da Yönetim Kurulu, meclis divanı, meclis üyeleri ve oda organ üyeleri tarafından karşılanan Bakan Bolat ilk olarak Şeref Defterini imzaladı. Van TSO Yönetimi ile bir araya gelen Bolat'a Başkan Takva tarafından sorun ve taleplerin yer aldığı 'Van İli Raporu' sunuldu. Bolat, Van TSO Yönetim Kurulu ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından 'Van İş Dünyası İstişare Toplantısı'na katıldı. Toplantı moderatörü Van TSO Başkanı Necdet Takva, bir açılış konuşması gerçekleştirdi. 'Van'ın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 108. Yıldönümü ve Dünya Vanlılar Günü'nde sizleri odamızda ağırlamaktan memnuniyet duyduğumuzu ifade ediyor; bu vesileyle bugün yanımızda olan Bakanımız Ömer Bolat başta olmak üzere herkesin Dünya Vanlılar Günü'nü kutluyorum' diyen Başkan Takva; 'Bakanımızın teşrifleriyle gerçekleşen programın; bu kıymetli günün tarihi misyonuna katkı sağlayacağını ve ilerleyen dönemlerde daha kıymetli gelişmelere vesile olacağını ümit ediyorum. Öncelikle; ulaşılabilirliğiniz, samimiyetiniz, temsiliyetiniz, çözüm odaklı yaklaşımlarınız ve her zaman yanımızda olmanızdan dolayı zat-ı aliniz başta olmak üzere, bakan yardımcılarımız ve tüm bürokratlarınıza müteşekkir olduğumuzu ifade etmek isterim. Ticaret Bakanlığı, bizim TOBB ile birlikte en çok temas kurduğumuz, ilgi gördüğümüz, destek aldığımız evimizdir. Bu anlamda kapınızı her zaman bize açmanızdan dolayı teşekkürümüzü yineliyorum. İç barışımızın muhkem hale getirilmeye çalışıldığı ve maalesef bunun yanında komşumuz İran'da yaşanan yakıcı savaş günlerinde devletimizi temsilen zat-ı alinize temas edebildiğimiz için çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'İç barışı inşa ederken ekonomik altyapının oluşturulması elzemdir' </p><p>Son 50 yılda bölgede yaşanan savaşın birinci derece şahidi, hafızası, acı çeken ve zarar gören kentinin Van olduğunu ifade eden Başkan Takva, şunları söyledi: </p><p>'Yarım asırdır süren bölgesel kaosun, çatışmaların, kanın, sosyal kırılmaların, göçün, ayrılıkların, acıların ve daha birçok sıkıntının son bulması amacıyla başlatılan süreci desteklediğimizi belirtmek isteriz. Dolayısıyla süreç itibariyle kilit kentlerden biri olarak ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. İç barışı inşa ederken; ekonomik altyapının oluşturulması elzemdir. Bu konuda devletimizin yoğun bir çaba içerisinde olduğunu biliyoruz.' </p><p>ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları sonucu başlayan savaşın Van'ı olumsuz yönde etkilediğini ifade eden Takva, 'Bölgesel avantajları; genç nüfus, dış ticaret, turizm, tarım-hayvancılık, yenilenebilir enerji, madencilik ve birçok potansiyelimizle Van'ın Yeni Türkiye'nin Pilot Uygulama Kenti olarak ele alınmasını talep ediyoruz. ABD ve İsrail'in haksız-hukuksuz yere İran'a saldırması bizleri iki başlıkta derinden etkilemiştir. Komşuluk hukuku; yaklaşık 400 yıldır değişmeyen bir sınır boyunda Vanlılar ile İran İslam Cumhuriyeti halkının bir birlikteliği var. Akrabalığı var. Arkadaşlığı-dostluğu, komşuluğu var. Son 12 yıldır Van kenti tüm yatırım planlamasını İran üzerinden dizayn etmiş ve hizmetler sektörü özelinde yeni bir iktisadi şekillenmeye gitmiştir. Bunu, kentin yüzde 63'lük hizmetler sektörü üzerinden şekillenmesinden anlayabiliriz. Bunanla birlikte, dış ticaret, üretim, eğitim, taşımacılık ve daha birçok alan İran ile gerçekleşen ticari faaliyetlere bağlantılı şekillenmiştir' dedi. </p><p>'Devletimizin şefkatli eline her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz' </p><p>Turizm alanında İran'ın Van için olmazsa olmaz olduğunu aktaran Takva, konuşmasını şöyle sürdürdü: </p><p>'İran ile olan ilişkilerimizden kaynaklı yıllık sadece turizm sektörü üzerinden 500-600 milyon dolarlık bir gelir elde ediyoruz. Savaşın devam etmesi durumunda büyük kayıplarla karşı-karşıya kalacağız. Ülkemizde bu savaşın en çok etkileneni Van olmuştur; Van tüccarı, turizm sezonu için tüm hazırlıklarını tamamlamışken derin bir yara aldı. Stoklarını artıran, finansman ihtiyacını bulup-buluşturan, borçlanan, araçlarını-teçhizatını yenileyen, hizmet binasını veya vitrinini güncelleyen; otel-mağaza-restoran, acente vb. tüm işletmeler bir şok ile karşılaşmışlardır. Van esnafı zor durumda. Devam eden savaşın ağır ekonomik faturasını ödemek istemiyoruz. Van esnafına can suyu niteliğinde bir motivasyon planlanmalıdır.' </p><p>Başkan Takva, Van'ın bugün tarihi bir eşikte olduğunu vurgulayarak, 'Bizler 108 yıl önce olduğu gibi bugün de her türlü zorluğun üstesinden gelecek azme sahibiz; ancak küresel ve bölgesel krizlerin yerel tüccarımızın omuzlarına bindiği bu dönemde devletimizin şefkatli eline her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Sınır komşumuzda yaşananlar, Van ekonomisinin ne kadar hassas bir dengede olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu dengenin korunması ve Van'ın bir 'istikrar adası' olarak kalabilmesi için; esnafımıza nefes aldıracak finansal desteklerin, sınır ticaretini modernize edecek adımların ve kentimizi üretimde öncü kılacak teşviklerin takipçisi olacağınıza inanıyoruz. Bakanımızın vizyonu ve çözüm odaklı yaklaşımı, bu dar boğazdan çıkış biletimiz olacaktır' diye konuştu. </p><p>'Van, savaştan kaynaklı İran turizminden olumsuz etkilendi' </p><p>Takva'nın açılış konuşmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, 2 ay önce Ticaret Bakanlığı'na yapılan ve Van TSO heyetinin de içinde yer aldığı ziyaret sonrası Van'a gelme kararı aldıklarını söyledi. Bakan Bolat, 'Bizim her zaman gündemimizde Van Kapıköy Gümrük Kapısı'nın İran tarafına ticarete açılması var. Ama bu gümrük işlemleri bir tarafın istediği ile olmuyor. İki tarafında aynı şekilde anlaşması lazım, bir mutabakata varmaları lazım ve tesis kurulmalı. Biz Kapıköy'e 2019'da harika bir tesis kurmuşuz. Ticaret Bakanlığımız, Gümrük Genel Müdürlüğümüz ve TOBB Gümrük Turizm İşletmeleri (GTİ) iş birliği ile örnek güzel bir tesisimiz var. Bu projeye, yatırıma emek vermiş olan büyüklerimiz, önceki bakanlarımız, genel müdürlerimiz hayırlı güzel bir iş yapmışlar ve sürekli de yenileniyor. Ben inanıyorum ki İran tarafı barış dönemi başlayınca buradan ticaretin artması ve ihtiyaçlarının karşılanması için bu ticari araç geçişine izin vermek durumunda kalacak' dedi. </p><p>Başkan Takva'nın 'İran ile ilgili gelişmelerden büyük üzüntü duyuyoruz' söylemini destekleyen Bolat, 'Gerçekten öyle. Çok yanlış, haksız bombalama eylemi ile başlayan bu sürecin bir an evvel sona ermesini temenni ediyoruz. 400 yıldır tek bir kurşun atmadan, savaşmadan, dostça komşuluk içinde yaşadığımız komşumuz İran'ın bu işten daha fazla zarar görmeden bu işin bitmesi en büyük temennimiz. Van, savaştan kaynaklı İran turizminden olumsuz etkilendi. Bu noktada bütün dünya ülkeleriyle diploması yapılarak çözüm bulunmaya çalışılıyor. Yılın daha 9 ayı var. Ateşkes geldikten sonra eminim İran da yaralarını sarmaya başlayınca tedariklerini Türkiye'den daha fazla talep etmeye başlayacaktır. Mali gücü olanlar yine Van'a gelecek, Türkiye'ye gelecek. Bunları toparlayacağız' ifadelerini kullandı. </p><p>Finansman desteği talebi üzerine konuşan Bakan Bolat, Van TSO'da müjdeyi verdi. Bolat ,müjdesini şu sözlerle açıkladı: </p><p>'Geçen yıl Van'da esnafımıza 1.3 milyar lira esnaf kredisi verildi. Biliyorsunuz bunlar Hazine tarafından yüzde 50 faiz sübvansiyonlu. Bizim iktidarda olduğumuz 23 yıl boyunca da 5.7 milyar liralık destek verilmiş ve tam 37 bin kullandırma olmuş. Buraya gelmeden önce dün TESKOMB ve Halk Bank Genel Müdürüyle görüştüm. Yarın sabah itibarıyla Van'daki esnaf ve sanatkârlarımızın istifadelerine sunulmak üzere; TESKOMB desteğiyle 100 milyon TL tutarında esnaf kredisini göndermiş olacağız. Bir defaya mahsus değil, önümüzdeki aylarda da devam edecek.' </p><p>'Özel sektörümüz olan sizler Türkiye'nin büyümesinde lokomotif görevi gördünüz' </p><p>İç barışın tesisi noktasında hayata geçirilen çözüm sürecine değinen Bolat, 'Cumhurbaşkanımız ve kadroları, milletvekillilerimiz, teşkilatlarımız, il başkanlarımız, Cumhur İttifakımızda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve kadroları; Türkiye'mizin bu çetin coğrafyada suhuletle, istikrarlı şekilde yönetilmesinde çok büyük pay sahipleri oldu. Özel sektörümüz olan sizler Türkiye'nin büyümesinde lokomotif görevi gördünüz. Bizlerin aldıkları kararlar, mecliste çıkarılan kanunlar ve kararlarla sizlerin işleri kolaylaştırıldı, pazar büyüdü, milli gelirimiz dolar bazında 6 katı büyütüldü. Sular durulduğunda Türkiye'ye yönelik yatırımlar, turizm ve ticaret daha da artacak. Buna inanıyoruz. Ben Van depremini hep şöyle hatırlarım. Türkiye'de bizi millet olma bilincimizin en kuvvetlendiği, milli birliğimizin tavan yaptığı bir müessir felaket derim. Türkiye'nin geleceği çok parlak, önü açık. Bütün kabine üyeleri arkadaşlarımız, bakanlıklarımız herkes canla başla çalışıyor. Van'da kurtuluş gününde sizlerin mutluluğunu paylaşmaktan çok büyük bir sevinç duyduk. Van'a ayak bastığımızdan itibaren gördüğümüz büyük birlik ve kardeşlik tablosu Van Valimiz, milletvekillerimiz, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız, il başkanımız ve STK'larımızın başkanları, iş dünyası, halkımız ve törendeki büyük iştiyak, coşku bizleri çok sevindirdi. Gerçekten çok mutlu oldum. Van'ın güzelliğini içinde görünce daha çok mutlu olduk' şeklinde konuştu. </p><p>Bakan Bolat'ın Van heyetinde; Ticaret Bakan Yardımcıları Sezai Uçarmak, Özgür Volkan Ağar ve Mustafa Tuzcu, İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, İthalat Genel Müdürü Mehmet Azgın, İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar, Gümrükler Genel Müdürü Mustafa Gümüş, Uluslararası Anlaşmalar ve AB Genel Müdürü Hüsnü Dilemre, Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürü Tarık Sönmez, Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürü Raif Can, Gümrükler Muhafaza Genel Müdür Yardımcısı Yaşar Baltacı, Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdür Yardımcısı Ersay Cete, Destek Hizmetleri, Tasfiye İşleri ve Döner Sermaye Genel Müdür Yardımcısı Barış Nalçacı, Personel Genel Müdür Yardımcısı Buğrahan Manav, Daire Başkanları Çağlayan Arslan ve Mustafa Ersin Aydın yer aldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Van</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/bakan-bolat-van-tsoda-mujdeyi-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/bakan-bolat-van-tsoda-mujdeyi-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="30033"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trendyol'un sosyal etki projelerine uluslararası alanda iki ödül]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/trendyolun-sosyal-etki-projelerine-uluslararasi-alanda-iki-odul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/trendyolun-sosyal-etki-projelerine-uluslararasi-alanda-iki-odul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[E-ticaret platformu Trendyol, 'Dijital Usta' ve 'Yarının Köyleri' projeleriyle Communitas Awards'ta iki farklı kategoride ödüle layık görülerek uluslararası başarı elde etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>E-ticaret platformu Trendyol, 'Dijital Usta' ve 'Yarının Köyleri' projeleriyle Communitas Awards'ta iki farklı kategoride ödüle layık görülerek uluslararası başarı elde etti. </p><p>Trendyol, kurumların toplumsal fayda, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık alanlarında oluşturdukları somut etkiyi odağına alan Communitas Awards'ta iki projesiyle ödül kazandı. 'Dijital Usta' projesi 'Fark Oluşturan', 'Yarının Köyleri' projesi ise 'Kurumsal Sosyal Sorumluluk' kategorisinde ödülün sahibi oldu. </p><p>ABD merkezli Pazarlama ve İletişim Profesyonelleri Derneği (Association of Marketing and Communication Professionals - AMCP) tarafından düzenlenen Communitas Awards; topluma ve çevreye değer katan, sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle yürütülen çalışmaları değerlendiriyor. Kurumsal sosyal sorumluluk, etik ve çevresel sorumluluk gibi farklı başlıklarda verilen ödüller, bu alanda fark oluşturan projeleri görünür kılmayı amaçlıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dijital Usta ile KOBİ'lere dijitalleşme yolunda güçlü destek </p><p>Yapılan açıklamaya göre, e-ticaret platformu Trendyol'un Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Habitat Derneği iş birliğiyle hayata geçirdiği Dijital Usta projesi, gençlerin dijital becerilerini geliştirirken KOBİ'lerin e-ticaret ve e-ihracata katılım süreçlerini destekleyen yenilikçi bir model sunuyor. </p><p>İlk etapta Balıkesir, Gaziantep, Nevşehir, Ordu ve Denizli olmak üzere 5 pilot ilde hayata geçirilen proje kapsamında gençler çevrimiçi eğitim programlarına katıldı. Temel e-ticaret eğitimlerinin ardından yüzlerce katılımcı sertifikalı uzmanlık eğitimlerini tamamlayarak 'Dijital Usta' unvanı almaya hak kazandı. </p><p>Proje kapsamında yetişen Dijital Ustalar, pilot illerde faaliyet gösteren KOBİ'lerde tohum istihdam modeliyle iş gücüne dahil edilerek e-ticaret ve e-ihracat süreçlerinde aktif rol almaya başladı. Böylece gençler kariyer yolculuklarında önemli bir adım atarken, işletmeler de dijitalleşme süreçlerinde doğrudan destek alarak dönüşümlerini hızlandırma imkânı buldu. </p><p>Dijital Usta, genç iş gücünü geleceğin yetkinlikleriyle buluştururken, işletmelerin dijital ekonomiye entegrasyonunu hızlandıran çift taraflı bir etki oluşturmaya devam ediyor. </p><p>Yarının Köyleri ile kırsalda kapsayıcı dijital dönüşüm </p><p>Platformun teknoloji odaklı yerel kalkınma vizyonunun önemli bir parçası olan Yarının Köyleri projesi, kırsalda dijital uçurumu azaltmayı ve kapsayıcı büyümeyi destekliyor. Platformun teknoloji ve e-ticaret alanındaki yetkinlikleri ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın kalkınma perspektifi ve saha tecrübesini bir araya getiren proje; Türkiye'nin farklı kırsal bölgelerinde kurulan dijital merkezler aracılığıyla üreticilerden gençlere, girişimci kadınlardan çiftçilere kadar geniş bir kitleye eğitim ve gelişim imkânı sunuyor. </p><p>İlk dijital merkezin kurulduğu Aralık 2023'ten bu yana 10 bin kişiye ulaşan proje, e-ticaret, dijital okuryazarlık, yapay zeka, sürdürülebilir tarım ve ürün geliştirme gibi alanlarda sunduğu eğitimlerle katılımcıların dijital beceriler kazanmasına katkı sağladı. Eğitimlerin yanı sıra dijital tarım uygulamaları, veriye dayalı üretim modelleri ve sürdürülebilir değer zincirleriyle kırsalda uzun vadeli dönüşümü de destekliyor. </p><p>Proje kapsamında açılan Yarının Köyleri Butiği aracılığıyla eğitimlerini tamamlayan üreticiler, ürünlerini Türkiye'nin yanı sıra yurt dışındaki 30'un üzerinde pazara ulaştırma imkânı buluyor. Bu süreç, yerel üretimi teşvik ederken özellikle kadın ve gençlerin istihdama katılımını güçlendiriyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/trendyolun-sosyal-etki-projelerine-uluslararasi-alanda-iki-odul</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:15:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/trendyolun-sosyal-etki-projelerine-uluslararasi-alanda-iki-odul.jpg" type="image/jpeg" length="11999"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konya Ovası'nda yağışlar rekolte beklentisini arttırdı]]></title>
      <link>https://www.tvnota.com/konya-ovasinda-yagislar-rekolte-beklentisini-arttirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tvnota.com/konya-ovasinda-yagislar-rekolte-beklentisini-arttirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya'da son aylarda etkili olan yağışlar ve artan hububat ekim alanları, rekoltede artış beklentisini beraberinde getirdi. Uzmanlar, sezonun sorunsuz tamamlanması halinde verim artışında geçen yılın üzerine çıkılabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konya'da son aylarda etkili olan yağışlar ve artan hububat ekim alanları, rekoltede artış beklentisini beraberinde getirdi. Uzmanlar, sezonun sorunsuz tamamlanması halinde verim artışında geçen yılın üzerine çıkılabileceğini belirtiyor. </p><p>Konya Ovası'nda hububat üretiminde yağışların istenilen seviyede devam etmesinin ürün gelişimine olumlu katkı sağladığını belirten Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, Tarım ve Orman Bakanlığı'nca uygulamaya konulan üretim planlamasının faydasının da üretime yansıdığına ifade etti. Özellikle yeşil mahsulün ardından tekrar yeşil mahsul ekiminin sınırlandırılmasıyla hububatta ekim alanının artmasının rekolteyi doğrudan etkilediğine dikkat çeken Kırkgöz, 'Konya Ovası'nda nisan ayına girmiş oluyoruz. Özellikle ocak ayından sonraki yağışlar kıraç alanlar dediğimiz susuz tarım yapılan alanlarda oldukça olumlu oldu. Bu bölgelerimizde mahsullerimiz yeteri miktarda çıkışı sağladı ve gelişimleri de güzel bir şekilde devam ediyor. Çiftçilerimizin bu süreçten sonra üre uygulamaları başlayacak. Üre gübresi, bitkiler için oldukça önemli. Bitkilerin yeşil aksamlarının geliştirilmesinde ve bitkilerin verimlerinde en büyük rolü oynayan üre gübresini çiftçilerimizin bu dönemden sonra mutlaka kullanmalarını tavsiye ediyoruz' dedi. </p><p>'Arazileri kontrol ederek, gerekli görülen yerlerde ilaç uygulamaları tavsiye ediyoruz' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yağışlarla beraber mantar hastalıkların da yoğun bir şekilde ortaya çıktığını anlatan Burak Kırkgöz, 'Özellikle yağışların yoğun olduğu böylesi dönemlerde, mantar hastalıklarının da yoğun bir şekilde karşımıza çıktığını biliyoruz. Mutlaka çiftçilerimizin ziraat mühendisleri tarafından arazilerini kontrol ederek, gerekli görülen yerlerde ilaç uygulamalarını çok fazla geç kalmadan yapmalarını da tavsiye ediyoruz. Çünkü ilaç uygulamalarındaki geç kalma bitkilerdeki hastalığın yayılması ve ciddi verim kayıpları da söz konusu olabiliyor. Çiftçilerimizin buna çok dikkat etmelerini öneriyoruz. Yağışlarımız 12'nci aya kadar maalesef zayıftı ama 12'nci aydan sonra bitkiler için oldukça faydalı yağışlar aldık. Konya yöresinde hem yer üstü kaynaklarımızın hem yer altı kaynaklarımızın da ciddi anlamda azaldığı yıllardan geçtik. Bu yağışlar bizler için çok önemliydi. Şükürler olsun bu yağışları aldık. İnşallah nisan ayında da yağışlarımız bu şekilde devam eder. Özellikle bitkilerin kardeşlenme dönemi ve sapa kalkma döneminde suya çok ihtiyaç duyuyor. Tabii kıraç alanlarda yağışların yağması çiftçimizi oldukça sevindirdi. Bunun yanında sulu alanlarda da oldukça verimli oldu. Lakin çiftçilerimiz yağmur ve kar yağışlarını almasaydık sulama yapmak zorunda kalacaklardı. Bu da tabii ekstra bir elektrik maliyetini bindirecekti üzerine. Bu yağışlarla beraber elektrik maliyetinden de bir nebze olsa olsun çiftçilerimizi kurtardı diyebiliriz. İnşallah yağışlar bu şekilde gider. Rekoltemizde herhangi bir kayıp olmadan güzel bir 2026 yılı temenni ederiz' şeklinde konuştu. </p><p>'Problem yaşanmazsa rekoltemizde bir takım artışlar olabilir' </p><p>Yağışlar devam ederse önümüzdeki yıl rekoltenin üst seviyelerde olacağına değinen Kırkgöz, 'Yağışların bu şekilde devam etmesi durumunda geçtiğimiz yıl elde edilen rekoltenin üzerine çıkabiliriz. Rekoltenin üzerine çıkmamızdaki nedenlerden bir tanesi de hububat alanlarının da genişlemesi. Artan maliyetler çiftçilerimizi biraz yeşil mahsulden uzaklaştırdı. Tabii burada bakanlığımızın da yeni uygulamaya koyduğu üretim planlaması da oldukça etkili oldu. Bakanlığımız yeşil mahsul arkasına yeşil mahsulün ekilişini yasaklaması çiftçilerimizi de hububat ekimine yöneltti diyebiliriz. Hem hububat ekimlerinin artması hem de yağışların güzel olması bu yıl hububat rekoltesinde bir kısım artış Konya yöresi için söyleyebiliriz. Tabii yıl daha bitmedi, mahsulümüz canlı, yeşil bir mahsul her an her şey olabiliyor. İnşallah herhangi bir afet ve felaketle karşılaşmadan sezonumuzu tamamlarız. Konya yöresi için don riskinin yoğun olduğu dönemler. Tabii başak çıkartmasından sonra da dolu riski söz konusu oluyor. Eğer bu riskler ortadan kalkarsa ve herhangi bir problem yaşanmazsa rekoltemizde bir takım artışlar olabilir' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Konya</category>
      <guid>https://www.tvnota.com/konya-ovasinda-yagislar-rekolte-beklentisini-arttirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tvnotacom.teimg.com/crop/1280x720/tvnota-com/uploads/2026/04/agency/iha/konya-ovasinda-yagislar-rekolte-beklentisini-arttirdi.jpg" type="image/jpeg" length="13060"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
